FANDOM


şı bazı algılar, (olmıyan şeyleri görmek ve- ya işitmek gibi) eklenmiş ve kendileriyle ilgili düşünce bölümlerini bozmuş olabilir. Akıl hastalarına ceza verilmez (C.K. 46).

Akıl hastalığına müptela olanların yapa- cakları muameleler hüküm ifade etmez. (MK. 10, 15, 89).

AKIL ZAYIFLIĞI : Kişinin medeni. hakları kul- lanma ehliyetinin — şartlarından biri olan temyiz kudretini kaldıran bir haldir. Akıl

zayıflığına tutulmuş olanlar gayrı mümey- yiz sayılır. Bunların hukuki muameleleri hüküm ifade etmez. Akıl zayıflığı suçlunun cezai sorumluluğunu tamamen kaldırmaz. Derecesine göre cezayı azaltır. (T.C.K. 47). Akıl zayıflığı hacir sebeplerinden biridir. (M.K. 355).

AKIM : (Courant.) Hava, su gibi akıcı şeyle- rin ya da elektrik gibi bir gücün herhangi bir yöne doğru akışı.

AKIM : Cereyan. Siyasi akımlar - siyasi ce- reyanlar.

AKİD : bkz. Akit, bağıt.

AKİDE : Doğma. Prensiplerin, tecrübelerden değil, akli kaynaklardan geldiğini kabul ediş. Hukukta, hukuk prensiplerini akli me- todlara dayandıran kaideler bilgisi.

ÂKİDEYN : Her akitte akdi yapan iki tarafa denir. İcarede mucir ve müstecir gibi.

ÂKİL : (Ar.) Akıl sahibi, akıllı kimse.

ÂKİL BALİĞ : Erim. Aklen erişmiş, iyiyi kö- tüden ayıracak akli duruma gelmiş.

AKİM : (Ar.) Kısır, neticesiz.

AKİM KALMAK : Sonu gelmek. Sonu çıkma- mük, suya düsmek.

AKİT - AKD : (fr. contrat, - ing. contract). Ba- Git, sözleşme, anlaşma, mukavele. Müsta- kil irade sahibi iki tarafın, bir nokta üze- rinde anlaşarak kargılıklı borç ve taahhüt �altına girmeleri. Yani icab ve kabulün aynı nokta birleşmesi. Bu suretle meydana ge- len bir anlaşma bazen geçici bazen devam- lı haklar doğurur. Akitler borç doğurmaları bakımından üçe ayrılır. 1) Tek taraflı akit- ler : Bunlar yalnız bir tarafa borç yükli- yen akitlerdir. Kefâlet, hibe vaadi gibi (B.K. 238, 483). 2) İki taraflı akitler : Bunlar iki tarafa da borç yüklerler. Satiş akti gibi. 3) Çok taraflı akitler : İkiden çok kimsenin taraf olarak tek bir konu üzerinde birleş- meleriyle meydana gelir. Üç kişiden kuru- lan bir şirket çok taraflı bir akit sayılır, (BK. 2, 10, 225, 314/2). Akitte ilk yapılan teklife icap, karşı tarafın buna uygun ve bunu münasip gören ve icap'a muvakkat eden beyanına da kabul denir. (BK. 3).

ÂKİT : Sözleşmeci. Bir akitte taraf olan kişi. Bu, akdin nev'ine göre satan, alan, kiracı, kiracı, kiralıyan, vekil, müvekkil gibi adlar alır. (MK. 395, 493, 824; BK. 82, 120, 156, 381, 428, 535).

AKİT SERBESTİSİ : Akitlerin konu ve sonuç- larının kanunun menetmediği hususlarda, taraflarca serbestçe tâyin edilmesidir.

AKİTTEN DOĞAN BORÇLAR : İki ya da daha ziyade tarafların karşılıklı ve birbirine uy- gun irade beyanlariyle onların leh ve aley- hinde ihdas edilen borç münasebetleri Satış, kira, hizmet ve sair akitlerden do- ğan borçlar gibi (BK. 1, 40).

AKİTTEN DOĞAN HISIMLIK : Hısımlık.

AKİT YAPILIRKEN İŞLENEN KUSUR : Akdin taraflarca konuşulması sırasında taraflar- dan birinin hüsnüniyet kurallarına aykırı olarak diğer tarafın alacağı karara etki yapacak olayları kasıtla bildirmemesi ve onu bu suretle yanlış bir yola götürmesi- dir. Bu tazmin mükellefiyetini doğuran bir kusurdur.

AKİT YAPMA MECBURİYETİ : Kanuni bir hü- kümden ya da idari bir tasarruftan doğan akit yapma Mmecburiyetidir. Örneğin PTT, �

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.