FANDOM


Fevzi mübîn

KURTULUŞA ERENLER

Kurtuluşa erenler, Kur'ân'da felâh, iflah, fevz ve mefâze kavramlarıyla ifade edilmiştir. Yeri zıraat için sürmek, hile yapmak, arzusuna nail olmak anlamındaki "f-l-h" kökünden gelen "iflâh" kelimesi istediğini elde etmek, kurtuluşa ermek, korktuğu şeyden, tasa ve zorluklardan kurtulmak, nimet ve rahatta daimî olmak, âhirette cennete kavuşmak; "fevz" ve "mefâz" bir şeyi elde etmek, şerden kurtulmak demektir. Kur'ân'da kurtuluşa eren kimseler, "müflih" (çoğulu müflihûn), "fâiz" (çoğulu fâizûn) olarak nitelenmişlerdir.

Bir insanın kurtuluşa erebilmesi için en başta mümin olması gerekir. Mümin olmak kurtuluşa ermenin ön şartıdır (Mü'minûn, 23/1; Bakara, 2/3-4; Â'raf, 7/157). Kur'ân'da "müflihûn" ve "fâizûn" (kurtuluşa erenler) olarak nitelenen insanlar; şirk, küfür ve nifaktan arınan (Â'lâ, 87/14; Şems, 91/9), Allah'a karşı gelmekten sakınan (muttaki) (Bakara, 2/189; Âl-i İmrân, 3/130, 200;), sabırlı (Âl-i İmrân, 3/200), mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda çalışan (Mâide, 5/35; Tevbe, 9/88), Allah'a yaklaşmaya yol arayan (Mâide, 5/35), içki, kumar, şans oyunları ve putlara tapmaktan sakınan (Mâide, 5/90), Allah'ın nimetlerini hatırlayan, nimetleri verenin Allah olduğunu bilen (Â'râf, 7/69), Allah'ı çok zikreden (Enfal, 8/45; Nur, 24/31), ibadet eden (Hac, 22/77), hayır işleyen (Hac, 22/77), tevbe edip Allah'a yönelen (Nur, 24/31), Allah'ın verdiği rızkı Allah yolunda harcayan (Bakara, 2/4), insanları hayra çağıran (Âl-i İmrân, 3/104), iyiliği emredip kötülüğü men eden (Âl-i İmrân, 3/104; Tevbe, 9/71-72), Peygamberi destekleyen ve dinine yardım eden (Â'râf, 7/157), Kur'ân'a uyan (Â'râf,7/157), Allah'a ve peygamberine itaat eden (Nisâ, 4/13; Tevbe, 9/71-72; Nur, 24/51-52), Allah'tan korkan (Â'râf, 7/157), güzel amelleri en iyi bir şekilde yapan (muhsin) (Lokman, 31/3-5), lağviyattan (dünya ve âhirette işe yaramayan, İslâm'ın hoş görmediği söz, fiil ve davranışlardan) yüz çeviren (Mü'minûn, 23/3), ırzlarını koruyan (zina etmeyen) (Mü'minûn, 23/5), nefsini cimrilikten arındıran (Haşr, 59/9), Allah yolunda savaşan (Tevbe, 9/100), farz, vacip, sünnet ve âdaplarına riâyet ederek ve hiç ara vermeden namazlarını kılan (Mü'minûn, 23/2, 9), zekatını veren (Lokman, 31/4-5; Tevbe, 9/71-72), emanetlere ve ahitlere (Allah'a ve insanlara verdiği sözlere, sözleşmelere) uyan (Mü'minûn, 23/8), Allah taraftarı olan (Mücadele, 58/22), ve mizanda (amellerin tartıldığı âhiret terazisinde) sevabı ağır gelen (Â'râf, 7/8, 23/102) müminler olarak tanıtılmıştır.

Özet olarak verdiğimiz bu nitelikler bütün olarak değerlendirildiğinde "kurtuluşa erenlerden" olabilmek için îmân edip sâlih ameller işlemek, Allah ve Peygambere itaat etmek, haram ve günahlardan kaçınmak gerektiği ortaya çıkar. (İ.K.)

Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri Ve Tarihi Günlerde Yapılacak Törenler YönetmeliğiEdit

Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri Ve Tarihi Günlerde Yapılacak Törenler Yönetmeliğinde şöyle geçer:

Madde 7 - Mahalli kurtuluş günleri aşağıdaki şekilde kutlanır:

a. Atatürk Anıtlarına veya Büstlerine çelenk koyma töreni ve İstiklal Marşı ile göndere bayrak çekilmesi,

b. (Değişik bent : 9/8/2010-2010/800 B.K.K. ) Mülki İdare Amirinin tebrikleri kabul töreni,

Mülki idare amiri, garnizon komutanı veya temsilcisi ve belediye başkanı ile birlikte ek (l)'deki listede gösterilen sıraya göre tebrikleri makamında kabul eder. Ancak tebriklerin kabulünde, TBMM Başkanı, Başbakan veya Bakan bulunması durumunda bu kişiler tebrikatı mülki idare amiri ile birlikte kabul ederler ve mülki idare amirinden önce yer alırlar.

c. Türk Silahlı Kuvvetlerine şükran ziyaretinde bulunulması, Belediye Başkanı, yanında il genel meclisinin törenin yapıldığı ilçeden seçilmiş üyeleri ile belediye encümen üyeleri olduğu halde garnizon komutanlığını ziyaret ederek, garnizon komutanının şahsında Türk Silahlı Kuvvetlerine şehir halkının şükran duygularını iletir.

d. Kurtuluş gününün kutlanması, Mülki idare amiri yanında garnizon komutanı veya temsilcisi ve belediye başkanı olduğu halde tören geçişine katılanların ve halkın kurtuluş günlerini kutlar. Kutlama esnasında sağda mülki idare amiri, ortada garnizon komutanı veya temsilcisi, solda belediye başkanı bulunur.

e. Günün anlam ve önemini belirten konuşmanın yapılması, Kutlama komitesince seçilecek bir kişi tarafından günün anlam ve önemini belirten konuşma yapılır. Konuşma metni törenden üç gün önce kutlama komitesi başkanlığına verilir, kutlama komitesince uygun görülmesi halinde konuşma yapılır ve konuşma metninin bir sureti dosyasında saklanır.

f. (Değişik bent : 9/8/2010-2010/800 B.K.K.) Tören geçişinin yapılması,

Tören geçişi mülki idare amiri, garnizon komutanı veya temsilcisi ile belediye başkanı tarafından şeref tribününde ayakta kabul edilerek selamlanır. Ancak tören geçişinde TBMM Başkanı, Başbakan veya Bakan bulunması durumunda, bu kişiler tören geçişini mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanı ile birlikte şeref tribününde ayakta kabul ederek selamlar.

Şeref tribününde, mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanından başka, ek (l)'deki listede yer alan kişilere, şeref tribününün durumuna göre, sıra ile yer verilir. Ancak TBMM Başkanı, Başbakan veya Bakan bulunması durumunda bu kişiler şeref tribününde mülki idare amirinden önce yer alırlar. Ek (l)'deki listede yer alan kişilere mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanından sonra şeref tribününün durumuna göre, sıra ile yer verilir.

g. Programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır.

Fevz: Kurtuluş. Zafer. Necat. Muvaffakiyet. Selâmet.

Fevz: Ölmek, mevt.

FEVZ NEDİR

Sözlükte “bir şeyi elde etmek, kurtulmak, zafer kazanmak, ölmek ve helâk olmak” anlamlarına gelen fevz kavramı, Kur’ân’da 29 defa geçmiş ve zafer kazanmak (Nisâ, 4/73), îmân edip ibâdet etmek, sâlih ameller işlemek, günah ve haramlardan sakınmak suretiyle Allah’ın rızasını, cennet ve nimetlerini elde etmek, kötülüklerden, haramlardan ve cehennemden kurtulmak (Âl-i İmrân, 3/185) anlamlarında kullanılmıştır. Kurtuluşa eren kimselere, fâiz denir. Çoğulu faizûndur. Mefâz kelimesi de fevz kelimesi ile aynı anlamdadır.

Mü’min olup (Tevbe, 9/72) Allah ve Rasûlüne itâat eden (Ahzâb, 33/71), özünde, sözünde, fiil ve davranışlarında dosdoğru olan (sâdık) (Mâide, 5/119), mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda çalışan ve savaşan (cihad ve kıtal) (Tevbe, 9/89, 111), Allah’ın rahmet ettiği, razı olduğu ve cehennemden koruduğu (En’âm, 6/16; Mü’min, 40/9; Mâide, 5/119) Cennet halkı (Haşr, 59/20) kurtuluşa eren kimselerdir. (İ.K.)

Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] gariplik,zafer,üstünlük;selâmet,kurtuluş

Nuvola apps bookcase KökenMübîn

  • Açık, vâzıh, âşikâr. Ayân kılan, beyan ve izah eden.
  • Dilediğine doğru yolu gösteren.
  • Hak ile bâtılın arasını tefrik edip, ayıran. Hakkı hakkınca beyan ve izhar eden. (Mübin, bâne mânasına "ebâne" den beyyin, gayet açık, parlak demek olduğundan, Kitab-ı Mübin i'cazı zâhir olan parlak kitap demek olur ki, murad Kur'andır. Hakkı beyan eden demek dahi olabilirse de, makama münasib olan evvelkidir.) (E. T.)

Kitab Kitab.

Levh-i mahfuz.

Kur'ân.

MÜBÎN

Ayrılmak, uzaklaşmak, boşanmak, ayırmak, evlenmek; açık ve zâhir olmak, açıklamak ve izah etmek anlamlarındaki "b-y-n" kökünden türeyen "ebane" fiilinin ism-i faili olan mübîn açık, vâzıh, âşikâr; açıklayan, beyan eden demektir.

Allah'ın sıfatı olarak mübîn, varlığı gizli olmayan, apaçık olan, hakkı ızhar eden, gerçeği beyan eden demektir.

Mübîn kelimesi Kur'ân'da 119 defa geçmiş, "apaçık" anlamında, düşman (Bakara, 2/186), dalâlet (Âl-i İmrân, 3/164), kitab (Mâide, 5/15), tebliğ (Mâide, 5/92), sihir (Mâide, 5/110), kurtuluş (En'âm, 6/16), Kur'ân (Hicr, 15/1), peygamber (Duhan, 44/13), uyarıcı (Hûd, 11/25), Hakk (Nûr, 24/25), saptırıcı (Kasas, 28/15), nimet (Neml, 27/16), hüsran (Hac, 22/11), iftira (Nûr, 24/12) vb. bir çok şeyin sıfatı olarak kullanılmıştır.

Allah'ın sıfatı olarak bir âyette geçmiştir: "...Ve bilirler ki Allah haktır, apaçıktır. (Mübîn)" (Nûr, 24/25).

Bu âyette geçen "el-mübîn", "el-Hakk" isminin sıfatı olabileceği gibi Hakk gibi ikinci bir isim de olabilir. Sıfat ise anlamı; varlığı zâhir, apaçık demektir. Ayrı bir isim ise varlığı apaçık anlamına gelebileceği gibi gerçeği açıklayan anlamına da gelebilir.

Allah'ın açıklama, beyan etme vasfı Kur'ân'da "yübeyyinü" fiiliyle de ifade edilmiştir: "Allah insanlara âyetlerini böyle açıklıyor ki onlar korunup sakınsınlar." (Bakara, 2/187), öğüt alsınlar, düşünesiniz (Bakara, 2/221, 266), aklınızı kullanasınız (Nûr, 24/61), doğru yolu bulasınız (Âl-i İmrân, 3/103), şükredesiniz (Mâide, 5/89). (İ.K.)

Mübîn Açık, vâzıh, âşikâr. Ayân kılan, beyan ve izah eden.

Dilediğine doğru yolu gösteren.

Hak ile bâtılın arasını tefrik edip, ayıran. Hakkı hakkınca beyan ve izhar eden. (Mübin, bâne mânasına "ebâne" den beyyin, gayet açık, parlak demek olduğundan, Kitab-ı Mübin i'cazı zâhir olan parlak kitap demek olur ki, murad Kur'andır. Hakkı beyan eden demek dahi olabilirse de, makama münasib olan evvelkidir.) (E. T.)

Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, hayrı şerden ayıran
[2] açık, anlaşılır, aşikar

Nuvola apps bookcase Köken

[1] (Arapça)

Edit

Edit

Ico libri Anlamlar

[1] El yazması, taş veya matbaa baskısı veya teksirle çoğaltılmış bir veya birkaç konudan meydana getirilmiş yapraklardan meydana gelen ciltli veya ciltsiz müstakil bir yayın
Nuvola apps bookcase Köken
[1] (Arapça) كتاب (ar)

Balance icon Eş Anlamlılar

betik
Şablon:Anagramlar
katip, patik, takip
<p style="margin-bottom: 0.5em;" title="Maddenin düzenlenmesinde yararlanılan kaynaklar">Books-aj.svg aj ashton 01f Kaynaklar
<p style="margin-bottom: 0.5em;" title="Diğer dillerdeki karşılıkları">Crystal Clear app internet Çeviriler
Bakınız

AF - Afv - af


AFFETMEK Affetmek
Af/Sözlük Af/WP Af/VP
Kur'an'da af Hadiste af Tefsir'de af Türk kültüründe af Oryantalistlerin eserlerinde af
Affetmekle ilgili güzel yazılar

: [1] [[boek#
20160207 071955

3/134- 3/133-3/135- 3/136- Af- öfkesini yutmak

Bakınız

AF - Afv - af


AFFETMEK Affetmek
Af/Sözlük Af/WP Af/VP
Kur'an'da af Hadiste af Tefsir'de af Türk kültüründe af Oryantalistlerin eserlerinde af
Affetmekle ilgili güzel yazılar

|boek]] (af)
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.