FANDOM



EÇS/4/102 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 4.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/4/104


Ama bütün ağırlıklar, cebhâne, kiler, mutbak kab kaçağı gibi şeyler, cebhâne ve hazine sandıkları kar üzerinde kaldı.

Yine paşanın kethüdâsı ihsânlar dağıtarak ağır yükleri Kar üzerinde sürüklettirip belin başına çıkardılar. Oradan yokuş aşağı yuvarlayıp o gece bir ormanlı dere içinde bırak- tılar. Bir tarafa gitmeğe kimsede iktidar kalmayıp yetmiş adamın el ve ayakları döküldü. Geri Dankaza'ya döndüler. Hayvanların bir çoğu da kışın şiddetinden geberdiler. Köye gidenlerin de kimi öldü, kimi kurtuldu. Sabahleyin Dilim deresinden kalkıp bin eziyet çekerek adını bilmediğimiz bir köye geldik. İnsandan eser yok. Meğer bizim askerin gelişini duyup kaçmışlar. O gcce de orada yattık ise de hayvanlar çoktan ölüm derecesine geldiler.

Gece yarısı yine tipi bora olup sabaha karşı bir arşın kalınlığında daha kar yağdı. Fecirden sonra borular vurulup göç olacağı yayılınca karakullukçuların iş başında olanları, nefer başları, çadır mehterleri ve diğerleri paşa kapısına toplanıp

Hepimizi kınalar, bizimm kalkmağa dermanımız yoktur! dediler.

Bari birer onar kuruş bahşiş verelim.

denildi ise de, evvelâ can sonra cihan dediler. Paşalar ileri çıkıp:

Oğullar! Burada oturmak mümkün değil . Ama burada zahire kıtlığından ölürüz. O halde oturmak nasıl mümkün olur? dediler.

Daha nice dedikodudan sonra karakullukçular, paşadan onbeş kese bahşiş alıp hareket ettiler. At eğerleyip yüke yapışmağa başladılar, ama savruntu, kırıntı, tipi ile bi- raz giderek bir ormanlı, ağaçlı yere girip kar yağmasından rahat ettik. Göz gözü gördü. Beş saatte Büyük Bardakçı köyüne geldik. Gümüş kazâsında yüz evli Müslüman koydur. Burada da bardak yaparlar. Bir büyük ziyâret yeri vardır. Yine kıbleye dört saat tufan çekerek gidip bir alçacık dağı aştık. Kırk dilim köyü konağına geldik. Çorum san-


İç linklerEdit

Dış linklerEdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.