FANDOM


Kocakarı ile Ömer Safahat Bayrak
Mehmet Akif Ersoy
Cânan Yurdu


3'lü iki beyitin tablo sunumuEdit

Şiir Metni
Güncel Türkçesi
''''Hears and looses himself as if he saw the God in hereafter! "With that joy without being tired, even the heaviest load'
"İhtilaf ı metâli' sebebiyle küre üzerinde ezansız zaman yoktur"

Zaman geçmez ki yüz binlerce kalbin vecd-i sekrânı,

"Güneşin her yerde farklı zamanda doğması'sebebiyle yeryüzünde ezansız zaman yoktur. "'''Zaman geçmez ki yüz binlerce kalbin sarhoş eden vecdi,
There is no time without azanSince the sun rises at different times everywhere on earth."No time passes hundreds of thousands of drunken ecstasy of the heart,
'Zeminden yükselip,göklerde vahdetzâr-ı Yezdân-ı'Ararken, dehşet-âkîn etmesin bir sayha vicdânı
'Yerden yükselip, göklerde Allah'ın vahdet bahçesini'Ararken, bir haykırış dehşetle doldurmasın vicdanı
Rose from the earth while seeking the unity of God in the heavens,don't let a cry in horror fill the conscience
'Ne lâhûtî sadâ "Allâhu ekber!" sarsıyor cânı...'Bu birgülbank-i Hak'tır, çok mudur inletse ekvânı?
'Ne ilâhî bir ses "Allahu ekber!" sarsıyor canı...'Bu bir Hakk'a yakarıştır, çok mudur inletse dünyaları?
'What a divine voice, "Allahu akbar!" shaking the soul...This is a plea to Hakk, is it too much that it shakes the world?
'Bu lâhûtî sadâ çıktıkça cûşa-cûş olup yerden,'İner esrâr-ı kudret kibriyâ tavrıyle göklerden.
'Bu ilâhî ses coşup yükselince yerden,'İner Allah'ın sırları bütün ululuğuyla göklerden.
When this divine voice rises from the ground, All the secrets of God descends from heaven with their whole greatness.
'Bütün âheng-i hilkat yâd ederken Hakk'ı ezberden,'Vicâhî feyz alır artık o nûru'n-nûr-i ezherden:
'Yaratılışın bütün ahengi okurken Hakk'ı ezberden,'Yüzyüze feyz alır artık o parlak nurlar nurundan:
'While reading Hakk the harmony of creation oversee all recite, "Now gets enlightened from the bright light of the light:
'Hüveydâ şimdi cânandır seherden, şâm-ı esmerden!'Seher vaktinde mevcûdât, nûşîn hâb içindeyken,
'Şimdi seherde ve gece karanlığında canandır görünen!'Seher vaktinde varlıklar, tatlı bir uykudayken,
'Now what is seen is the beloved in the twillight and in the darkness of night !When the creatures are in a sweet sleep in the early morning,
'Bu rûhânî nevâ âfâkı mevcâ-mevc edip birden;'Muhîtin kalb-i hâmûşunda başlar bir hazin şîven.
'Bu rûhânî ses ufukları dalgalandırıp birden;'Havanın suskun gönlünde başlar hüzünlü bir inleme.
'This spiritual voice suddenly undulates the horizons;a sad moaning begins in the mute soul of the air
'Bakarsın her taraf zulmet, fakat bir zulmet-i rûşen!'Semâ bîdâr, her yıldız Cemâlu'llâh'a bir revzen.
'Bakarsın her yan karanlık, fakat parlak bir karanlık!'Gök uyanık, her yıldız Allah'ın cemaline bir pencere.
You see everywhere is dark,but brightly dark Heaven is awake, each star is a window to the image of God.
'Maîşet kayd-ı can fersâsının mahkûm-ı, bîzârı,'Bütün bîçâreler gündüz bu yâd-ı merhametkârı,
'Ruhu yıpratan geçinme kaydına mahkûm ve bıkkın'Bütün zavallılar, gündüz, bu merhamet dolu sözleri
Prisoner to the soul corroding subsistence fears and bored, The poor,during the day,this words full of mercy
'Duyar sermest olur görmüş kadar ferdâ-yı Dîdâr'ı!'O neşveyle, yorulmak şöyle dursun, en ağır bârı,
'Duyar ve kendinden geçer sanki görmüş gibi ahirette Allah'ı!'O neşeyle, yorulmak şöyle dursun, en ağır yükü
Hears and looses himself as if he saw the God in hereafter! "With that joy without being tired, even the heaviest load
'Sürükler görmeden, göstermeden yılgınlık âsârı.'Güneş mağrib-güzîn olmuş semâ esmer, ufuk gülgûn;
'Sürükler görmeden, göstermeden yılgınlık belirtisi.'Güneş batmaya dönmüş, gökyüzü kararmış, ufuk gül renkli;
Carries without having,showing a sign of exhaustion.'The sun has been ready to set, the sky darkened, the horizon has been rose-colored;
'Zaman durgun, zemin muğber, cihan dembeste, can mahzûn;'Gariblik rû-nümâ yer yer, sükûnet dembedem efzûn...
'Zaman durgun, zemin kırgın, dünya susmuş, can hüzünlü;'Bir yalnızlık hissi duyulur yer yer, sessizlik gitgide artar..
'Time is stagnant, ground is broken, world is silent, soul is sad,' a feeling of loneliness is felt in some places, the silence gradually increases ..
'Bakarsın bir de gülbank-i İlâhiden dolup gerdûn,'O tenhayî-i sevdâvî olur Allâh ile meskûn!
'Tam bu anda dünyayı ezan sesleri kaplar'Ve o sevda duygusu taşıyan tenhalık Allah'ın varlığıyla dolar.
'At this time sound of azan covers the world 'And the desolation carrying the feeling of love fills with the presence of God.
'İnip vaktâ ki leylin dest-i istîlâsı gabrâya,'Serer dünyâya zulmetten adem çeklinde bir sâye;
'Gecenin istilâ eden eli yeryüzüne inip,'Dünyanın üstüne yokluk hissi veren karanlıktan bir gölge serdiğinde,
'When the hand of night which invades,goes down the earth,' And spreads a shadow of dark which gives a feeling of absence on earth,
'Nazar medhûş, müstağrak giderken zîr ü bâlâya.'Döner, "Allâhu ekber" cûşu yükseldikçe Mevlâ'ya,
'Gözler korkulu ve esrara dalmış bir halde bir göğe bir yere bakıyorken,'"Allahu Ekber" haykırışı yükselince Mevla'ya,
The eyes are looking once to the sky once to the earth scared and moony , "Allahu Akbar "outcry rises to the God
'O muzlim sîne-i hilkat tecellîzâr-ı Sînâ ya!'Senin, dem geçmiyor, yâdınla lebrîz olmadan eb'âd!
'Varlığın o karanlık sinesi Sinâ'daki tecelli makamına döner.'Mesafeler her an seni anan sözlerle çınlamaktadır!
'The dark bosom of presence turns to the manifest authority in Sinai. "Distances are clanging with the words commemorating you!
'Ne müdhiş saltanat yâ Rab, nasıl âsûde istibdâd!'O istibdâda hürmettir ezanlar, subhalar, evrâd...
'Ya Rab, bu ne müthiş hükümdarlıktır, varlıkları nasıl rahatlıkla böyle hükmün altına almaktasın!'Ezanlar, teşbihler, zikirler hep o hakimiyete duyulan saygıdır.
'O Lord, what a great sovereignty is that, how easily you dominate the creatures!Azans,similes, chanting are always the respect felt for that sovereignty.
'Hayır, sen rûh-i rahmetsin, bu sesler senden ister dâd,'Verir miydin, eğer dâd etmesen, feryâda isti'dâd?
'Fakat sen aslında merhamet ruhusun, bu sesler senden ister adalet!'Yoksa feryada hiç imkân verir miydin, etmeyecek olsan adalet!
'But you are actually the soul of mercy,this sounds requests justice from you! "Or would you allow for wail,if you will be unfair!
'Gunûde rûh-i tabîat samîm-i zulmette...'Sitâreler bile bâlâ-yı sermediyyette,
'Tabiatın ruhu uyumakta karanlığın kalbinde...'Yıldızlar bile sonsuz bir yükseklikte
The spirit of nature is slleping in the heart of darkness ...' even the stars are at an infinite height
'Yavaş yavaş uyumak istiyor yumup gözünü;'Seher semâların altında, açmıyor yüzünü.
'Yavaş yavaş uyamak istiyor yumup gözünü,'Sabah göklerin altında henüz açmıyor yüzünü.
'Little by little wants to close its eyes and sleep, orning has not showed its face under the sky yet.
<div lang="tr" dir="utf-8" style="font-size:1.3em;padding:0.25em;">Firâş-ı leylde dinmiş bütün enîn-i hayat, Ridâ-bedûş-i sükûnet önümde hep safahat. </div>
'Hayatın bütün iniltisi gecenin yatağında susmuş,'Varlığın bütün cepheleri sessizliğin örtüsüyle örtülmüş.
All the groan of life has been silent in bed of night,All the facades of presence are covered with a layer of silence.
'Görüp muhîtimi dalgın hamûş bir vecde,'O hâli ben de temâşâya daldım âsûde.
'Çevremi sakin bir vecde dalmış gördüm.'O hali ben de huzur içinde seyre daldım.
I've seen my environment engrossed in a quiet ecstasy.' I started to watch that state in peace.
'Nigâhı mest ediyorken bu levha-i mahmûr,'Ufukta yükselerek bir sadâ yı dûrâ-dûr,
'Bu mahmur tablo gözleri mest ediyorken,'Uzaktan uzağa bir ses ufukta yükselerek,
While this sleepy picture is enchanting the eyes ,' A sound rising in the horizon away,
'Yayıldı rûy-i zemînin o anda her yerine,'Sokuldu leyl-i ketûmun bütün serâirine.
'Yayıldı yeryüzünün o anda her yerine,'Sokuldu sır vermeyen gecenin bütün gizliliklerine.
'Spread all over the earth at that moment,and crept into the whole mystery of the secret keeping night.
'Cihân-ı nâimi kaldırdı, bî-karâr etti,'Zalâm içinde ne âlemler âşikâr etti!
'Uyuyan dünyayı kaldırdı, hareketsizliğe son verdi,'Karanlıklar içinden ne âlemler ortaya çıkardı!
Awakened the sleeping world, put an end to passivity,' What kind of words it revealed from the dark!
'O yükselen sesi tekrîre başlayıp eb'âd,'Duyuldu sîne-i şebden medîd bir feryâd.
'Uzaklıklar bu yükselen sesi tekrarlayıp yeniden,'Uzun bir feryat duyuldu gecenin kalbinden,
'Distances repeated this rising sound again,A long wail was heard from the heart af the night.
'Semâya çıktı o feryâd, âh-ı ümmet olup!'Semâdan indi o feryâd, rûh-i rahmet olup!
'Göğe çıktı o feryat, ümmetin âhı olup!'Gökten indi o feryat, rahmetin ruhu olup!
becoming the curse of the nation rose to the sky!becoming the soul of mercy came down from the sky!
'Uzaktan andırıyorken, demin, heyûlâyı;'Semâ'hâne-i leylin birer küçük nâyı
'Heybetli minareler demin uzakta'Dikilmiş karaltıları andırıyorken
While the greathe was minarets were resembling the standing silhouttes
'Gibiydi şimdi hayâlimde her menâr-ı mehîb...'O taş yürekte bu sûzişli nağmeler ne garîb!
'Şimdi hayalimde gece semahanesinin küçük neylerine benzedi.'O taş yürekte bu dokunaklı nağmeler ne kadar garipti!
Now looked like the stars of night in my imaginations . How weird the touching tunes were to that stony-heart!
'O nây pârelerin sonra hepsi hemdem olup,'Uyandı rûh-i sükûnette bir azîm âşûb.
'Sonra o neylerin hepsi birbirine yoldaş oldu,'Sessizliğin ruhunda büyük bir kargaşa koptu.
'Then they all comraded to eachother,A great chaos broke out in the soul of silence.üme
'Coşunca âlem-i câmidde sayha-i tehlîl,'Minâreler bana gelmişti sûr-i İsrafil:
'Cansız görünen âlemde coşunca tehlil sesleri,'Minareler sanki İsrafil'in Sûru idi:
When the sounds of allotment gushed, Minarets were as if they are the Raphael's pipe:
'Muhîte çekmiş iken dest-i şeb, ridâ-yı memât;'Uyandı karşıki evlerde lem'a lem'a hayât.
'Gecenin eli çevreye çekmişken ölüm örtüsü;'Uyandı karşıki evlerde hayat parıltıları.
'cover of the night, the hand of death çekmişken environment;' He woke up the glitter of life opposite homes.
'Uyandı sonra avâlim, uyandı rûh-i sabâh;'Uyandı hâb-ı ademden birer birer eşbâh;
'Uyandı sonra âlemler, uyandı sabahın ruhu;'Uyandı yokluk uykusundan birer birer bedenler;
Then the universe woke up so did the morning;One by one, the bodies woke up from the sleep of absence;
'Uyandı bende de bir şeb-çerağ-ı zulmet-sûz,'Ki tâ ebed olacak feyz-i Hak'la sîne-firûz.
'Uyandı bende de karanlığı yakan bir gece çerağı,'Ki sonsuza dek Hakk'm bereketiyle aydınlatacak yüreğimi.
A night kindling firing the dark woke up inside me,so will enlighten my heart with blessing of Hakk.
'Tasavvur eylemem artık zevâl o meş'a için...'Meğer ki nûr-i İlâhi ufûl edip gitsin
'O meş'alenin söneceğini artık tasavvur bile etmem.'Meğer ki İlâhi nur batıp gitsin.
I can not imagine that this torch will burn out now.It turns out that the Divine light will not burst up.


Safahat logo

Şablon:Düz liseler için safahat projesi
Şablon:Anadolu liseleri için safahat projesi
Şablon:Sosyal Bilimler Liseleri için safahat projesi
Şablon:Türki Dillerde Safahat Projesi
Şablon:Safahat İngilizceye Tercüme Projesi

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.