FANDOM



EÇS/4/117 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 4.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/4/119


Muhammed salâtı ile.. Hak sizi hatâdan saklasın şahbazlarım!

dedim. Ev sahibi:

Bre, bre oğullar! İnin de yemek yeyin!

Vallahi Hacı baba! Ben ve adamlarım Alabaş köpekler gibi açız. Hemen sofrayı şu karın üstüne getir yiyelim!

diyerek, kasten karın üstüne oturdum.

Bre Hacı baba! Allah aşkına olsun tiz baba, pir baba çorbasını al getir!. Su pastırmasını sonra.. Tuzlu hoşaf turşusunu getir. Hararetten yüreğim yandı!

deyince, yiğitlerden biri beni göstererek:

Bre beyim, bu yiğit pek yârândandır. Zarar gelecek adam değildir!

dedi. Hepsi atlarından inip, evvelce olduğu gibi atlarını kar üzerindeki harklarına bağlayarak içeriye girdiler. Hakiri dahi davet edip:

Sen kimsin? Ve kimin adamısın? Bu yollarda kuş uçmaz. Bu kışta kıyâmette sen nişlersin?

diye Mahşer suali ettiler. Ama gözleri kapıda ve silâh- larında! Hakir:

Bana Evliyâ Çelebi derler. Dünya seyyahıyım. MelekAhmed Paşa ile bir kere bu ovaya konup Hacı babanın nimetini yemişiz. Bu yolları babam evi gibi bilirim. Tuz ve ekmek hakkını bilir yiğitim.

diye şaka ettim. Hazırlanmış olan yemeği yerken baktım. İçlerinde bir fedâi esmer tenli, ince belli, elâ gözlü, iri kemikli, güçlü kuvvetli yiğit gelip ocak başına oturdu. Hepsi ona riayet eder olup beyim böyle, beyim böyle diye hürmetle hitab ederlerdi. Söz sırasında onlardan birine:

Katırcıoğlu! Şu gidi, bfcd bu saat allak bullak etti. Çizmesiz, pabuçsuz silah kuşandırmayarak ata bindirdi. Hakiri göstererek şundan ibret alsanız hepimize bu bir nasihattir. GafU bx>, tiz gider. Avret rlM boÇa7tm»7 faMniıma ateş h*«» rtet"1«fr, kaı*ınmıs>r Va bu yiğit davlumbaz çalıp, nâr* atmadan dışarıdaki yirmi otuz jrifJU ile bizi cevlrseydi, hâlimiz nice olurdu? Hele düşünün! Ne dersin


İç linklerEdit

Dış linklerEdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.