FANDOM



EÇS/13/148 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 13.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/13/150



toplaya toplaya (topa tutarak), Allaha şükür Sömbeki limanına girdik. Secdeye kapanıp, bir ağızdan gülbank çektik. Birbirimizle öpüşüp görüştük. Siz bize Hızır gibi ye­tiştiniz diye şenlik ettik. îki şaykanın yetmiş şehitleri namazım kıldık Düşman gemileri kaçtılar. Bu sırada kâfir kalyonlarının birinden bir ateş fışkırdı.


Yedeğimizde olan şaykalardan bir yiğit kâfir kalyonuna ganimete girip, biz oradan ayrılınca anbarda kalmış ve kâfir gemisine ateş ver­miş. Diğer altı kalyon Sömbeki adasına yalan gelerek beyaz bayrak çekip bir sandal indirdiler. Bu gelenler (bizim riyâle kaptanımızı bize verin. On bin kuruş verelim. Büyük kaptanımız ateşe yandı. îki oğlunu verin. Kralımızın akrabasıdır. On bin kuruş daha verelim) dediler. Der­hal reddettik. Bir yayhm top ateşi edip cehenneme gittiler. Ertesi sabah gazâ malları gaziler arasında kardeş gibi taksim olundu. Bizim fırkate- mizde olan yetmiş bahadırımıza, 25 yolcuya ve hakire beş gulâm ve arkadaşlarımıza yüzer sulye riyâl kuruş verdiler. Ve bizim fırkateye üç adet frenk delikanlısı gulâm verdiler. Ama hakire, el altından elli altın, İki saat, bir altın kadeh verdiler.


SÖMBEKi ADASI: 928 târihinde Süleyman han fethidir. Etrafı yirmi beş mildir. Evvelce üç kale imiş. Şimdi, deniz kıyısından uzak Malta yapısı bir kaledir. Ama içinde dizdarı, neferleri vardır. Kefereleri gayet bahadırdır. Siyah manilefke şapka giyerler. Gayet güzel yüzüp, yüz kulaçtan sünger çıkarırlar. Batık gemilerden, eli ile koymuş gibi eşya çıkarırlar. Aralarında, yüz kulaç dalamayan keferelere kız vermez­ler. Ağızlarına zeytinyağı alıp denize dalarlar. Ağızlarındaki yağı bıra­kıp, deniz yüzünde habbeler husule gelip, deniz dibinde bir iğne olsa parlak bir şekilde görünür. Bütün kefereler Süleyman han reâyasıdır. Bütün kefereler fırkatecidir. Gemilerine aslâ korsan gemisi yetişeme- miştir. Frenkler bunları yakalayınca kebap ederler. Çünkü bunlar, frenk gemilerinin altına girip burgu ile gemiyi delerek batırırlar. Kadınları beyaz tülbent kâtibi sargı sararlar. Bu adada bağ ve bahçe yoktur. Su­ları sarnıçtır.


Bu adayı seyredip on parça firkate hazır oldu. On firkate de Rodos'­tan geldi. iki şayka yedeğe alınıp, uygun rüzgârda biz dahi avanta kürek deyip Rodos limanına vardık.



İç linklerEdit

Dış linklerEdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.