ÂMME VELÂYETİ : Milletin bütün ferdierine ve işlerine şâmil olan yetkidir ki, babanın çocuğu ve mütevellinin vakıf mallar üze- rindeki velâyeti gibi çocuğa ve bir kısım mala mahsus olmayıp Devlete mensup bü- tün holk kitlesini kapsayan tasarrufu ifade eder.

AMNEZİ : (Adli Tıp.) Hafızanın kaybolması veya dumanlanması. Bilhassa geçmişteki olayları hatırlama kabiliyetsizliği,

AMORALİZM - Ahlâk tanımazlık. Ahlükdışı- cılık

AMORTİ : (Fr.) 1. Bir defada ödenerek faizi- nin işlenmesine son verilen tahvil. 2. Pi- yangolardaki en küçük ikramiye.

AMORTİSMAN : (Fr.) 1. Demirbaşa yatırılan sermayenin, azar azar sermayeden ayrıl- ması. 2. Faizin işlemesini durdurmak üze- re bir tahvilin birden ödenmesi. 3. Bir bor- cun azar azar Ödenmesi. 4. Aşınma, yıp- ranma payı, (V.U.K. 314, 317).

AMORTİSMAN SİGORTASI : Seneden sene- ye bir para ödenmesini gerekli kılan ipo- tek karşılığı bir borç anlaşmasını ya da bedeli seneden seneye taksitle ödenecek taşınmaz bir malın amortismanını garanti eden sigorta. — Borçlunun ölümü halinde sigorta şirketi Ölünün yıllık borçlarını za- manında ödemeye devam eder.

AMORTİSMAN VE KREDİ SANDIĞI : Devle- tin iç ve dış borçlarına ait tahvil ve bono piyosoalarını düzenlemek elverişli şartlar- lo itfa etmek, gerekirse konsolide etmek. Ayrıca büyük devlet kuruluşlarının uzun vödeli yatırımlarının finansmanına da yar- dimci olur,

AMUD-ÜN-NESEP — (Es. Huk.) Usul ve fürü yani baba dede vd. aşağı doğru evlât ve torunları anlatır.

AN : (Ar.) Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası : Bir an bile geri kalmadi.

ANA : Çocuğu olan kadın veya yavrusu olan hayvan. � ANA AKÇA : Ana para, sermaye, resülmal,

ANA BABA ERKİ : Velâyet, ana babanın ev. lâtları üzerinde haiz oldukları haklar.

ANAFİLAKSİ : (Tıp.) Kan veya sair lekelerin kime ait olduğunun tesbiti metodu.

ANAFOR : (Yun.) Hava ya da su akıntısının çarpışması sonucu meydana gelen çevrin- ti. Argoda : Emek harcamadan elde edi. len şey.

ANAGAYRİMENKUL : Kat Mülkiyeti Kanunu na göre : Kat mülkiyetine konu olan gay rimenkulün bütünü.

ANAHTAR : Maymuncuk alım satımı ve k litlerin gayri meşru açılması : Demirci, ç lingir gibi sanat sahiplerinin her rasgeld ğine maymuncuk satmaları veya verme- leri, kalıp veya ölçüleri alınmış nümuneler üzerine bunların kullanılacağı yer veya eşyanın kendisince maruf sahip veya ve- kilinden başka kimselere her cins ve nev anahtar vermeleri, kilit veya mümasili şey-

leri, mal sahibinden gayrı kimselerin isteği üzerine açmaları yasaktır. (T.C.K. 582, 582)

ANALIK : (İng. Maternity) Evlâd edinen ka- dına denir. Kendi çocuğu olmayan bir ka- dının, kanuni hükümlere uyularak evlâd edindiği çocuğa karşı olan hukuki duru- munu ifade eder. Halk arasında yanlış ola- rak üvey anaya analık denmektedir.

ANALIK - BABALIK : Medeni Kanuna gore

evlât edinmek suretiyle kurulan hukuki |liş- kiye denir. (MK. 253, 258).

ANALIK HALİNDE ÇALIŞTIRMA YASAĞI Ka dın işçilerin doğumdan önce ve sonra Ü- tışardan oniki hafta süre içinde çalıştırı!- maları yasağıdır. (1475/80).

ANALIK SİGORTASI : (Fr. Assurance - ma- ternit6 - İng. Maternity Insurance). (İş. Huk.) Sosyal Sigorta anlamında, çocuğun ana rahmine düşmesinden, doğum, emzirme, aşamalarını içerisine alan kanunen tanin- mış yardımlardan faydalanma halidir. (506 Sa, Ka, ve 1475/43). �

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.