Türkçe - İngilizce

1. (Askeri) retired «Harun retired at sixty.» - «Harun altmış yaşında emekli oldu.»

2. retiree

3. retired person

4. retirer

5. retired employee

6. old-age pensioner

7. lucubrate

8. superannuated

9. retiring «Harun said he was retiring.» - «Harun emekli olduğunu söyledi.»

10. old age pensioner

11. pensioner

12. retired; (old age) pensioner

13. emeritus

14. pensionary

15. pensioned

16. retired to

17. laborious

İlgili Terimler ve ingilizcesi[düzenle | kaynağı değiştir]

1. emekli olmak:retire «When did you retire?» - «Ne zaman emekli oldun.»

2. emekli maaşı:pension «I could lose my pension.» - «Emekli maaşımı kaybedebilirim.»

3. emekli olma:retiring «Harun said he was retiring.» - «Harun emekli olduğunu söyledi.»

4. emekli olmak:be retired

5. emekli aylığı:retirement check

6. emekli aylığı:old-age pension

7. emekli aylığı:retired pay

8. emekli aylığı:old age pension

9. emekli aylığı vermek:pension «I could lose my pension.» - «Emekli maaşımı kaybedebilirim.»

10. emekli kimse:pensioner

11. emekli maaşı:(Ticaret) retirement benefits

12. emekli maaşı:pensions

13. emekli maaşı:(Ticaret) retirement allowance

14. emekli maaşı:retirement pension

15. emekli olarak:retiring «Harun said he was retiring.» - «Harun emekli olduğunu söyledi.»

16. emekli olmak:be out at grass

17. emekli olmak:step down

18. emekli sandığı:government retirement fund

19. emekli subay:(Askeri) veteran

20. emekli tröstleri:pension trusts

21. emekli ikramiyesi:retirement pension

22. emekli aidatı:(Ticaret) pension fund contribution

23. emekli asker:ex-serviceman

24. emekli asker:retired soldier

25. emekli askeri personel:retired military personnel

26. emekli aylığı:retirement pay, pension

27. emekli aylığına hak kazanmak:entitle to a pension

28. emekli devlet adamı danışman:elder statesman

29. emekli edilebilir:pensionable

30. emekli etmek:put out to grass

31. emekli etmek:pension «I could lose my pension.» - «Emekli maaşımı kaybedebilirim.»

32. emekli etmek:superannuate

33. emekli etmek:pension off

34. emekli etmek:retire «When did you retire?» - «Ne zaman emekli oldun.»

35. emekli fonu:pension fund

36. emekli ikramiyesi:retirement grant

37. emekli ikramiyesi:retirement pension bonus

38. emekli maaşı:superannuation

39. emekli maaşı:retired pay

40. emekli maaşı:old age pension

41. emekli maaşı:old age annuity

42. emekli maaşı:retiring pension

43. emekli maaşı alan kimse:(Ticaret) retirement pensioner

44. emekli maaşı alıyor olmak:be on a pension

45. emekli maaşı vermek:enpension

46. emekli olabilir:pensionable

47. emekli olma:superannuation

48. emekli olmak:to retire «I'm not ready to retire.» - «Emekli olmak için hazır değilim.»49. emekli olmak üzere olan yönetici:lame duck

50. emekli olmak/ye ayrılmak:(for an employee) to retire

51. emekli olmuş:ex service 52. emekli olmuş bayan:emerita

53. emekli sandığı:superannuation fund

54. emekli sandığı:pension fund

55. emekli sağlık sigortası:(Ticaret) retiree medical

56. emekli sicil numarası:(Ticaret) pensioner registry number

57. emekli yaşam sigortası:(Ticaret) retiree life

58. emekli ödeneği fonu:(Ticaret) pension payment fund

59. emeklilere yapılan ödemeler, emekli maaşı:(Hukuk) pension «I could lose my pension.» - «Emekli maaşımı kaybedebilirim.»

60. emekliler:retirees

61. emekli ol:{f} retiring «Harun said he was retiring.» - «Harun emekli olduğunu söyledi.»

62. emekli ol:{f} retired «Harun retired at sixty.» - «Harun altmış yaşında emekli oldu.»

63. emekli ol:retire «When did you retire?» - «Ne zaman emekli oldun.»

64. emekliler:the pensioners

65. yaşlılık emekli aylığı fonu:pension fund for elderly

66. emekli olmak:retire to pasture

67. maluliyet emekli maaşı:disability pension

68. yaş haddinden emekli etmek:superannuate 69. yaşlılıktan emekli edilmiş:superannuated

Türkçe[düzenle | kaynağı değiştir]

1. Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli

2. Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan (kimse)

3. Cevat Fehmi Başkut'un bir oyunu

4. Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan (kimse): "Buraya gelenler hep asker emeklileridir."- H. Taner

5. (Hukuk) MÜTEKAİT

6. tekaüt

İlgili Terimler[düzenle | kaynağı değiştir]

1. emekli aylığı: Emekli olduktan sonra ödenen aylık, emekli maaşı

2. emekli ikramiyesi: Emekli olma sırasında yapılan toplu ödeme

3. emekli maaşı: Emekli aylığı

4. emekli olmak: Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanun ile sağlanan haklardan yararlanarak görevinden ayrılmak, tekaüt olmak

İlgili Terimler[düzenle | kaynağı değiştir]

1. emekli sandığı:Superannuation fund, [[pension fund

]]Şablon:Yaşlı

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.