FANDOM


taşları olur. Bazı anlaşmalarda, bu kimse- lerin ya da istiyenlerin göçmen olarak asıl devletlerinin yurttaşlığında kalmaları ka- rarlaştırılabilir.

ARAZİ TERKİ : Medeni hukukta arazi terki ise, bir taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı bulunan kimsenin hakkından vazgeçerek o yeri terk etmesidir. O arazi artık sahipsiz bir mal olur.

ARAZİ VERGİSİ : (Fr. Impöt foncier - ing. Land tax). 1319 sayılı kanuna göre Arazi Vergisinin matrahı arazinin değeri üzerin- . den tahakkuk ettirilir.

ARBEDE : (fr. Rixe) Gürültülü, kavga.

ARBİTRAJ : (Bankacılıkta ve borsada.) Muh- telif piyasalardaki fiyat farklarından fay- dalanarak kazanç sağlamak üzere esham, tahvilât vesair kıymetlerin alım satımına denir. Kambiyo tahdidatı bulunmayan muhtelif piyasalarda aynı zamanda kote edilen döviz kuru arasındaki farklardan kazanç temin etmek maksadiyle yapılan kambiyo muamelelerine de Arbitraj denir.

Hususi hukukta, tahkim demektir.

ARBUN : (Es. Huk.) Pey akçesi. (BK. 156).

ARDA : Halef, «yerine geçen, sonradan ge- len, Ardıl.

ARDİYE ; (fr. Entrepöt - ing. Storehouse), Ücret mukabilinde emtianın muhafaza olunduğu yer. Antrepo, depo.

ARDİYE MUKAVELESİ : Ardiye sahibi ile mu- di (mal sahibi) arasında yapıları bir anlaş- ma olup, ardiye sahibi mudiye malları tem- eden bir senet verir. Ardiyeye teslim olunan malları temsil eden bu senede Em ta senedi denir.

ARENA : (Fr. Löt.) Amfiteatr, sirk gibi yerlerin ortasında güreş, yarış, oyun gibi çeşitli gösteriler yapılan alan.

ARGO : Serseri ve külhanbeylerin kullandıkları söz ve deyimler.

ÂRIZ : (Ar.) 1. Kendiliğinden olmayıp sonradan olan. 2. Yapışan, takılan.

ÂRIZA : Sonradan gelip yapılan şey. Sakatlık, bozukluk.

ARIZİ : (Ar.) Geçici, devamlı olmayan, asıl olmayan, aslında başka olan.

ARIZİ SARHOŞLUK : Kişinin istemiyerek sarhoş olması halidir.

ARIZİ TERSLİK : Tenasüli terslikler.

ARİ : (Ar.) Kurtulmuş, soyunmuş, sıyrılmış. Boş, çıplak.

ARİF : (Ar.) Bilen, anlayan.

ARİFÂNE : (Fa.) Bilircesine.

ARİSTOKRASİ : Seçkinlerin, en iyilerin egemenliği. Hukuk dilinde bu terim herhangi bir nedenle üstün — duruma geçmiş dini, mesleki, toplumsal ve fikri bir grup, bölük veya sınıfın egemenliğine dayanan devlet ve yönetim şeklidir.

ARİSTOKRAT : Sınıf farkı güden toplumlarda soylu sayılan kimse,

ARİYET : (alm, Leiche - fr. pröt â usage ing. loan for use). Eğreti, ödünç vermek. Bir malı geri almak şartıyla bedelsiz olarak başka birisine vermek. (B.K. 299). Me- �

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.