FANDOM


173.Sayfa Evliya Çelebi Seyahatnamesi 9.Kitap Evliya celebi
Evliya Çelebi
175.Sayfa

Üç gulâm ve altı çatal atlarım ile (Acaba Tise nehrinin neresinden geçmek mümkündür?) diye konuşup, doğu tarafında yukarı altı saat gidüp, canımızı Allaha ısmarladık. Herkes helâllaşıp, silahlârını tulumlara ve sazdan yapılmış sazlara koyup, onbin kadar bahadır yiğitler yirmibeşbin at ile Allaha sığınıp, duâdan sonra deniz dalgıçları gibi yüzerek can pazarına düştük. Hüseyin Paşa sallar ile geçüp, hakîr dahi bütün eşyayı tulumlara koyup, iki at ortasına gelüp, Tatarlardan gördüğüm gibi Tise nehrini geçerek Allaha şükrettim. Vâkıâ Tuna ve Fırat kadar geniş, ve derin değilse de divâne ve coşkun akan bir nehirdir. Geçerken onyedi adam attan ayrılıp, şehîd oldu. Burada biraz elbiseleri kurutarak bu büyük sahranın doğu tarafına gidüp, sekiz saatte mâmur köy, kasaba ve manastırları geçüp, Hostvar kalesine geldik.

Hostvar kalesiEdit

Yapıcısı Ban Ezder? adlı kraldır. Erdel krallarına tâbidir. Fakat orta Macar toprağındadır. Bir zaman orta Macar hâkimi (Kurs Plâtnoş) hükmünde idi. Sonra Erdel kral Betlen Gabor kral, Süleyman Hanın izniyle bu kaleyi Macar elinden alıp, öyle sağlam yaptı ki, gece rüyâsında gören adamın dudağı uçuklar. Hâlâ içinde Avusturyalılar var. Sıdanı, Erkleri, Şakları? hep Avusturyalıdır. Fakat Zûlumi oğlunun mülküdür. Kalesi Hasan yaylâsı dibindedir. Varoşu, kalenin batı tarafına bakan evleri birbiri üzerindedir. Saraylarının üzeri kiremitle örtülüdür. Kiliseleri kurşun ve kaleleri tenekeler ile, duvarlarının haçları halis altun ile cilâlı olup, adamın gözeri kamaşır. Bağ ve bahçesi çok, suyu ve havası güzeldir.

Bu kaleyi uzaktan seyredüp, bir top menzili alargada kaldık. Sonra iyice Macarca bilir iki adamı kaleye gönderdik. Yarım saat sonra kale tarafından bir toz belirdi. (Bu ne ola?) derken onbin kadar pürsilâh ahali gelüp, Hüseyin Paşa huzuruna korkusuzca girerek dediler ki:


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.