FANDOM



EÇS/11/89 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 11.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/11/91
yın dünya yüzünde bir benzeri yoktur. Ancak bir noksanı vardır o da kale içinde olduğundan bağ ve bahçesi yoktur. Ama kat kat cihannümaları, maksureleri, sofaları ve odaları vardır. Hiç döşemesi yoktur.. Dört tarafında yüzlerce mücevher ve murassa iskemleler vardır. Ama 360 tanesi kralın kendine mahsustur. Büyük sofada kırk adet gümüş., taklı taht vardır. Hepsi kehribar, mercan, yeşim, balgamı Yemen akiki, seylan ve firuze... Gümüş kemikten, balık dişinden siyah abanos üzerine beyaz gümüş kakma abanos iskemle ve çeşitli kıymetli taşlar­dan iskemleler var ki, herbiri bir kralın yadigârıdır. Ama her ne vakit kral huzuruna varınca temmuz ayı günleri olmakla, hakir adı geçen, kehriba taht üzere padişahça otururdum. Bu uğursuz memlekette ha­lılar yere döşenmeyip duvarlarda gerilidir. Tabam kuş gözü kadar çe­şitli ve rengârenk kıymetli taşlarla, işlenmiştir. Ama aşağı kat divan­haneleri hep kârgir olup toloz kemerli kubbelerle yapılmıştır. Nice bin sanatlı pencereleri bu sarayı aydınlatmıştır.


Bu sarayı olduğu gibi yazsak söz çok uzar. Ertesi sabah paşa kral, veziri (Rodolfoş)'a cevahir eğerli ve bir çullu yelkenez küheylân, iki seccade, iki külce dülbend verdi ama vezir akılı, olgun, tedbirli, kâfir imiş.. Paşa ile dünya ve devlet işleri hakkında iki padişahın ara­larını düzeltmek, ve sınır kalelerini muhafaza etmek içün konuşup,. Utlsi de öpüşüp konuşup, paşa selâmlayıp gitti. Paşa ile konağımıza geldik.

Çasar askerinin alayı beyanındadır : Çasar azametini göster­mek için bir çamapur keferesi gibi o kadar kari şapkalı, kâfir­ler alay ile geçti ki haddi hesabı yok.. Sonra öğle zamanı kral bir cevahirli ve oniki atlı hento araba ile geçti. Ardısıra ikibinden fazla. güneş parması gılmanlar, sonra kendi tabu, nakus ve erganonlar çalı­narak irem bağına vardı. Heman baş komisar paşayı ziyafete davet etti. Paşa bütün alayı ile mehterhane faslı yaparak çasarın yanına, vardı. Çasar ayağa kalkıp Osmanlı tarzı ota^ yanında bir çerke ku­rup yerlerinde oturdular. Bol yemek geldi. Ama bizim aşçılar çeşitli, yemekler pişirirlerdi. Çasar, yalnız başına yiyordu. Bazı yemeklerden muhabbet olarak paşaya altın ve cevahirli tabaklarla derdi. Yemekten sonra paşaya bir samur kürk ve on kese, bir hento araba hediye verdi. Orada vedalaştılar. Yine mehterhanemizi çalarak:






İÇ LİNKLEREdit

DIŞ LİNKLEREdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.