Şablon:Makam aracı - d {{Makam aracı}}


Makam
Araç - Vasıta
Makam araçları

237 sayılı Taşıt Kanunu [1]
237 SAYILI TAŞIT KANUNUNUN 7 NCİ MADDESİNE GÖRE KURUMLAR TARAFINDAN İHDAS EDİLECEK OTOBÜS SEFERLERİNİN İŞLETME ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK
HİZMET ALIMI SURETİYLE TAŞIT EDİNİLMESİNE İLİŞKİN ESAS VE USULLER - MEB
İçişleri Bakanlığından: Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği [2]

RESMİ TAŞITLARLA İLGİLİ GENELGE (2001-23)
Personel Taşıma Yönetmeliği - OKUL SERVİS ARAÇLARI HİZMET YÖNETMELİĞİ - Öğrenci taşıma yönetmeliği [3]
ÖĞRENCİTAŞIMA YÖNETMELİĞİ
Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği 2014
PERSONEL TAŞIMA YÖNETMELİĞİ - [KAMU KURUM VE KURULUŞLARI PERSONEL SERVİS HİZMET YÖNETMELİĞİ] [4]
GEZİ YÖNETMELİĞİ

Taşıt Takip Kartı
Taşıt Kontrol Kartı

Introduction_to_Maqamat_Al-Quran

Introduction to Maqamat Al-Quran

المقامات_الموسيقية

المقامات الموسيقية

Şablon:Makambakınız - d


Makam - Maqam -
Makâm - Maqâm - MAKÂM
Makamat - Maqamat

Kur'am kırratında kırk makam [5]
Muqam - Uygur
Makam araçları - Musiki'de makamlar
Makam/WP - Makam/VP

Sözlükte "ayakların bastığı yer, oturulan yer, menzil, merhale, konak" anlamlarına gelir
Tasavvufta, kulun tekrar etmek suretiyle kazandığı ve kendisinde özellik haline getirdiği edebler ve ahlâk veya kulun riyazet ve mücahede ile ulaştığı derece demektir. Haller, Allah vergisi (vehbi) iken, makâmlar kulun çalışması ile (kesbi)dir.
Hal geçicidir, makâm ise süreklidir.
Ayrıca velilerin mezarlarına veya hatıralarını taşıyan yerlere de makâm denilmektedir. (M.C.)
Makam-ı İbrahim
Hz. İbrahim'in Kabe'yi inşa ederken iskele olarak kullandığı veya halkı hacca davet ederken üzerine çıktığı taşın bulunduğu yerdir. Mümkün olursa tavaf namazının burada (Makam-ı İbahim'in arkasında) kılınması efdaldir.
LIVÂÜ'L-HAMD
Hamd sancağı; kıyamet günü insanların altında toplanacakları sancak; Hz. Peygamber'in sancağı. Kıyamet günü övgü ve şeref Hz Peygamber'e ait olacağı için, onun ümmetini toplayacağı sancağın ismi "Hamd sancağı" diye isimlendirilmiştir.

Makam-ı mahmud
"Gecenin bir kısmında da sana mahsus olmak üzere, onunla (Kur'an) gece namazı kıl. Umulur ki Rabbin seni bir Makam-ı Mahmud'a gönderir" (el-Isrâ, 17/79). Bu ayeti kerimede geçen makam-ı mahmud, ahiret günü Hz. Peygamber'e verilecek şefaat makamı olarak tefsir edilmiştir. Nitekim bir hadisi şerifte Hz. Peygamber makam-ı mahmudun ne olduğunu soran sahâbiye "o şefaattır" diye cevap vermiştir (Ahmed b. Hanbel, II, 444). Bu açıdan değerlendirildiğinde hamd sancağının, şefaatla alâkası ortaya çıkmaktadır.
Ebû Saîd el-Hudrî (r.a), Hz. Peygamber (s.a.s)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Öğünmek için söylemiyorum, ben Âdemoğullarının efendisiyim! Kıyamet gününde ilk diriltilecek benim. Öğünmek için söylemiyorum; ilk şefaat isteyen ve şefaati ilk kabul edilenim. Öğünmek için söylemiyorum; kıyamet gününde hamd sancağı benim elimde olacaktır" (Tirmizî, Menâkıb, I; Ibn Mâce, Zühd, 37; Dârimî, Mukaddime, 8; Ahmed b. Hanbel, I, 281, 295, III, 14, 4). Hamd sancağı Hz. Peygamber'e ait olan hususi özelliklerdendir. Bir rivayete göre diğer peygamberlerde bulunmayan, yalnızca Hz. Peygamber'e ait olan bu sancak altında Âdem (a.s)'den kıyamete kadar bütün müminler toplanacaklardır (Mübarekfürî, Tuhfetü'l-Ahvezî, Beyrut t.y, IV, 130).
MAKÂM
Bir kimse şu on şeyi, kendine farz bilmedikçe, tam verâ ehli (dînimizde şüpheli olan şeylerden sakınan) olamaz: Başkalarını çekiştirmemeli. Mü'minlere sû-i zan (kötü zan) etmemeli, kötü bilmemeli. Kimse ile alay etmemeli. Yabancı kadınlara, kızlara bakmamalı. Doğru söylemeli. Kendini beğenmemek için, Allahü teâlânın kendisine yaptığı ihsânları (iyilikleri), nîmetleri düşünmeli. Malını helâl yerlere harcayıp, haramlara vermemeli. Nefsi, keyfi için, mevki makâm istemeyip, bunları insanlara hizmet yeri bilmeli. Beş vakit namazı vaktinde kılmağı birinci vazîfe bilmeli. Ehl-i sünnet (Resûlullah efendimiz ve arkadaşlarının bildirdiği doğru yolda giden İslâm) âlimlerinin bildirdiği îmânı ve işleri iyi öğrenip, kendini bunlara uydurmalı. (Ahmed Fârûkî)
Emeli, arzû ve istekleri kısa yapmak lâzımdır. Makâm, mevkî kapmak için yarış etmek gibi hırs yoktur. (Ahmed bin Âsım Antâkî) Makam ne kadar mühim olsa da, şahsiyetinizi vermeyin. Kendinizi küçültmeyin. (Ferîdüddîn Şeker Genç) Mal için makam için hep uğraştım,
Sonsuz nîmetlerden oldum, âh yazık!
Yol bozuk ve karanlık, önde şeytan,
Günâh ağır, ağlarım hep, âh yazık!
(Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)
2. Tasavvuf yolunda bulunan kimsenin bu yolda ilerlerken kazandığı mânevî derecelerden her biri.

Makam ile hal arasındaki fark
Makâmı kazanmakta kulun gayreti lâzımdır. Bu bakımdan makâm ile hâl arasında fark vardır. Çünkü hâl, kulun gayreti olmadan kalbde meydana gelir. (Ali bin Hüseyin)

Tasavvuf yolunda bulunan kimsenin kazandığı makâmın hükümlerini, îcâblarını yerine getirmeden, tamamlamadan, başka makâma geçmekte acelecilik yapmaması, sabırsızlık göstermemesi lâzımdır. Zîrâ, kanâati olmayan hırslı kimsenin tevekkülü, sıhhatli olmaz. Tevekkülü tam olmayanın teslimiyetinde sıhhat bulunmaz. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
Makâm-ı İbrâhim
Haccın farzlarından üçüncüsü, Kâbe-i muazzamayı tavaf etmektir. Tavaf, Mescid-i harâm içinde, Kâbe-i muazzama etrâfında dönmek demektir. Dördü farz, üçü vâcib olmak üzere yedi kerre dönülür. Zemzem kuyusunun ve makâm-ı İbrâhim'in dışından dolaşarak da tavâf etmek câizdir. (İbn-i Âbidîn) Yeryüzünde Cennet'e âit varlıklardan yalnız Hacer-ül-esved (Cennet'ten getirilen, Kâbe'nin duvarına konan kıymetli siyah taş) ile Makâm-ı İbrâhim bulunmaktadır. Eğer bunlara müşriklerin (Allah'a ortak, eş koşanların) elleri dokunmamış olsaydı, onlara dokunan derd sâhiblerine mutlaka cenâb-ı Allah şifâ verirdi. (İbn-i Abbâs)
Makâm-ı İlliyyîn
Bir ma'sûm (günâhsız, suçsuz) çocuk hasta olup, ölüm döşeğine girdiğinde, makâm-ı İlliyyîn, onun makâmı olur. Oradan üç yüz altmış melek gelip, saf saf olup o çocuğun karşısında dururlar ve; "Yâ ma'sûm çocuk! Müjdeler olsun sana, bugün öyle bir gündür ki, geçmiş olan, anaların ve dedelerinin ve cümle komşularının günâhlarının affı için Hak teâlâdan dile (iste)" derler. (İmâm-ı Gazâlî)

مقامات_الشيخ_مصطفى_إسماعيل_رحمه_الله_تعالى_سبعة_مقامات-0

مقامات الشيخ مصطفى إسماعيل رحمه الله تعالى سبعة مقامات-0

HİZMET ALIMI SURETİYLE TAŞIT EDİNİLMESİNE İLİŞKİN ESAS VE USULLER

Bakanlar Kurulu Kararı : 17/3/2006-2006/10193

Resmî Gazete : 1.4.2006/26126


Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Esas ve Usullerin amacı, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanununa tabi olan kurumlarda kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı suretiyle karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Esas ve Usuller, 237 sayılı Kanuna tabi olan kurumları ve taşıtları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Esas ve Usuller, 237 sayılı Kanunun 12 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Esas ve Usullerde geçen;

a) Bakanlık: Maliye Bakanlığını,

b) Kamu görevlisi: Kanuna istinaden emir ve zatlarına, makam hizmetlerine veya görevin ifası için kendisine taşıt tahsis edilen kamu görevlilerini,

c) Kanun: 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanununu,

ç) Kurum: Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen bütün daire, teşekkül ve müesseseleri,

d) Taşıt: Kanun kapsamına giren motorlu ve motorsuz bütün ulaştırma araçlarını,

e) Yabancı menşeli taşıt: Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yerli muhteva oranı % 50'nin altında kalan taşıtları,

ifade eder.

Temel amaç

MADDE 5 – (1) Kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı yoluyla karşılanmasının temel amacı, kamudaki taşıt giderlerinin asgari seviyeye indirilmesi ve kaynakların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklarıyla uyumlu bir biçimde kullanımının sağlanmasıdır.

Genel esaslar

MADDE 6 – (1) Temel amaç çerçevesinde hizmet alımı suretiyle taşıt edinilebilmesinin genel esasları şunlardır:

a) Hizmet alımının yapıldığı yılın başında, binek ve station - wagon cinsi taşıtlar 10 yaşım, diğer taşıtlar ise 15 yaşını doldurmamış olacaktır.

b) Hizmet alımı suretiyle yabancı menşeli binek ve station - wagon cinsi taşıt edinilmesini Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen makam ve hizmetler ile sınırlı olacaktır.

c) Kanuna ekli (1) ve (2) sayılı cetvellerde yer alanlar ile güvenlik önlemli (zırhlı) araçlar ve koruma altına alınanlarla ilgili yönetmelik hükümlerine göre tahsis olunan araçlar dışında kullanılacak binek ve station - wagon cinsi taşıtların motor hacmi 1600 cc'yi geçmeyecektir .

ç) Taşıtlar şoförlü veya şoförsüz, yakıt dahil veya hariç, kısmen şoförlü veya şoförsüz veyahut kısmen yakıt dahil veya hariç olarak edinilebilecektir.

d) Taşıtların, her türlü vergi, sigorta ve bakım-onarım gibi giderleri yükleniciye ait olacaktır.

e) Yüklenicilerce çalıştırılan şoförlerin, sözleşmeye aykırı her türlü davranışlarından, bunların taşıtlara, kurum mensuplarına ve üçüncü şahıslara verecekleri zararlardan dolayı yükleniciler sorumlu olacaktır.

f) Hizmet alımı suretiyle edinilen taşıtların (Kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde belirtilenlere tahsis olunacak taşıtlar hariç) ön camına, 35 puntodan az olmamak kaydıyla "Resmî hizmete mahsustur" ibaresi yazılı bir levha görünür bir şekilde konulacaktır.

g) Hizmet alımı suretiyle taşıt edinilmesinin gerektirdiği giderler kurum bütçesinde öngörülen ödenekler çerçevesinde karşılanacaktır.

ğ) Kurumlar ve yükleniciler karayolları trafik mevzuatı hükümlerine uyacaklardır.

h) Hizmet alımı suretiyle taşıt edinimi kurumların tabi oldukları ihale mevzuatına göre gerçekleştirilecektir.

ı) Kurumlar, sosyal tesis kaynaklarından karşılanmak şartıyla sosyal tesis hizmetlerinde kullanılmak üzere hizmet alımı suretiyle taşıt edinebileceklerdir.

Binek ve station - wagon cinsi taşıtların hizmet alımı suretiyle edinilmesi

MADDE 7 – (1) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler, hizmet alımı suretiyle binek veya station - wagon cinsi taşıt edinebilmek için aşağıdaki hususlara uyacaklardır:

a) Bir önceki yılda veya yıl içinde, tasfiye edilen veya sözleşmesi sona eren binek ve station - wagon cinsi taşıtların sayısı kadar hizmet alımı yoluyla binek veya station - wagon cinsi taşıt edinilebilecektir.

b) Kurumlar, hizmet genişlemesi veya zorunluluk arz eden hallerde, hizmet alımı yoluyla ilave binek veya station - wagon cinsi taşıt edinebilmek için, önceden Bakanlığın uygun görüşünü alacaklardır.

c) Bir önceki yıl mülkiyetinde ve hizmet alımı yoluyla edinilmiş binek ve station - wagon cinsi taşıtı olmayan kurumlar, hizmet alımı yoluyla binek veya station - wagon cinsi taşıt edinebilmek için önceden Bakanlığın uygun görüşünü alacaklardır.

Mevcut taşıtların tasfiyesi

MADDE 8 – (1) Kurumlar, mevcut tüm taşıtlarını, Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca ekonomik ömrünü doldurmuş olup olmadığı veya bakım-onarım ve işletme giderleri ile diğer maliyet unsurları dikkate alınarak hesaplanacak toplam yıllık maliyeti yönünden gözden geçirirler. Ekonomik ömürlerini doldurmuş taşıtlar ile yıllık maliyetleri hizmet alımı yoluyla kullanılacak taşıtların maliyetinden yüksek olan taşıtlar, yetkili tasfiye birimleri aracılığıyla tasfiye edilir.

Servis kiralamaları

MADDE 9 – (1) 6/2/2004 tarihli ve 2004/6801 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan "Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği" uyarınca yapılan servis kiralamaları bu Esas ve Usullere tabi değildir.

Diğer hükümler

MADDE 10 – (1) Bu Esas ve Usullerde belirtilmeyen hususlar hizmetin gereğine göre kurumlar tarafından belirlenecektir.

Mevcut hizmet alımları

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Esas ve Usullerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ihale edileceği duyurulmuş olan taşıt edinilmesine ilişkin hizmet alımları, ilgili mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.

Yürürlük

MADDE 11 – (1) Bu Esas ve Usuller yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 12 – (1) Bu Esas ve Usulleri Bakanlar Kurulu yürütür.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.