FANDOM




EÇS/10/105 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 10.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/10/107


valtı yenilirken Çavuş-başı İbrahim Ağa ile Muhasebeci Gürcit-Mehmed Efendi gelüp kahvaltıya başladılar. Söz arasında paşa dedi ki, (Ağa, ya şu Uyvar kalesi fetholunsa, ya Allah canımızı alsa) Çavuş-başı (Hey sultanım, niçün böyle söylersin?) dedi. Bir çok dedikodu­dan sonra heman bir başı telli piyade divan çavuşu kurşun korku­sundan eğilerek gelüp, paşaya selâm verdi. (Buyurun sizi sadrazam ister) dedi. Paşa (Hayır ola, çavuş ağa, acaba haberin var mı bizi ni­çün isterler?) deyince çavuş dedi ki (Allah bilir, Estergon'un zahiresi işleri söyleşiliyor. Seydi-zâde dahi anılıyordu, o sırada sizi istediler) dedi. Heman İbrahim Paşa tebessüm edüp (Eşeği düğüne davet et­mişler, ya suları eksik ya odunları demiş. Biz de Estergon'da cenk ettiğimiz yere gidiyoruz. Tiz at getiriniz.) diye çavuşbaşıya, Mehmed Efendiye ve hakire (Allah'ı severseniz siz oturunuz. Eni konu kahval­tınızı yapınız. Ben şimdi belki yine gelirim) deyince Mehmed efendi (Sahipsiz çadırda nişleyelim? Biz senin cemâlini görmeye geldik. Biz de gideriz) diye naz ettik. Paşa (Yok beni severseniz meclisi bozma­yın. Ve şu mükellef kahvaltıyı yiyin) deyince onlar da yine sofra başına oturdular. Hakir, bir tarafa çekilip, paşaya baktım. Düşünceye dalıp, atı ile top menzilinden uzak sıçan yollarını dolaşıp, gitmekte... Heman çadıra geldim. Bütün gülâmlara, (dikkatli olun, asla çadır­dan çıkman) diye tenbih ettim. Ve hakir, metris yollarından gitme­yip, açıktan eğri büğrü seyirderek ve nice kurşunlar sağ ve solumdan geçerek bir eski battal metrise can atıp gittim. Oradan bir metrise daha sıçrayıp, indim. Meğer Serdar-Ali Paşa metrisi imiş. Serdar, (Evliyam hoş geldin, nereden bu geliş?) dedikte hakir, (Sultanım, Kadı-zâde İbrahim Paşa oğlunuz kahvaltı yerken çavuşbaşı ve Muhasebeci-Mehmed Efendi geldiler. O sırada bir çavuş geldi. Kendilerini sadrazam istemiş. Paşa atına binip, gitti. Çavuşbaşı ve Mehmed Efen­di paşanın çadırında kaldılar) dediğim vakit, heman Serdar Ali Paşa­nın yüzünün rengi değişüp, (Şimdi bizide sadrazam ister, Allah hayır eyleye) deyüp, (Tiz abdest getirin) diye emretti. Heman o anda çavuş gelüp, (Sultanım buyurun, sizi sadrazam ister) deyince serdar, vezir-i azama gitti. Hakir, metris yolu ile Müteferrika-başı tabyasına gittim. Gördüm ki, Reis efendi ile bizim Kadı-zâde İbrahim Paşa Uy­var hendeği içinde vezir-i âzamın kuburlarına gittiler. Hakir dahi be-

İÇ LİNKLEREdit

DIŞ LİNKLEREdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.