FANDOM


Wikipedia-logo-tr
Vikipedi'den Fil Suresi/Vehbe Zuhayli ile ilgili bir şeyler var
AFRICAN ANIMALS and the Emperor Elephant Nature Wildlife Documentary

AFRICAN ANIMALS and the Emperor Elephant Nature Wildlife Documentary

Fil Suresi yazılı

Fil Suresi yazılı orjinal hat "Görmedin mi rabbin fil sahiplerini ne yaptı?"

Bakınız

Şablon:Filbakınız - d



Fil Efyal Füyul
Elephant Elephant Walk
Vaka-i Fil Ebrehe’nin filleri ve İlahî teminat
Fil/VP Fil/Resim Fil/Sözlük Fil/Vecize
Fil Suresi Fil Suresi/MEAL Fil Suresi/TEFSİR Fil Suresi/TEFSİR/Bediüzzaman Fil Suresi/AUDİO Fil Suresi/VİDEO Fil Suresi/TEZHİB Fil Suresi/HAT Fil SuresiFAZİLETİ Fil Suresi/HİKMETLERİ Fil Suresi//KERAMETLERİ Fil Suresi/HADİSLER Fil Suresi/NAKİLLER Fil Suresi/EL YAZMALARI Fil Suresi/VP Fil Suresi/WP Fil Suresi/Transkriptleri
Tefsirler Fil suresi/TEFSİR Fil Suresi/Elmalı Orijinal HTML linkli arabi eklenecek Fil Suresi/Elmalı Arabi yok, iç linkler yok Fil Suresi/Seyyid Kutub Meşhur olan rivayetlere göre Hz. Peygamber de yine bu fil senesinde doğmuştu. Herhalde bu da ilahi denkleştirmelerin şahane bir zamanlaması idi! Fil Suresi/Mevdudi Tefhim -ul Kur'an Fil Suresi/Taberi Tefsiri Fil Suresi/Ömer Nasuhi Bilmen
Fil suresi/MEALLER Fil suresi/MEAL
Fil vakası
105/1 105/2 105/3 105/4 105/5
Kavramlar Fil elephant War elephant Savaş Fili Ashab-ı Fil Tayr Tayran Ebabil Tahran Ebabil
Sicil Siccil Tescil
Fil Suresi/Elmalı Fil Suresi/Elmalı Orijinal Fil Suresi-KSGK Fil Suresi/1-5
Dünya dillerinde Fil suresi Fil Suresi/Albanian Fil Suresi/Azerice Fil Suresi/Çince Fil Suresi/Özbekçe Fil Suresi/Bulgarca Fil Suresi/Almanca Fil Suresi/İngilizce Fil Suresi/Japonca Fil Suresi/Urduca
ABD de Cumhuriyetçiler ve fil amblemi ve fil arkadaşlığı Republican party Year of the Elephant
Fille alakalı konular
52 gün Filî Filhakika Filibe
Smart silah Zırhı delen taşlar Herkesin tepesine gelmesi ve bilmesi
Şablon:Fil

Surat 105 Al-Fil - The Elephant

Surat 105 Al-Fil - The Elephant

Surat 105 Al-Fil - The Elephant

Elephant

Elephant yani Fil USA de Cumhuriyetçi Partinin sembolüdür. 1. Körfez savalı.2.Körfez savaşı ilk defa denen tayrlarla ve tayyarelerle bombalandığı dönemdir. Smart bombaların kullanıldığı ve bombanın proğramlarak nereye gideceği ayarlanan smart teknoloji silahlardandı. Ayette geçen siccil kavramıda tescil kökünden geldiği için her birisisinin bir takip numarası vardı. Rivayetlerde her siccil hacer gideceği yeri biliyordu.

Fil SuresiEdit

Bu sure Kabe'yi yıkmak isteyenlerin fillerle hücumunu konu aldığı için ve ilk ayette de "fil" kelimesi geçtiği için "fil" suresi olarak adlandırıl­mıştır. "Rabbinin fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?" Yani Rabbinin, Beyt-i Haram 'ı yıkmak isteyen Yemen lideri Habeş li Ebrehe ve bağlılarına ne yaptığını iyice biliyor musun? [1]

Önceki Sureyle İlişkisiEdit

Allah Tealâ önceki Hümeze suresinde mal toplayıp, malı ile büyükle-nen gıybetçi alaycının durumunu ve malın Allah'a karşı bir şey ifade etme­diğini zikretmişti. Bu surede de, onlardan daha kuvvetli, malı daha fazla ve daha inatçı fil ashabının olayını anlatmaktadır. Allah onları küçük ve zayıf bir kuşla helak etti. Malları, sayıları ve kuvvetleri bir şeye yaramadı. [2]

Surenin MuhtevasıEdit

Mekke'de inen bu sure, kuvvetlerine, mallarına ve ordularına güvenen fil ashabı olayını konu etmektedir. Sonra onlar Ka'be'yi yıkmak isteyince Al­lah onları, küçücük kuşların ayaklarına bağlı rabbani taşları atarak kökten yok etmiştir. Onları yenmiş ekin yaprağına, yani hasattan sonra hayvanla­rın yediği ve rüzgarın her yöne savurduğu ekin kalıntısına çevirmiştir. [3]

Fil Ashabı Olayına Tarihi BakışlarEdit

Yemen'in başında Habeş kralı Ashama tarafından adında bir lider var­dı. Adı Ebrehe b. Sabah el-Eşrem'dir. Peygamber (s.a.)'imizle aynı çağda yaşayan Necaşi'nin dedesidir. Arap hacılarını kendi memleketine toplamak için Kulleys adını verdiği büyük bir kilise yaptı. Kinane'den birisi gece ona pisledi. Bu onu çok kızdırdı ve Ka'be'yi yıkmaya yemin etti. Asıl amacı Ye-men'i Şam'a bağlamak ve Hıristiyan ülkelerini genişletmek için Mekke'nin fethiydi.

Fillerin de bulunduğu büyük bir ordu hazırladı. Mekke'ye yakın bir bölge olan Müğammes denen yere kadar geldi. Mekke halkına haber gön­derip, savaşmak için değil Ka'be'yi yıkmak için geldiğini bildirdi. Mekkeli-ler korktu. Savaşmak istedilerse de Ebrehe ve ordusu ile baş edemiyeceklerini gördüler. Dağlara tırmanıp neticeyi beklemeye başladılar. Ka'be'nin Rabbi'nin onu koruyacağına inanıyorlardı.

Ordu Mekke'ye yaklaşınca Ebrehe Arapların mallarına el konulmasını emretti. O mallar arasında Peygamber (s.a.)'in dedesi Abdülmuttalib b. Haşim'in develeri de vardı. Askerler onları da sürdü. İki yüz deve idi. Ebre­he, Hinata el-Humeyri'yi Mekke'ye gönderip, en ünlü kimseyi getirmesini ve onlara Ka'be ile aralarına girmedikçe savaşmak için gelmediğini bildir­mesini emretti. Hinata geldi, ona Abdülmuttalib b. Hişam'ı gösterdiler. Eb-rehe'nin dediklerini ona iletti. Abdülmuttalib: "Vallahi biz onunla savaş­mak istemiyoruz. Bizim buna gücümüz de yoktur. Bu Allah'ın Harem Bey-ti'dir. Halil İbrahim'in beytidir. Eğer bunları korumak istiyorsa, korur. Eğer Ebrehe'ye mani olmazsa vallahi bizim bir gücümüz yoktur." dedi. Hi­nata : "Benimle birlikte ona gel." dedi. Onunla gitti. Ebrehe onu görünce saygı gösterdi. Abdülmuttalib iri ve güzel görünümlü idi. Ebrehe tahtından inip onu kendisi ile beraber yere oturttu. Bir isteği olup olmadığını sordu. "İsteğim benden alınan iki yüz devemin geri verilmesidir." dedi.

Ebrehe hayret etti. Ve dedi ki: "Senden aldığım iki yüz deveyi benimle konuşuyorsun da, dinin ve dedelerinin dini olan Beyti bırakıyorsun? Ben onu yıkmak için geldim, sen onu konuşmuyorsun!"

Abdülmuttalib: "Ben develerin sahibiyim. Beytin de sahibi vardır, onu senden koruyacaktır." "Kimse beni engelleyemez." diye cevap verince: "Sen bilirsin." Dedi.[4] Abdülmelik ve beraberindeki Arap eşrafı Ebrehe'ye Ka'be'den vazgeçmesi karşılığında Tehame mallarının üçte birini teklif et­tiler. Ebrehe kabul etmedi ve Abdülmuttalib'e develerini iade etti. Abdül­muttalib dönüp Ka'be'nin kapısına geldi. Yanında Kureyş'ten kimseler var­dı. Ka'be'nin kapısındaki kulpa tutunup Allah'a dua etiler. Ebrehe ve ordu­suna karşı yardım dilediler.

Ordu Ka'be'ye doğru yöneldi. Mekke'ye girdiler. Orduda Mahmud isimli büyük bir fil vardı. Onu Harem cihetine yönelttikçe çöküp hareket etmiyordu. Yemen veya başka bir cihete yönlendirince koşuyordu.

İkinci günde Abdülmuttalib dua ediyordu. Dönüp baktığında birden Yemen istikametinde deniz tarafından kuşlar gördü. "Vallahi bu garip bir kuştur, ne Necid li ne de Tehamelidir." dedi. Her kuşla beraber gagalarında ve ayaklarında taşıdıkları taşlar vardı. Onların üzerine attılar. Onlardan kime değerse ölüyordu. Ordu Yemen'e doğru kaçmaya başladı. Yolda dökü­lüyorlardı. Ebrehe'nin de vücudu isabet aldı. Vücudundan etleri dökülü­yordu. San'a'ya getirdiler onu. Kötü bir şekilde öldü.[5]

Bu yenilginin tarihte ve Araplar arasında büyük izi vardı. Kureyş'i yücelttiler ve "Onlar Allah'ın dostlarıdır. Allah onlar adına savaştı, düş­manlarını kovdu." dediler. Ka'be'ye saygıları ve Allah katındaki değerine inançları daha da arttı.[6]

Bu mühim tarihi olay Peygamber (s.a.)'in doğum yılı olan M. 570'te idi. Yani Peygamber (s.a.)'in gönderilmesi ile fil olayı arasında-kırk yıl var­dı. Mekke'de o olayı görmüş geniş bir kitle vardı. O zaman bu haber teva­tür derecesine varmıştı. [7]

Fil Ashabı OlayıEdit

1- Rabbinin fil sahiplerine ne yaptı­ğını görmedin mi?

2- O, bunların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı?

3- O, bunların üzerine sürü sürü

4- Ki bunlar onlara pişkin tuğladan taş atıyordu.

5- Derken onları yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi.

BelagatEdit

"Ne yaptığını görmedin mi?" Soru bahsedilen olayın hayreti gerektir­diğini anlatmaya yöneliktir.

"Derken onları yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi." ayetinde teşbih vardır. [8]

Kelime ve İbarelerEdit

"Görmedin mi?" Bilmedin mi? Hitap Rasulullah (s.a.)'adır. O hadiseyi görmemekle beraber izlerini görmüş, mütevatir haberlerini duymuştur. Dolayısıyla görmüş gibidir.

"Fil sahipleri" Filleri bulunan ordu. Bu Ashama Necaşi tarafından Ye­men kralı yapılan Ebrehe b. Sabah el-Eşrem ve ordusudur. Arap hacılarını Mekke'den çekip, Ebrehe'nin yapıp Kulleys diye isimlendirdiği kiliseye yönlendirmek istediler. Ka'be'ye hücum ettiklerinde Allah onlara bu surede zikredilen cezayı gönderdi.

Ayetteki "ebabil " dağınık gruplar anlammadır. "Yenik ekin yaprağı" Hasattan sonra kalan ekin yaprağı demektir. [9]

AçıklamasıEdit

"Rabbinin fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?" Olaya şahid ol­muş gibi Azim, Kadir Rabbinin Fil ashabına ne yaptığına dair kesin bilgin yok mu? Elbette var. Allah onları helak etmiş ve Ka'be'sini korumuştu. O halde kavminin Allah'a iman etmesi gerekmez mi? Onlardan bazıları olayı görmüşlerdi. Yemen'e hakim olan Habeşli Hıristiyanlardan bir grup Hi­caz 'a geldiler. Ka'be'yi tahrip etmek istiyorlardı. Mekke'ye yaklaştıkların­da, oraya gireceklerken Allah onlara taşlarla yüklü kuş grupları gönderdi.

Taşlan onlara atıp öldürdüler.

"O, bunların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı?" Görmedin mi Rab-bin, Ka'be'nin tahribi ve Mekkelilerin katli ile ilgili tuzak, tedbir ve çalış­malarında, onları başarısızlığa uğratmıştır. Ne Ka'be'ye ulaşabildiler ne de tuzak kurdukları şeye. Aksine Allah onları helak etti.

Senin kavmin bu işi bildiğine göre, Allah'ı, Rasulü'nü ve yüce kitabını inkâra, insanların Allah azze ve celle'ye gerçekten iman etmelerini engelle­meye devam ettikleri sürece Allah'ın onları benzer bir ceza ile cezalandır­malarından korksunlar.

"O, bunların üzerine sürü sürü kuş gönderdi. Ki bunlar onlara pişkin tuğladan taş atıyordu." Allah onların üzerine gruplar halinde siyah kuşlar gönderdi. Deniz tarafından bölük bölük geldiler. Her kuşta üç taş vardı: İki taş ayaklarında ve bir taş da gagasında. Nereye isabet ederse muhakkak onu helak ediyordu.

O, mercimekten büyük nohuttan küçük, kurutulmuş çamurdan taşlar­dı. Onlardan birine taş isabet ettiğinde çiçek veya kızamık hastalığına ya­kalanıp sonunda ölüyordu.

"Derken onları yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi." Onları atıklar, hay­vanların yiyip çıkardığı ekin veya ağaç yaprağı gibi kalıntılar haline getir­di. Onların hepsini helak etti.

Buhari rivayet ediyor: "Hudeybiye günü Rasulullah (s.a.) Kureyş'e ini­len tepeye geldiğinde bineği çöktü. Dürttüler yine inat etti. Kusva' inatlaş-tı, dediler. Rasulullah (s.a.): "Kusva ' inatlaşmadı, onun öyle bir huyu da yoktur. Ama onu fili engelleyen engelledi." dedi. Sonra da buyurdu ki: "Nef­sim kudret elinde olana yemin ederim ki, bugün benden Allah'ın (rızasına uygun O'nun) hurumatmı gözettikleri ne isterlerse kabul edeceğim." Sonra da hayvanı dürttü. Hayvan kalktı."

Buhari ve Müslim'de Rasulullah'm (s.a.) Mekke'nin fethi günü şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Allah Mekke'den fili önledi, Rasulü'nü ve mü­minleri ona saldı. Bu gün onun hürmeti dünkü haline dönmüştür. Evet. Burada bulunan bulunmayana iletsin." [10]

Ayetlerden Çıkan Hüküm Ve HikmetlerEdit

Ayetler şu hususları ifade etmektedirEdit

1- Bu hitap, her ne kadar Peygamber (s.a.) için ise de umumidir. Yani fil ashabına yaptığımı görmediniz mi? Evet. Bunu gördünüz, size lütfetti­ğim yeri bildiniz. Daha niye iman etmiyorsunuz?

2- Olay, yaratan Allah'ın kudretine, ilim ve hikmetine, Muhammed (s.a.)'in şerefine delâlet etmektedir. Bu olayın gelecek olan peygamberliğin bir hazırlığı olduğu düşünülebilir. Peygamberlik gelmeden önce mucizenin

gelmesi caizdir. Bunun için de: "Bulut onu gölgeliyordu." Demişlerdir.[11] Ebu Hayyan diyor ki: O büyük düşmanın savılması, nübüvvet ine hazırlık için mutlu doğum yılında idi. O kuşların anlatılan şekilde gelmiş olması adet dışı ve peygamberlerden önce meydana gelen mucizeler türündendi. Onların tuzaklarını bozdu ve ordularının en zayıfı ile onları helak etti ki o, genelde öldürücü olmayan kuşlardır.[12]

3- Olay Allah 'ın Ka'be'ye yönelik lütfü ve ikramı, düşmanlarını sav­makla Kureyş'e de nimeti idi. Onların da Muhammed (s.a.)'e imana ve Al­lah'a ibadete, nimetlerine şükre koşmaları lâzımdı.

4- Onların üzerine kuşların gönderilmesi Peygamberimizin peygam­berliği için bir ön hazırlıktı.

5- Kuşların atması ile helak oluşlarını küfürlerinin hakirliğine, kendi­lerinin Allah için çok basit olduklarına delâlet eden çirkin ve hakir bir şe­ye benzetti. O da rüzgarın savurduğu, hayvanların yiyip dışkı olarak çı­kardığı kuru bir yaprak veya ottur. Bu aynı zamanda tamamen yok olduk­larına işarettir. Çünkü kemiklerinin parçalanması gübrenin parçalara ay­rılmasına benzetildi.

Ancak bu benzetme Kur'an'm yüksek nezih üslûbuna göredir. Tıpkı Allah Tealâ'nın İsa ve annesinin insan ve beşer oluşlarına dair şu ifadesi gibi: "İkisi de yemek yerlerdi." (Maide, 5/75).

Allah Tealâ azabı fil sahiplerine göndermiş, ama Ka'be'yi putlarla dol­duran Kureyş kâfirlerine göndermemiştir. Fil sahipleri tahribi amaçlamış­tı. Bu ise kulların hakkına tecavüzdü. Putları koyanlar ise, onlarla Allah'a yakınlaşmayı kastetmişti. Bu da Allah'ın hakkına tecavüzdür. Kulların hakkı Allah'ın hakkına mukaddemdir.

6- İbni Mesud İbni Mesud dedi ki: Kuşlar taşı attığında Allah bir rüzgar göndere­rek taşın şiddetini artırdı. Kime değerse onu helak ediyordu. Kinde'den bir adam dışında kimse kurtulamadı. O da şiirinde diyor ki:

"Görmedin. Müğammes 'te başımıza geleni bir görseydin; Allah'tan korkardın. Kuşlar ve üzerimizden geçen bir bulut gölgesi. Hepsi haktan söz eder oldu. Sanki Habeşlilerin onlara borcu vardı."

Rivayet edildiğine göre, hepsine isabet etmedi. Sadece onlardan Al­lah'ın dilediklerine isabet etti. Olayın tarihi yönünü anlatırken emirleri Ebrehe ve onunla beraber az bir grubun dönebildiği, gördüklerini haber verdikten sonra da helak oldukları geçmişti. Bu öğüt ve ibret içindi.

7- İbni İshak şöyle dedi: Allah Habeşileri Mekke'den uzaklaştırdıktan sonra Arapların gözünde Kureyş büyüdü. Allah'ın dostlarıdır, Allah onlar adına savaştı, düşmanlarının şerrinden onları korudu, dediler. Bu onlara Allah'ın bir nimeti idi. [13]


[1] Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/629.

[2] Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/629.

[3] Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/629.

[4] Siretü İbni Hişam, 1/49 vd.

[5] a.g.e. 1/43-57.

[6] a.g.y. s.57.

[7] Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/629-631.

[8] Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/632.

[9] Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/632.

[10] Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/632-633.

[11] Razi, XXXII/97.

[12] el-Bahru'l-Muhit, VIII/512.

[13] Vehbe Zuhayli, Tefsiru’l-Münir, Risale Yayınları: 15/633-634.

Dış LinklerEdit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.