FANDOM


Bakınızzz

D. Edeb.edep .Edebiyat

<Edep < Edebiyyun < Edebiyat < Adap veya Adab veya Adâb <Adâb-ı muaşeret

  • Halvetice edep: Edep latiftir, yani zahiren hemencecik fark edilmez. Menşei itibariyle kalbi olduğu için ancak kalpteki letafetle anlaşılabilir.
“Ez Huda cuyim tevfik-i edep/Bi edep mahrum-i geştez lütf-i Rab. – Cenab-ı Hakk’tan bizi edebe muvaffak kılmasını dileyelim. Çünkü edepsiz olan, Allah Teala’nın lütfundan mahrum kalır.”
Ehl-i diller arasında aradım kıldım talep
Her hüner makbul imiş illa edep illa edep Haluk Nurbaki'den alıntı.
Sokrates kendini sevmeyen biriyle karşışır:
Adam:"Ben edepsizlere yol vermem ,demiş.
Sokrates de "ben veririm" demiş.
  • "İnsan arabaya benzetildiğinde bilgisi, motoru; edebi ve ahlakı da direksiyonudur. Motor ne kadar güçlü olsa da, direksiyon olmayınca o bir işe yaramıyor. O yüzden edep ve ahlâkın bu toplumun fertlerine öğretilmesi gerekiyor" Sebahattin Zaim[1]
  • Şeref, edep iledir. neseb (soy) ile değildir. - Hz. Muhammet
  • Beni Rabb’im edeplendirdi ve te'dibimi de (edeplenmemi de) en güzel yaptı - Hz Muhammed.
Adem-i zâde eger bî-edeb est, âdem nist (âdem oğlu eğer ki edepsizdir, âdem değildir.)

Fark der cism-i benî âdem ü hayvan edeb est(âdem ve hayvan cinslerinin cismindeki fark edeptir)
Çeşm be küşâ-yı bi-bîn cümle kelâmullâh râ (gözünü aç bak cümle kelamullaha)
Ayet âyet hemegî ma’nî-i kur’ân edeb est (ayet ayet bütün manası kur’an’ın edeptir)
Mevlana Celaleddin-i Rumi

  • Edep bir tac imiş nur-i hüda’dan ,Giy ol tacı emin ol her belâdan - Türk atasözleri
  • Eddibu’n-nefse eyyühe’l-ahbabu (nefsinizi edepli kılın ey dostlar) ,
  • Turuku’d-dini kulluha edebu' (dinin tüm yolları edeptir) - İslam Atasözü
  • "El-fazlu bi’l-edeb, lâ bil asli ve’n-neseb"(erdem edeptedir, soy sopta değil) - İslam Atasözü
  • "Men lem yüeddibhü’l-ebevan" (Ailesinde edeplenmeyenleri) ,
  • "Yüeddibhü’l-melevan."(zaman ve koşullar edeplendirir) - İslam Atasözü
  • Bi-edeb ra edeb kerden edeb est (Edepsize edeple karşılık vermek edeptendir) - Pers Atasözü
Hadd-i zâtında kim olmazsa edib (edebli) ,
Feleğin sillesi eyler te’dib (edeplendirir)
  • İnsana aklı kazandıracak şey edeptir.
  • Edep , devlet başkanları ve benzeri kişilerin tabiatına yerleşince bunu neticesi olarak iyilikler çoğalır, bunlar iyi olarak görülüp beğenilir. Böylece halkata bunların gerçek olduğuna inanır ve iyiliklerin kabulünde birleşir. İşte istenen istikamet budur.Telhis-u Nevamis-ul Eflatun s48


EDEB VE HAYÂ

İnsanı insan yapan; ilim,

İrfan, hayâ ve terbiyesidir.

Bunu sağlayacak başlıca amil,

İslam’ın ta kendisidir.


Hâtem-i Esamm Hazretleri,

Şu ibretli misali anlatıyor.

Zayıf, dertli ve perişan,

Bir hanımla konuşuyor.


Kadın; derdini yana yakıla,

Anlatırken heyecan içinde.

Çirkin bir ses duyulur,

Heyecanı az da olsa geçince.


Kadın mum gibi eridi,

Mahvoldu, ezildi, bitti.

Öldürücü bir sükûtla,

Mahcubiyetin sırrında yitti.


Hazret; bir heykelden,

Daha hissiz ve muazzam.

Vakarla kadına baktı,

Buyurdu Hâtem-i Esamm.


“Sizi duyamıyorum,

Çok ağır işitiyorum.

Yüksek sesle konuşunuz,

Ben sağırım, rica ediyorum.”


Kusuru ifşa edilmemişti,

Attıysa da benzi beti.

Yüzü kızaran mahcup kadın,

Bir anda hayata avdet etti.


Hiçbir milletin muaşeret edebinde,

Böyle muazzam incelik görülmedi.

Harikalar harikası bu nüans,

O’na “Esamm” lakabını verdi.


Bu davaya baş koyanlar,

İslam’ın edep ve hayâsını tadar.

Hâtem Hazretleri, edeple sustu,

O kadın vefat edinceye kadar.


Kadının vefatından sonra,

“Artık duyuyorum” dedi.

Edepten nasibi olmayanlara,

Maneviyat ikliminden ibretler verdi.


Esamm=Sağır “Ez edep pür nur geştest in felek/ Vez edep ma’sum ü pak amed melek.- Felek edebi dolayısıyla nurlu, melek de yine edebi sebebiyle masum ve temiz olmuştur.” Burada Hz. Pir’in, cümle eflakin(feleklerin, göklerin) aşk-ı ilahi ile yaratıldığını ve onların kendilerine biçilen sahada hiç taşkınlık etmeden gitmelerini, edeple tavsip etmesi fevkalede mühimdir. Ayrıca edepli insandaki halin, o kişinin hiç bir zaman başkasına kötülük yapmayacağını ve karşısındakini şaşırtmayacağını göstermesi bakımından önemlidir.(Yasin Suresi, 38-39-40). Kamer’e göre Güneş daha baskındır fakat asla bulunduğu seviyeyi, haddi aşmaz. Ben daha baskınım deyip de, kamerin sahasına girmez. Ve kainattaki nizam hep bu edep üzere döner. Emrolunan mecrada gider, ama bir yandan da kendi derecesine göre Allah’tan çekinir, kalbi o çekingenliği hisseder. Dolayısıyla semavatta cansız dediğimiz mülkte bile edebe riayet varsa, Allah Teala’nın muhatap kıldığı idrak sahibi insanda edepsiz olmak veya edebin dışında hareket etmek mümkün değildir.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.