FANDOM



EÇS/11/87 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 11.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/11/89


otuz yaşındaki bir yiğidin bıyıkları kadar kıllar çıkmış, dudağı bı­yığına karış katış olmuş, siyah pos bıyığı kulaklarına varmış, dudak­ları deve dudağı gibi sarkık, ağzına bir somun sığar, dişleri deve dişi kadar büyük.. Konuşurken ağzından salyalar akar. Yanında bulunan güneş parçası gibi gılmanlar, ağzından akan salyaları havlularla siler­ler. Kendisi de durmadan tarakla saçlarını taramaktadır. Ellerinin, parmakları Langa hıyarı kadardır, Allahın emriyle bu çasarların bü­tün soy ve sopu hep böyle çirkin suratlı imiş. Kiliselerde, kuruşları üzerinde kralı böyle çirkin suratlı yazarlar. Eğer yakışık çehreli ya­zarlarsa (beni kötüledin) diye katlederler. Çirkinlikle iftihar ederler. Çaresiz çasarın hademeleri ne kadar ay parçası gibi ise, sapık kralın, çehresi de o kadar iğrenç iken, hıristiyanların seçmesiyim diye gurur­lanır. Bu acâib kralı insanoğlu ve diğer hayvanlar görse tirtir titreyip dili tutulup şaşırır. Bu yüzden kralı hanto arabaya gizleyip gezdirir­ler. Fakat o kadar da asîl, olgun, anlayışlı ve akıllıdır ki sanki Aristo-dur. Reayasını sever, tedbirli, hünerli bir keferedir. Fakat sözünü dan dan söyler, bir çirkin, kaba seslidir.

Çirkin çehreli kralın elbisesi: Evvelâ başında siyah eflâtunî şap­kası var. Bazan yeşil, kırmızı, sarı, mavi keçeden şapka giyer ama, üstünde cevahirli sorguç vardır. Şapka etrafında fındıktan iri inciler vardır. Boğazında beyaz tülbent sarılıdır. Gömleğinin iki karşı yakası nakışlıdır. Ana üstündeki elbisesi, ruklesi, dolaması, bütün papasların giydiği sofdandır ki, beş akçe etmez. On akçe artıranın üstünde kalır. Boğazında asılı elmastan bir kuzu vardır. Hakir çasarın huzuruna kırk elli günde yüzlerce kere varıp çok dikkatle bu kuzuyu temâşâ ederdim. Bütün ihtişamı bundan ibarettir. Güya siyah rukleli bir papazdır. Hakir bu elmastan kuzuyu sordum. Baş papaz dedi ki:

«Hazreti îsâ Allahın yanında kuzu gibi halûk, yumuşak huylu, munis olduğundan sizin pâdişâhınızın mührü gibi bu kuzu tasviri de 2600 seneden beri çasarlara dedelerinden kalmıştır. Kralın her an bu kuzuya bakmasının sebebi, kral bir kimseye hiddetlense, pâdişâhların îsâ gibi kuzu olmaları gerekir, diye kuzuya bakıp hiddeti geçer».dedı.

Revacı olmayan iskender tâcının vasıfları: Bütün Macar, Lâtin, Yunanlıların yazdığına göre bu kurona tac Büyük iskender'indir. On-






İÇ LİNKLEREdit

DIŞ LİNKLEREdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.