FANDOM



EÇS/11/44 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 11.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/11/46
ziyafet verdi ki, bütün kâfirlerin parmakları ağızlarında kal­dı. Meğer bu kâfirler, her elçiye burada böyle az miktarda tayinat verirlermiş. Elçi bunu kabul ederse kral yanında da öyle tayın verirlermiş. Mel'unlar gayet hesaplı hareket eder­ler. Elçi olanların çok sakınmaları gerektir. Buradan kalkıp sekiz saat sonra,


Yanık karakolhânesine geldik. Süleyman Han 935 de Bec (Viyana) kuşatmasına giderken, İslâm askerinin bu kaleyi yaktıklarını görüp (Yanık kalesi) diye ad koymuşlardır. Viyana dönüşünden sonra Kral Ferdinand bu Yanık kalesini fevkalâde sağlam bir hale getirmiştir. Kâfirler bu kaleden, etraftaki Osmanlı kalelerini yakıp yağma etmeğe başladılar. Üçüncü Sultan Murad zamanında 1003 (1594) yılında, Ye­men fâtihi Arnavud-Sinan Paşa, Tatar Hanı Gazi-Giray ile birlikte bu yanık kalesi üzerine hareket etti. Komran kalesi­ne geldiği vakit gördü ki Komran'dan, Yanık kalesine kadar muazzam bir tabur yapılmış.. Bu halde Yanık kalesinin fet­hi imkânsız olduğundan Tuna üzerine üç yerden köprü yapa­rak karşı tarafa geçip yapılan cenkde düşman mağlûp edil­miştir. Askerin eline hesabsız ganimet malı geçti. Bu çok sağ­lam tabur zabtedildi. Taburun zabtına târih:

Fehezemûhüm bi-iznillâh (Sen^ 1003)

Yâni «Allahın izni ile mağlûp oldular.»

Bundan sonra 1003 senesi Muharreminin 12 nci günü Ya­nık valisi Mahmud Paşa çok yumuşak bir adamdı. Yeniçeri kaleyi teslim ettiler. Kalenin fethine târih:

Adüvvü din sınub fetholdu yanık (Sene 1003)(*)

Sinan Paşa buraya 20 bin muhafazacı asker koydu. Ya­nık kalesi muhasara edilip yirminci günü kâfirler aman ile ağası olan Yahya Ağa da gece gündüz sarhoştu. İstanbul'da

(*) Bu mısra ebçed hesabiyle (1002) yi göstermektedir.





İÇ LİNKLEREdit

DIŞ LİNKLEREdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.