FANDOM



EÇS/4/119 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 4.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/4/121


deyince hepsi pürsilah oldular. Hemen belinden bir kemer çıkarıp:

Şu kemerde beşyüz altın var. Al bunu kabul eyle.. lakin senden bir ricam budur ki, besbelli merdsin ve yiğitsin! Tuz ve ekmek hakkını bilirsin? Deveyi gördün mü?

dedi. Hakir vallahi, billâhi küçüğünü bile görmedim. dedim. Hemen elini elime verip kulağıma sarıcalar sırrım söyledi. Hakir dahi bir sırrı işaret ettim. Bütün oniki yiğit ile öpüşüp görüştük. Beye bir Kaya Sultan yağlığı (mendili) verdim. Hepsi göz kapayıp açıncaya kadar atlarına binip,

İlacı baba! Evliya Çelebi! Sizi Allaha ısmarladık. Allah sizden razı ola!

diyerek davullarına vurup gittiler. Vâkıâ bunlarla bir gece sohbet ettik. Ama hiç hatırım hoş değildi. Bunlar gidince konak ve ateş başı bana kaldı. Rahat rahat otururken, bir de ne göreyim, Hacı baba hareminden iki bohça don ve gömlek ile bir ekmek, biraz tuz, bir gümüşlü ağır kılıç, bir güzel yazılı Kur'an-ı Kerim ile gelip elimi öperek ağladı. Kişi bastığını boğazlamaz. Beni sakla.. Ak sakalıma merhamet eyle diye yalvardı. Ama hakîr, işin aslını faslını bilmediğimden, arifane ve zarifine göz yumdum. Yine ev sahibi kuşkusundan kurtulamadı.

Oğul, Hak senden razı ola! Eğer evime geldiğin gibi atından inmeyip müdârâ etmeseydin, öyle bastığına göre cenk etseydiniz. sizden ve onlardan çok kişi şehîd olup, evim,barkım harab olup çoluk çocuğum esir ve kebab olurdu. dedi.

Hakir:

Bre hey Hacı baba! Senin bir kere nimetini yedim, evine geldim. Bir ocak sahibi, misafirsiz kalmaz adamsın. Sana acıyıp el kaldırmayarak, diğer adamlarımı komşulara gönderdim. Tiz onları çağırınız, gelsinler, kahve içsinler. Konak sahiplerine tenbih eyle. Bizim yoldaşlarımızı bilsinler!

diye, beraber getirdiğim yiğitleri bizim konağa getirdim. Kahvaltı edip, kahve içerek herkes konaklarına giderken ne-


İç linklerEdit

Dış linklerEdit

EÇS/4

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.