FANDOM



EÇS/7/50 Evliya Çelebi Seyahatnamesi 7.Cilt Evliya celebi
Evliya Çelebi
EÇS/7/52

RUMİYE'DEN TEBRİZ'E VE YARICİHEN ISFAHANA GİTTİĞİMİZ

1065 (1654) senesi zilihccesinin birinci günü Rûmiye şeh­rinden çıkınca zavallı Han'ı boynunda lanet halkası var iken atma bindirüp, atın karnı altından ayaklarına demir zen-cir bağlayıp, kırk nefer kimseyi de atları üzere gerdanların­dan zincirlerle bağladılar. O uğursuz günde Rûmiye'den ku­zeye doğru çıktığımız sırada karşıdan Acem askeri nefir ça­larak tozlar gökyüzüne çıkarak görünüp, içinden bir asker çıktı. Onu gördük ki, bir Acem askeri nefîr ve kereney, küs vurarak geldi. Ve bir şanı büyük Han gelüp, eşikağası ile, bağlı olan genç-Ali Han ile görüşüp ağlaştılar. «Hüküm. Al­lah'ın, birader, hemen Güzelce Şah sağolsun» deyüp, büyük alay ile Rûmiye'ye girdikleri vakit, Rûmiye'nin toprak ka­lesinden o kadar top ve tüfenk şenlikleri oldu ki, yer gök tir tir titredi. Hakir bu hal nedir? diye Acemlerden sordum. «Buna kel-Rüstem hanın küçük oğlu Taki han derler. Bu bağlı bulunan genç-Ali Han'ın yerine Rûmiye Han'ı oldu.» dediler. Hakir: «Şimdi Han'ın bütün malım alıp, Şaha gön­derdiler. Acaba bu zavallı Han'ı, Güzelce Şah neyler» dedi­ğimde «Pes neylese gerek. Münafık sözüne uyup, Osmanlı ül­kesini ura, mal apara, adanı tepeleye, nice kürtleri öldüre.. Onun işini Güzelce Şah yahşi bilir. Şimdi varanda iki gözle­rine mil çeker ve başına kızgın demir tas giydirir. Ertesi gün ödünü ağzından çıkarır ve ciğerini ve yüreğini koltukları al­lından çıkarır, bu kırk nefer bağlı adamlara dahi birer çe­şit işkence ediserkim İran toprağında nişan olur.» Dediler. Zavallı Han'a acıdım. Ama ne fayda.

İdemez def sakınmakla kazayı kimse Bin sakınsan en son olacak olsa gerek.

Deyüp, bu acıklı hal ile o gün kuzeye yedi saat gidip (imam Rızâ) kasabasına vardık. Evvelce Rûmiye ve Tebriz, Osmanlı elinde iken bu kasaba Tebriz'de Cafer paşa camii


İÇ LİNKLEREdit

DIŞ LİNKLEREdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.