FANDOM


Türkler

İtalyan müelilflerinden Edmonda de Amicis'in Constantinople" ismiyle Fransızcaya tercüme edilen eserinin 420. sahifesinde şu itirafa tesadüf edilir.

"Filhakika görünüşe göre İstanbul Türk halkı Avrupa'nın en nazik ve en kibar cemaatıdır. İstanbul'un en ıssız sokaklarında bile bir yabancı için hiç bir hakarete uğramak tehlikesi yoktur; hatta namaz vakitlerinde bile camileri gezmek kabildir. Ve o vaziyette bir ecnebi bizim kiliseleri ziyaret eden bir Türk'ten daha çok hürmet ve riayet göreceğinden emin olabilir. Halk arasında küstahça bir bakış şöyle dursun, fazla mütecessis bir nazara bile, hiç bir zaman tesadüf edilemez. Kahkaha sesleri gayet nadirdir. Sokakta kavga eden ayak takımı hiç yoktur. Kapılardan, pencerelerden, dükkanlardan hiç bir kadın sesi aksetmez. Hiçbir fuhuş tezahüründen, hiçbir münasebetsiz hareketten eser görülmez. Çarşının kudsiyeti de camiden aşağı değildir. El ve kol hareketleriyle lakırdı bakımından büyük bir imsake tesadüf edilir. Halk arasında şarkıdan, kahkahadan, bağırıp çağırmadan eser yoktur. Sokakları tıkayarak herkesi rahatsız eden toplantılar görülmez.

Türkiye'de terbiyeli insanlar içki içmez, kumar oynamazlardı.

Büyük Fransız şairi ve edibi Lamartine'in "Voyages en Orient" isimli bir ciltlik eserinin 259. sahifesinde, Türk'ün merhameti üzerine şu satırlar yer alır:

"Türkler, canlı ve cansız mahlukatın hepsiyle iyi geçinirler. Ağaçlara, kuşlara, köpeklere velhasıl Allah'ın yarattığı her şeye hürmet eder, şefkat gösterirler. Bizim memleketlerde (yani Fransa ve komşularında) başı boş bırakılan veyahud ta'zib edilen bu zavallı hayvan cinslerinin hepsine şefkat ve merhamet gösterirler. Bütün sokaklarda mahalle köpekleri için muayyen aralıklarla su kovaları sıralanır. Bazı Türkler ömürleri boyunca besledikleri kumrular, güvercinler için, ölürken vakıflar tesis edip, kendilerinden sonra da yem serpilmesini temin ederler. Türk'ün fazileti, irade-i ilahiyeye dalma inkiyadında ve akidesi de takdiri ilahiyede gösterilebilir, işte bu imanla bütün dünya fethedilebilir. Türk çok konuşmaz; izzeti nefs ve cemiyet hayatı zevklerine pek ehemmiyet vermez; tabiattan aldığı zevkler ona kafi gelir. Dalar, düşünür, her şeyi tabiattan istihraç ettikten sonra, Allah'a irca' eder. Daima, Allah onun fikrinde ve zikrindedir. Kısır bir fikir şeklinde değil, adeta elle tutulabilecek, zahir, bedîhî ve amelî bir hakikattir. Zabıta vukuatı olmayan memleket!

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.