FANDOM



EÇS/4/193 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 4.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/4/195


dedi. Hasan ağa kendisine:

Ya beyim, Evliyâ Çelebiyi bilir misin?

deyince Kara Haydaroğlu:

Engürü vilâyetinde bir gün oniki atlı ile bir köyde atla başında oturuyorduk. Bunlar elli atlı ile bizi bastılar. Hele Allaha şükür el kaldırmadılar. Aklımız başımızdan gidip bîr gece bunlarla can sohbetleri ettik. Evliyâ Çelebiye bu çakmaklı tüfek ile üçyüz altın verip o gece zevk ve safâlar ettik.

dedi ve ağlamağa başladı. Hakir müteessir oldum:

Ne ağlarsın beyim? Hemen pâdişâh huzuruna vardık? ta Pâdişâhım! Kuşça canıma kıyma! Beni Girid'de Delil Hüseyin Paşaya gönder. Din uğruna orada kâfire kılıç vurarak şehid olayım dedim.

Kara Haydaroğlu:

Behey Evliyâm! ölüm olduktan sonra sızlanmak ne boyuna borç ola!. Ben bir can için minnet mi ederim?

dedi. Hakir:

Ne, hele beyim Girid fethinde bulunup orada bir sancak beyi ol. Bir zaman da orada hem de din düşmanlarına kılıç çal. Benim istediğim budur. Eğer sen böyle dersen, saadetlû pâdişâh hoşlanıp seni Girid'e gönderir.

Gel Evliyâm, senin ağzını öpeyim. Sen iyi dersin ama Evliyâ efendim, ben bana ettim, ben bana!.. diyerek oyluğunu açtı. Ne göreyim? Parmak kalınlığında kurtlar!. Yara çürüyüp oyluğu parça parça olmuş Kokusundan insan yanına varamaz. Yine Haydaroğlu sözüne devam ederek:

Evliyâm, beni teselli ettin. Allah senden razı ola!

deyip, hemen koynundan bir altın mina zarflı saat çıkarıp:

Şu, kendi bağının koruğu helvasıdır. Yine sana nasip oldu.

[[diye hakire ihsân etti. Allah bilir ki, yirmi yıl evvel bu hakir Şam'a giderken Ishaklı]] denilen kasaba yakınında, Kara Haydar'ın kendisi bizi vurup, kırıp, hakirin bu kadar



İç linklerEdit

Dış linklerEdit

EÇS/4

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.