FANDOM




EÇS/15/232 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 15.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/15/234

müshildir, bazıları kabızlık verir. Bazısı sirke gibidir. Çorbaya korlar. Bazı suları gayet tuzludur. Bazı suları kışın kurur, temmuzda taşıp kırmızı akar ve içinde Nil balıkları çıkar. Frenkler bu suları şişelere, bakır güğümlere koyup götürürler. ALLAHIN HİKMETİ:' Bir çeşit bulanık, koyu sudur, akmaz.bu sudan bizim gergedana binen dostumuz Nimetullah abdest alıp yüzünü silerken hakir baktım. Vekar sahibi, aksakallı bir ihtiyar adam olmuş. (Bire birader, sakalın neden ak oldu?) dedim. Herif sakalına bakınca aklı gitti. Bu sırada kâşifin bir adamı geldi. (Sakon ol bu sudan içme, sakalına sürme. Bazı hırsızlar at çalıp bu suda atı yıkayarak tüylerini beyaz yaparak pazarda korkusuzca satarlar) dedi. Tuhaf bir hikmettir. Derviş Nimetullahın saçı sakalı yine bir senede eskisi gibi oldu. Bu Elvah vilâyeti yedi şehirdir. Birbirlerine birer günlük yoldur. Bağ bahçe ve mezarlar birbirine komşudur. Ama iki bölük sayılır (Dış Elvahat) ve diğeri (Büyük Elvahat).' Büyük Elvahat mamurdur. Kad ve âyân oradadır. Bu diyara Elvahat denilmesinin sebebi budur: Nuhun oğlu Kenan’ın kızları Kemise ile Haddiye, dedeleri Nuh’un gemisine girip kurtulmuşlardı. Fakat babaları tufanda gark olup kaybolmuştu. Babalarının cesedi bu (Birinci Elvah) ta bir mağara içinde buldular. Gece gündüz babalarının sandukasına bakıp ağlarlardı. Bir gün mel’un iblis bunlara genç bir şeyh şeklinde görünüp ağlamalarını sebebini sordu. Onlar da (Babamız Kenan’dan dirilmekten dolayı ağlarız) dediler. Bunun üzerine İblis Kenan’ın cesedinin sandukasının bir tahtasını koparıp üzerine Kenn’ın resmini yaptı ve kızlara, babalarının bu tasvirine tapmayı öğretti. Kızlar sevinip bunu köşeye koyup tapınarak teselli buldular. Öldükten sonra da oğulları analarından gördükleri gibi tapmağa başladılar. Bu kavim böylece tahtaya (,levhaya) taptıkları için (Elvâhi) yâni (levhaya tapanlar) diye ad koydular. Hâlâ şeytanın rahta üzerine yaptığı tasvir Minye şehri karşısında (Ümmü Ali kilisesi) denilen kilisede Kıpti papasları ona taparlar. Vaktiyle kefereler Vud, Suva, Yegus, Yenk ve Nesir gibi vücudu ağaçtan ve taştan yapılmış putlara taparlardı. Sonradan bütün seyehat ettiğimiz yerlerde kâfirler tahtaya taparlar. İşte bir tahtaya tapmak buradan kalmıştır. Söz bitti.





İç linklerEdit

Dış linklerEdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.