FANDOM


ÂBÂ-İ ECDAT : (Ar.) Babalar, dedeler. Hukukta nesep münasebeti Ve veraset gibi bazı sorunlarda bahis konusu Olur.

ABANDON : Bırakmak, terketmek. Bir hakkı veya mamelekin bütününü kayıtlayan mü-

ABANANİ: ipekten sarımtrak dallarla işlenmiş olup, sarık ve sairede kul-

ABANMAK: Eğilerek bir şeyin üstüne kapanmak. saklanmak : Yolcu küpeşteye mize bakıyordu.

ABARTMAK: Hiyperbole) Mübalağa. Bir ola- olduğundan daha çok göster-

YAZI “Yazmak “Yasaktır

ÂBÂ-İ ECDAT : (Ar.) Babalar, dedeler. Hu- kukta nesep münasebeti ve veraset gibi bazı sorunlarda bahis konusu olur.

ABANDON : Bırakmak, terketmek. Bir hakkı veya mamelekin bütününü kayıtlayan mü- kellefiyetlerden kurtulabilmek. veya kar- şılığında diğer muayyen bir menfaat elde edebilmek için, o haktan veya mamelekin bir parçasından başkası lehine feragat et- meyi tazammun eyler. Sigorta hukukun- da; kazaya uğrayan sigortalı malın, tazmi- natın tamamen ödenmesi şartiyle sigorta- cıya bırakılması. Gümrük mevzuatında, gümrüğe gelen malı kayıtlayan bazı mü- kellefiyetlerden kurtulmak için mal sahibi- nin, o malı gümrük idaresine bırakması.

ABANİ : İpekten sorımtrak dallarla işlenmiş bir nevi kumaş olup, sarık ve sairede kul.

lanılır.

ABANMAK : Eğilerek bir şeyin üstüne ka- panmak, yasaklanmak : Yolcu küpeşteye abanmış denize bakıyordu.

ABARTMAK : (Hyperbole) Mübalağa. Bir ola- yı, bir şeyi olduğundan daha çok göster- mek. İzâmetmek.

ABD : (Es. Te.) Kul, köle.

ABDAL : Genel olarak göçebe hayatı yu-

şayan topluluk adı. Bu topluluğa bağlı ki-

Şİ.

ABES : (Ar.)Faydasız iş. Akla ve duyguya üy- kırı. Abesle uğraşmak, boş, saçma.

ÂBİD : (Ar.) İbadet eden.

ÂBİDE : (fr. ing. Monument). Anıt, şerefli bir işi ya da kimseyi sürekli olarak anmaya yarayan eser. �

ÂBİDELERİN KORUNMASI ; Eski eserlerden

olan âbideler, (Eski kaleler, burçlar, ka- saba surları ile hangi devre ait olursa ol- sun bütün eski bina ve eserler) hiç bir su- retle hiçbir kimse tarafından her ne mak- satla olursa olsun mahv ve tahrip edilemez. Aksine hareket edenler hakkında kanuni kovuşturma yapılır. Bir kimse ibadethana- lere konulmuş — olan âbide vesaire gibi eserleri veya kabristandaki mahkükâtı bo- zar veya Mezarlıkları tahrip ve bunlardan birini telvis ederse hakkında takibat yapı- hr. (OK 177,..516). Binaları, âbideleri, — heykelleri, resimleri havuzları, köprüleri, geçitleri, ihtar levha- larmı ve bu kabil şeyleri kirletmek veya bunlara zarar vermek, üzerlerine resim yapmak, yazı yazmak yasaktır.

ABLUKA : (fr. Blocus). Bir ülkenin veya bir şehrin dışarı ile olan, özellikle ticari mü- nasebetlerini, zor kullanarak kesmek. Sar- ma, çevirme.

ABONE : Önceden ödenen bir para ile belli bir süre için alıcı olan kimse.

ABONMAN : Taraflardan birinin bir hizms- “ti devamlı olarak yapmayı, diğer ta- rafın da ücreti belli aralarla veya toptan ödemeyi taahhüt ettiği bir nevi akittir. “Şartlar abonman, mukavelesiyle tesbit edilir. Su, aydınlatma gibi belediye hiz- -Metleri, genellike abonman mukavele- leriyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılır.

ABONMAN MUKAVELESİ : Abonmanla ilgili mukavele, sözleşme.

ABONMAN POLİÇESİ ;: Abonman tarzında yapılan sigorta mukavelesidir. �

ABLUKA : (fr. Blocus). Bir ülkenin veya bir şehrin dışarı ile olan, özellikle ticari münasebetlerini, zor kullanarak kesmek. Sar- ma, çevirme.

ABONE : Önceden ödenen bir para ile belli bir süre için alıcı olan kimse,

ABONMAN : Taraflardan birinin bir hizmeti devamlı olarak yapmayı, diğer tarafın da ücreti belli aralarla veya toptan ödemeyi taahhüt ettiği bir nevi akittır.

“Şartlar abonman mukavelesiyle tesbit edilir. Su, aydınlatma gibi belediye hizmetleri, genellikle abonman mukaveleleriyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılır.

ABONMAN MUKAVELESİ : * “Abonmanla ilgili mukavele, sözleşme,

ABONMAN POLİÇESİ : “Abonman tarzında yapılan sigorta mukavelesidir.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.