FANDOM


119.Sayfa Evliya Çelebi Seyahatnamesi 9.Kitap Evliya celebi
Evliya Çelebi
121.Sayfa

nıp, üzerimiez baş kaldırarak «Biz topçeken askeriyiz. Ellerimizde emirlerimiz var. Biz zâhire baha vermeyiz. » diye bir çok cenk edüp, bizden bir yiğidi şehid ettiler. Onlardanda on adam yaralanıp, beş adamlarını ister istemez yakaladık. Şehidimizi mahkemeye getirdiğimiz vakit üç parça köy halkından üçbin kuruş kan bahası ve üçyüz akçe zahire bahâ alındı.

Oradan Kuleler, Karapınar, Kurtlar, Frankofça, Sündüllü, Lovança, Büyük Hasan Çelebi köylerini dolaşıp, yine Nakilbend kasabası yanında Şehşan dağlarında Manastır şehrini yağma eden (Babo) adlı haydut olmakla o dağlarda olan köylerin parası tahsil olunamayıp, kaldı. Hakir, bütün yanımdakileri bırakıp yalnız bir gulâmımla at boynuna düşerek üç saatte Şehşan dağına çıktık.

Hakîrîn sergüzeşti:

Onu gördüm, bir kâfir gelip dedi ki: —Bre Türk! Sen bu dağlarda ne işlersin? Hakîr: —Bizim dostumuza geldim. Buluşsam gerek.

Deyince, kâfir gidip yine geldi ve «Gel gidelim» dedi. Piyâde olup sık ormanda giderken, sağda ve solda beş altıyüz eli haberli, beli ikişer üçer tabancalı ve yavuz palalı kâfirler içinden geçtim. İki tarafta belki üçyüz adet koyun ve hınzırları kebab ediyorlardı. Manastır şehri ile Maskolor panayırından alınan çuhaları birçok terziler kesip biçiyorlardı. Bunları seyrederek ileri vardım. Bir başı belli, kırmızı yelekli, traşlı yiğit ayağa kalkıp:

—Bre adam hoş geldin! dedi. Hakîr: —Hoş buldum, güler yüzüne geldim, dedim. —Be adam, korkmadan bu dağlara nasıl geldin? dedi. Hakîr dedi. Hakîr dedim: —Ayağı ile gelene Muhammed ve İsâ dininde ölüm olmaz. Ama ben ölmeğe geldim. Bu dağda olan köylerde zâhire baha akçesinden üç yük akçe kaldı. Mahkemeden kadı defter verdi. Melek-Ahmed Paşa «nerede benim malım?» dese gerek… Ben dahi «alamadım» deyin-

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.