FANDOM


Wikipedia-logo-tr
'den Havva ile ilgili bir şeyler var.
Disambig Bakınız: Havva , Havva anamız , Ev , Eve , Eje , Eye , Hava
Dosya:Adam-und-Eva-1513.jpg
Dosya:Islamic Adam & Eve.jpg

Havva, İbrahimi Dinler'de ilk insan Âdem'in eşidir. Bu dinlere göre tüm insanlar Âdem ve Havva'nın çocuklarıdır. Bazı batı dillerinde Eski Ahid'den geldiği şekliyle Eva diye adlandırılır. Türk mitolojisinde Eje denir.

Yahudi ve Hıristiyan kaynaklarında Havva ilk günahı işleyen insandır, Âdem onun vasıtasıyla yasak meyveyi yemiştir. Kur'an'da ise suç doğrudan Âdem'e izafe edilir. Hıristiyan kaynaklar Âdem-Havva ailesinin günahından tüm insanları sorumlu tutarlar. İsa'nın bu günahı kaldırmak için geldiğine inanırlar. Kur'an her insanın günahsız olarak dünyaya geldiğini ve kimsenin başkasının günahını yüklenmediğini söyler.

Yahudi kaynaklarına göre Âdem ile beraber ilk yaratılan kadın Havva değil Lilith'dir ancak Lilith Âdem ile aynı zamanda yaratıldığını öne sürerek Âdem'e eşlik etmeyeceğini ileri sürmüş ve Tanrı daha sonra Âdem'in kaburga kemiğinden Havva'yı yaratmıştır.

Sufi kaynaklarına göre ise Âdem-Havva Kıssası, büyük ölçüde semboliktir. Âdem, insanoğlunu temsil etmekte olup, yasak meyveyi yiyen ve Âdem'i de suça ortak eden Havva insan nefsini (egoyu) sembolize etmektedir. Bununla birlikte peygamber olarak gelen bir Âdem ve eşi Havva aynı zamanda gerçek kişiliklerdir. Bahailer de bu açıklamaya katılırlar.


Ayrıca bakınız Edit

Lilith Musevilik ve Hristiyanlıkta Havva.

Wikimedia Commons'ta
Havva ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur.


ar:حواء az:Həvva be:Ева be-x-old:Ева bg:Ева bo:ཧ་ཝ། bs:Hava ca:Eva cy:Efa da:Eva (bibelsk person) el:Εύα en:Eve eo:Evo es:Eva et:Eeva fa:حوا fi:Eeva (Raamattu) fo:Eva fr:Ève gl:Eva hr:Eva id:Hawa it:Eva ja:イヴ ka:ევა la:Eva ml:ഹവ്വ mn:Ева ms:Hawa nl:Eva (persoon) ru:Ева scn:Eva (Bibbia) sh:Eva sw:Eva th:อีฟ tl:Eba uk:Єва vi:Eva (kinh thánh) wo:Awa yi:חווה zh:夏娃


Cumhuriyet Gazetesinin Adem Havva ve Türk olmaları tefrikasıEdit

Âdem'le Havva Cumhuriyet gazetesi tarafından tam yetmiş üç yıl önce Türk ilân edilmiş. Hem de birinci sayfada, dört gün süren mini bir tefrikayla. Mehmet Sadık adında biri tarafından kaleme alınan bu 'öztürkçe' tefrikanın "Adam Yalvacın Uçmaktan Kovulması" başlıklı birinci bölümünün tamamını ve "Uçmakta Türk Dili" başlıklı ikinci bölümün de başlangıcını aynen sunuyorum:

"Ulu Tanrı bizim ilk babamız olan Adam yalvacı ve onun eşi Hava ninemizi yarattıktan sonra onları uçmak içinde yaşatıyordu. Bu yeşil bahçanın içinde bunların arı yaşamaları için buradaki alma ağacının yemişinden yemeği bunlara yasak etmişti. Günün birinde ak pınarın başındaki alma ağacının gölgesinde otururlarken tavgaç çıkageldi. Hava ninemize yaklaşarak onu tavladı ve bu güzel almadan yemelerini onlara tapşırdı.

Bu sırada Hava'nın karşısında yan gelip onun güzelliği ile esirik olan Adam yalvaç ipdeşi Hava'nın sunduğu almayı yemekten kendini tutamadı.

Yalvaç, Tanrı buyruğunun ter­sine bu suçu işleyince ulu Tanrı gücendi ve bunları uçmaktan kov­mak için kurgu kurdu. Bu isteğini onlara iletmek için Uçkun'u yanlarına yolladı. Uçkun, Tanrı buyruğunu yalvaca Arapça söyledi. Adam yalvaç uçkunun söylediklerini anlamadı ve şaşkın şaşkın ona bakarak yerinden bile kımıldamadı. Uçkun bu kez Farsça söyledi. Adam ge­ne anlamadı. Bunun üzerine ne yapacağını bilmiyen Uçkun geriye döndü. Gördüklerini ulu Tanrı'ya ulaştırdı. Bu sırada gökler titredi ve şöyle bir buyruk duyuldu:

- Hey Uçkun, benim kulum olan bu Yalvaç Türkçeden başka dil bilmez, ona benim buyruğumu Türkçe anlat!

Uçkun hızlı bir uçuşla yalvacın yanına vardı ve sözüne şöyle baş­ladı:

- Hey ünlü yalvaç! Ben ulu Tanrı katından gönde­rilmiş bir yasaulum. Onun yüksek buyruğunu size iletmeğe geldim. Bu eşsiz uçmağı ulu Tan­rı size armağan etmiş ve bu urunda arı yaşamanız için bu al­ma yemişinden tatmağı size yasak etmişti. Ancak siz tavgacın tavına uyarak Tanrı buyruğunun tersine, bağışlanmaz bir suç işledi­niz. Bundan ötürü ulu Tanrı size kızmış, sizi buradan kovmamı ba­na buyurdu. Tanrı sizi sınadı. Siz onun yahşiliğini ve uçmağın değerini bilmediniz. Haydin sektiriniz buradan!

Bu sözleri dinliyen Adam yal­vaç korkusundan ürperdi ve he­men Hava'nın elinden tutarak uç­mağın penceresinden kendisini loş karanlığa fırlattı.

Tanrı'nın ilk kulu olan Atam yalvacın Türk olduğunu ve Türkçeden özge bir dil bilmediğini dünkü bitik yazıda okuyucularımıza anlatmıştık. Sözlerimi­ze tutalga olarak Tebrizli Türk ozanı Şükûhi'nin bu nes­ne için yazdıklarını anabiliriz. Bundan da anlaşılır ki Türkellerinin her bucağında yaşamış olan eski bilginler, ozanlar ve başka kimseler hep Atam yalvacın Türk olduğunu biliyorlarmış ve bu inanışla­rını da yeri geldikçe berkitiyorlarmış."

Türk Tarih Tezi de Cumhuriyet'in "Adam Yalvaç"ına benzer hikâyelerden oluşuyordu. DTCF ve Türk Tarih Kurumu bu tezi ispatlasınlar diye kurulmuştu.

Bazı okuyucularım için zaruri bir açıklama: Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 'Adam Yalvaç' hikâyesini ben sadece naklediyorum. Kendi görüşüm ve inancım değil. Aman yanlış anlaşılmasın.

[DİPNOT] 1930'LARIN ÖZTÜRKÇESİEdit

Yazıda bir kısmını naklettiğimiz "Adam Yalvaç" kıssasında kullanılan öztürkçe kelimelerin karşılıkları aynı tefrikada şöyle verilmiştir:

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.