FANDOM


MUKADDİME

MAKALE-İ ÛLÂ; iLM-i FIKHIN TARİF VE TAKSİMİ HAKKINDADIR

Madde 1 - İlm-i fıkıh mesâ'il-i şer'iyye-i ameliyyeyi bilmektir.

Mesâ'il-i fıkhiyye ya emr-i âhirete taalluk eder ki ahkâm-ı ibâdâttır veyâhût emr-i dünyaya taalluk eder ki münâkehât ve nııı'ânıelât ve ukûbât kısımlarına taksim olunur.

Şöyle ki Cenâb-ı Hak bu nizâm-l âlcıııîn vakt-i mukaddere dek bekâsını irâde edip bu ise nev-i insanın bekâsına ve nev'in bikâsı tenâsül ve tevâlüd için zükûr ve inâsın izdivâcına menûttur ve bir de nev'in bekâsı eşhâsın adem-i inkıtâıyladır.

İnsan ise, i'tidâl-i mizacı hasebiyle bekâda gıdâ ve libas ve meskence umûr-ı sınâiyeye muhtâc olur. Bu dahi efrâd beyninde tedâvün ve iştirâk husûlüne tevakkuf eder.

Elhâsıl insan medeniyyü't-tab' olduğundan sâir hayvânât gibi münferiden yaşamayıp bast-ı bisât-ı medeniyet ile yekdîğere muâvenet ve müşârekete muhtacdır.

Halbuki her şahıs kendüye mülâyim olan şeyi talep ve müzâhim olan şeye gazab eder olduğundan beynlerinde adl ü nizâmın halelden mahfûz kalması için gerek izdivaç ve gerek mâ-bihi'ttemeddün olan teâvün ve iştirâk hususlarında bir takım kavânîn-i müeyyide-i şer'iyyeye muhtâc olur ki evvelkisi fıkhın münâkehât kısmı ve ikincisi mu'âmelât kısmıdır ve emr-i temeddünün bu minvâl üzere pâyidâr olması için ahkâm-ı ceza tertîbi lazım gelip bu dahi fıkhın ukûbât kısmıdır.

İşbu mu'âmelât kısmının kesîru'l-vuku' olan mesâ'ili kütüb-i mu'tebereden cem' ile kitaplara ve kitaplar bablara ve bablar fasıllara taksim olunmak üzere bu Mecelle'nin te'lifine ibtidar olunmuştur. İşte mehâkimde mamûlün bih olacak mesâ'il-i fer'iyye ber-vech-i âtî ebvâb ve fusûlde zikrolunacak mesâ'ildir. Ancak muhakkikîn-i fukahâ mesâ'il-i fıkhiyyeyi birtakım kavâid-i külliyeye irca' etmişlerdir ki herbiri nice mesâ'ili muhît ve müştemil olarak kütüb-i fıkhiyyede müsellemâttan olmak üzere bu mesâ'ilin isbâtı için delil ittihaz olunur. Ve evvel-i emîrde bu kavâidin tefehhümü mesâ'ile istînâs hâsıl eder ve mesâ'ilin zihinlerde tekarruruna vesîle olur. Binâen-alâzâlik doksan dokuz kâide-i fıkhiyye cem' ile maksûda şürû'dan mukaddem ber-vech-i âtî makâle-i sâniye olmak üzere îrâd olunur ve egerçi bunlardan bazısı münferiden ahz olundukta bazı müstesneyâtı bulunur ise de yekdîğerini tahsîs ve takyîd ettiklerinden min-haysi'l-mecmû' külliyet ve umûmiyetlerine halel gelmez. MC. 20, 21, 25, 96 (Bibliyografya: Beyzâvî, Minhâc, sh. 22, Âmidî, Seyfettin, elİhkâm, Mısır, 2/8. Zeydan, Abdülkerim, Usûlü'l-Fıkh, İstanbul, 1979, Ali Haydar, Mecelle, Şerhi, 1/14. Bu madde daha ziyade Şafi'î bilginlerince fıkıh (İslâm Hukûku) ilminin yapılan tanımıdır. İmâm-l A'zam Ebu Hanîfe fıkıh bilimini daha kapsamlı ve felsefi olarak şöyle tanımlamıştır: "Fıkıh, amelî bakımdan insanın lehine ve aleyhine olan hükümleri öğrenmesidir." Omer Nasuhi, Hukûk-ı İslâmiye, 1/13)

MAKALE-İ SANİYE; KAVÂİD-İ FIKHİYYE BEYÂNINDADIR

Madde 2 - Bir işden maksad ne ise hüküm ona göredir.

Yani bir iş üzerine terettüb edecek hüküm ol işten maksat ne ise ona göre olur.

MC. 170, 769, 1240.; TMK. ı, 2, 3, 84, 114, 125.; TBK. 18, 20, 21, 41, 43, 48, 82, 83.; RB. 2., 3.; BGB. 157, 242, 932.; TCK. 45

Madde 3 -- Ukûdda i'tibar makâsıt ve maâniyedir, elfâz ve mebâniye değildir.

Binâen-alâ-zâlik (bey' bi'l-vefâ) da rehin hükmü cereyân eder.

Mc. 262, 389, 648.; TMK. ı, 2, 3.; TBK. ı, 18,25, 26, 154, 165, 178, 505.; MM. 314,

Madde 4 - Şek ile yakîn zâil olmaz.

MC. 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12.

Madde 5 - Bir şeylin bulunduğu hal üzere kalması asıldır.

MC. 6, 10, 1685, 1776, 1777.; 'I'MI'.

Madde 6 - Kâdîm kıdemi üzere zikrolunur.

MC. 166, 1224, 1197.; MII. 48; TBK. 125 140.

Madde 7 Zarar kadîm olmaz.

MC. 6, 166, 1166, 1224.; MH. 48.; TBK. 125 140.

Madde 8 Berâ'et-i zimmet asıldır.

Binâen-alâ-zâlik bir kimse birinin malını telef edip de mikdarında ihtilaf etseler söz mütlifin olup mal sâhibi iddia ettiği ziyadeyi isbâta muhtac olur. MC. 9, 612.

Madde 9 - Sıfât-ı ârızada asl olan ademdir.

Meselâ (şirket-i mudarebe)de kâr olup olmadığında ihtilaf olunsa ademi asıl olduğuna binâen söz mudâribin olup sâhib-i sermâye kâr olduğunu isbâta muhtac olur.

MC. 8, 1404, 332.

Madde 10 - Bir zamanda sabit olan şeyl in hilâfına delil olmadıkça bekâsıyla hükmolunur.

Binâen-alâ-zâlik bir zamanda bir şey bir kimsenin mülkü olduğu sabit olsa mülkiyyeti izâde eden bir hal olmadıkça mülkiyyetin bekâsıyla hükmolunur.

MC. 5, 1621, 1592.

Madde 11 - Bir emr-i hâdisin akreb-i evkâtına izâfeti asıldır.

Yani hâdis olan bir işin sebep ve zaman-ı vukûunda ihtilâf olunsa zaman-ı ba'îde nisbeti ispat olunmadıkça hâle akreb olan zamana nisbet olunur.

MC. 10, 5, 8.; HUMK. 299.

Madde 12 - Kelâmda asl olan ma'nây-ı hakîkîdir.

rvıc. 13, 60, 61.; TMK. ı, 2.; TBK.18.

Madde 13 - Tasrih mukâbelesinde delâlete i'tibar yokdur.

MG. 12, 772.; TBK. ı. 2.; HUMK. 234.

Madde 14 Mevrid-i nassda ictihâda mesâğ yoktur.

MC. 15, 16, 167.; TMK. ı, 2; TBK. 18.

Madde 15 - Alâ hilâfi'l-kıyâs sâbit olan şey sâire makîsün-aleyh olamaz

MC. 14, 16, 1659.9

8 Bu madde İslâm Hukûku'nun tali kaynaklarından olan istishâb ile ilgilidir. Gerekli bibliyografyada gösterilen kaynaklara bakılmalıdır. Bibliyografya: Ali Haydar, Mecelle Şerhi, 1/41 vd. Zeydan, Abdülkerim, el-Veciz, 224, Ömer Nasuhi, Hukûk-ı İslâmiye, 1/195-196   Madde 32 - Hâcet umûmî olsun husûsî olsun zaruret m

Bey bi'l-vefânın tecvîzi bu kabîldendir ki Buhara ahâlîsinde borç tekessür etdjk„ çe görülen ihtiyaç üzerine bu mu'âmele mer'iyyü'l-icrâ olmuştur.

MC. 21, 118, 205, 213, 396, 420.

Madde 33 - Iztırar gayrın hakkını ibtâl etmez.

Binâen-alâ-zâlik bir adam aç kalıb da birinin ekmeğini yese ba'dehû kıymetini vermesi lazım gelir.

MC. 400, 1007.; TCK: 49-50/4; TBK. 52

Madde 34 -- Alması memnû' olan şeyin vermesi dahi memnû' olur.

TCK. 64-67.; MC. 35; TBK. 50

Madde 35 - İşlenmesi memnû' olan şeyin istenmesi dahi memnû' olur.

TCK. 64-67.; TBK. 50.; MC. 34, 1818.

Madde 36 - Âdet muhakkemdir.

Yani hükm-i şer'îyi isbât için örf ve âdet hakem kılınır. Gerek âmm olsun ve gerek hâs olsun.

MC. 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 230, 251, 291, 450, 460, 469, 574, 575, 576, 1340, 1790, 188, 354, 495, 555, 622, 829.; TMK 1/1, 590/11, 592/281, 285, 420, 423.

Madde 37 - Nâsın isti'mâli bir hüccetdir ki anınla amel vâcib olur.

TMK. ı; MC. 36, 168, 389, 495.

Madde 38 - Âdeten mümteni' olan şey hakîkaten mümteni' gibidir.

MC. 36, 37, 39, 40, 1589, 1629.

Madde 39 - Ezmanın tegayyürü ile ahkâmın tagayyürü inkâr olunamaz.

MC. 36, 37, 38, 40, 244, 326, 596, 1716.

Madde 40 - Âdetin delâletiyle ma'ânîy-ı hakîkî terk olunur.

MC. 12, 36, 37, 38, 39, 61, 82, 912, 1584.; TMK. ı, 2.; TBK 18

Madde 41 - Âdet ancak muttarid yâhut galip oldukda muteber olur.

MC. 36, 37, 38, 39, 40, 42, 240.; TMK ı

Madde 42 - İ'tibâr galib-i şâyi'adır, nâdire değildir.

MC. 41, 987.; TMK. ı; HUMK. 238

Madde 43 - Örfe ma'rûf olan şey şart kılınmış gibidir.

TMK. ı; TTK. ı; MC. 36, 37, 41, 42, 461, 563, 596, 871

Madde 44 - Beyne't-tüccâr ma'rûf olan şey beynlerinde meşrût gibidir.

MC. 36, 37, 38, 790, 1463.; TMK. 1/1, 2; TBK 18

Madde 45 - Örf ile ta'yîn nass ile taiyîn gibidir.

MC. 43, 44, 527, 528, 816, 1498, 1499.; TMK. ı

Madde 46 - Mâni' ve muktazi teâruz etdikde mâni' takdim olunur.

Binâen-alâ-zâlik bir adam borçlusu yedinde merhûn olan malını âhara satamaz.

MC. 337, 350, 397, 96-1192, 590-1725, 756-1192-747, 1192-1197, 1598-1601.

Madde 47 - Vücudda bir şeye tâbi' olan hükümde dahi ana tâbil olur.

Binâen-alâ-zâlik bir gebe hayvan satıldıkda karnındaki yavrusu dahi tebe'an satılmış olur.

MC. 48, 50, 236, 903.; TMK. 619-622

Madde 48 — Tâbil olan şeye ayrıca hüküm verilmez. Meselâ bir hayvanın karnındaki yavrusu ayrıca satılamaz.

MC. 47, 216, 224, 856.; TMK. 619-622

Madde 49 Bir şeye mâlik olan kimse ol şeyin zarûriyyâtından olan şeye dahi mâlik olur.

Meselâ, bir hâneyi satın alan kimse ana mûsil olan tarîka dahi mâlik olur. MC. 232, 1194

Madde 50 Asıl sâkıt oldukda fer' dahi sâkıt olur.

MC. 81, 661, 662, 1527, 1530

Madde 51 - Sâkıt olan şey avdet etmez. Ya'ni giden geri gelmez.

Madde 52 Bir şey bâtıl oldukda anın zımmındaki şey dahi bâtıl olur.

MC. 175, 523, 1566.; MA 41.; TCK. 49, 50, 51, 60.; TBK ı, 6, 113; HUMK. 234

Madde 53 - Aslın îfâsı kâbil olmadığı halde bedeli îfâ olunur. MC. 488, 489, 891.; TBK. 43.

Madde 54 - Bizzat tecvîz olunmayan şey bi't-tebai tecvîz olunabilir.

Meselâ, müşteri mebYi kabz için bâyi'i tevkîl etse câiz olmaz. Ammâ iştirâ eylediği zahîreyi ölçüp koymak için bâyi'a çuvalı verip o dahi zahîreyi çuvala vaz' edicek zımnan ve teb'an kabz bulunur.

MC. 273, 293, 294.

Madde 55 - İbtidâen tecviz olunmayan şey bakâen tecviz olunabilir.

Meselâ, hisse-i şâyiayı hibe etmek sahîh değildir. Amma bir mâl-ı mevhûbun bir hisse-i şâyi'asına bir müstahık çıkıp da zabtetse hibe bâtıl olmayıp hisse-i bâkiye-i mevhûbünlehin malı olur.

MC. 19, 24, 430, 858, 1466.; TMK. 2

Madde 56 Baka' ibtidâdan esheldir.

MC. 55, 429, 430.; TMK. 2

Madde 57 - Teberru' ancak kabz ile tamam olur.

Meselâ, bir adam birine bir şey hibe etse kable'l-kabz hibe tamam olmaz.

MC. 849, 862, 1591.; TBK. 8, 238,

Madde 58 Raiyye yani teb'a üzerine tasarruf maslahatâ menuttur.

TMK. 2.; MC. 1216, 1317, 1540.

Madde 59 - Velâyet-i hâssa velâyet-i âmmeden akvâdır.

Meselâ, mütevellî-i vakfın velâyeti kadınin velâyetinden akvâdır.

TMK. 262, 265, 266, 267, 272, 275, 405.; MC. 974, 975.

Madde 60 - Kelâmın itmâli ihmâlinden evlâdır.

Yani bir kelâmın bir manaya hamli mümkün oldukça ihmâl yani manasız itibar olunmamalıdır.

MC 40, 1456.; TMK. ı, 2.; TBK.

Madde 61 - Mainây-i hakîkî mütaazzir oldukta mecaza gidilir.

MC.40, 60, 62, 1517.; TMK. ı, 2.; TBK. 18,

Madde 62 Bir kelâmın i'mâli mümkün olmaz ise ihmâl olunur. Yani bir kelamın hakîkî ve mecâzî bir manaya hamli mümkün olmaz ise o halde mühmel yani manasız bırakılır.

MC. 60, 61, 1577, 1629, 1697.; TMK. ı, 2.; TBK. 18.

Madde 63 Mütecezzi olmayan bir şeyin bazını zikretmek küllünü zikr gibidir.

MC. 60, 1041.; MA. 31, 36.; TBK. ı, 6.; HUMK. 234.

Madde 64 Mutlak ıtlakı üzere cârî olur. Eğer nassan yahut delâleten takyîd delîli bulunmaz ise.

MC. 1, 2, 571, 572, 573, 819, 820, 1494, 1495, 1478, 1482, 1483, 1484.; TBK. 180.; HUMK. 234.

Madde 65 - Hazırdaki vasıf lağv ve gaibdeki vasıf muteberdir.

Meselâ, bâyi' meclis-i bey'de hazır olan bir kır atı satacak olduğu halde şu yağız atı şu kadar bin kuruşa satdım dese icabı muteber olup yağız tabiri lağv olur amma meydanda olmayan bir kır atı yağız deyu satsa vasıf mu'teber olmakla bey' mün'akid olmaz.

MC. 107, 208,.; TMK. ı, 2.; TBK. 18, 31.

Madde 66 - Sual cevapta iâde olunmuş addolunur.

Yani tasdik, olunan bir sualde ne denilmiş ise mûcib onu söylemiş hükmündedir.

TBK. ı, 6.

Madde 67 - Sâkit'e bir söz isnâd olunmaz. Lâkin ma'raz-ı hâcette sükût beyandır. Yani, sükût eden kimseye şu sözü söylemiş oldu denilemez, lâkin söyleyecek yerde sükût etmesi ikrâr ve beyân addolunur.

MC. 281, 377, 438, 596, 773, 805, 843, 847, 971, 1451, 1452, 1485, 1659, 1822.; HUMK. 234.; TBK. ı, 6, 31, 198-200, 221, 263, 387, 428.

Madde 68 - Bir şeyin umûr-ı bâtınada delili ol şeyin makâmına kâim olur.

Yani hakîkatine ıttılâ' müte'assir olan umûr-ı bâtınada delîl-i zâhirîsi ile hükm olunur.

rvıc. 67, 183, 344, 769, 770, TMK 3.

Madde 69 - Mükâtebe muhâtaba gibidir.

MC. 436, 1607, 1610, 1736.; TBK. 5, 10.

Madde 70 - Dilsizin işaret-i ma'hûdesi lisan ile beyân gibidir. MC. 174, 436, 1586.; TBK. 5, 10.

Madde 71 - Tercümanın kavli her hususda kabul olunur, MC. 1285.; TBK. 5, 10.

Madde 72 - Hatâsı zâhir olan zanna i'tibar yoktur.0 MC. 914, 1061, 1838.; TMK ı, 2.; TBK. 18.; HUMK 236, 254.

Madde 73 - Senede müstenid olan ihtimal ile hüccet yoktur.


61 Meselâ, bir kimse veresesinden birine şu kadar kuruş borcu olduğunu ikrâr ettiği takdirde eğer maraz-ı mevtinde ise diğer verese tasdik etmedikçe bu ikrârı hüccet değildir. Zira eğer vereseden mal kaçırmak ihtimali maraz-ı mevte müsteniddir amma hal-i sıhhatda ise ikrârı mu'teber olur ve ol halde olan ihtimal mücerred bir nevi tevehhüm olduğundan ikrârın hüccetine mani' olmaz.

MC.72, 74, 1568, 1578.; IIIJMK. 236, 254.

Madde 74 Tevehhüme i'tibar yokdur.

MC. 72, 73, 75, 1013, 1161, 1192, 1741.; MA 92.

Madde 75 - Bürhan ile sâbit olan şey ıyânen sabit gibidir.

MC. 74.

Madde 76 - Beyyine müdde'î için ve yemîn münkir üzerinedir.

MC. 1461, 1463, 1613, 1817, 1818, 78, 79.; TMK. 6, 28, 157, 185.; TBK. 42/1, 55/1, 103/11.

Bu madde, isbât yükünün dağıtımı konusunda Hz. Peygamberin bir hadisine dayanan genel kuralı ifade etmektedir. (Ali Haydar, Mecelle Şerhi„ 1/161 vd.)

Madde 77 - Beyyine hilâf-ı zâhiri isbât için ve yemîn aslı ibkâ içindir.

MC. 8, 9, 11, 77, 81, 403, 967, 1774.

Madde 78 — Beyyine hüccet-i müteaddiye ve ikrâr hüccet-i kâsıradır.

MC. 80, 81, 1384, 1572, 1642, 1676.; HUMK. 236, 254, 299.

Madde 79 - Kişi ikrârıyla muaheze olunur.

MC. 79, 81, 1127, 1573, 1575, 1588, 1632, 1654.

Madde 80 Tenâkuz ile hüccet kalmaz, lâkin mütenâkızın aleyhine olan hükme halel gelmez.

Meselâ, şehidler şahâdetlerinden rücû' ile tenâkuz etdiklerinde şahâdetleri hüccet olmaz, lâkin evvelki şahâdetleri üzerine kâdî hükmetmiş ise bu hüküm dahi bozulmayıp mahkumunbihi şahidlerin tazmin etmesi lazım gelir.

Mc. 78, 90, 1729, 1730.

Madde 81 - Asıl sâbit olmadığı halde fer'in sâbit olduğu vardır.

Meselâ, bir kimse filanın filana şu kadar kuruş deyni vardır, ben dahi kefilim dese ve asillin inkârı üzerine dâ'in iddi'â etse meblağ-ı mezburu kefilin vermesi lazım gelir.

MC. 78, 1632.

Madde 82 - Şartın sübûtu indinde ana muallak olan şeyin sübûtu lazım olur.

MC. 83, 84, 408, 494, 623, 1456, 1584.; TMK. 2.

Madde 83 - Bi-kaderi'l-imkân şarta mürâat olunmak lâzım gelir.

MC. 82, 84, 186, 187, 189, 287, 398, 468, 474, 777, 813, 884, 1073, 1166, 1420, 1337, 1402, 1561.; TMK. 2.

Madde 84 - Va'dler suver-i ta'lîki iktisâ ile lazım olur.

Meselâ, sen bu malı filan adama sat, eğer akçesini vermez ise ben veririm dese ve mali alan akçeyi vermese bu vaidi eden kimsenin akçeyi vermesi lazım gelir.

Madde 85 - Bir şeyin nefi zamânı mukâbelesindedir. Yani, bir şey telef olduğu takdirde hasârı kime âit ise anın zamanında demek olup ol kimsenin bu vechile zama_ nı ol şey ile intifâ'a mukâbil olur.

Meselâ, hıyar-ı ayb ile reddolunan bir hayvanı müşteri kullanmış olmasından dolayı bâyi' ücret alamaz. Zira kable'l-redd telef olaydı hasarı müşteriye ait olacaktı.

MC 86, 87, 88. 236, 344, 393. 891, 903.

Madde 86 Ûjcıı•t ile zanıân miictcmi' olmaz.

85, 8188, 416, 4698 511, 536, 545, 548, 551, 596.

Madde 87 Mazarrat menfa'at mukâbelesindedir. Yani, bir şeyin menfa'atına nâil olan anın mazarratına da mütehammil olur.

Mü 85, 86, 88, 292, 1073, 1152, 1308, 1316, 1319, 1324, 1327, 1328.

Madde 88 - Külfet ni'mete ve ni'met külfete göredir.

MC. 85, 86, 87.

Madde 89 - Bir fflin hükmü fâiline muzâf kılınır ve mücbir olmadıkça âmirine muzafkılınmaz.

MC 90, 92, 93, 95, 9. Kitap, 293.

Madde 90 Mübâşir yani bizzat fâil ile mütesebbib müctemi' oldukda hükm ol fâile muzaf kılınır. Meselâ, birinin tarîk-i âmmda kazmış olduğu kuyuya diğeri, birinin hayvanını ilkâ ile itlâf etse o zâmin olup kuyuyu hafr eden kimseye zamân lâzım gelmez.

MC. 89, 91, 92, 93, 922, 1828.; TCK. 52, 64-67.; TBK. 41, vd.

Madde 91 Cevâz-ı şer'î zamâna münâfi olur. Meselâ, bir adamın kendi mülkünde kazmış olduğu kuyuya birinin hayvam düşüp telef olsa zamân lazım gelmez.

MC. 92, 93, 796, 798, 822, 824, 875, 924, 1075, 1192.; TCK. 52, 64-67, 78, 49-51.

Madde 92 - Mübâşir mütelammid olmasa da zâmin olur.

MC. 91, 93, 912, 913, 926.; TBK. 41 vd.

Madde 93 - Mütesebbib müteammid olmadıkça zâmin olmaz.

MC. 91, 93, 913, 924.; TBK 41 vd.

Madde 94 - Hayvanâtın kendiliğinden olarak cinâyet ve mazarratı hederdir.

MC. 81, 929, 9311 932, 933, 939.; TBK. 56.

Madde 95 - Gayrın mülkünde tasarrufla emretmek bâtıldır.

MC. 96, 97, 125, 657, 1007, 1510.; TBK. 410, 411, 413.; TMK. 900 vd.

Madde 96 - Bir kimsenin mülkünde anın izni olmaksızın âhar bir kimsenin tasarruf etmesi câiz değildir.

MC. 27, 45, 95, 97, 365, 446, 799, 857, 919, 1075, 1078, 1079, 1459, 1546.

Madde 97 Bilâ-sebeb-i meşrûJ birinin malını bir kimsenin ahz eylemesi câiz olmaz.

MC. 95, 96, 369, 891, 889.; TMK. 2.; TBK. 61, 41 vd.

Madde 98 - Bir şeyde sebeb-i temellükün tebeddülü ol şeyin tebeddülü makâmı na kâimdir.

MC, 255,

Madde -- 1<i1Ìi Ici bir }eyi valqtinden evvel isti'câl eyler ise mahrûmiyetle tnu iàteb 01 (tr. TM K, 285-286.; TCK. 343, 477.

Madde 100 Her kim Ici Rendi taraflndan tamam olan ;eyi nakz etmege sa'y ederse satyi nu•rduttur.

MC, 19, 356, 368, 616, 898, 1658.; TMK. 3-4.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.