FANDOM


üzere zapta tabi tutularak alınmış ve arama sırasında evde bir zarar yapılmadığı aramaya maruz kalan sanık tarafından beyan edilmekle iki nüsha olarak düzenlenen işbu arama Ve müsadere zaptının bir nüshası ilgiliye verilmiş diğeri tahkikat dosyasına bağlanmak üzere hazır bulunanlar tarafından İmza edilerek tasdik edilmiştir.

ARANJMAN * (Fr. Müz.) Bir bestenin yazıldığından başka bir tondan, ya da başka bir saza göre ayarlanması.

ÂRA-YI UMUMİYE : Plebisit, — Referandum. Halk oyu, kamu Oyu.

ÂRAZ : Zâti ve asli olmayan, gelip geçici, Muvakkat hal ve sıfat.

ARAZİ : (Fr. Terre, terrain - ing. Land). Yer anlamına gelen arapça arz sözünün çoğuludur.Sahipsiz yerlerle toprağın birikmesi, dolması ve kayması veya umuma ait suların yollarını veya seviyelerini değiştirmesi gibi sebeplerle teşekkül eden arazi. Bu gibi yerler devletin mülkü olur. Ancak, kendisine dit bir gayrimenkulden, bu Suretle ayrılan parçaların varlığını ispat eden kimse onları geri alabilir. (M.K. 636, 637).

Arazi gözcüğünün İslâm hukukundaki çeşitleri aşağıya alınmıştır.

ARAZİ HUKUKU ; (ing. Land law). Arazi ile ilgili mevzuatı inceliyen hukuk.

ARAZİ-İ ÂMİRE : (Es. Huk.) Keridinden herhangi bir şekilde yararlanılan yerler.

ARAZİ-İ EMİRİYE : (Es. Huk.) Aslı hazineye ait olmak üzere devlet tarafından kişilere dağıtılan tarla, Çayır, yaylak, kışlak, koru ve benzeri yerler. (Arazi'i mevat'ın aksidir), Bunlara arazi'i memleket, arazi'i havz' da denir.

ARAZİ-İ EMİRİYE-İ SIFRA : (Es. Huk) Bey- tülmale ait olan, menfaatleri ve tasarruf haklarından hiçbiri herhangi bir işe ayrıl- mamiış olup, fertlere bırakılmış olan arazi'İ memleket,

ARAZİ-İ EMİRİYE-İ MEVKUFE : (Es. Huk.) Yalnız hazine menfaatleri veya sadece tasarruf hakları yahut her ikisi birden bir hayır derneğine tahsis olunan arazi-i miri. Ülülemir tarafından veya onun izniyle başkası tarafından menfaatleri bir işe tahsis olunan arazi-i emiriye.

ARAZİ-İ GAMİRE : (Es. Huk). Harap, su basmış veya içine henüz çift girmemiş olan yerler. Tarıma uygun olduğu halde henüz ekilmemiş topraklar da buraya girer.

ARAZİ-İ GAYRİ MEMLÜKE : Kişilerin mülki- yetine girmemiş olan arazi. ARAZİ-İ

GAYRİ MEZRUA : (Es. Huk.) Ekilmeyen arazi.

ARAZİ-İ HALİYE : (Es. Huk.) İşlenmiş yerlere uzak ve sahiplendirilmemiş topraklar; mutlak biçimde işlenmemiş ya da işlenemeyecek yahut işlenir duruma getirilmesi güc arazi.

ARAZİ-İ HARACİYE : (Es. Huk.) Fetholunan araziyi, ulül-emir Müslüman olmıyan eski ahalisine bırakır veya Oraya Müslüman olmıyan ahaliyi getirerek yerleştirirse bu araziye arazi'i haraciye denir.

ARAZİ-İ MAHLULE : (Es. Huk.) Mutasarrıfın mirasçı bırakmadan ölümü ile mahlül olan arazi-i emiriye.

ARAZİ-İ MAHMİYE : (Es. Huk.) Rakabesi beytülmale ait bulunan araziden koru, mera, yol, pazar yerleri gibi halkın ihtiyacına ayrılmış olan yerler.

ARAZİ-İ MEFTUHA : (Es. Huk.) Fethedilmis harple zaptedilmiş yerler, genel olarak devletin malı sayılır. �

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.