Halife Öncekinin yerine geçen.

Fık: İlâhî, yâni şer'î hükümlerin tatbik ve icrası için Peygamber'e (A.S.M.) vekil olan zât. İmam. İmamet-i kübra. (Namazda imama uyan cemaat gibi, halifeye de şer'î emirlerde öylece itaat edilir. Halifede aranan dört şart: İlim, adalet, kifayet, a'zâ ve havâsta selâmet.) (Bak: Hilafet)

Halife (C.: Hülef-Hulefât) Gebe deve.

Halife (C.: Havâlif) Türklerin kıldan veya keçeden yaptıkları çadırların direği, çadır direği.

Halife (C.: Halefâ) Su içinde biten bir ot. (Türkçede "kandıra" derler.)

Halifelik, Müslümanlarda baş imamlık, göreviydi. Hz. Muhammed (sav) sağlığında imamlara kendi adına namaz kıldırmak yetkisini vererek kendisi baş imam olmuştu. Peygamber, Müslümanların din ve dünya işlerinin başkanı idi. Hz. Muhammed ölünce, Müslümanlar kendilerine Halife adı verilen ve Peygamberin vekili sayılan bir başkan seçtiler. Böylece Halife kelimesi Arap Devletlerinde devlet başkanına verilen bir san oldu. Hz. Muhammed, Mekke’nin soylu Haşimoğulları ailesinden gelir. 571 yılında Mekke’de doğmuştur. Annesinin adı Amine, babasının adı Abdullah’ tır. Hz. Muhammed daha doğmadan babası öldü. Yetiştirilmesini dedesi Abdülmuttalip üzerine aldı ve torununa o zamana kadar kimseye verilmemiş olan Muhammed adını verdi. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Emeviler devrinde halifelik babadan oğula geçen bir saltanat haline geldi. Emeviler, Dört Halife Dönemi’nden (632-661) sonra Müslüman Arap devletine egemen olan hanedandır. Hz. Ali’nin 661’de öldürülmesinden sonra başa geçen Emeviler, 750’de Abbasiler tarafından yıkılıncaya değin hüküm sürdüler. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.1258'de Hulâgû'nun 1258 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Bağdat'ı zaptı üzerine Abbasî sülâlesinden birinin Mısır Kölemenlerine sığınmasıyla halifelik Kölemenlerin himayesinde Bağdat Irak'ın başşehri. Nüfusu 4,5 milyon civarındadır. Mezopotamya çanağının ortasında, Dicle Irmağının iki yakası üzerinde ve Dicle'nin Fırat'a en çok (40 km) yaklaştığı noktada, geniş bir alüvyon ovası üzerinde yer alır. Bağdat'ta yazlar kuru ve çok sıcak, kışlar yumuşak ve serin geçer. Ortalama yağış yılda 130 mm dolayındadır. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.1517'ye kadar devam etti. Osmanlı Padişahı 1517 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Yavuz Sultan Selim, Yavuz Sultan Selim Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid'in oğlu olup, annesi Dulkadirli ailesinden Aişe Hatundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzadeliğinde, devrin alimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öğrendi. Askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzadeliğinde Trabzon Valiliğine gönderildi. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Mısır'ı zaptettiği zaman hâlife olan Mütevekkil Alallah'tan halifeliği aldı.

Yavuz Sultan Selim'den sonra gelen bütün Mısır< (Arapça: Mısr/Masr, مصر) adıyla bilinen Mısır Arap Cumhuriyeti (Arapça: Gumhûriyet Masr'al Arabiye, جمهورية مصر العربية) Kuzey Afrika'nın en kalabalık ülkesidir. Nüfusun büyük bir bölümü Nil Nehri boyunca yerleşmiştir. Mısır, Kuzeydoğu Afrika'da yer alan, Kuzeyden Akdeniz ve doğudan Kızıldeniz'le kuşatılmış ve Sina Yarımadası ile Asya kıtasına ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Osmanlı Padişahları Halife sanını kullandılar. Son halife Osmanlı padişahlarının sıralı listesi. Osmanlı padişahları, Osmanlı hanedanınıdan 36 padişah toplam 623 sene hüküm sürmüştür. İlk önce Bey diye adlandırılan padişahlar, 1383'den itibaren Sultan, 1517 tarihinden sonra da Sultan unvanına ek olarak Halife unvanını da taşımaya başlamışlardır. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Abdülmecit Efendiye kadar halifelik devlet başkanlığı ile beraber gitmiştir.

Sultan Abdülaziz’in oğlu olarak 29 Mayıs 1868’de İstanbul’da doğdu. Annesi Hayranıdil Kadınefendi'dir. 1876’da babasının tahttan indirilmesinden sonra 1908’e kadar İcadiye'deki köşkünde sanatla meşgul olarak yaşadı. Resimle ilgilendi, yabancı dil öğrendi. 1918’de Vahdettin’in tahta çıkması üzerine veliaht oldu.Bu dönemde oğlu Şehzade Ömer Faruk Efendi, amcazadesi Sultan Vahideddin'in küçük kızı Sabiha Sultan ile evlendi. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Sultan İkinci Abdülhamit devrinde ve sonra, bütün Müslümanları bir idare altında toplamak gayesiyle " Sultan Abdülmecit'in oğluydu. Henüz 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan ölünce, bakımını Abdülmecit'in diğer çocuksuz eşi Perestü Kadın Efendi üstlendi. Perestü Hanım Abdülhamit'i kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra yerine geçen amcası Abdülaziz diğer şehzadelerle birlikte Abdülhamit'in eğitimiyle de yakından ilgilendi. Abdülaziz 1867 yılında çıktığı Avrupa gezisine Abdülhamit'i de beraberinde götürdü. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Panislamizm" siyaseti güdüldü. Bu siyaset, halkı Müslüman olan sömürgeye sahip İslam Birliği (Panislamizm) 19. yüzyılın ikinci yarısında İslam dünyasını, karşılaştığı tehlikelerden kurtarmak amacıyla Müslümanların halifenin etrafında toplanarak batı dünyasına karşı kurdukları birlik.

19. Yüzyılın ikinci yarısında İslam dünyasının içinde bulunduğu kötü durum, dünya Müslümanlarını, himaye ve liderlik için Osmanlı padişahına dönme zorunda bıraktı. Nitekim, Hindistan'da çıkan askeri ayaklanmadan (1857-1858) sonra İngilizler, bu ülkede bazı zec ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Avrupa devletlerini aleyhimize çevirmekten başka bir şeye yaramadı. Bu devletler Osmanlı İmparatorluğunu bir an önce parçalamak, aralarında bölüşmek için faaliyete geçtiler. 19. yüzyılda gelişmeye başlayan mi1liyetçi1ik akımının, Türk o1mayan İslâm toplulukları arasında yayılması, halifeliğin Müslümanlar üzerindeki nüfuzunu azalttı. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma devrinde ise, halifeliğin, Müslümanlar üzerindeki otoritesi tamamen sarsılmıştı.

Avrasya olarak bilinen eski dünya kıtasının batısındaki büyük yarımada olan Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib) Güneşin Battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlılara geçen bu ad, Yunanca'da Europa olmuş ve Ege Denizi'ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız. Türkiye'de Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye'dir. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Cumhuriyetin ilanından sonda 1921 Anayasası'nın getirdiği millî egemenlik ilkesi ile padişah iradesi ortaya bir çelişki çıkardı. Saltanat makamı boşlukta kalmıştı. 1 Kasım 1922'de TBMM aldığı kararla saltanatı kaldırdı. Padişahlık lağvedilmiş, kişisel egemenlik hukuken tarihe karışmıştı. Bu kararın doğal sonucu, Cumhuriyet rejiminin kurulması olacaktı. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.3 Mart 3 Mart Gregorian Takvimine göre yılın 62. günüdür. Sonraki sene için 303 gün var (Artık yıllarda 304).

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.1924 tarihli, "Hilafetin ilgasına ve Hanedan-ı Osmaniye'nin Türkiye Cumhuriyeti memalik-i hariciyesine çıkarılmasına dair kanun"la hilafet kaldırılmıştır. (bkz.

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Hilafetin kaldırılması) 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ile, Sultan-Halife gibi, çifte görevi olan Osmanlı hükümdarının elinden egemenlik hakları, devlet yetkileri alınmıştı. Eski Osmanlı hükümdarına sadece, dini başkanlık yetkileri tanınmıştı. Hükümet, TBMM'nin seçtiği Halife Abdülmecid Efendi'den, sadece Müslümanların Halifesi ünvanını kullanmasını, gösterişli hareketlerde bulunmamasını istemişti. Abdülmecid, halife seçildikten sonra kendisine verilen talimata aykırı olarak, "Halife-i Müslimin" ünvanından baş


1 Kasım 1 Kasım Gregorian Takvimine göre yılın 305. günüdür. Sonraki sene için 60 (Artık yıllarda 61) gün var. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.1922'de

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.saltanatın kaldırılması ile, Saltanatın Kaldırılması, Mudanya Mütarekesi'nden sonra, Lozan Barış Konferansı için hazirliklar baslayinca, Osmanlı Hükümeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti yaninda konferansa katilmak arzusunda oldugunu bildirdi. İtilaf Devletleri'nin, hala İstanbul'da bir hükümet tanimak ve onu da Türkiye ile birlikte konferansa çagirmak istemeleri ve bu hükümetin de, delegeleri beraberce seçmek için Büyük Millet Meclisi'ne basvurmasi, Mustafa Kemal Paşa'yı harekete geçird ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Sultan- İslâm devletlerinde hükümdara verilen ünvan. “Pâdişâh, hâkan, han, hükümdar” mânâlarındadır. Sultan tâbiri, Müslüman hükümdarlarının bilhassa Sünnî kısmına âit bir ünvandır. Kelime, Süryâniceden alınmış olup, iktidar sâhibi demektir. Daha sonraları hâkimiyet, delil ve burhan mânâsına da alınmıştır. Sultan ünvânını ilk defâ 2. asrın ilk yıllarında, Gazne’de hükümdar bulunan Mahmûd İbn-il Emir Sebüktekin kullandı. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Halife gibi, çifte görevi olan Osmanlı hükümdarının elinden egemenlik hakları, devlet yetkileri alınmıştı. Eski Osmanlı hükümdarına sadece, dini başkanlık yetkileri tanınmıştı. Hükümet, Halifelik, Müslümanlarda baş imamlık, göreviydi. Hz. Muhammed sağlığında imamlara kendi adına namaz kıldırmak yetkisini vererek kendisi baş imam olmuştu. Peygamber, Müslümanların din ve dünya işlerinin başkanı idi. Hz. Muhammed ölünce, Müslümanlar kendilerine Halife adı verilen ve Peygamberin vekili sayılan bir başkan seçtiler. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.TBMM'nin seçtiği Halife TBMM Türkiye Cumhuriyeti parlementosu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kısaltması. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Abdülmecid Efendi'den, sadece Müslümanların Halifesi ünvanını kullanmasını, gösterişli hareketlerde bulunmamasını istemişti. Abdülmecid, halife seçildikten sonra kendisine verilen talimata aykırı olarak, "Halife-i Müslimin" ünvanından başka sıfat ve ünvanlar taşıyarak, Cumhuriyet hükümetinin talimatı dışına çıkmıştır.

Bazı politikacılar ise; "Hilafet aynı hükümettir, hilafetin hukuk ve görevini iptal etmek hiç kimsenin hiç bir meclisin elinde değildir" diyerek, Halife'yi, Son Halife Abdülmecid Efendi 1868 yılında İstanbul'da doğdu. Sultan Abdülaziz'in ve Hayrandil Kadının oğlu Abdülmecid Efendi, Sultan Abdülhamid döneminde sarayda kapalı ve kontrol altında yaşadığı için güçlü bir öğrenim göremedi. Ancak resime meraklıydı ve oldukça başarılı tabloları vardı. Meşrutiyet döneminde bunlar sergilenirdi. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Padişah gibi yaşatmak istiyorlardı. Bu durum, halifelik kurumu hakkında bir an önce önlem alınmasını gerektiriyordu. Fakat Mustafa Kemal Paşa'yı halifeliğin kaldırılması için zorlayan önemli sebep, Halife mevcut oldukça Padişah: İslam devlet hükümdarlarına verilen en yaygın unvanlardan. Bu unvan daha ziyade çok geniş topraklara sahip hükümdarlar için, Osmanlı Devleti'nde ise, hükümdarın örfî sıfatlarını ifade eden başlıca tabir olarak kullanılmıştır. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Türkiye'de yapılması zorunlu olan sosyal ve laik karakterdeki devrimlerin yapılamayacağı idi.

3 Mart 1924 tarihli, "Hilafetin ilgasına ve Hanedan-ı Osmaniye'nin Türkiye Cumhuriyeti memalik-i hariciyesine çıkarılmasına dair kanun"la hilafet kaldırılmıştır. Hilafetin kaldırılmasının Türkiye'de ve dünyada geniş yankıları olmuştur. Hilafetin kaldırıldığı 3 Mart 1924 günü, bir diğer kanunla da Şer'iye ve Evkaf Vekaleti (Bakanlığı) kaldırılmıştır.

Şer'iye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması sonucu, bu vekalet tarafından yönetilen okullar ve medreseler de kaldırılmıştır. Ayrıca aynı gün, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye vekaleti de kaldırıldı. Böylece ordu siyaset çatışmasının da önüne geçilmiş oldu. Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey yarımkürede, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişme noktasında bulunan bir ülke. Ülke topraklarının büyük bir bölümü Anadolu yarımadasında, kalanı ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye'dir. ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Tevhid-i Tedrisat kanunu da o gün kabul edilmişti.


Şablon:İslam [ d]


İslam İslam'da iman AllahTevhid (din)

20160708 193218.jpg

Dört Büyük Halife ya da Hulefa-i Raşidin (Raşid Halifeler veya Dört Büyük Halife) (

) İslam Peygamberi Muhammed'in vefatının ardından seçimle görev yapmış halifelerdir. Urduca'da Sünni referanslarla dört arkadaş (Şablon:Urduca) olarak ifade edilmektedir.

Hilafet sırasıyla:

Bazı kaynaklar buna sadece 6 ay gibi bir süre görev yapan Hasan bin Ali'yi de dahil ederler.

Şii kaynaklarına göre hilafet Ali bin Ebu Talib'le başlar ve ardından imamlar gelir.

Halifelerin en büyüğü, Ebu Bekir, İslam peygamberi Muhammed'in kayınpederi ve en iyi dostudur. Bu yüzden ilk halife Ebu Bekir seçilmiştir. Ebu Bekir'in tam adı Ebu Bekir bin Ebu Kuhafe'dir. Şablon:ÖAY

Hilafet veya Halifelik, İslami siyâsî ve hukukî yönetim makamına ve yönetime verilen isimdir. Halife ise Hilafet makamındaki kişiye denir. İslam Peygamberi Muhammed'in ölümünden sonra makam bir süre daha bir yönetim biçimi olarak varlığını sürdürmüş olsa da zamanla daha çok İslami bir toplumu veya İslam Devleti`ni vurgulamak için kullanılan bir terim olmuştur.

Halifelik daha çok müslümanların Sünnî kanadının temsilcisi olarak kabul görmüştür. Şiî kanadı büyük ölçüde Sünnî hilafet yönetimi altında yaşasa da Halife'yi kabul etmemişlerdir. Halifeliği Şiî'likteki İmamet'ten farklı kabul etmek gerekir. İmamet teokratik bir özellik taşımasına rağmen, Halifelik teokratik bir özellik taşımamıştır. Halifeler yetkilerini saltanat dahi olsa Ümmet'in biat'ı ile devralmışlar, yönetim işlerini de büyük ölçüde danışmaya dayalı olarak yürütmüşlerdir. Bu anlamıyla teokratik olmaktan öte dünyevîdir.

Halife, ilk zamanlarda İslam toplumunda ileri gelenlerin seçimiyle başa geldiği halde ama nedeni bilinçsiz bir şeklilde, Emevi ailesine geçmesinin ardından saltanat şeklini almıştır. Abbasi Hanedanı'ndan gelen halifelerin 10. yüzyılda zayıflamasına kadar devlet başkanı görevini yürüten halife, bu dönemde siyasi gücün yerel hükümdarların eline geçmesinin ardından sadece ruhani önder veya İslami toplulukların onursal lideri haline gelmiştir. Abbasiler döneminde Bağdat'ta yaşayan halife, Moğolların 1258 yılında Bağdat'ı yağmalamaları sonucunda Mısır'a Memluk himayesine kaçmış, 16. yüzyılın başında Yavuz Sultan Selim'in Memluklar'a son vermesiyle birlikte İstanbul'a taşınmıştır. Daha sonra Osmanlı Hanedanı'na geçen halifelik, 3 Mart 1924 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kaldırılmıştır.

Sözcüğün Kökeni ve Anlamı

Hilafet sözcüğü, Arapça'da birinin ardından gelen anlamındaki half sözcüğünden türemiştir. Yaygın kullanımda, İslam Peygamberi Muhammed'in ölümünden sonra İslam toplumunun önderliğini yapma görevini ifade eder.

Peygamber bir sözünde şöyle demiştir: "Benden sonra hilafet 30 yıldır. Sonra hanedanlık başlar." İbn-i Kesir bunu şu şekilde yorumlar: "[[Hasan bin Ali|Hasan bin Ali bin Ebu Talib]] ile halifelik 30 yıla tamamlanmış oldu. Hasan, Muaviye'ye ölümünden sonra halifeliğin Hüseyin'e geçmesi şartıyla halifeliği bıraktı.[kaynak belirtilmeli] Muhammed'in ölümü ile bu tarih arasında geçen süre tam 30 yıldır." Nitekim Muaviye'den sonra hilafet babadan oğula geçmiştir. Bahsi geçen hadis nedeni ile ilk dört halife diğerlerinden hep ayrı tutulmuştur ve Hulefa-i Raşidin (Yetkin Vekiller) olarak adlandırılır. Kuzey Türk devletı

Halifelik kurumunun oluşması ve tarihsel evrimi[düzenle | kaynağı değiştir]

Dosya:Age of Caliphs-tr.png

622-750 yılları arasında İslam Devleti

Hilafet'in oluşması ve Dört Halife Devri[düzenle | kaynağı değiştir]

İslam öncesi Arap toplumundaki sosyal ve siyasal örgütleniş kabileler düzeyindeydi. Bu düzensiz yapı, İslam öncesi Arap toplumundaki kaos ve güvensizlik ortamının sebebiydi. Birbiri ile sürekli savaşan kabilerden kurulu toplum her türlü gelişmeden ve ilerlemeden uzaktı.[kaynak belirtilmeli]

İslam, başlangıcından beri bu kabile düzenine ve kabile değerlerine karşı mücadele etmiştir. Arap toplumu, onun ölümünden sonra, dağılıp kabile düzenine geri dönme tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bu çözülmeyi önlemenin tek yolu, Muhammed'in ardılını seçerek iç çatışmaların önüne geçilmesi ve bütünlüğün sağlanmasıydı.[kaynak belirtilmeli]

İlk halife seçilen Ebu Bekir, sahte peygamberlerle mücadele ederek içeride birliği sağlamış ve Arapların eski düzene geri dönmesinin önüne geçmiştir. Ayrıca, daha önce kabileler arası savaşlarda harcanan ve Arap toplumuna zarar veren enerjiyi, dışarıya yani Bizans ve Sasani üzerine çevirerek İslam toplumu'nun fetih ve cihat amacında birleşmesini sağlamıştır.

Ebu Bekir'den sonra gelen halife Ömer ise, bir yandan dış fetihlere (Mısır, Kudüs, İran, Horasan) devam ederek Arap dünyasının bölünmesini engellemiş, bir yandan da örgütlenmesini geliştirmiştir. İslam toplumu, Ömer döneminde devlet halini almıştır. Daha sonra İslamî siyâsî yapılanmanın ilk düzenli örnekleri Ömer döneminde görülür.

Üçüncü halife Osman döneminde fetihler aynı hızda devam etmiş ve ilk kez İslam dünyası denizlerde kendini göstermeye başlamıştır. Fakat, Ebu Bekir ve Ömer döneminde bastırılan kabile çekişmeleri, Osman döneminde tekrar yüzeye çıkmaya başlamıştır. Emevi ailesinden gelen Osman'ın kendi kabilesinden olanlara devlet görevlerinde ayrıcalıklar tanıması, yüzeye çıkan bu çatışmaların sonucudur. Osman'ın bu davranışı, İslam dünyasını bölecek olan olayların ilk tohumunu atmıştır. Nitekim bu ayrılık İslam'daki siyasi mezheplerin ortaya çıkışına neden olmuştur.

Kısa zamanda meyvesini veren bu ayrılık tohumları, Osman'ın hilafetinin kanlı bitmesine yol açmıştır. Kendi iktidarına karşı Kufe'de başlayan isyan dalgası, zamanla Mısır ve Basra'ya da sıçramıştır. Osman 656 yılında evine yapılan saldırıyla öldürülmüştür. Saldırıyı yapanın kim olduğu üzerinde kesinlik olmadığı halde, bu cinayetin İslam dünyasındaki karışıklıkların ve mezhep ayrılıklarının kapısını araladığı kesindir.

Sonraki halife olan Ali döneminde, temeli İslam öncesi kabile çatışmalarına (başta Emevi-Haşimi rekabeti olmak üzere) kadar uzanan iç karışıklıklar daha da büyüdü ve Muaviye taraftarları (Emeviler) ile Ali taraftarları arasında savaşa dönüştü. Savaş meydanında Ali'nin askerlerinin galip gelmesine rağmen yapılan görüşmelerde Ali bu üstünlüğü kaybetti. Kısa bir süre sonra Ali'nin Harici Abdurrahman bin Mülcem tarafından öldürülmesiyle birlikte Emevi ailesi, hilafeti ele geçirmiş oldu.

Emevi ve Abbasi Dönemleri[düzenle | kaynağı değiştir]

Ali'nin öldürülmesi, Emevilerin hilafeti elde etmesi için bir engel kalmadığını gösteriyordu. Ali'nin oğlu Hasan'ın çekilmesi ve küçük oğlu Hüseyin'in Kerbela'da öldürülmesi ile iktidar tamamen Muvaiye ve Emevi ailesine geçmişti. Fakat, muhalefeti yok edememişlerdi, başta Irak ve Horasan olmak üzere birçok yerde Muaviye'nin hilafetini meşru bulmayanlar vardı.

Muaviye ile birlikte hilafet, Roma geleneğine dayalı bir veraset anlayışına dayandırıldı. Böylece Hilafet, bir saltanat halini aldı.

Emeviler döneminde Arap-İslam Toplumu, Arap İmparatorluğu biçimini aldı. Devlet örgütlenmesi, Bizans ve İran modellerinden etkilenerek yapıldı ve başarılı, etkili bir bürokrasi kuruldu. Bu dönemde hilafet, tamamiyle siyasi önderlik biçimini aldı ve Abbasiler iktidara gelinceye kadar ruhani önderlik niteliğine sahip olmadı.

Emeviler iktidara kanlı çıkmıştı, inişleri de benzer şekilde oldu. Emevi karşıtı Şii ve Harici muhalefet, Emeviler'in sonunu getirdi. 750 yılında Abbasilere yenilen Emeviler, İslam dünyasının önderliğini Abbasilere kaptırsalar da, Emevi hanedanı İspanya'ya kaçarak orada devam edecekti.

Abbasiler döneminde hilafet, hem siyâsî, hem de ruhani önderlik biçimini aldı. Ama siyâsî otorite hızla kaybedilecek ve halife ruhani önder olarak kalacaktı.

Abbasiler döneminde orduyu oluşturan Türkler devlet yönetiminde etkili oldular ve uzun vadede halifenin siyasi otoritesinin çöküşünü hazırladılar. 10. yüzyıla gelindiğinde Abbasi halifesi, Irak dışındaki topraklarda yönetimi, çoğu Türk kökenli yerel komutanlara ve valilere kaptırmıştı. 945'te Şii Büveyhioğulları'nın Bağdat'ı ele geçirmesi, halifelik makamının siyâsî otoritesinin sonunu getirdi. Bu tarihten sonra halife sadece ruhani önder olarak devam etti. Halife'nin tek siyâsî gücü, menşur vererek Müslüman liderlerin hükümdarlığını onaylamaktı.

Moğollar'ın 1258 yılında Bağdat'ı alması, halifenin Mısır'a, Memluk himayesine kaçmasına yol açtı. Aslında, Moğol Hanı Hulagu'nun tek yaptığı, çoktan işlevini yitirmiş bir kurumu ortadan kaldırmak oldu.

Memluk Himayesi Dönemi[düzenle | kaynağı değiştir]

Hilafet, Bağdat'ın düşmesinden (13.yy) Osmanlılar'ın Mısır'ı ele geçirmesine (16.yy) kadar Mısır'da Memluk Himayesinde yaşadı. Bu dönemde halife, hiçbir siyasi yetkiye sahip değildir. Dini törenlerde protokolde bulunmasının yanında hiçbir etkisi olmamıştır.

Osmanlı Himayesi Dönemi[düzenle | kaynağı değiştir]

Disambig.svg Bakınız: Halifeler listesi

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'in 16. yy başında Mısırı alıp Memluklara son vermesiyle son Abbasi Halifesi 3. Mütevekkil Osmanlı'nın başkenti Kostantiniye (İstanbul) şehrine gelmiştir. O dönemde Safevilerle yapılan mezhep mücadelesinde Osmanlıya güç kazandırmak için halifeliği de Osmanlıya kazandırmak isteyen Yavuz Sultan Selim, son Abbasi Halifesini himayesi altına almıştır. Osmanlı İmparatorluğu son Abbasi halifesinin ölümünden sonra Abbasi hanedanından yeni bir halife çıkmasını engellemiş ve halifeliğin kendisine geçmesini sağlamıştır. Batılı kaynaklar özellikle 19. yy'da 2. Abdülhamit dönemindeki Osmanlı dış politikasının meşruluğunu zedelemek için Osmanlının hilafet makamına sahip olmadığından bahsetmişlerse de bu durum tamamen dönemin koşullarından dolayı ortaya atılmış bi yanıltmadır. Ayrıca Osmanlı Padişahları sahip oldukları halifelik makamından 19. yy'a kadar yararlanmamaları, haliifeliğin kendilerinde olmamasından değil, Osmanlının padişahlık makamını daha önemli görmesidir.

Hilafetin Kaldırılması[düzenle | kaynağı değiştir]

Ana madde: Halifeliğin Kaldırılması

1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılması ile, Sultan-Halife gibi, çifte görevi olan Osmanlı hükümdarının elinden egemenlik hakları, devlet yetkileri alınmıştı. Eski Osmanlı hükümdarına sadece, dini başkanlık yetkiler tanınmıştı. Hükümet, TBMM'nin seçtiği Halife Abdülmecid Efendi'den, sadece Müslümanların Halifesi ünvanını kullanmasını, gösterişli hareketlerde bulunmamasını istemişti. Abdülmecid, halife seçildikten sonra kendisine verilen talimata aykırı olarak, "Halife-i Müslimin" ünvanından başka sıfat ve ünvanlar taşıyarak, Cumhuriyet hükümetinin talimatı dışına çıkmıştır.

Bazı politikacılar ise; "Hilafet aynı hükümettir, hilafetin hukuk ve görevini iptal etmek hiç kimsenin hiçbir meclisin elinde değildir" diyerek, Halife'yi, Padişah gibi yaşatmak istiyorlardı. Bu durum halifelik kurumu hakkında bir an önce önlem alınmasını gerektiriyordu. Fakat Mustafa Kemal Paşa'yı halifeliğin kaldırılması için zorlayan önemli sebep, Halife mevcut oldukça Türkiye'de yapılması zorunlu olan sosyal ve laik karakterdeki devrimlerin yapılamayacağı idi.

3 Mart 1924 tarihli, "Hilafetin ilgasına ve Hanedan-ı Osmaniye'nin Türkiye Cumhuriyeti Memalik-i Hariciyesine Çıkarılmasına Dair Kanun"la hilafet kaldırılmıştır. Böylece, yeni Türkiye önemli bir adım daha atmıştır. Hilafetin kaldırılmasının Türkiye'de ve dünyada geniş yankıları olmuştur. Hilafetin kaldırıldığı 3 Mart 1924 günü, bir diğer kanunla da Şer'iye ve Evkaf Vekaleti (Bakanlığı) kaldırılmıştır. Şer'iye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması sonucu, bu vekalet tarafından yönetilen okullar ve medreseler de kaldırılmıştır. Ayrıca aynı gün, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye vekaleti de kaldırıldı. Böylece ordu siyaset çatışmasının da önüne geçilmiş oldu. Tevhid-i Tedrisat kanunu da o gün kabul edilmişti.

Ancak bazı kaynaklara göre halifeliğin kaldırılmasında Avrupalı devletlerin baskı ve isteklerinin etkili olduğu iddia edilmektir. Mustafa Kemal'in halifeliğin kaldırılmasından önce halifeliği öven o makamından kutsallığı ve de İslam dünyası için öneminden bahseden konuşmaları vardır. İngiliz delegesi Lord Curzon'un bunu bir şart olarak ortaya koyduğunu ve de Atatürk'ün halifeliğin kaldırılması meselesini ilk defa dile getirdiği İzmir İktisat Kongresi'nin yapıldığı tarihlerde Lozan görüşmelerinin devam etmekte olmasının bu tezlerini destekleğini iddia etmektedirler.[kaynak belirtilmeli]

Kaynakça[düzenle | kaynağı değiştir]

  • Hilafetin İlgasının Arkaplanı, İnsan Yayınları, Mustafa Sabri Efendi (Son Osmanlı Şeyhulislamı)
  • Namık Sinan Turan, Hilafetin Tarihsel Gelişimi ve Kaldırılması, Altın Kitaplar - Kurtuluş Savaşı Kütüphanesi, 1. Basım
  • Ira M. Lapidus, İslam Toplumları Tarihi, İletişim Yatınevi
  • Hatiboğlu, Mehmet Said, İslâm'da İlk Siyasi Kavmiyetçilik "Hilafetin Kureyşiliği", Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, c. XXIII(1978), Ankara

Ayrıca bakınız[düzenle | kaynağı değiştir]

af:Kalifaat ar:خلافة إسلامية az:Xilafət bg:Арабски халифат bn:খিলাফত bs:Hilafet cs:Chalífát da:Kalifat de:Kalifat el:Χαλιφάτο en:Caliphate eo:Kalifujo et:Kalifaat eu:Kaliferri fa:خلافت fr:Califat gd:Cèileafaid gl:Califato he:ח'ליפה hi:खिलाफ़त hr:Kalifat ja:イスラム帝国 ko:아랍 제국 lt:Arabų Kalifatas lv:Kalifāts ml:ഖിലാഫത് mr:अरब साम्राज्य ms:Khilafah pl:Kalifat pt:Califado ro:Califat ru:Халифат scn:Califfatu simple:Caliphate sk:Kalifát so:Khilaafada Islaamka sq:Kalifati sr:Калифат sv:Kalifat tg:Халифат th:ราชวงศ์กาหลิป uk:Халіфат ur:خلافت zh:阿拉伯帝国



Şablon:İslam-taslak

ar:خلفاء راشدون bn:খুলাফায়ে রাশেদীন bs:Pravedne halife ca:Primers califes ceb:Dinastiyang Rashidun cs:Volení chalífové da:Retledte kaliffer en:Rashidun es:Califato Ortodoxo eu:Ondo gidatutako kalifak fa:خلفای راشدین fr:Rashidun he:ראשידון hi:राशिदुन hr:Pravedne halife hu:Rásidún id:Khulafaur Rasyidin ja:正統カリフ ka:ოთხი მართლმორწმუნე ხალიფა ms:Khulafa al-Rasyidin nl:Rashidun pl:Kalifowie prawowierni pt:Califado Rashidun sh:Pravedni halifi simple:Rashidun Empire sl:Pravoverni kalifi sr:Праведни калифи ta:ராஷிதீன் கலிபாக்கள் te:రాషిదూన్ ఖలీఫాలు ur:خلافت راشدہ zh:四大哈里发

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.