FANDOM


İdaresiyle D.D.Y. İdaresinin kendilerine arz- olunan eşya, koli ve diğer şeyleri kabule ve muhabereleri sağlamaya mecbur olmaları bir şehirdeki elektrik idaresinin şehir hak kına elektrik verme zorunluluğu gibi. Bu vecibe, tanınan tekel hakkının zorunlu bir sonucudur.

AKİT YAPMA TAAHHÜDÜ : (Akit yapma vâa- di.) Bu öyle bir akittir ki, kanunla taraflar- dan biri veya ikisi diğer bir akit yapma (asıl akit) yükümlülüğü altına girer. Akit yapma taahhüdü — tarafları bağladığı için hazırlık niteliğindeki müzakerelerden ayrı- dır. (BK. 22).

AKİT YAPMA VAADİ : İlerde yapılacak bir akit için önceden yapılan mukavele. Kanu- nun ayırmadığı hallerde esas mukavelenin tabi tutulduğu şekle, akit yapma vaadinde de uymak lâzımdır. Satış vâadi. (BK. 22).

AKİT YERİ KANUNU : (Locus Regit Actum.) Hukuki bir muamelenin yapılmış olduğu memleket kanununu anlatmak için kullanı- lan terimdir. Bazı yabancı mahkeme İiçti- hatlarına göre, tarafların susması halinde, akit yeri kanunu anlaşmanın sıhhat ve şart- larını ve sonuçlarını tayine esas olur.

AKL : (İs. Huk.) Bir cniyatten dolayı icabe- den diyeti vermektir. Diyet anlamına da kullanılır. Akl, insan hareketlerini düzen- leme, kendisini fena şeylerden men ve Çe- kinme yolunda insandaki yüksek kuvvete de denir.

AKLAMAK : Bkz. İbra.

“AKL-I SELİM : Sağ duyu. Doğruyu eğriden ayırma yeteneği.

AKLİ : Akılla ilgili, akıl yollu, us'a uygun.

AKLİ HALET : (Es. Te.) Akıl hastalığı, zayıflığı gibi akıl durumu.


MA: (Si. Huk.) Sulu şekildeki emtianın “bulunduğu kaplardan, kırılma veya dökül. �me gibi bir hal olmadan, sızması ve ağır- lığından bir. kısmını kaybetmesidir. Poliçe- de tesbit edilen bir risk sebebiyle meydana gelen akma, özel avarya olarak ödenir. Ge- nel olarak, akma halinde, ödenecek olan, normal firenin üzerinde olan akmadır. Ak- ma tehlikesi özel olarak sigorta edilmişse akmanın hangi sebeplerden olduğunu i8- bata lüzum yoktur. Bu hülde sigortacının normal fireden de sorumlu olup olmadığını poliçe tayin eder.

AKMA VE KIRILMA : (Si. Huk.) Akma ve kı- rılma sigortacıyı ilgilendirmez. Akma ve kırılmaya karşı da sigorta yapmak istenir- se bunun için özel bir anlaşma yapılmalı- dır. Ancak garanti edilmiş tehlikelerden bi- ri yüzünden meydana gelen akma özel an- laşmaya ihtiyaç olmadan teminat altında- dır.

AKONT : İleride görülecek hesaba tutularak önceden yapılan ödeme.

AKONİT : (Adli Tıp). Bir metre boyda mavi çiçekli ve her tarafı zehirli ottur. Kök toz- ları cinayet kasdiyle kullanılır. Ölüm, ne- fes alma merkezlerinin felciyle olur.

AKORD : (Fr.) Birlik, ittihat, ahenk.

AKORD ÜCRET : Parça başına, işçinin iş ve- rimine, ürettiği mal birimine göre hesapla- Nıp Ödenen ücret.

AKRABA : (Parent). Karb, yakın demektir. “Akraba, karib'in çoğuludur. Yakınlar anla-

mına gelir. Soyca birbirine yakın olanlar demektir.

AKRABALIK : (Fr. Parentö - İng. Kinship; cognation). Akrabalık iki türlüdür. 1) Kan hısımlığı, 2) Sıhri hısımlık.

Kan hısımlığı : a) Usul ve füruğ hısımlığı, b) Civar hısımlığı.

y b a 4 iL, “ Usul ve füruğ hısımlığı, birbirinin sulbün- den gelenler arasındaki hısımlıktır. �

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.