FANDOM




EÇS/10/131 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 10.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/10/133


Bu sırada düşman Gürcü-Mehmed Paşa kethüdası üzerine bir kere at bırakıp, bir yaylım top ve tüfenk atıp, hücum edince bütün Gürcülü ve sekbanları davul, zurna ve bayrağı bırakıp, Uyvar'a doğ­ru kaçtılar. Ama bu hakir, bir alay atları kalmış fakirlerle geri ka­lıp, bu acıklı hâli görünce bana öyle bir korku geldi ki, (Acaba tun harp meydanında da şehitlik şerbetini içebilir miyiz, yoksa selâmet­le Uyvar'a çıkabilir miyiz?) diye can başıma sıçradı. Bütün benim, gibi olanlarla bir yere toplanıp,birbirimizi çiğneyerek kaçmağa baş­ladık. Meydan, mahşer gününe döndü. Atından düşen yerde kalıyor­du. Biz böyle iken sol tarafımzdaki ormanlar içinde bir sürü Ma­car yaya ve atlısı üzerimize hücum edüp, perişan askerimizi mah­vediyorlardı. Hakir, (Emir Alahındır, kazaya rıza) deyüp, her biri­miz bir tarafa kaçtığımız vakit bu hakir dahi sol tarafta Vağ neh­rinden azmış bir azmak ve sağlıklı batak ve çıtak içine at bıraktım. Atımla o batağa dalınca aklım başımdan gidüp, sersemledim. Atım­la beraber tâ kulağıma kadar battım. Heman bir kerre altımdaki atı­ma vurup, at su içinde yüzerken geride kalan düşman, hakire lanet yağmuru gibi kurşun yağdırdı. Hamdolsun o muhafaza eden Allaha ki, bu Kur'an hafızı olan hakiri muhafaza edüp, zarar verdirmedi. Onu gördüm ki, atımın ayaklan yere değdi. O anda ölü gözlerim, kan saçan gözyaşlarımla doldu. Derhal Vağ nehrini karşı tarafa çıktığımı bilüp, Allah'a candan dönerek dedim ki, (İlâhi, havl ve kuvvet, kudret ve nusret senindir. Bu taşıdığım Kur'an-ı âzimi düş­mana nasib ve beni sevmediklerime esir etme. Bu büyük tehlikede can kuşunu ten kafesinden uçurmadan doğduğum yere, selâmetle ulaştır.) diye o çimenlik sahrada serseri gezip durdum. Ama yine karşı harb meydanından tüfenk sesleri gelirdi. Acaba ne tarafa git­sem diye düşünürken kuzeyden on parça balyemez top atıldı. Bil­dim ki Uyvardan'dır. Canıma can katıldı. O top sesi gelen tarafa korkusuzca giderken hatırıma nice düşünceler gelüp, daha canımızı kurtarmadan esir olan perişan gulâmlarımın hâli, dört adet küheylân atlarımın,düşünceleri tamahkâr içime derd oldu! Hakir, bu dü­şüncede iken rüzgâr sür'atli atım yaralandığından gitgide mecalsiz kalarak ağırlaşmaya başladı. Canım başıma çıkıp, atımın yarası gü­ya ciğerimin başına işledi! Böyle ciğeri dağlı ve hatırı kırık nereye

İÇ LİNKLEREdit

DIŞ LİNKLEREdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.