ÂMEDİ : Geliş demektir. Eskiden, doğrudan doğruya Treisülküttaba bağlı &Âmedi kale- mi» (geliş kalemi) ve Babiıâğli'nin en müm- taz kalemlerinden birini teşkil eden ve dev- letin en büyük memurlarının yetiştirildiği «Âmedi odası» vardı.

ÂMEDİYE RESMİ : (Es. Huk.) Geliş vergisi. Eskiden, şehre gelen eşyayı satandan alı- nan gümrük vergisine veya şehre gelen, devletin yüksek memurlarına yapılacak masrafı karşılamak üzere halktan alınan

paraya denirdi.

AMEL : Bilerek yapılan iş ve fiil. Uygulama, meydana çıkarma.

AMEL : (Es. Te.) (ing. Act). İş, edim, fiil.

AMELE : İşçi, emekçi, eski deyim ırgat,

AMELİ : (Es. Te.) İşüstü, uygulamalı. (Bir şeyi ameli olarak öğrenmek : Bir şeyi İşüstün- de öğrenmek).

AMELİYAT : Yapılış. (Bir işin ameliyatını bil- mek : Bir işin yapılışını bilmek).

AMENAJMAN : Kamuya veya özel kişilere ait ormanların, orman mühendisleri tara- fından hazırlanmış ve orman idaresince onaylanmış işletilme plânları.

AMİK : (Ar.) Derin.

ÂMİL : (fr. facteur - ing. cause). Etken, yapan. Geniş anlamda, sebep, müessir, bir sonucu gerçekleştiren kudret demektir. Dar anlam- da hukuki bir olayın gelişmesine yardım eden bir olaydır.

ÂMİR : (fr. Sup&örieur - ing. Director super- visor). (Üst.) Bir dairenin başı, Müdür, Şef, Komiser, Komutan gibi yetkili olup bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına dair emir verebilen kimsedir. Kanuna uygun olmıyan emre itaat memuru sorumluluktan kurtara- maz. (Anayasa 125). Bak. Kanunsuz emir. Âmirin verdiği emir, kanuna uygun olmalı, bir hizmetin ifası için verilmiş bulunmalı- dır. � AMİRAL : (As.) Albaydan yüksek olan deniz- subayı.

ÂMİR BANKA : (Banka.) Akreditif ömirinin aldığı talimata dayanarak akreditifi açan bankaya «üfümir banka» denir. Bu banka- nın sorumluluğu akreditifin şartlarına bağ- lıdır.

ÂMİR HÜKÜMLER : (fr. dispositions İmpera- tives - ing. A. mandatory provision). Taraf- ların iradeleriyle — değiştirilemiyen kanun hükümleri.

ÂMİR HÜKÜMLERE UYMAYAN ANLAŞMALAR : Âmir hükümlere uymayan anlaşmalar bü- tıldır. Ahlâka, âdaba aykırı olan işlemler âmir hükümlere aykırı. olduklarından bâtil- edır.

ÂMİR-İ ADLİ : (Es. Huk.) Adli âmir.

ÂMİR-İ İTA : (Es. Huk.) İta âmiri. Devlet öde- melerinde ödeme emrine imza koyan âmir.

ÂMİR-İ MÜCBİR : (Es. Huk.) Bir kimseyi Öl- dürmek veya bir uzvunu kesmek ve sakat. lamak tehdidiyle bir eylemi yapmaya ya da yapmamaya zorliıyan ve bu tehdidi yapma- ya gücü yetecek kimse. Eski hukukumuzda vardı.

ÂMİYÂNE : Adice, Ayak takımına yakışır yol- da, Bayağı.

ÂMME : (Ar.) Kamu, Kamu hizmeti, kamu düzeni.

ÂMME ALACAĞI : Kamu alacağı. Kamu ida- re ve kurumlarına hakiki ya da hükmi şa- hıslardan olan alacağı. Âmme alacakları nın tahsili usulü hakkında kanun 6183.

ÂMME ARAZİSİ : Kamu toprağı. Kamu ya: rarına ayrılmış topraklarla devletin tasar- rufunda olan veya herhangi bir yolla dev- lete geçmiş topraklar: �

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.