Yenişehir Wiki
Advertisement
Yenişehir Wiki
80.753
pages
Yenişehir...jpg
Header blue.jpg
Kur'an-ı Kerim Portalına Hoş Geldiniz
[[Image:|22px]]   
Gaşiye Suresi
89 .Fecr Suresi . الفجر
Beled Suresi
Mekke döneminde inmiştir. 30 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki fecr kelimesinden almaktadır.
Muhammed_Sıddık_el_Minşevi_-_Fecr_Suresi.HD

Muhammed Sıddık el Minşevi - Fecr Suresi.HD


Ayet No
Ayet Metni
Elmalı Meali (Orijinali)
İngilizce Meali (Yusuf Ali)
1
Rahmân[1] ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle"
Acıyıcı*[2], esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım
In the Name of Allâh, the Most Gracious, the Most Merciful
Kasem olsun ki fecre
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


وَلَيَالٍ عَشْرٍ
Ve leyâli aşre
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ
Ve şef'ü vetre
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


وَاللَّيْلِ إِذَا يَسْرِ
Ve geceye: geçeceği sıra
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


هَلْ فِي ذَلِكَ قَسَمٌ لِّذِي حِجْرٍ
Nasıl bunlarda bir akıl sahibi için bir kasem var değilmi?
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
Görmedinmi rabbın nasıl yaptı Ade?
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


إِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِ
İreme zâtil'imâde
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


الَّتِي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِ
- Ki o beldeler içinde misli yaradılmamıştı -
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


وَثَمُودَ الَّذِينَ جَابُوا الصَّخْرَ بِالْوَادِ
Ve vâdîlerde kayaları kesen Semûde
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


وَفِرْعَوْنَ ذِي الْأَوْتَادِ
Ve o kazıkların sahibi Fir'avne
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


الَّذِينَ طَغَوْا فِي الْبِلَادِ
Onlar ki memleketlerde tuğyan etmişlerdi de
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


فَأَكْثَرُوا فِيهَا الْفَسَادَ
onlarda fesadı çoğaltmışlardı
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ

Onun için rabbın da üzerlerine bir azâb kamçısı yağdırıverdi

SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


إِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِ
Şübhesizki Rabbın öyle mırsad ile gözetmektedir
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


فَأَمَّا الْإِنسَانُ إِذَا مَا ابْتَلَاهُ رَبُّهُ فَأَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَكْرَمَنِ
Amma insan, her ne zaman rabbı onu imtihan edip de ona ikram eyler, ona ni'metler verirse, o vakıt rabbım bana ikram etti der
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


وَأَمَّا إِذَا مَا ابْتَلَاهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَهَانَنِ
Amma her nezaman da imtihan edip rızkını daraltırsa o vakıt da rabbım bana ihanet etti der.
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
كَلَّا بَل لَّا تُكْرِمُونَ الْيَتِيمَ
Hayır hayır doğrusu siz yetîme ikram etmiyorsunuz
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
وَلَا تَحَاضُّونَ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Ve bir birinizi miskîni ıt'ame teşvık eylemiyorsunuz
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ أَكْلاً لَّمّاً
Halbuki mîrası öyle bir yiyiş yiyorsunuzki
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُبّاً جَمّاً
yığmacasına
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
كَلَّا إِذَا دُكَّتِ الْأَرْضُ دَكّاً دَكّاً
Hayır hayır, Arz «dekken dekkâ» düzlendiği
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
وَجَاء رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفّاً صَفّاً
Ve rabbının emri gelip Melek «saffen saffâ» dizildiği vakıt
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
وَجِيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْإِنسَانُ وَأَنَّى لَهُ الذِّكْرَى
Ki Cehennem de o gün getirilmiştir, o insan o gün anlar, fakat o anlamadan ona ne fâide?
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
يَقُولُ يَا لَيْتَنِي قَدَّمْتُ لِحَيَاتِي
Ah der; nolurdu ben önce hayatım için (sağlığımda hayırlar) takdim etmiş olsa idim
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُ أَحَدٌ
artık o gün onun ettiği azâbı kimse edemez
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُ أَحَدٌ
Ve onun vurduğu bağı kimse vuramaz
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ
Ey o rabbına muti' olan nefsi mut'meinne
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً
Sen dön o rabbına hem râdıye olarak hem merdıyye de
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
فَادْخُلِي فِي عِبَادِي
Gir kullarım içine
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL
وَادْخُلِي جَنَّتِي
Gir Cennetime
SADELEŞTİRME
İNGİLİZCE MEAL


Latin Harflerine Transkriptli Metin[]

Bismillahirrahmanirrahim


1. Vel fecri.

2. Ve leyalin 'aşrin.

3. Veşşef'ı velvetri.

4. Velleyli iza yesri.

5. Hel fiy zalike kasemün liziy hıcrin.

6. Elem tere keyfe fe'ale rabbüke bi'adin.

7. İreme zatil'ımadi.

8. Elletiy lem yuhlak mislüha fiylbiladi.

9. Ve semudelleziyne cabussahre bilvadi.

10. Ve fir'avne ziyl'evtadi.

11. Elleziyne tağav fiylbiladi.

12. Feekseru fiyhelfesade.

13. Fesabbe 'aleyhim rabbüke sevta 'azabin.

14. İnne rabbeke lebil mirsadi

15. Femmel'insanü iza mebtelahü rabbühu feekremehu ve na'amehu feyekulü rabbiy ekremeni.

16. Ve emma iza mebtelahü fekadere 'aleyhi rizkahu feyekulü rabbiy ehaneni.

17. Kella bel la tükrimunelyetiyme.

18. Ve la tehaddune 'ala ta'amilmiskiyni.

19. Ve te'külunettürase eklen lemmen.

20. Ve tühıbbunelmale hubben cemmen.

21. Kella iza dükketil'ardu dekken dekken.

22. Ve cae rabbüke velmelekü saffen saffen.

23. Ve ciy'e yevmeizin bicehenneme yevmeizin yetezekkerül'insanü ve enna lehüzzikra.

24. Yekulü ya leyteniy kaddemtü lihayatiy.

25. Feyevmeizin la yü'azzibü 'azabehu ehadün.

26. Ve la yusiku ve sakahu ehadün.

27. Ya eyyetühennefsülmutmeinnetü.

28. İrci'ıy ila rabbiki radıyeten merdıyyeten.

29. Fedhuliy fiy 'ıbadiy.

30. Vedhuliy cennetiy.

X Meali[]

Bismillahirrahmânirrahîm


1. Tan yerinin ağarmasına andolsun,

2. On geceye andolsun,

3. Çifte ve teke andolsun,

4. Geçip giden geceye andolsun (ki, müşrikler azaba uğrayacaklardır).

5. Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.

6, 7, 8, 9, 10. (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

11, 12. Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

13. Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

14. Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

15. İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

16. Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

17. Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

18. Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

19. Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

20. Malı da pek çok seviyorsunuz.

21. Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

22, 23. Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

24. "Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.

25. Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.

26. Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.

27. (Allah şöyle der:) "Ey huzur içinde olan nefis!"

28. "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!"

29. "(İyi) kullarımın arasına gir."

30. "Cennetime gir."

footer= }}


Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Advertisement