FANDOM


Bakınız

Şablon:MBM - d


Denetçilerin denetimi Mülkiye müfettişi Mülkiye baş müfettişi
İçişleri Bakanlığı İİB/Teftiş Kurulu İİB/Teftiş Kurulu Başkanlığı

Mülkiye Başmüfettişi

ŞÜPHELİ FERDA İLERİ SORGU VE SAVUNMASINDA: Mülkiye baş müfettişiyim öncelikle sorgu sevk yazısında örgüt suçlamasını red ediyorum. bununla ilgili tespit ve deliller nelerdir. bunların açıkça ortaya konulması gerekmektedir. bu iddialar tamamen asılsız gerçek dışı ve iftiradır bu dava ile ilişkilendirilmemizin nedeni izmir C.başsavcılığının hazırladığı ve İzmir 12 ACM tarafından kabul edilen 2010/640 sayılı iddianameye konu varolduğu iddia edilen suç örgütüne kazandırılan ve bakanlığımıza ait olduğu değerlendirilen bilgi ve belgelerin TCK’nun 327 ile 334. maddesi kapsamındaki belgelerden olup olmadığını araştırmakla görevlendirilmemiz üzerine mülkiye baş müfettişi Ahmet Kaya ile birlikte düzenlediğimiz araştırma raporu tek bir araştırma raporu ile 10 farklı suç işlediğimiz iddia edilmektedir. yine sorgu sevk evrakında “istihbarat daire başkanlığı ve kom daire başkanlığı içerisinde yapılan terör örgütü mensupları tarafından hukuksuz olarak elde edilen ve bilahare yapılan incelemede devletin güvenliğine ilişkin belge ve yasaklanan belge olmadığı tespit edilen belgeler hakkında TCK’nun 327 veya 334. maddeleri kapsamında rapor düzenlediğimiz ve bu şekilde düzenlediğimiz raporlarla diğer örgüt mensupları ile birlikte T.C Bakanlıklarına ait bürokratların ve TSK mensuplarının tasfiye edilmesini


T.C. İZMİR 3. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ Sorgu No : 2015/453 Edit

Sorgu sağladığımız, anayasada belirtilen cumhuriyetin niteliklerini siyasi hukuki sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek devlet otoritesini zaafa uğratmak, değiştirmek veya temel hak ve hürriyetleri yok etmek kamu düzenini bozma ve devletin yönetim kademesinin değişmesinde etkin rol almamız” nedeni ile terör örgütü yönetici olduğumuz iddia edilmiştir. bu bir hezeyandır ve iddiaları kabul etmem mümkün değildir. müfettişliğimizce düzenlenen araştırma raporu sebebi ile hakkında işlem yapılan iddianame hazırlanan sanık veya şüpheli olan hakkında ön inceleme yapılan disiplin soruşturması yürütülen veya herhangi bir idari ceza alan hiç bir personel olmadığı halde sevk sorgu kağıdında sanki birden çok rapor düzenlemişiz gibi “düzenledikleri raporlarla diğer örgüt mensupları ile birlikte T.C Bakanlıklarına ait bürokratların ve TSK mensuplarının tasfiye edilmesini sağladığımız” şeklinde gerçek dışı tamamen asılsız iddialarda bulunulmuştur.Kaldı ki diğer bakanlık ve TSK ya ait olduğu iddia edilen belgelerin incelenmesi müfettişliğimizce yapılmamıştır. müfettişliğimizin böyle bir yetkisi de yoktur. sadece içişleri bakanlığına ait olduğu değerlendirilen İzmir C.Başsavcılığı tarafından bakanlığımıza gönderilen yaklaşık 3200 adet evrakın incelemesi yapılmıştır. müfettişliğimizce sadece hukuki mütalaa niteliğinde bir tane araştırma raporu düzenlenmiş olup, söz konusu rapor İzmir C. Başsavcılığının hazırladığı iddianamenin 12 ACM tarafından kabul edildiği 2012 yılı aralık ayından yaklaşık 6 ay sonra düzenlenmiştir. Bu nedenle müfettişliğimizce düzenlenen raporda ” T.C Bakanlıklarına ait bürokratların ve TSK mensuplarının tasfiye edilmesini sağlandığı” iddiası tamamen asılsız ve gerçek dışıdır. içişleri bakanlığında da gerek merkez gerekse taşra teşkilatlarından bu iddialar kapsamında görevden alınan hiç bir personel yoktur. düzenlemiş olduğumuz araştırma raporunda toplam 539z belgeden 380 adeti hakkında “TCK’nun 327 ve 334 Maddesi kapsamına girmedikleri” mütalaasında bulunulmuş buna karşın 4 adet belge ile ilgili “TCK’nun 327/1 maddesi kapsamına girdiği” ve 155 adet belge ile ilgili olarak da ” TCK 334/1 Maddesi kapsamına girdiği” görüş ve kanaatine varılmıştır. mülkiye teftiş kurulu başkanlığınca 07/06/2013 tarihli yazıda “müfettişliğimizce TCK’nun 327/1 maddesi kapsamına girdikleri yönünde görüş belirtilen 4 adet belgenin de TCK nun 334/1 maddesine girdiği” yönünde görüş oluşturmuştur ve bu görüş müsteşarlık makamı tarafından da benimsenerek içişleri bakanlığı görüşü olarak İzmir c. başsavcılığına gönderilmiştir. mülkiye müfettişleri bakan adına görev yaparlar. Bakanlık makamı tarafından uygun görülmeyen hiç bir araştırma raporunun geçerliliği yoktur. bu kapsamda söz konusu bakanlık görüşünden tüm belgeler TCK 334/1 maddesi kapsamında değerlendirildiği halde sorgu sevk evrakında bilahare yapılan incelemede “devletin güvenliğine ilişkin belge ve yasaklandığı tespit edilmeyen belgeler hakkında TCK 327 maddesi kapsamında rapor düzenlediğimiz iddia edilmektedir.” yine sorgu sevk evrakında geçen “anayasada belirtilen cumhuriyetin niteliklerini siyasi hukuki sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek devlet otoritesini zaafa uğratmak, değiştirmek veya temel hak ve hürriyetleri yok etmek kamu düzenini bozma ve devletin yönetim kademesinin değişmesinde etkin rol almaları sebebi ile” iddiası da tamamen dayanaksız ve gerçek dışıdır. buna ilişkin en ufak bir verim ortaya konulmadan böyle bir iddiada bulunulması son derece vahimdir ve büyük bir haksızlıktır aynı şekilde sorgu sevk evrakında “Devletin güvenliğine ilişkin belge ve yasaklanan belge olmadığının tespiti de” yine bir müfettiş görüşüdür müfettişliğimizce düzenlenen hukuki görüşün yanlış olduğu hususunda kesinleşmiş ve kazai muhakeme teşkil edecek hiç bir yargıtay, danıştay veya kesinleşmiş mahkeme kararı mevcut değildir. bu kapsamda düzenlediğimiz araştırma raporu ile ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum. İzmir C.Başsavcılığınca İzmir 12 ACM tarafından kabul edilen 2010/640 sayılı iddianameye konu var olduğu iddia edilen suç örgütüne kazandırılan ve bakanlığımıza ait olduğu değerlendirilen belge ve bilginin bakanlığımıza ait olup olmadığı ve söz konusu belgelerin TCK 327 ile 334 maddeleri kapsamına girip girmediği husunda ivedi olarak içişleri bakanlığının görüş bildirmesi istenilmiştir. içişleri bakanlığı personel genel müdürlüğü tarafından bu konuda araştırma onayı alarak mülkiye müfettişi


T.C. İZMİR 3. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ Sorgu No : 2015/453 Edit

Sorgu görevlendirilmesi cihetine gidilmiştir. Meshul görev teftiş kurulu tarafından mülkiye teftiş kurulu tüzüğü ve yönetmelik kapsamında mülkiye başmüfettişi ahmet kaya ile birlikte müfettişliğime verilmiştir. meskur araştırma kapsamında 3189 adet parçadan oluşan 539 adet belge müfettişliğimize çuvallar içerisinde teslim edilmiştir. müfettişliğimizce öncelikli olarak bakanlığımıza ait oluduğu değerlendirilen evrakın içişleri bakanlık merkez ve taşra birimlerine ait resmi evrak olup olmadığının tespit edilmesine çalışılmış ve içişleri bakanlığının ilgili birimleri ile yapılan yazışma ve birim sorumluları ile yapılan görüşme neticesinde evrakın tümünün içişleri bakanlığı merkez ve taşra birimlerine ait olduğu tespit edilmiştir. ayrıca bu çalışma esnasında bakanlığımıza ait olduğu gerekçesi ile içişleri bakanlığına gönderilen 371 parçadan oluşan 6 adet belgenin içişleri bakanlığı merkez ve taşra birimlerine ait olmadığı tespit edilerek başbakanlık makamına gönderilmiştir. ikinci aşamada söz konusu evrakının tasnifinin cihetine gidilerek bizzat müfettişliğimizce kayıt altına alınmış ve sonrasında da bütün belgeler tek tek incelenerek 8 grupta tasnife tabii tutulmuştur. tasnif işlemi yapılırken mülkiye teftiş kurulu tüzüğü, içişleri bakanlığı teşkilatı ve görevleri hakkındaki kanunu memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki kanun,

657 sayılı devlet memurları hakkında kanun, 3201 sayılı emniyet teşkilatı kanunu,2559 sayılı PVSK, 2803 SayılıJandarmaveTeşkilatgörevyetkileri kanunu, CMK , TCK ilekişiselverilerin korunması kanuntaslaklarıvediğer merimevzuathükümleriaraştırılmış, konuyailişkindanıştay veyargıtay kararlarıtaranmıştır. Bu kapsamdagruplandırma bakanlığımız personeliolan Vali, Vali Yardımcısı, Kaymakam,emniyetpersoneliilebelediyebaşkanlarıhakkındadüzenlenenön incelemedisiplinvearaştırma raporları, gizlisicilraporları, mülkiidariamirlerdeğerlendirme raporları, disiplincezaları , kişiselveriler, gizli , gizlilikdereceli belgeler, soruşturmaiddialarına ilişkinişlemdenkaldırmaonayları ileresmi belgeniteliği kazanmamışraporlar vegizlilikniteliği taşımayanveniteliğigereğigizlikalması zorunluolmayanevrak şeklinde yapılmıştır.

Müfettişliğimizceyapılanevrakneticesindetoplam 539adet belgeden380 adedihakkında “TCK nın327 ve 334maddeleri kapsamınagirmedikleri”mütalaasında bulunmuş.Bunakarşılık 4 adetbelgeileilgili”TCK.nın327 maddesi 1 fıkrasıkapsamınagirdikleri” ve155 adet belgeileilgili olarakda “TCK .nın334. maddesi 1fıkrasıkapsamınagirdiklerini” şeklindegörüş ve kanaatine varılmıştır. Müfettişliğimizin görüşünü ihtivaeden araştırmaraporu okunabilir veakıcıolabilmesitemin amacıyla gereksiztekrarlardansakınarakkaleme alınmış veteftiş kurulu başkanlığınagizli, gizlilikdereceli evrakolarak25/04/2013 tarihindeteslim edilmiştir. Bütün buişlemler3 aylık bir süreiçerisinde tamamlanmıştır. Daha sonrakisüreçtesöz konusu araştırmaraporu döneminteftişkurulubaşkan yardımcısıMustafa Uysalileteftişkurulu başkanıSadık AltınkaynakveiçişleribakanlığımüsteşarıSeyfullahHacımütfüoğlu tarafındanincelenerek(3 . gruphariç)müfettişliğimizin konuyailişkinhukuki görüşübenimsenmiş veiçişleri bakanlığı görüşü olarakİzmirCBS’yegönderilmiştir. Müfettişliğimiztarafından yapılan araştırmaveincelemearaştırmaları sonucunda içişleri bakanlığınaaitevrakın2/3 lükkısmındanfazlasınıTCK. nın327 ve 334 maddeleri kapsamındaolmadıkları kanaatinevarılmış vesöz konusu müfettişlikgörüşümüzü gerekmevzuathükümlerigerekseyargıtay içtihatlarınauygunolaraktespitedildiği düzenlenen bu araştırmaraporuilehakkımızda yürütülenön incelemeraporuveiçişleri bakanlığınca hakkımızda verilen soruşturmaizni verilmesi kararında dakabul edilmiştir.

İddiaedildiğininaksinemüfettişliğimizcearaştırılarak8 farklıkategoriyeayrılanbirçokbelgeiçerisindegerekyasagerekse tüzük , yönetmelik, yönerge ve diğer düzenleyici işlemlerleulaşılmasıkısıtlanmış belgelerbulunmaktadır. Bukonuda illaki ilgili kurumlardanyasaklamakararının alınıpalınmadığının sorulması zorunludeğildir.

Ziramevzuatımızdaki birçok yasabazıbilgi vebelgelere ulaşılmasını sınırlandırmıştır. Örneğin657 sayılıdevlet memurları kanunu , siçilraporlarınınvedisiplin soruşturmalarınıngizliliğikonusunda hükümleriçermektedir. 4483 SK.nagöre demuhbir vemüştekininkimlikbilgilerinin gizlitutulmasınıngerektiği belirtilmektedir. İçişleribakanlığı

T.C. İZMİR 3. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ Sorgu No : 2015/453 Sorgu mülkiye teftiş kurulu başkanlığı birim çalışma yönergesinde iş v e işlemlerdegizlilikesastır. Raporlaryazışmalarvedosyalarbaşkanlığın izniolmadanhiç kimseyegösterilemezverilemezveaçıklanamaz hükmününmevcutolduğu yaniteftiş kurulu başkanlığı tarafındanmüfettişlercedüzenlenenrapor vebelgelereulaşımın kısıtlandığı, ancak görevileilgili olması durumundabilgiyeulaşmaizni verildiği, yinepersonel genel müdürlüğüverilerine ulaşımın kısıtlandığı, dolayısıylayönetmelik, yönergegibidüzenleyiciişlemlerlebazıbilgive belgelerinaçıklanmasının yasaklandığı, illaki ilgilikurumlardanyasaklanma kararınınalınıpalınmadığının sorulmasını zorunlu olmadığı açıktır. Ayrıcauygulamadayasaklamakararınınalınması hususunda böyle biruygulamaveteamüldeyoktur. Araştırmaraporudüzenlediğimiz25/04/2013 tarihindeyaklaşık 2 yıl sonraaraştırma raporundakigörüşümüzüyanlışolduğundan bahisle teftişkurulbaşkanvebaşkan yardımcısıile birliktehakkımızdaön incelemeyapılmışveön inceleme sonucundaiçişleri bakanlığınca 20/08/2015 tarihinde soruşturmaiznikararı verilmesineizin verilmiştir. Söz konusukarara karşı Danıştay1dairesineitirazedilmiş olup karar haleninceleme aşamasındadır. Müfettişliğimiziniçişleri bakanlığınaaitolduğutespitedilenbelgelerileilgili düzenlemişolduğumezkurraporsadeceTCK.nın 327 ve 334 maddeler i kapsamındagörüşleriniiçermekteolup ,sözkonusubelgeleriniçişleri bakanlık personeli veya3 kişilertarafından teminedildiğinedairhiç biriddia, tespit veyasuçlamayıihtivaetmemektedir.

Müfettişliğimizce düzenlenen söz konusu rapora istinadenbakanlıkpersoneli veya herhangi bir kişi hakkında herhangi biradli veidari cezaiişlemtesis edilmemiştir.Düzenlenenaraştırma raporusebebiylemağdurolmadığı gibirapor ileilgili müşteki deyoktur. İdarehukukudoktirinin de müfettişraporları”icrai nitelikteolmayanidariişlemler” olduğuiçin doğası gereği kişilerüzerinde bir hukuksal sonuçdoğurmalarımümkün değildir. Bunlar hazırlıkişleminiteliğindeolupbelirli konulardaki görüş ve önerilerikapsayankarar vermeyeyetkili makamları bağlamayan kendiliğinden hukuksalsonuçdoğurmayan kesin veyürütülmesi zorunluolmayan hukukibelgelerdir. Birkez dahavurgulamakgerekirisemüfettişliğimiz tarafındanhazırlananaraştırmaraporu nedeniyle hakkındaişlem yapılan iddianamehazırlanan sanıkveyaşüpheliolan hakkınaöninceleme yapılan, disiplin soruşturması yürütülen veyaherhangi bir işlem yapılanhiç birpersonel yoktur. Yinemüfettişliğimizcedüzenlenen raporda hiç birbelgenin “devlet sırrı” niteliğindeolduğu değerlendirilmemiştir.Sadece4adet belgeninTCK. nun327 maddesinin 1 fıkrasına girebileceğişeklinde görüş belirtilmiş,ancakmüfettişliğimizinbu görüşüteftişkurulu başkanlığıncauygun görülmeyerekbakanlık makamına yazılan yazıdan”müfettişlerceTCK.nun327. maddesikapsamına girdikleri yönünde görüş belirtilen 4 adet belgenin deniteliğiitibariyle TCK.nun 334. maddesinin1 fıkrası kapsamınagirdiği”ifadeedilmiştir. Bunedenlebaşbakanlıkmüfettişininkordinesi ile ikimülkiye müfettişi tarafındanhakkımızdadüzenleneön inceleme raporundamüfettişliğimizce”bakanlıkpersonelinin devletsırlarınıaçığavurma suçlaması ilekarşıkarşıyabırakıldığı”iddiasınındayanaktan yoksunolduğuaçıkçagörülmektedir.

Düzenlenen rapornedeniyle”devletsırlarına karşısuçlar vecasusluk” başlığı altında yeralansuçlara muhattap olan hakkındadava açılan şüpheli ve sanık konumundaolan herhangi bir bakanlık personeli veya3. kişi deyoktur. Özetlemüfettişliğimizceiçişleri bakanlığınaolduğu tespit edilen belgede de düzenlenen sözkonusu rapor sadeceTCK.nun 327 ve334. maddeleri kapsamındagörüşleriniiçermekteolup , sözkonusu belgelerin içişleri bakanlığıpersoneli tarafındantemin edildiğinedairhiç biriddia, tespitvesuçlamayı ihtiva etmemektedir. Bu konudaadli veidariceza alanmağdurolanhiç birpersoneldemevcut değildir.Sonuç olaraksorgu sevkevrakındaiddia edildiği gibi benterörörgütü kurmadım. Yöneticisiveya üyesi dedeğilim.

Terörörgütükapsamındaiftira dabulunmadım.Suç uydurmadım. Evraktasahtecilik yapmadım. Kimsenin özelhayatının gizliliğini ihlal etmedim. Kişisel verileri kaydetmedim. Kişisel T.C. İZMİR 3. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ Sorgu No : 2015/453 Sorgu verilerihukukaaykırı olarak ele geçirmedim. yasaklanan bilgileriaçıklamadım., hiç birsuç deliligizlemedim, yok etmedim vedeğiştirmedim. Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmasuçlarını aslaişlemedim. Konususuçteşkiledeceken ufak bir eylemim yoktur. Bütün bu mesnetsiz ve iftira niteliği taşıyansuçlamaları reddediyorum. Yaklaşık27 yıldır Kaymakam vemülkiye müfettişi olarakiçişleri bakanlığındagörevyapıyorum. Bugün e kadarhiç biradli veidaricezaalmadım. Yüklendiğim bütüngörevleri devletimetam birsadakatileen iyişekildeyerine getirmeyegayretgösterdim. Mesleki hayatımboyunca hiç birkanun ve hukuka aykırı uygulamavefaaliyet içerisinde bulunmadım. Bütün suçumuzhukukigörüş vermektenibarettir. İddiaedileninaksine söz konusuaraştırma raporu nedeniyle hiç bir bakanlık personelinin veyadiğer kamu görevlileriyle 3. kişilerin mağduriyetine sebepolunmamıştır. Özetle suçsuzum, adaletintecelliedeceğineinanıyor veserbest bırakılmamı talepediyorum, gereğiniarzederim, dedi. Şüpheliyeemniyetifadesiokundu, soruldu;Hatırladığımkadarıylaifadem doğrudur, dedi.

Şüpheli Ferda İleri müdafiindensoruldu;Müvekkilin savunmasına ayneniştirakederim. DöneminTMK10 maddesi ile görevliİzmirCBSyürüttüğü soruşturma kapsamında çeşitli bakanlıklaraait belgelerin ele geçirilmesi nedeniyle (bu belgelerin ele geçirilmesi süreci ile hiçbir ilgimiz bulunmamaktadır) Bakanlıklara yazılar yazılmış, söz konusu belgeleri kendi bakanlıklarına ait olup olmadığını kendi bakanlıklarına ait ise TCK.nın 327 yada 334 madde kapsamına girip girmediği hususunda görüş sormuştur. Yazı İçişleri bakanlığına ulaşınca personel genel müdürlüğünün uygun görüşü ile müsteşara arz edilmiş, müsteşarın da bakanlık makamından aldığı olur ile gelen evrak, teftiş kurulu başkanlığına havale edilmiştir Mülkiye teftiş kurulu başkanlığı da müvekkilleri görevlendirmiş konu ile ilgili araştırma raporu düzenlenmesi istenmiştir. Araştırma raporu mülkiye teftiş kurulundaki anlamı bir konunun açıklığa kavuşturulması için o konuda görüş oluşturmaktır. Araştırma raporu hazırlanması 3 aylık bir süreye tabidir. Müvekkillerde söz konusu araştırma raporu kapsamındaki belgelerin kendi bakanlıklarına ait olup olmadığı hususunda merkez ve taşra teşkilatlarına yazılar yazarak görüş sormuş, gelen cevabi yazılara göre de evrak tasnifi yapılmıştır. Yani İzmir CBS den gelen evrakların İçişleri Bakanlığına ait olup olmadığı hususu da merkez ve taşra teşkilatlarından gelen cevabi yazılara göre belirlenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda 4 adet belgenin TCK.nın 327.maddesinde düzenlenen devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçuna girebileceği 155 adet evrakın da TCK.nın 334. maddesi kapsamına girebileceği yönünde görüş hazırlamışlardır. Geriye kalan 380 adet evrakın TCK.nın 327 yada 334. madde kapsamına girmeyeceği yönünde rapor hazırlamışlardır. Gelen evrakın da zaten tamamı bunlardan ibarettir. Hazırladıkları araştırma raporunun teftiş kurulu başkanlığına arz etmişler, teftiş kurulu başkanlığı da TCK.nın 327.maddesi kapsamına girdiği yönünde görüş bildirilen 4 adet belgenin de TCK.nın 327/1 kapsamına girmeyeceği yönünde düzeltme yaparak o belgelerin de TCK.nın 334.maddesi kapsamında değerlendirebileceği yönünde görüş oluşturulmuş, araştırma raporu müsteşara arz edilmiş, müsteşarın da yaklaşık 2 ay gibi bir süre ile imza etmesine müteakip evrak bakanlık görüşü haline gelerekpersonel genel müdürlüğüne havale edilmiş ve bakanlık görüşü değerini kazanarak İzmir CBS ye gönderilmiştir. Yani müvekkillerin çalışması ile hazırlanan raporun araştırma raporu değerini kazanması söz konusu değildir. Eğer bir sorumluluk var ise halihazırda Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği görevini yürüten Seyfullah Hacımüftüoğlu’nun da sorumluluğunun olduğu açıktır. Bizce yasaya, usule ve diğer düzenleyici işlemlere aykırı bir durum olmadığı için onunda sorumluluğunu doğuran bir durumun olmadığı kanaatindeyiz. Bu araştırma raporu nedeniyle müvekkillerimin terör örgütü kurduğu iddia edilmiştir. O zaman kurulduğu iddia edilen bu terör örgütü İçişleri Bakanlığının görüşü üzerine oluşturulmuştur. Müvekkillerimin hazırladıkları bu araştırma raporu nedeniyle başlarına gelmeyen kalmamıştır. Ancak gelin görün ki bu rapor sebebi ile müvekkillerim ve


T.C. İZMİR 3. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ Sorgu No : 2015/453 Edit

Sorgu dönemin teftiş kurulu başkanı ve başkan yardımcısı dışında kimse en ufak bir zarar görmemiştir. Zaten araştırma raporu İzmir CBS ye gönderildiği tarihte soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısınca İzmir ACM nde kamu davası açılmış, iddianame kabul edilmiş ve kovuşturmaya başlanmıştır. Bu araştırma raporu nedeniyle kimse disiplin soruşturmasına dahi maruz kalmaz iken müvekkillerim terör örgütü kurmak yönetmek suçlaması ile gözaltına alınmış, tutuklanmaları isteği ile huzurunuza kadar gelebilmişlerdir. Müvekkillerimin hazırladıkları araştırma raporu bir hukuki görüştür. İcra-i niteliği olmayan bir idari işlemdir.

Hukuksal niteliği gereği kişiler üzerinde doğrudan sonuç doğurması mümkün değildir. araştırma raporları kendiliğinden hukuksal sonuç doğurmayan kesin ve yürütülmesi zorunlu olmayan işlemlerdendir. Müvekkiller hakkında bu araştırma raporu nedeniyle soruşturma başlatılmış,görevi kötüye kullanma suçundan soruşturmaya izin verilmesi yönünde karar verilmiş tarafımızca yapılan itiraz üzerine dosya Danıştay 1.Dairesine gönderilmiştir. Henüz bir karar verilmemiştir. Ancak gelin görün ki soruşturma izni verilmesine dair Danıştay’dan karar çıkmadan yani kesinleşmeden şu anki teftiş kurulu başkanı ve müfettişlerce adeta yangından mal kaçırırcasına bu soruşturma izni verilmesine dair evrak İzmir CBS’ye gönderilerek müvekkillerim hukuku aykırı olarak soruşturmaya dahil edilmeleri sağlanmıştır. Kanaatimizce müfettişlerce yapılan bu işlem suç teşkil etmektedir. Bilahare bu işlemlere karşı yasal gereği tarafımızca yapılacaktır. Burada şu anki teftiş kurulu başkanının önceki teftiş kurulu başkanı, başkan yardımcısı ve müvekkillerimden intikam alma meselesi vardır. Deyim yerinde ise mesele ” kurdun kuzuyu yeme meselesidir”. Müvekkiller hazırlamış oldukları hukuki görüş olan araştırma raporunun yanlışlığını (ki yukarıda da ifade ettiğimiz üzere tek bir bakanlık çalışanı ya da 3.kişi mağdur edilmemiştir) yanlış olduğu başbakanlık teftiş kurulunun hazırlamış olduğu rapora dayandırmışlardır. Bu olayda başbakanlık teftiş kurulunun rapor hazırlamasının nedeni Sadık Altınkaynak’ın hakkında da soruşturma yapılıyor olması sebebiyledir. Zira mülkiye teftiş kurulu yönetmeliği gereğince Sadık Altınkaynak’ın önce teftiş kurulu başkanı olması hasebiyle soruşturmayı bizzat bakanın yapması gerektiğinden ancak bakan da böyle bir soruşturma yapmadığından başbakanlık teftiş kurulunca bu soruşturma yapılmış, başbakanlık teftiş kurulu içinde iki adet mülkiye müfettişinin bulunduğu 3 kişilik birheyetçe bu rapor hazırlanmıştır. Müvekkiller hakkında soruşturma izni verilmesine dair karar da ” kamu oyunda İzmir casusluk davası olarak bilinen dava kapsamında içişleri bakanlığı personelinin de yer aldığı araştırma raporu ve buna dayanak verilen görüşün dava kapsamında içişleri bakanlığı personelinin ve bakanlık personeli olmayan 3.kişileri TCK.nın devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk başlığı altında yer alan suçlara muhatap olabilmesinin yolunun açıldığı”, ” 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48.maddesinde devlet memurluğuna alınacaklarda devlet sırlarının açığa vurulmak suçlarından mahkum olmuş olmama şartının olduğu araştırma raporu nedeniyle bazı kişiler hakkında iddianame düzenlenebileceği, eğer mahkum olur iseler de zarar görebilecekleri iddia edilmiştir”. Müvekkillerim hakkında verilen soruşturma izni “zarara uğrayabilirlerdi, iddianame düzenlenip mahkum olsalardı devlet memuru olamazlardı” ihtimallerine dayandırılmıştır. Sayın hakimliğinize sormak istiyorum müvekkillerim olan mülkiye başmüfettişleri ve onların başkanı ve başkan yardımcısı olan kişiler acaba başka bir düşman ülkenin içişleri bakanlığı personeli midir? Zira diğer bakanlık personeli ya da 3.kişiler zarar görme ihtimalleri sebebi ile müvekkillerimin sorumluğunun varlığı iddia edilirken müvekkillerimin haklarının nasıl korunacağının izahı muhtaçtır. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Danıştay da görevi kötüye kullanma suçundan soruşturma izni verilmesine dair karara yapılan itirazın sonucu beklenmeden İzmir CBS’na kesinleşmemiş karar gönderilerek müvekkillerim soruşturmaya dahil edilmiş, müvekkillerim hakkında gözaltı işlemi uygulanmış, görevi kötüye kullanma suçu Ankara’dan İzmir’e geldikten sonra 10 suça dönüşmüştür ve birde terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlaması ile başbaşa bırakılmışlardır. Kaldı ki müvekkillerce hazırlanan rapor içeriği başbakanlık teftiş kurulunca


T.C. İZMİR 3. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ Sorgu No : 2015/453 Edit

Sorgu hazırlanan rapora göre hukuken daha doğrudur. Kaldı ki yanlış olsa bile ki olabilir, bu bir müfettiş görüşüdür, bağlayıcılığı bulunmamaktadır, örneğin müvekkiller hazırlamış olduklar araştırma raporunda TCK.nın 334.maddesinde düzenlen yasak bilgileri temin suçuna girebileceği suçu (yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklamasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden) müfettiş raporları, soruşturma, ön inceleme raporları bu kapsamda mütalaa edilmiştir. esasında başbakanlık teftiş kurulu ( içinde iki tane mülkiye müfettişi bulunan) yasayı açıp bakma zahmetinde bulunsalardı bunun böyle olduğunu göreceklerdi. Zira devlet memurları kanunu disiplin soruşturmalarına ilişkin iş ve işlemleri gizli olması gerektiğini açıkça düzenlemiştir.

Buna rağmen başbakanlık teftiş kurulunca hazırlanan raporda söz konusu belgelerin TCK.nın 334.maddesi kapsamına girmeyeceği ifade edilmiştir. Kanunun açık hükmüne rağmen başbakanlık teftiş kurulu yanlış mütalaa da bulunmuş ve TCK.nın 334. maddesine girmeyeceği yönünde görüş bildirmiştir. Oysa TOB Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuk Anabilim Dalı Öğretim üyesi ile yaptığım görüşmede bu olayı salt şekli ile anlattığımda müvekkillerimce hazırlanan görüşün doğru olduğu tarafıma ifade edilmiştir. Savcılık müvekkillerin tutuklanması istemli sorgu üst yazısında “FETÖ/PDYterör örgütün amacı doğrultusunda istihbarat ve kom daire başkanlığı içerisinde yapılanan terör örgütleri mensupları tarafından hukuksuz olarak elde edilen bilahare yapılan incelemede de güvenliğe ilişkin belge ve yasaklanan belge olmadığı tespit edilen belgeler hakkında TCK.nın 327. ve 334.maddeleri kapsamına girdikleri yönünde rapor düzenlemeleri ve bu şekilde düzenledikleri raporlarla diğer örgüt mensupları ile birlikte TC.Bakanlıklarına ait bürokratların ve TSK mensuplarının tasfiye edilmesini sağlayan Anayasa da belirtilen cumhuriyetin niteliklerini siyasi hukuki, laik, ekonomik düzeni değiştirmek , devlet otoritesini yıkmak, zarara uğratma veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, kamu düzenini bozmaları ve devletin yerel yönetim kademesinin değişmesinde etkin rol almaları sebebi ile mülkiye müfettişleri

Ferda İleri, Ahmet Kaya, Sadık Altınkaynak ve Mustafa Uysal’ın terör örgütü yöneticisi oldukları ve terör örgütü yöneticisi olmaları nedeniyle TCK.nın 220/5 maddesi delaletiyle işlenen tüm suçlardan sorumlu tutulmaları gerektiği iddia edilmiştir. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere bırakın tasfiye edilmeyi, disiplin soruşturmasına muhatap olan bırakın ceza soruşturmasını uyarma ya da kınama cezasına muhatap olan hiç kimse bulunmamaktadır. ama gelin görün ki müvekkiller İzmir CBS terör ve örgütlü suçlar bürosunun talimatı ile gözaltına alınmış terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlaması ile sayın hakimliğinize kadar sevk edilmişlerdir. Terörün tanımı 3713 sayılı, örgütün tanımı TCK.nın 227.madde ve 314.maddede düzenlenmiştir. Örgüt suçu, herkesin işleyebileceği alelade bir suç değildir. Örgüt suçu için hiyerarşik bir ilişki, emir talimat ilişkisi, suç işleme kararında irade birliği, devamlılık gibi unsurların bulunması gerekir. Terör suçlarında, suçun işleniş biçimi, suçun failinin kriminal bağlantısı, ideolojik saik, cebir şiddet, korku baskı, yıldırma yöntemlerinden biri ile suçun işlenme gerekliliği vardır. müvekkiller yazmış oldukları araştırma raporunda acaba bu yöntemlerden hangisine başvurmuşlardır. ya da bu rapor bu yöntemlerden hangisine girebilir. yapılan isnat haksız, hukuka, akla ve ahlaka aykırıdır. Tutuklama isteği ile ilgili olarak da CMK.nın 100 ve devamı maddelerince tutuklamanın istisna, tutuksuz yargılamanın asıl olduğu vurgulanmıştır. Kanunumuz katalog suç olsa dahi tutuklama için kuvvetli şüphe aramaktadır. oysa kanunumuz kamu davasının açılması için basit şüpheyi yeterli görmektedir.

Tutuklama için katalog suç olup olmadığına bakılmaksızın kuvvetli şüphe şartını aramaktadır. İddia makamının sırf insanların tutuklanmalarını sağlayabilmek amacıyla sevk maddelerini akla ve hayale gelmeyecek sevk maddeleri koymuştur. Her ne kadar delillerin toplanmadığı, iddia edilmiş ise de müvekkiller aleyhine tek bir delil bulunmaktadır o da hazırlamış oldukları araştırma raporudur. bu rapora bu saatten sonra etki edilemeyeceği düşünüldüğünden iddia bakamının delillerin toplanmadığı iddiası da yersizdir. Gelinen nokta tuzun koktuğu noktadır. Adaletin derhal siyasetten uzaklaşması gerekmektedir. yapılan işlemler öçalma saiki ile


T.C. İZMİR 3. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ Sorgu No : 2015/453 Edit

Sorgu yapılmaktadır. olayla ilgili ilgisiz kişiler bir araya getirilerek akla, mantığa, hukuka uymayan işlemler yapılmaktadır. Tüm bu nedenlerle sayın hakimliğinizden , cumhuriyet savcılığının tutuklama talebinin reddine karar verilmesini, sayın hakimliğiniz aksi kanaatte ise CMK.nın109.maddesinde düzenlenen tedbirlerden birinin uygulanarak müvekkillerin serbest bırakılmalarına karar verilmesini talep ederiz, dedi.


İç linkler Edit

Dış linkler Edit

{{Dumlupınar kaymakamları}

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.