FANDOM



EÇS/1/257 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 1.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/1/259

Silâhtar; Melek-Ahmed Paşa, kendisiyle validemiz tarafından akrabalığımız olduğundan daima beni yoklayıp ihsanlar ederdi.

Harem-i hâs’a girmemize sebep Melek Ahmed Paşa olmuştur. Süslü elbiseler giymiş olduğum hâlde o gün genç dilsiz ile, Tavşan dilsiz gelip çeiştli şakalar ederek bu hakîri alıp Hâs odada Silâhtar Melek Ahmed Ağa ve musahip eski Silâhtar Mustafa Ağanın odasına götürdüler. Onlar da hakîrin hatırını teselli ettiler. Padişâhın huzurundaki meclis âdâbını, duâ etmesini ve nice kelimeleri öğretip, hakîri Hâs odaya götürüp orada da bir saat kadar seyrettirdiler.

Büyük bir kubbe içinde dört köşede birer büyük taht ve birçok şahnişinlerin dört tarafından pencereler ile bezenmiş, havuz ve şadırvanlara çevrilmiş ibret alınacak bir döşenme ve Bukalemunvâri nakış ve çeşitli mermer ile bir büyük avludur ki, güyâ resim ve heykellerle dolu bir Çin salonudur.

Oradan zât-ı şâhâne Harem-i hâstan dünyayı aydınlatan güneş saâdet burcundan doğar gibi çıkıp, bütün kırk hâs odalılara hayır ve diğer musahiplere selâm verdiler. Onlar da Aleyk alarak hayır duâlar ettiler. Saâdetlu Padişâh bir yüksek tahtta, Efrasyâb gibi oturunca, hakîr koşarak yüksek tahtın ayağına yüz sürerek yeri öptüm. Hemen Allah’ın emriyle hatırıma şu beyit geldiğinden hiç çekinmeden dile getirdim:

"Âfâkı şehâ ma’deletin nuru pür istsün Hurşid gibi Encümen-i dehre çırağ ol Ki nâfe gibi eyle der ü deşti muattar Ki gonca-sıfat gülşene gül ziynet-i bağ ol Hallâk-ı cihan eylemesün âlem-i sensiz Her kande isten padişehim izz ile sağ ol"

Daha başka çeşit hayır duâlar edince saâdetle "Bir şey oku!" dediler. Ben de,

-Padişâhım! Yetmiş iki ulûmdan (bilgilerden) Farisî, Arabî, Rumî, Süryânî, Yunanî Türkî, Varsağî, kâr, nakış, savt, amel, zikr, tasnifat, hüzünlü sözler ve yahut beyitler ve


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.