FANDOM



Ae > m zeyilnamesi duru-

Katlı sam fından verilen, sigorta munda olan belge.

SİGORTA ŞİRKETİ : Sigorta akdinin tarafla- rından biri olan tüzel kişi. Sigortacı. Belli bir zararın veya şartın meydana gelmesi halinde, tazminat ödemeyi taahhüt eden

şirket. zararın ödenecek

SİGORTA TARİFESİ : Karşılanacak


niteliğine ve niceliğine göre, primleri belirten tarifeler. Sigorta primi mu-

kavelede gösterilmemişse ilgili bakanlıkça

onaylanmış olan tarifeler gereğince - tâyin olunur (TK. 1294).

SİGORTA ÜCRETİ : Prim. Sigortacının kabul ettiği giderime karşı, sigorta ettirenin, Öde- meyi taahhüt ettiği para. Genel olarak bel-

li zamanlarda ödenen bir meblâğdır. SİHAM (SEHM) : (Ar.) Hisseler, paylar.

SİHAM-I MEFRUZA : (Es. Te.) Mefruz sehim- ler. İfraz edilmiş, ayrılmış, bölünmüş hisse-

ler.

SİKATRİS : (Tıp) Kapanmış, iyi olmuş yara yeri. Nedbe.

SİKKE : (fr. Monnale - ing. coin) (Es. Te.) Ba-

sılmış madeni para. Çoğulu meskükâttır.

SİLÂH : Alm. Waffe - Fr. arme - İng. Wea- pon) Savunma ya da saldırma için kullanı- lan âlet (C.K. 189).

Ceza tayininde Kanunun şiddet sebebi sa- yarak bildirdiği silâh deyiminden” maksat 4


1 — Ateşli silâhlar;

y

| | 2 — Patlayıcı Maddeler; | | 3 — Saldırı ve savunmada kullanılan her |

|

türlü kesici, delici ya da bereleyici öletler;











4 — Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı e a veya diğer her türlü zehirler ve boğul kör edici gazlardır. j

Yargıtay kararlarına göre; ancak, tı

kazma yukarıda sayılan silâh deyimin

lerdir.

Keser ve övendire kullanılış şekli savunma ve saldırma öletleri olaral edilmemektedir (T.C.K. 189). ——

SİLÂH ALTI : Askerlik hizmetine girm

SİLÂH ATMAK : Bir kavgada A i ve silâh atmak suçtur (C.K, 466). Yargıtay Kararı : i

Maddenin uygulanmasına gözö ün lan silâh anlamına kavgada çekildiğ karşısındakini objektif ölçülere kutmak. niteliğinde ve yeterliği araç dahildir (Yargıtay İç. Bi. K.

SİLÂH ÇEKMEK : (C. Huk.) Bir şa katil veya yaralamak kasdiyle s demektir. i

Yargıtay Kararı :

demesi C.K. 466. maddesine, (Yarg. 4. C.D. 30.11. 1949 ta i

'SİLÂH ÇEŞİTLERİ : Ateşli, Pa delici, âlet ve vasıtalar, yaralayıcı eczüölarla, her tür

gucu, kör edici gazlardır |

SİLÂH KULLANMA HAKKI : vetlerinin, bazı hallerde, Sil

ğinden kullanmak hak

ki kanunlarla sınırland r

e) el 2 Hizmet K. Polis Vazife ve Salâhiyet K,, Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Ka-

nun.

SİLÂHLA GİRİLEMİYECEK YERLER ; Bak. Za- bıtanın- silâhla giremiyeceği yerler.

SİLAHLA SUÇ : Kanunun suç saydığı fiilleri silahla işleyenlerin cezası ağırlaştırılır. Türk Ceza Kanununa göre Mad.

maksat : Bakınız. Silâh.

SİLÂHLI BİTARAFLIK : lik.

SİLÂHLI ÇETE şahsiyetine karşı

. Türk Ceza Kanununun 125, 131, 146, 147 ve 156. maddelerinde yazılı cürümleri işlemek

(D.H.) Silâhlı tarafsız-

Devletin

üzere “silâhlı şeklinde vücude getirilen topluluk.

SİLÂHLI TARAFSIZLIK : lık. Devamlı tarafsız bir devletin, harbde, tarafsızlığına saygı gösterilmesini temin

için kuvvetli bir orduyu silâh altında tutma-

SI. : *

SİLÂHSIZLANMA : (D.H.) Dünya — bafışının en önemli meselelerinden biridir. İkinci Dün- ya Harbinden sonra tekrar ele alınmıştır. Bugün çalışmalar iki istikâmette yürütül- Mektedir : 1) Klâsik silâhlarda tahdit veya silâhsızlanma, 2) Atom silâhlarında tahdit veya silâhsızlanma. Bu yolda Batı ve Doğu

bloklarına mensup delegelerle yapılan top- |,

la 4 : ş ntılar, arada bir kesilmesine rağmen de- vam etmektedir.

Ss ş İLÂHSIZLANMA KOMİSYONU : Atom silâh-

ları, başlığına bak,

SİLÂ ) AHTAR : 1) Muhafız, koruyucu. 2) Sara- |

1 YIN içinde padişahın özel hizmetinde olan: |

lar, 3) Karşılayıcı.

189. Silâhtan |


olarak cemiyet yahut çete |

(D.H.) Silâhlı bitaraf-

SİLK : (Ar) Meslek, tertip, sıra, dizi,

SİLSİLE ; li.

(Ar.) Sıra. Sırd ile devam etme ha:

SİLSİLE-İ MERATİP : Mertebeler silsilesi. Yu- karıdan aşağıya doğru birbirine bağlı dere- celer, rütbeler, makamlar.

SİMA : (Ar.) Yüz, çehre,

SİMGE : (Fel.) Remiz, bir anlamı olan resim, harf, bitki, hayvan gibi bir şey. Kimyada demir Fe, bakır Cu, simgesiyle gösterilir.

SİMSAR : (fr. Commissionnaire - İng. inter- /—Mediary) Komisyoncu, aracı, araya giren, — SİMSARLIK : Brokerage) Aracılık, komisyonculuk. Muta-

(fr. Profession du courtier - ing.

vassıtlık. “Borçlar Kanununa göre simsarlık

tellâllik demektir. Tellâl bir akdin yapıl:

“masına imkân hazırlamağa veya akdin ya- Mi

pılmasına aracılık yapmak için görevlen- dirilir. (B.K. 404). © SİMULASYON : (Tıp) Temaruz, sağlam kim-

senin hastalık taklidi yapması: kadi SİN : (Ar.) Yaş. Yaşanılmış seneler,

SİNDİK. : Ticaret mahkemesi tarafından alaz caklıların toplantısı ile istişâreden sonra,

jüj komiserin tâyini üzerine devamlı, yani Şİ tasfiye sonuna kadar iflâs masası ve borç: Ml

-ların araştırılması ve “tasfiye veya konkor- dato işlerini çevirme ve sonuçlandırmaya —

memur edilen kimseye veya kimselere. ksin- TİM

dik» denilirdi. ,

SİNN-İ BÜLÜĞ : (Es. Te.) Erginlik v yaşı. Bağ langıcı erkekte on iki, kızda dokuz. YOŞ. a dan on beş yaşına kadar olan (Sağ

az


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.