FANDOM



Bakınız

D: Şablon:Hak bakınız Hak aslında Türkçede arabi huruftan latino hurufa gecerken q harfi alınmadihindan yanlış yazılmaktadır. Şayet q harfi latin harfleri alınırken eksik kalmayıp alınsa idi, şimdi yazdığımız gibi hak değilde Azeriler gibi Haq yazacaktık, eski harflerimizde حق yazmak yerine . Hakk . Hâk ise toprak anlamında q ile değil k ile yani kef harfi ile yazılır.حك. Hâketmek. . Hakikat. حقيقة


Müştakları İhkak احقاق İhkak-ı hak İstihkak استحقاق Tahkikتحقيق Tahakkukتحقق İnsan hakları Hukuk-u insaniye Hak hukuk [[Allah'ın hakkını kulların hukukunu gözet]]

Hak hukuk adalet

Hak -Hukuk- Adalet

Yalakalık

Yalakalık

YSK başkanı seçime girecek
Tayyipin dediği olur

Bu gün Allah için ne yaptın? - Allah'ın dediği olur - Adalet mülkün temelidir - Tayyip mülkün temelidir - Tayyibin dediği olur - Bugün Tayyip için ne yaptın?

HAK (Bak: Hakk)

HÂK Vasat. Vasatî. Orta.

HÂK f. Toprak. Turab.(

Hâk ol ki, Hüdâ mertebeni eyleye âli.
Tâc-ı ser-i âlemdir o kim hâkk-ı kademdir.)

HÂK-İ MEZAR Mezar toprağı.

HÂK-İ PÂK Temiz toprak.

HÂK-İ VATAN Vatan toprağı.

HAKAİD (Hakd. C.) Kinler, garezler, hasedler.

HAKAİK (Hakayık) (Hakikat. C.) Hakikatler.

HAKAİK-I NİSBİYE Nisbete, ölçüye göre olan hakikatlar.

(Hakaik-ı nisbiye denilen şeyler, kâinatın eczası arasında bulunan rabıtalardır. Ve kâinattaki nizam, ancak hakaik-ı nisbiyeden doğmuştur. Ve hakaik-ı nisbiyeden kâinatın envaına bir vücud-u vahid in'ikas etmiştir. Hakaik-ı nisbiye, büyük bir ölçüde hakaik-i hakikiyeden çoktur. Hattâ bir zatın hakaik-ı hakikiyesi yedi ise, hakaik-ı nisbiyesi yediyüzdür. Binaenaleyh kubuh ve şerde, şer varsa da, kalildir. İ.İ.)

HAKALLED Dar gönüllü, bahil kimse.

HAKAN Eski Türklerde hükümdar mânasınadır.

HAKAN-I MAĞFUR Ölmüş hükümdar.

HAKK (Bâtılın zıddı) Doğru. Gerçek. Vâcib ve lâzım olan. Her sâbit ve doğru olan şey. Adalet. Herkesin meşru olan salahiyeti, iktidarı, bir şey üzerindeki mâlikiyyeti.

  • Dâva ve iddia.
  • Hakikate uygunluk.
  • Geçmiş, harcanmış emek. Pay, hisse.
  • Münasib
  • Din. İslâmiyyet.
  • Kur'an.
  • Vukuu vâcib, geleceği şüphesiz olan.
  • Kıyamet.
  • Mahz-ı hakikat.
  • Yapacağını yalansız yapan kimse.
  • Musibet.

HAKK-I ÂMİRİYYET Âmirlik hakkı.

HAKK-I İHTİTAB Ormana yakın olan kimselerin ormandan odun kesmek hakkı.

HAKK-UL YAKÎN (Hakk-al yakîn) Mârifet mertebesinin en yükseği. En yakînî bir surette hakikatı müşahede edip yaşamak hali. Ateşin yakıcı olduğunu bütün hislerimizle yakından duyup yaşadığımız gibi. (Bak: Yakîn)

HAKK Kazıma. Oyma. Maden üzerine yazı işlemek.


HAKK: Sözlükte Edit

"inkârı caiz olmayan sabit şey, doğru, doğruluk, adalet, hikmet, hikmete uygun vuku bulan hüküm, görev, gerekli, ahenk, uyum, uygunluk, pay, hisse, kısmet ve vâr olma" anlamlarına gelmektedir.


Allah'ın isim-sıfatı olarak; Edit

Gerçekten var olan, varlığında şüphe bulunmayan, varlığı, ilah ve rab oluşu hak olan, eşyayı vâr eden, gerçek anlamda mülk sahibi olan, yok olmayan hakkı ızhar eden ve âdil olan demektir.

Nass'da hak kavramıEdit

"... Gerçekten ancak Allah hak'tır..." (Hac, 22/6, 62, Lokmân, 31/30); "...Gerçekten ancak Allah apaçık hak'tır." (Nûr, 24/25). "Eğer, hak, onların arzularına uysaydı gökler, yer ve bunların içinde bulunanlar bozulur giderdi..." (Mü'minûn, 23/71); "(Allah) buyurdu ki; Hak (benim adımdır) ve ben gerçeği söylerim." (Sâd, 38/84)


Kur'ân'da 221 defa geçen "hak" kavramı ayrıca şu anlamlarda da kullanılmıştır: Edit

  • Kur'ân anlamında :(Kasas, 28/48),
  • vahiy (Enfâl, 8/5),
  • risalet (Bakara, 2/109),
  • İslâm (Nisâ, 4/170),
  • adalet (A'râf, 7/89),
  • tevhid (Kasas, 28/75),
  • doğru-gerçek (Yûnus, 10/4),
  • gereklilik (Ahkâf, 46/18),
  • ihtiyaç (Hûd, 11/79),
  • mal (Bakara, 2/252),
  • nasip (Me'âric, 70/24-25),
  • beyan (Bakara, 2/71),
  • zekat (En'âm, 6/141),
  • doğru haber (Âl-i İmrân, 3/60),
  • Ka'be'nin kıble olması (Bakara, 2/147),
  • batılın zıddı (İsrâ, 17/81)....

Hakk, "gerçek" anlamında Allah'ın isimlerine sıfat olarak da kullanılmıştır:

  • "İşte gerçek Rabbiniz Allah budur..." (Yûnus, 10/32);
  • "Gerçek melik olan Allah yücedir..." (Tâ-hâ, 20/114);
  • "...O'nun sözü haktır..." (En'âm, 6/73);
  • "Bilin ki gerçekten Allah'ın va'di haktır." (Yûnus, 10/55);
  • "Allah, gökleri ve yeri gerçek olarak yarattı..." (Câsiye, 45/22).

Hakk ismi, Tirmizî ve İbn Mâce'nin el-esmâü'l-hüsnâ ile ilgili rivâyetinde de geçmiştir (Tirmizî, Deavat, 83, İbn Mâce, Dua, 10). (İ.K.)

  • Hak (Bak: Hakk)
  • Hâk Vasat. Vasatî. Orta.
  • Hâk Farsça
Disambig Bakınız: Hak, hâk

Eş Anlamlılar Edit

ülev
  • Türkbilim
  • de|Recht
  • de|Anspruch
  • |en|right
  • ku|maf

|} |} |}</div></div>

Nuvola Turkish flag Türk Dilleri

Gagavuzca Edit

[1] hak

Balkarca Edit

[1] hak
[2] ücret, kazanç
[3] o

Türkmence Edit

Ico libri Anlamlar

[1] doğru, gerçek, hak, hakikat
[2] pay, ücret, hak


af:hak en:hak fi:hak fr:hak hr:hak io:hak is:hak it:hak ku:hak ky:hak li:hak lo:hak ms:hak nl:hak pl:hak ru:hak sv:hak zh:hak

Disambig Bakınız: hak, hâk

Atasözler Edit

Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hak
Çiftçiye yağmur,yolcuya kurak,cümlenin muradını verecek hak
Dört atanın dördü de hak
Hak deyince akan sular durur
Hak doğrunun yardımcısıdır
Hak yerde kalmaz
Hak yerini bulur

Deyimler Edit

hak getire



ky:Hak

Disambig Bakınız: hak, hakk


[1] toprak
[2] vasat, orta
[3] doğruluk, insaf

Nuvola apps bookcase Köken

Nuvola apps bookcase Köken

Toprak. Turab. (Hâk ol ki, Hüdâ mertebeni eyleye âli.Tâc-ı ser-i âlemdir o kim hâkk-ı kademdir.)

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.