FANDOM


Hukuk Sözlüğü

belirlilen konuları ihtiva eden ve borcun ödenmesinin istendiği emir (İİK. 155).

İFLÂS YOLU İLE ADİ TAKİP . Borçlu iflâs yoluyla takibe tâbi kimselerden olup, ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflâs talebedebileceği yazılmış ve borçlu bu müddet içerisinde itirazda bulunmamış ise alacaklı ticaret mahkemesincien iflâs kararı isteyebilir. Borçu itirazda bulunmuş ise takip durur ve alacaklı itirazın refi ile beraber borçlunun iflâsını ticaret mahkemeşinden 'isteyebilir. Ticaret Mahkemesi seri muhakeme usuiü i!e duruşma yaparak, borçlunun iti:az ve defilerini varid görmezso yedi gün içinde borcun ödenmesini veya mahkeme veznesine depo edilmesini emreder. Borçlu imtina ederse 'iflâsına karar verir (iiK. 155 - 160).

İFLÂS YOLU İLE TAKİP • Borçlunun, merkezî muamelatının bulunduğu yerdeki icra dairesince iflâsına hüküm verilmek suretiyle yapilan takip usulüdür (İİK. 154 - 133).

İFNA : (Ar.) Yoketme, bitirme.

İFRAĞ : (Ar.) Bir biçime, kalıba, şekle sokma, şekil verme.

İFRAĞ ETMEK : Çevirmek. Döndürmek.

İFRAT : Pek ileri varma, normal hali aşma, mübaiağa.

İFRAZ : (fr. Lotissement; Division - İng. visicn) Ayırmak, pay etmek. Arazinin parçalanması, taksimi. Ortak mülkiyete pay sahiplerinin paylarını ayırma işlemi.

İFSAT : (Ar.) Fesada uğratma, azdırma, boz durma.

İFŞA : (Ar.) Meydana çık.oârnek, bir sırını açığa vurmak. Ceza kanununa göre bir kimse kendisine gönderimiş olmıyan bir mektup veya telgrafi veya kapalı bir za;fı kasten açar veya başka bir şahsın posta telerafia olun açık muhabere kartındaki yazılaıı unlamak için eğine geçirir, telefon konuşmasını dinler, bunları gönderen şahsın rızası hilâfına işaa ederse (başkas;na yayarsa sırrı ifşa etmiş olur. (CK. 195 - 199).

İFTİRA : (fr. Calomnie - İng. Malicicus prosecution) Bir kimsenin suçsuz olduğunu biidiği bir şahsa suç isnad etmesidir. Suçun meydanc gelmesi için keyfiyetin adliyeye veya kanunî takip yapacak veya yaptırabi!ecek bir mercie bildirilmesi, yahut SUÇLın maddî eser ve delillerinin uydurulması lâzımdır. Suç tasniinden, hedefin muayyen bir kimse oluşu ila ayrılir. (CK. 285).

İFTİKÂK : (Es. Huk.) Rehinden çıkarma, rehin kurtarma.

İFTİRAK : (Ar.) Ayrılma, ayrılık.

İGARE : (Es. Te.) Bir malı başkasından baskın şeklinde zorla ve alenen almak. İĞBİRAR : (Es. Huk.) Gücenme, güceniklik, kırılma.

İĞFAL : (Es. Te.) Lügat mânası : Bir kimseyi kandırarak aldatmak anlamına gelir. Yanıltma, aldatma (MK. 117). Ceza Kanununa göre Bir kimse cebir, şiddet veya tehdit veya hile ile şehvet hissi veya evlenme maksadiyle resit olan veya reşit kılınan bir kad:nı kaçırır veya alıkoyarsa ceza görür.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.