lar (İH. Md. 222). Müflisin bir konkordato teklif etmesi halinde alacaklılar tasfiyeyi tatil edebilirler.

İkinci alacaklılar toplantısı : İflâs İdaresi tarafından, alacaklıların tahkikinden sonra, kısmen veya tamamen alacaklı oldukları kabul edilenlerin, iflâs idaresinin ilânla da- veti üzerine toplanmalarıdır. İlân en az yir- mi gün evvel yapılmalı ve ilânın birer nüs- hası alacaklılara gönderilmelidir. Ayrıca konkordato teklifi müzakere olunacaksa davstte bu hususun da bildirilmesi lâzım- dır. Toplantıya iflâs memuru veya' muavini başkanlık eder. Nisap, kararların verilme- si ve oy kullanılması hususları ilk alacak- hlar toplantısındaki hükümlere tâbidir.

ikinci toplanmanın yetkileri, birinciden da- ha geniş olup, iflâs idaresi tasfiyenin ce- reyan şekline ve alacaklara, borçların va- ziyetine dair alacaklılar toplanmasına mu- fassal bir rapor verir. Alacaklılar toplan- ması iflâs idaresini vazifesinde bırakmak isterse bu hususta ve masanın menfaatı için zaruri gördüğü diğer hususlarda ica- beden kararları verir. Bu toplanmanın ka- rarlarına karşı da her alacaklının yedi gün içinde tetkik merciine itiraz hakkı vardır. İkinci toplanmanın mümkün olmaması ha- linde keyfiyet bir zabıtla tesbit olunarak iflâs idaresi tasfiye bitinceye kadar işe de- vam eder (İİK. Md. 239). Alacaklılar ekse- riyetinin isteği veya iflâs idaresinin göre- ceği lüzum üzerine yeniden alacaklılar top- lanması için dâvet yapılabilir. Bundan son- raki toplanmalar ikinci alacaklılar toplan- masındaki hükümlere tâbidir.

ALACAKLININ TEMERRÜDÜ : Borçlu sözleş-

me hükümlerine göre borcunu ödemek İS- tediği halde alacaklının kabul etmemesi ya

da reddetmesi haline alacaklının temerrüdü

denir. (BK. 90, 95.) Bak.: Temerrüt.

ALACAKLI VE BORÇLU SIFATININ BİRLEŞ MESİ : Bir vecibeden doğan alacaklılık ile borçluluk sıfatının ayni kimsede birleşmesi demektir. Bu durumda borç düşer. (B.K. 116).

ALACAK SENEDİ : (Fr. Titre de er&ance - İng. A bili of debt). Bir kimsenin başka bir kimseden belli bir parayı veya bir şeyi alacaklı olduğunu bildiren ve borçlu tarafından imza edilmiş bulunan yazılı belge.

ALACAK ÜZERİNDE İNTİFA HAKKI : Bir ala- caktan, yalnızca yararlanmayı gerektiren hak. Müstakil bir nitelik göstermez. Daima dolayısiyle meydana gelen bir haktır. Temliki kabil almıyan alacaklar üzerinde tesis edilemez.

ALACAK ÜZERİNE REHİN HAKKI : Bir alacak üzerinde tesis edilen rehnin rehin alan alacaklıya verdiği haktır. (MK. 853, 868).

“ALÂİM-İ HAYATİYE-İ CERHİYE : (Tıp) Vücut- ta açılan yaralardan mütevellit hayat âlamet ve işaretleridir. ki, bu bize başlıca ÜÇ vasıf bildirir.

1. Kan gelmesi : Hayatta olan kimsenin vücudunda açılan yaradan kan gelir, ölüden gelmez.

2. Pıhtılaşma : Ölünün kanı pıhtılaşmaz. Cesedin yanında kan pıhtılaşmışsa o kimse yaralanarak öldürülmüştür.

3. Yara dudaklarının birbirinden ayrılmış olmasıdır. Yaşayan kimsenin yara dudak- ları açılır. Ölüde hayatiyet kalmadığından yara dudakları açılmaz.

ALÂMET : Bir yere ne maksatla konulmuş ise ona delâlet eder. İşaret, İz.

ALÂMET-İ FARİKA : (Margue döposde). Üze- rine konduğu şeyin, özelliklerini, kime ait olduğunu, nerede ve nasıl yapıldığını anlatan özel işaretlerdir. Sahibinin alâmeti farika üzerindeki hakları kanunun himayesi altındadır. Usulüne göre tescil edilmiş bir alâmeti farikayı başkaları kullanamaz.

(Tic. Ka, 4 ve 139). �

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.