FANDOM


A) Kanuni ikametgâh : Bazı kimseler için kanunun kabul ettiği ikametgâhtır. Evli bir kadının ikametgâhı kocasının ikametgâhıdır.

B) Akdi ikametgâh : Mukavele ile tarafların ikametgâh olarak gösterdikleri yerler.

C) Hükmî Şahısların ikametgâhı : Statüsünde başka hüküm olmadıkça idare ve muameleierin yapıldığı yerdir. Yargıtay Kararı . Bir kimsenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu ispat edilmedikçe prensip olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâhı sayılmak lâzımdır. (Yar. Hukuk Gn. Kurulu 193.1968 gün, 966/2 - 1286/465).

İKAMETGÂH MASUNİYETİ : Konut dokunulmazliğı. Mesken masuniyeti. (TCK. 194, 195).

İKAMET MÜSAADESİ : (fr. Permis de seiour) İkamet izni. Bir yabancının yurdumuzda oturmasına, eyleşmesine dair resmî makamlarca verilen -izin.

İKAMET TAHDİTLERİ : Yabancıların yurt içinde oturmalarını tahdit eden bazı hükümleri ihtiva eder.

İKAMET TEZKERESİ : Türkiye'de oturmalarına izin verilen yabancı uyruklu kişilerin belirli süre ile ikamet tezkeresi almaları lâzımdır. İkamet tezkereleri sürelerine göre harca tâbidir. Kanuna göre kendilerine harçsız ikamet tezkeresi verilenlerden harç alınmaz. (7564 S. Ka. M. 9).

İKAMET YEVMİYESİ : Görevli olarak, bulundukları yerden başka bir yere gönderilen memurların, gittikleri yerde kaldıkları günler için aldıkları gündelik.

İKAZ : (Ar.) Uyarma, uyandırma.

İKBAL : (Ar.) Talih düzgünlüğü, itibarda Olma.

İKDAR : (Ar.) Geçimini iyileştirme, sıkıntıdan kurtarma.

İKİ MADEN ESAS! : Altın ve gümüş paralara hudutsuz borç ödeme kabiliyeti tanımak olup fertler serbestçe bastırabilirler. İki maden arasında kanunî bir oran mevcuttur. İKİNCİ DERECE AYRILMAZ PARÇA : Talî mütemmim cüz. (M.K. 700).

İKİNCİ POLİÇE : Mükerrer poliçe, retret.

İKİ TARAFLI AKİTLER : Her iki tarafa da borç yükleyen akitlerdir.

İKİ YANLI : Mütekabil.

İKİ YÖNLÜ YOL : (Trf.) Üzerinde aynı zamanda, her .iki yönde hareket edilebilen karayoludur. (Trf. TüZ 3).

İKMÂL : (fr. Approvisionement) Bütünleme, tamamlama.

İKNA : (Ar.) Kandırma, inandırma.

İKNA SURETİYLE İRTİKÂP : Bak. İrtikâp.

İKRA : (Ar.) Kiraya vermek,

İKRAH : (fr. Craint - İng. Intimidation) Kelime anlamı tiksinme ve iğrenme demektir. Hukukta; bir kimseyi korkutarak iradesi d!şında bir işi yapmaya zorlamak anlamında kullanılır. (BK. 29. MK. 118), iradeyi

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.