FANDOM



EÇS/11/90 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 11.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/11/92
konağımıza geldik. Ertesi gün paşaya kral vezirinden beş kese kuruş ve bir hento araba yükü prangone çuha, atlas ve kumaş, kırk çift Alman saati ve diğer hediyeler getirdiler. Ve paşa üçyüz altın ve her kefereye birer destar verdi. Çünkü orada dülbend çok makbuldür. Paşa kethüdası kralın anasına bir çullu at, bir ipek halice.. O da kethüdaya beş kese, on tüfenk, ön adet saat verdi..


Paşanın ve sânı yüksek ağaların tayinleri: Paşaya günde 170 kuruş ulufe verirlerdi. 56 nefer askere beşbin adet beyaz has ekmek ve 880 at yemi, yirmi koyun, elli okka yağ, elli okka bal, on kile pirinç, alt­mış çift semiz tavuk, yüz çjf| güvercin ve diğer yiyecek ve içecekten başka şeker, kahve, misk, anber, biber, darçın, karanfil verdiler. Elli adet kapıcıbaşılara günde birer altın, bunların aşağılarına birer kuruş, elli müteferrikalara yirmişer kuruş, yüz kadar karakullukçulara gün­de birer dörtte bir kuruş ulufe tâyin olundu. Hünkâr atlarıyla gelen­lere, hünkâr mehterlerine günde bir kuruş geldi. Bu diyarda elçilerin cömert, ahlâklı, havsalalı olması, padişah ırzını gözetir adam gerek­tir. Eğer elçi hasis, alçak, sert, fasık, sefih olursa asla kıymet verme­yip maymun gibi oynatırlar. Çünkü bu diyarın kâfirleri öyle nakkaş, geveze, kötüleyicidirler ki, bir adamın gidişinden ne mahiyette kimse olduğunu bilip ona göre hareket'ederler.

İbret alınacak büyük marifetleri beyan eder; Ertesi gün konaklarımıza yakın olan kral valdesi, bahçesinde büyük bir .ziyafet verdi. Bir pehlivan kefere meydana geldi. Def ve ku­düm çalıp iki gulâmı oynarken, çıplak olarak birbirlerine sa­rılıp iki vücut bir oldu. İki baş, dört kol, dört ayak olarak dönerken havuz içine düşüp kayboldular.. Sonra adam başlı ejderha gövdeli iki ejderha bahçede herkesi birbirine kattı. Ağızlarından çıkan ateşler ağaçların tepesindeki bayrakları yakardı. Bu İki ejderha meydanda birbirleriyle boğuşup çift­leştiler. Hovuza Iftşüp, havuzun suyunu halka saçtılar.

Bir temâşâ daha: Usta pehlivan bir kere zekerini eline alıp , havuz içine işedi. Derhal havuzun suyu taşıp bağ içine yürüdü. Herkes ağaçlara çıkmağa başladı. Hakîr gördüm ki boğuluyoruz. Simya ilmidir diye aldırış etmedim ama taham-




İÇ LİNKLEREdit

DIŞ LİNKLEREdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.