FANDOM




EÇS/10/102 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 10.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/10/104


Üçüncü güruh: Bunlar da tâ Alâman denizi kenarında Holanda’ya kadar seyirtmişler ve birdenbire basup, bir nefer el kaldırmadan üçbin kadar seçmesini esir edip, zincire vurmuşlar. Bahada ağır olan şeyleri alıp, altıyüz araba güç ile yükleterek geri dönmüşler... Esir­leri hep Nemse'nin Alman güzelleri idi.

Dördüncü güruh: Bunların çoğu Doğruca ve Babadağlı, Delior­man ve Karasu vilâyetlerinden gelmiş bir alay çatal atlı mücâhid gaaziler olup, batıya kırk konak yerde, tâ isveç vilâyeti frengistanına varup, bütün kâfirleri bir bayram gününde evleri içinde bulup, beşbin kadarını esir edüp, o kadar çok mal ile geldiler ki, hesabım gine on­lar bilir, önce arabaları yokmuş. Çünkü uzak yerden gelirler. Sonra Nemçe çesarının Esizine adlı hükümet merkezini vurup, Kurt Paşa ile üç gün bu şehirde oturarak beşbin at ve ikibin araba yükü elbise ve ağırlık yükletip yola düşerler. Bunlardaki seçme esirin had ve he­sabı yok idi. (Bunların alayları geçmeğe başlayınca gerek piyade esir­leri, gerek esirlerle dolu arabaları, tam üç saatte geçti. Evvelce geçen alaylar ile tam dokuz saat olup, ikindi vakti olduğu vakit, serdar Kurt Paşa, Kmalı-oğlu Hacı Key Paşa oğlu ile diğer gaaziler pürsilâh olup, Kurt Paşanın mehterhanesi ile büyük ihtişam içinde gelüp, sadraza­mın özengisine yüz sürdüler. Kurt Paşaya bir samur kürk, kırk adet gaazilere kıymetli hil'at, ikiyüz adet gaazilere çelenk ihsan olunup, ganimet mallarına asla el konulmayarak hattâ beşte bir serî hak bile alınmamak üzera ellerine ferman-ı şerif verildi. Kurt Paşaya (inşaallah) diye Uyvar hükümeti vaad olunup, bütün gaaziler vezirin ih­sanını alarak çadırdan dışarı çıktılar. Evvelce tenbih olunduğu üzere, bütün top ve tüfenklerle ateşler edilüp, bir kerre gülbang-i Muham­medi çekildi. Ve Allah Allah sesinden ordu inleyüp, bütün vezirler, beylerbeyiler ev beyler de gece yarısına kadar tabılhâne fasılları ça­lındı. Ertesi gün ordu böyle bolluk oldu ki, bir esir beş kuruşa ve yüz dirhem hâlis gümüş altı kuruşa satılıp, diğer mallar da buna yakın bir fiat buldu. Artık bundan sonra ucuzluk ordulular arasında (Kurt Paşa payına düşmüşsün gibi) diye darb-ı mesel hükmüne girdi.


Vine konuya gelelim.


Bu acıklı hâli kaleden gören düşmanın aklı başından gitti. Ve bildiler ki, kuburlardan kale altına lâğımlar girdi.

İÇ LİNKLEREdit

DIŞ LİNKLEREdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.