FANDOM


Hazreti Ali

Hz Ali bin Ebu Talib(r.a) (Arapça: علي بن أبي طالب, Farsça: علی پسر ابوطالب) (d. 599 - ö. 661), İslam Devleti'ni 656-661 yılları arasında yöneten dördüncü İslam halifesi. İslam peygamberi Hz Muhammed (sav)'in amcasının oğlu, onun elinde büyüyen ilk çocuk, damadı ve ev halkındandır (Ehlibeyt). Sünni Müslümanlara göre Cennetle Müjdelenen On Sahabe'den (Aşere-i Mübeşşere) biri, Dört Büyük Halife'den (Hulefa-i Raşidin) dördüncü ve sonuncusu, Şii Müslümanlara göre ise Ondört Masum'dan biri, Oniki İmam'ın ilki ve Muhammed'in hak halefidir. İslam'daki Şii-Sünni ayrımı Ali'nin halifeliği mevzuuna dayanır.[1][2][3] Sünni'ler Muhammed'in bir halef bırakmadığını (dolayısıyla müslümanların seçimi ile halifenin tayin olunduğunu söylerlerken), Şii'ler ise Ali'yi halef bıraktığını söylerler ve ilk üç halifeyi kabul etmezler.

İlk dönem İslam kaynaklarının birçoğunda, Ali Kabe'nin içinde doğan ilk ve tek insan olarak kaydedilir[4]. Ali'nin babası yerel bir kabilenin şefi olan[2] Ebu Talib, annesi Fatıma bint Esed'dir, bununla birlikte Ali, Muhammed'in evinde ve onun gözetiminde büyümüştür. Muhammed, peygamberliğini ilan edip İslamiyet'e davet etmeye başladığında, Ali bu daveti kabul eden müttefiken ilk erkek olmakla birlikte, Şia'ya göre ilk, Sünni'lere göre ikinci insandır.[5][6][7][8]

Muhammed, Medine'ye hicret'i emrettiğinde, onu Mekke'lilerin emanetlerini dağıtması ve yatağına yatarak Müşrik'leri kandırması için Mekke'de bıraktı. Ali görevini tamamlayıp Muhammed'den kısa bir süre sonra Medine'ye ulaştı. Medine'de Muhammed, Allah'ın onu Fatıma'ya layık gördüğünü bildirdi ve ikisini evlendirdi[1]. Ali, Muhammed komutasındaki İslam Devleti'nde son derece aktif roller aldı; neredeyse tüm savaşlara katıldı, ordu komutanlığı, tebliğ elçiliği gibi görevleri icra etti. İslam Devleti'nin üçüncü halifesi Osman bin Affan'ın bir suikast sonucu ölmesiyle, halife seçilerek İslam Devleti'nin başına geçti[9][10]. Yönetimi sırasında Müslümanlar arasındaki ilk savaşlar (İlk Fitne) patlak verdi. Kufe'de bir camide ibadet ederken Hariciler'den Abdurrahman Mülcem tarafından saldırıya uğradı ve bir kaç gün sonra öldü.[2] Kufe yakınlarında toprağa verildi.[2]

Ali, İslam Dünya'sının hemen her yerinde, imanı, adaleti, ülke yönetimi, dürüstlüğü, savaşçılığı, cesareti ve ilmi ile tanılır, anılır. İslam Tarikat'larının hepsi, kökenleri olarak Ali'yi gösterirler ve onun soyundan geldiklerini iddia ederler. Ali İslam tarihinde üzerinde en çok tartışılan şahsiyetlerden biridir.

Dosya:Mola Ali.jpg

Doğumu ve Çocukluğu Edit

Dosya:Ambigram - Muhammad and Ali2.svg

Şablon:Ali Mekke'de, Fil Yılı'nın (Amm’ul- Fil) 30. ayının 13. ya da Recep ayının 13. günü, bir başka görüşe göre de Zilhicce ayının yedinci günü, Kabe’nin içinde dünyaya geldi (M.S. 599). Annesi Fatıma Ali'yi doğurmak üzere iken Kabe duvarına dayandı. Bu esnada duvarın yarıldığına ve bir sesin içeri gelmesini söylediğine inanılır.[11] Dördüncü gün dışarı çıktığında Fatıma'nın kucağında bir erkek çocuğu vardır. Ebu Talib ve ailesine müjde verilir, Muhammed herkesten önce gelerek bebeği kucağına alır ve Ebu Talib'in evine kadar kucağında taşır (o sıralarda Muhammed, eşi Hatice bint Hüveylid ile birlikte amcasının evinde kalmaktadır[12] ve evliliğinin henüz ikinci ya da üçüncü yılındadır [13]).

Dosya:Zulfikar.png

İsmi Edit

Bebeğin ismini kimin verdiği konusunda iki farklı görüş vardır; birincisi Ebu Talib'e bu ismin ilham olduğu[14], daha çok kabul gören ikincisi ise bebeğe bu ismi Muhammed'in verdiğidir.[1][15]

Annesi Edit

Ali'nin annesi, Muhammed'in dedesi olan Abdülmuttalib'in (Şeybe bin Haşim) kardeşi olan Esed bin Haşim'in kızıdır. Abdülmuttalib öldüğünde, öksüz ve yetim Muhammed'e annelik eden onu koruyup kollayan ve İslam Peygamberi'nin ilk eşi Hatice bint Hüveylid'den ardından müslüman olan ikinci kadındır.

Babası Edit

Ali'nin babası, Kureyş'in mutlak liderliğini babası Abdülmuttalib'den (Şeybe bin Haşim) devralan Ebu Talib idi. Ebu Talib, dedesinin ölümü sonrası kimsesiz kalan Muhammed'i himayesine aldı ve ölümüne dek (43 yıl boyunca) himayesini sürdürdü. Muhammed peygamberliğini ilan ettiğinde ise Kureyş, Ebu Talib'in ölümüne değin, kendisinden çekinmiş ve Muhammed'e zarar vermeye cesaret edememişlerdir.[16]

Çocukluğu Edit

Ali'nin çocukluk dönemi, İslâm peygamberinin çocukluk döneminin geçtiği evde geçmiştir. Her ikisi de Ebu Talib'i bir baba ve yönetici olarak tanıyorlardı; Fatıma bint Esed'e de anne diyorlardı. Bu ortamın, onun yetişmesinde çok önemli bir yeri olmuştur. Muhammed büyüdüğünde, bir kuraklık Mekke'yi sarmıştı, amcasının birer çocuğunu kendi yanlarına alarak onun ekonomik sıkıntısını hafifletmek istediğini bir diğer amcası Abbas'a bildirdi ve Abbas Cafer'i, Muhammed'se Ali'yi büyütmek üzere yanlarına aldılar.[17] Ali, hutbelerinin, sözlerinin ve emirlerinin toplandığı kitabı olan Nechül Belağa'da o günleri şöyle anlatır: </blockquote>"Çocuktum henüz, o beni bağrına basar, yatağına alırdı, beni koklardı, lokmayı çiğner, ağzıma verir yedirirdi... Ben de her an, devenin yavrusu, nasıl anasının ardından giderse, onun ardından giderdim; o her gün bana huylarından birini öğretir ve ona uymamı buyururdu. Her yıl Hira Dağı'na çekilir, kulluğa koyulurdu. Onu ben görürdüm, başkası görmezdi."</blockquote> [18]

Yine dönemin bir başka kaydına göre, Muhammed, Ali'yi omzuna alır Mekke'nin dağlarında, vadilerinde ve sokaklarında dolaştırırmış.[19]

Müslüman oluşu Edit

Şii ve Alevi inançlarına göre Ali, Müslümanlar arasında ilk iman getiren, 'Kâbe'de dünyaya gelen tek insan'dır. Sünni inancına göre ise, Muhammed'in eşi Hatice'den sonra iman etmiş olup, ikinci müslümandır.

Hicret Edit

Mekke'lilerin İslâm peygamberini katletme kararı aldıkları hicret gecesinde Ali, canı pahasına, peygamberin yatağında yatmıştır. Birçok Şia ve Ehli Sünnet müfessirlerinin görüşüne göre 'Allah-u Teala bu fedakarlığı takdir ederek şu ayeti nazil etmiştir:

“İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını arayıp kazanmak amacıyla canını satar.” (Bakara/207)

Muhammed bu sayede gizlice evden ayrılarak emniyet içerisinde Medine'ye doğru yola koyulabilmiştir. İslâm peygamberinin emniyete kavuşmasından sonra da emri üzerine, Muhammed'e emanet olan çeşitli malları sahiplerine iade ederek annesini, Muhammed'in kızı Fatma'yı ve başka iki kadını da yanına alarak Medine'ye doğru hareket etmiştir.

Medine dönemi Edit

Ali Medine'de devamlı Muhammed ile birlikteydi. Müslümanlar arasında kardeşlik akdi okuttuğunda Muhammed, Ali'yi kendisine kardeşliğe layık gördü. Kızı Fatıma'yı zevce olarak ona münasip gördü. Bir yıl sonra da ilk çocuğu olan Hasan dünyaya geldi.

Eşleri ve çocukları Edit

Ali eşlerinden ve cariyelerinden olma 14 erkek çocuk, 18 kız çocuk sahibiydi. Fakat nesli, Hasan, Hüseyin, Muhammed (İbn-i Hanefiyye), Abbas ve Ömer adındaki oğullarından türemiştir. Oğullarından çoğu Hicretin 60. Yılında Kerbela Savaşı'nda hayatını kaybetmiştir.[20]

Ali'nin ilk eşi İslam peygamberi Muhammed'in kızı Fatıma'dır. Ali Fatıma vefat edene kadar başkasıyla evlenmemiştir. Fatıma'dan 5 çocuğu olmuştur; isimleri şunlardır: Hasan, Hüseyin, Zeynep, Ümmü Gülsüm ve Muhsin. Muhsin, henüz Fatıma'ın karnındayken, vefat etmiştir. Âmir b. Kilâb Kabilesinden Ümmü'l-Benin bint-i Hizam ile evlenmiştir. Bu hanımından Abbas, Cafer, Abuddullah ve Osman adlarında dört çocuğu olmuştur.

Temim Kabilesinden Leyla bint-i Mes'ud ile evlenmiştir. Bu hanımından iki çocuğu olmuştur: Abdullah ve Ebû Bekir.

Has'amî Kabilesinden Esma bint-i Umeys. Bu hanımından, Yahya ve Muhammedul-Asgar (Küçük Muhammed) dünyaya gelmiştir.

İslam peygamberinin damadı Ebû'1-As b. Rebi'nin kızı Ümâme de, Ali'nin hanımlarından birisidir. Mu-hammedu'l-Evsat da (Ortanca Muhammed) bu hanımdan olmuştur.

Havle bint-i Cafer el-Hanefiyye isimli eşinden "İbn-i Hanefiyye" diye bilinen Muhammed isimli oğlu dünyaya gelmiştir.

Urve b. Mes'ud es-Sekafi'nin kızı Ümmü Said. Ali'nin bu hanımından ÜmmüT-Hüseyin ve Büyük Remle adlı kızları olmuştur.

Sahba bint-i Rabia adlı cariyeden Ömer ve Rukiyye adlı iki çocuğu olmuştur.

Cesareti ve savaşçılığı Edit

Asadullah

Ali, Muhammed'in katıldığı tüm savaşlarda sancaktar olarak bulundu. Sadece Tebük seferi'ne Muhammed'in emri ile Medine'de kaldığı için katılmamıştır.

Bedir Savaşı Edit

Ana madde: Bedir Savaşı

Ali, Bedir savaşında karşı tarafının ordusundan yirmi bir kişiyi öldürdü. Öldürdüğü kişiler arasında Muaviye'nin dedesi Utbe, dayısı Velid ve kardeşi Hanzele de vardı. Uhud savaşında ise Kureyş'in meşhur savaşçılarından dokuz kişiyle çarpıştı ve muvaffak oldu. Bu savaşta bedeninden yetmiş yara almasına rağmen son ana kadar peygamberin yanında savaştığı ve Cebrail'in, Ali'nin bu fedakarlığını görünce birkaç defa: Zülfikar'dan başka kılıç, Ali'den başka da yiğit yoktur. ('la feta illa ali, la seyfe illa zülfikar'), dediği rivayet edilir.

UHUD Edit

Hendek Savaşı Edit

Ana madde: Hendek Savaşı

Hendek Savaşı'nda, Araplar'ın ünlü savaş kahramanı Amr bin Abduved'in hendeği atıyla aşması üzerine çarpıştılar. Amr'a göre daha zayıf görünümlü olmasına ve Amr'ın küçümsemesine ragmen Ali galip geldi. Amr'ın, Ali tarafından yenilmesi Medine'yi kuşatan ve bu kuşatmayı destekleyenler arasında üzüntü ve ümitsizlik meydana getirdi. Hendek Savaşı'nın sonucunda Ali'nin bu başarısının önemli bir yeri olduğuna inanılır.

Hayber Savaşı Edit

Ana madde: Hayber Savaşı

Hayber Savaşı'nda, ilk iki taarruzu yönetenler(Ebu Bekir ve Ömer) bir başarı sağlayamayınca peygamberin sancağı Ali'ye verdiği, Ali bin Ebu Talib'in de o gün karşı tarafı savunmasına galip gelinmesinde büyük rol oynadığı rivayet edilir.

Bu savaşta Ali Hayber kalesinin kapısını eli ile yıktığı ve bu kapıyı kendisi için kalkan olarak kullandığı söylenir. Hayber kalesinin alınmasıyla Şam Suriye ticaret yolunun güvenliği sağlanmış oldu.

Muhammed'in ölümü Edit

Ali, İslâm peygamberi vefat ettiğinde 33 yaşındaydı. Peygamberin damadı ve amcaoğlu olması hasebiyle en yakın akrabası konumunda olduğundan defin hazırlıklarıyla ilgilendi.Bu sırada Hz.Ebu Bekir ve Hz.Ömer Devlet işleriyle ilgileniyordu.İslam kurallarına göre naaşın defin öncesi yıkanması ve kefenlenmesi işlemlerini bizzat kendisi yaptı.

Devletin başına seçilmesi Edit

Muhammed'in 632 yılında ölmesinden sonra Müslüman toplumunun başına kimin geçeceği kaygısı baş gösterdi. Müslümanların bir kısmı ilk olarak Ebu Bekir'in halifeliğini kabul ettiler. Ebu Bekir'den sonra sırasıyla Ömer bin El-Hattab, Osman bin Affan ve Ali bin Ebu Talib'in halifeliğini kabul ettiler. Bununla beraber bir kısım müslümanlar peygamberin amca oğlu ve damadı olan, çocukluğundan itibaren peygamberin evinde büyümüş ve onu korumak için kendi hayatını tehlikeye atmış olan Ali'nin ilk halifelik için daha doğru bir seçim olduğunu düşünüyorlardı. Rasulullah, Gadir Hum denilen yerde kendisinden sonra Ali'nin başa geçmesi gerektiğini bizzat söylemiştir [21]. İslâm peygamberi Ali'ye hitaben şöyle demiştir:

"Sen bana oranla Harun'un Musa'ya oranla sahip olduğu mevkiye sahipsin; ancak benden sonra peygamber gelmeyecektir."

Harun, Musa peygamberin kardeşidir ve kendisine vahiy gelmeyen peygamberlerdendir. Musa ibadet için 40 günlüğüne Sina Dağı'na çekildiğinde, kardeşi Harun'u İsrailoğulları'nın başında bırakmıştır (Araf Suresi, 142. ayet). Bu nedenle İslam peygamberinin bu sözü de Şiilerce Ali'nin hilafet için en uygun ve hak sahibi kişi olduğuna yorulur.

Miras sorunu Edit

Muhammed'in dul eşlerinin yanı sıra Ali ve Fatıma'nın da, Ebu Bekir'in hilafetinden hoşnutsuz olmalarının bir başka nedeni daha vardı [22]. Muhammed vefat ettiğinde geride önemli miktarda arazi ve mal varlığı bıraktı. Bunların en meşhuru tartışmaların da odağında olan Fedek Arazisi'dir. Ebu Bekir'e göre bu mal ve araziler peygamber tarafından halkın yararına idare ediliyordu ve dolayısıyla devlete aitti. Ali ise "Muhammed'e gelen veraset ile ilgili vahiylerin peygamberin mirasını da kapsadığını" iddia ederek bu duruma karşı çıkıyordu. Zira Kur'an'da vefat eden bir kişinin mirasının nasıl pay edileceği izah edilmektedir.

Eşi Fatıma'nın ölümünden sonra Ali Fatıma'nın peygamberin mirasından payını almak için tekrar başvurdu ancak başvurusu aynı nedenlerle bir kez daha reddedildi. Bununla birlikte Ebu Bekir'den halifeliği devralan Ömer, Medine'deki arazileri Muhammed'in kabilesi Haşimoğulları adına Ali ve Abbas'a verdi; Hayber ve Fedek Arazisi'ni ise devlet malı saydı.[23] Şii kaynaklarına göre bu durum, Muhammed'in soyundan olanlara (Ehl-i Beyt), baskıcı halifeler tarafından yapılan haksızlıkların bir başka örneğidir.[24]

Hilafeti Edit

Müslümanların bir kısmı Ali'nin, kendinden önceki halifeleri kabul ettiğine inanırlar. Bununla beraber kendi halifeliğine kadar hiçbir savaşa katılmayışı diğerlerini halife olarak kabul ettiğine yorulur. Üçüncü Halife Osman asiler tarafından öldürülünce halk Ali'ye biat ederek onu hilafete seçti. Osman taraftarlarının bir kısmı onun katilini bulana kadar Ali'yi halife olarak kabul etmeyeceklerini söylediler ve Müslüman toplumu ilk kez iç savaşa sürüklendi. İslam Devleti Ali ve Muaviye önderliğinde ikiye bölündü. Müslüman toplumunu ilk kez iç savaşa sürükleyen bu duruma İslam literatüründe "İlk Fitne" denir.

Ali, 4 yıl 9 ay süren hilafet'i müddetinde peygamberin siretine uyup, hilafet'e inkılap ve kıyam ruhu verdi. Toplumda çeşitli ıslahlara baş vurdu.

Cemel Vakası Edit

Ana madde: Cemel Vakası

Ali bin Ebu Talib, İslam Devleti'nde çıkan karışıklıkları yatıştırmak için Basra yakınlarında ittifak kuran peygamberin dul eşi Ayşe, Talha ve Zübeyr gibi İslamiyetin tanınmış simaları ile savaştı. Ali'nin zaferi ile sonuçlanan savaşta Talha ve Zübeyr öldürüldü.

Bu olay Ayşe'nin devesinin etrafında gerçekleştiği için Arapça cemel (deve) kelimesine atfen Cemel Vakası adıyla bilinmektedir.

Sıffın Savaşı Edit

Ana madde: Sıffin Savaşı

Irak ve Şam sınırlarında Muaviye ile savaştı. Sıffin Savaşı olarak bilinen bu savaş bir buçuk yıl devam etti. Bu şavaşta Ali tarafları öne geçtiği zaman muaviye Kur'an yapraklarını yırtarak kendi askerlerinin mızraklarının ucuna taktırmıştır.Daha fazla kayıp vermemek ve Ali'nin iyi bir müslüman olmasından faydalanarak savaştan kaçmaya çalışmıştır.Böylece hakem olayı vuku bulur.

Nahrevan Savaşı Edit

Nehrevan adıyla bilinen muharebede Haricilerle savaştı.

Vefatı Edit

Nehrevan Savaşı'nda rakiplerini ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu savaştan sonra, Hariciler'den üç kişi Mekke’de Müslümanların siyasi durumları hakkında bazı müzakereler yaptıktan sonra Ali'yi öldürmeyi kararlaştırdılar. Bu üç kişiden Abdurrahman bin Mulcem, Ali'yi öldürmeyi üstlendi ve Kufe’ye hareket etti. Kufe'de bir camiide ibadet ederken[2] Haricilerden Abdurrahman bin Mulcem'in zehirli bir kılıç darbesi ile yaralandı. Bu saldırının amacı Nahrevan yenilgisinin intikamını almaktı.[2]

Halife Ali bin Ebu Talib, Abdurrahman bin Mulcem'in kılıç darbesinden sonra şöyle dedi: “Fuztu ve Rabb’il Ka’be!” (Kabe’nin Rabbine andolsun ki, kurtuluşa erdim!). İki gün evinde yattıktan sonra, hicretin 40. yılı Ramazan ayının 21. günü öldü (M.S. 661). Defnefildiği yeri uzun bir süre yalnızca en yakınları bilmiş, yaklaşık bir asır sonra Cafer-i Sadık mezarının Necef'te olduğunu bildirmiştir.

Ali ölünce İslam Devleti ve hilafet, 20 yıllığına, uzun yıllar savaştığı I. Muaviye'nin eline geçti.

İlmi Edit

Gerek Sünni gerekse Şii kaynaklarında Ali bin Ebu Talib'in ilmi üstünlüğünden sıkça bahsedilir. Muhammed onu ilim şehrinin kapısı; insanların en bilgini; ahkam ilminin en alimi ve ümmete ehlibeyti açıklayan kimse olarak nitelemiştir. Ali Kuran'ın tüm ayetlerini,ne zaman indirildiklerini ve hangi olayla bağdaştırıldığını ezbere bilmekteydi.[kaynak belirtilmeli] Bunda çocukluğunun Muhammed'in yanında geçmesinin büyük rölü vardır. İslam peygamberi bir hadisinde şöyle demiştir[25]:

Ben hikmetin şehriyim, Ali ise kapısıdır.

Kendisi ise şöyle demiştir:

Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.

Lakapları Edit

  • Şir-i Yezdan
  • Kur'an-ı Natık (konuşan Kuran)
  • Haydar
  • Haydar-ı Kerrar
  • Aliyyel Murtaza
  • Şah-ı Velayet
  • Esed
  • Esedullah (Allah'ın Arslanı)
  • Şah-ı Merdan
  • Seyfullah

Künyesi Edit

  • Ebu Hasan (Hasan'ın Babası)
  • Ebu Turâb (Toprağın babası)
Şablon:S-rel
Önce gelen:
Osman bin Affan
Ali bin Ebu Talib
30px
</br>656661
Sonra gelen:
Hasan bin Ali
Şablon:S-rel
Önce gelen:
Muhammed
Ali bin Ebu Talib
632661
Sonra gelen:
Hasan bin Ali

Kaynakça Edit

Vikisoz
Vikisöz'de
Hazreti Ali sözleri bulunur.

Dipnotlar Edit

  1. Kaynak hatası Geçersiz <ref> etiketi; Britannica isimli refler için metin temin edilmemiş
  2. 2,0 2,1 2,2 2,3 2,4 2,5 Şablon:Britannica
  3. Sunni view of Ali
  4. Encyclopaedia of the Holy Prophet and Companions
  5. Kaynak hatası Geçersiz <ref> etiketi; Iranica isimli refler için metin temin edilmemiş
  6. Tabatabaei 1979, p. 191
  7. Ashraf 2005, p. 14
  8. Diana, Steigerwald "Ali ibn Abi Talib". Encyclopaedia of Islam and the Muslim world; vol.1. MacMillan. ISBN 0028656040. 
  9. Kaynak hatası Geçersiz <ref> etiketi; Ashraf_.282005.29.2C_pp._119-120 isimli refler için metin temin edilmemiş
  10. Kaynak hatası Geçersiz <ref> etiketi; Madelung_.281997.29.2C_pp._141-145 isimli refler için metin temin edilmemiş
  11. Bihar’ul- Envar, c.35, s.8. Keşf’ul Ğumme, s.19
  12. Hidayet Önderleri. 2006. S.64
  13. Ashraf (2005), p. 6-7.
  14. Bihar’ul- Envar, C.35, S.18
  15. See:
  16. Tabakat, İbn Sad, 1/75
  17. -İbni Esir, El-Kamilü Fi't-Tarih, Beyrut, Dar-ı Sadır, 1399 H. C2, S58 -İbni Hişam, Abtülmelik, Es-Siyretü'n-Nebeviyye, Kahire, 1355 H. C1, s262 -Taberi Muhammed b. Carir, Tarihü'l-Ümemi ve'l-Müluk, Beyrut Darü'l-Kamus-ül-Hadis C2, s 213 -İbni Ebi'l-Hadid, Şerh-i Nehcü'l-Belağa 1. Baskı, Kahire, 1378 H. C 13, S 119
  18. Nechül Belaga Subhi Salih, 192. Hutbe
  19. Zemahşeri, Hilyetül Ebrar, C.1 S.232
  20. Hz. Ali, Dört Halife Dönemi, Doç. Dr. Murat Sarıcık
  21. İmam Fahruddin Razi, “Mefatih’ul- Gayb” tefsirinde. İmam Ahmed Sa’lebi, “Keşf’ul- Beyan” tefsirinde. Celaluddin Suyuti, “Durr’ul- Mensur” tefsirinde. Ebu’l- Hasan Ali bin Ahmed-i Vahidi en-Nişaburi, “Esbab’un-Nuzul”da. Muhammed bin Cerir Taberi, “Tefsir-i Kebir”de. Hafız Ebu Naim İsfahani, “Ma Nezele Min’el- Kur’ân’i fi Ali’yyin” ve Hilyet’ul- Evliya’da. Muhammed bin İsmail Buhari, Tarih c. 1, s. 375’de. Müslim bin Haccac Nişaburi, “Sahih” c. 2, s. 325’de. Ebu Davud Secistani, Sünen’de. Muhammed bin İsa Tirmizi, “Sünen”de. Hafız bin Ukde, “Kitab’ul- Velayet”de. İbn-i Kesir-i Şafii Dimaşki, Tarih’inde. İmam Ahmed bin Hanbel, “Müsned” c. 4 s. 281 ve 371’de. Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed Gazali, “Sırr’ul-Alemin”de. İbn-i Abdulbirr, “İstiab”da. Muhammed bin Talha eş-Şafii, “Metalib’us- Seul” s. 16’da. İbn-i Meğazili eş-Şafii, “Menakıb”da. Nuruddin bin Sabbağ el-Maliki, “Fusul’ul- Muhimme” s. 24de. Hüseyin bin Mes’ud Beğevi, “Mesabih’us- Sünne”de. Ebu’l- Müeyyid Muvaffak bin Ahmed Hatip Harezmi, Menakıb’da. Mecduddin bin Esir Muhammed bin Muhammed eş Şeybani, “Cami’ul- Usul”da. Hafız Ebu Abdurrahman Ahmed bin Ali Nesai, “Hasais’ul-Alevi” ve Sünen’de. Süleyman Belhi el-Hanefi, “Yenabi’ul Mevedde”nin 4. babında. Şahabuddin Ahmed bin Hacer el-Mekki, “Savaik’ul-Muhrika” ve “el-Menh’ul- Melekiyye”de. (İbn-i Hacer, özellikle Savaik’in 1. babının 25 sayfasında bütün bağnazlığına rağmen şöyle diyor: “Bu hadis (Gadir Hadisi) hiç şek ve şüphe taşımayan sahih bir hadistir; içinde Tirmizi, Nesai ve Ahmed bin Hanbel’in de bulunduğu bir cemaat tarafından rivayet edilmiştir. Gerçekten onu rivayet edenler oldukça çoktur.”) İbn-i Mace el-Kazvini, Sünen’de. Hafız Ebu Abdullah Muhammed bin Abdullah Hakim Nişaburi, “Müstedrek”te. Hafız Süleyman bin Ahmed Taberani, Evset’de. İbn-i Esir-i Cezri, “Usd’ul- Gabe”de. İbn-i Cevzi, “Tezkiret’ul- Hevass’il- Ümme” s. 17’de. Ebu Ömer Ahmed bin Abdurrabbih, “Ikd’ul- Ferid”de. Allame Semhudi, “Cevahir’ul- Akdeyn”de. İbn-i Teymiyye Ahmed bin Abdulhalim, “Minhac’us-Sunne”de. İbn-i Hacer Askalani, “Feth’ul- Bari” ve “Tehzib’ut-Tehzib”de. Ebu’l- Kasım Muhammed bin Ömer Carullah Zimahşeri “Rebi’ul- Ebrar”da. Ebu Said Secistani, “Kitab’ud- Diraye fi Hadis’il- Velaye”de. Ubeydullah bin Abdullah Haskani, “Duat’ul- Huda ila Eda-i Hakk’il- Muvalat”da. Rezin bin Muaviye el-Abdurey, “el-Cem’u Beyn’es- Sihah’is-Sitte”de. İmam Fahr-u Razi, “Erbain”de. (Bütün ümmetin bu hadis hakkında icma ettiğini söylemektedir) Mukbili, “Ehadis’ul- Mütevatire”de. Suyuti, “Tarih’ul- Hülafa”da. Mir Seyyid Ali Hemedani, “Meveddet’ül- Kurba”da. Ebu’l- Feth, “Hasais’ul- Alevi”de. Hace Parsa-i Buhari, “Fasl’ul- Hitab”da. Cemaluddin Şirazi, “Erbain’de. Abdurrauf el-Menavi, “Feyz’ul- Kadir fi Şerh-i Cami’us-Sağir”de. Muhammed bin Yusuf-u Genci eş-Şafii “Kifayet’ut- Talib”in 1. babında. İbrahim bin Muhammed Himvini, “Feraid’us- Simtayn”da. Kadı Fazlullah bin Ruzbehan, “İbtal’ul- Batıl”da. Şemsuddin Muhammed bin Ahmed Şerbini, “Sirac’ul-Munir”de. Ebu’l- Feth Şehristani eş-Şafii, “Milel ve Nihel”de. İbn-i Asakir Ebu’l- Kasım Dimaşki, “Tarih-i Kebir”de. İbn-i Ebi’l- Hadid el-Mutezili, “Nehc’ul- Belağa Şerhi”nde. Alauddin Simnani, “Urvet’ul- Vuska”da. İbn-i Haldun, “Tarih” kitabının mukaddimesinde. Mevla Ali Muttaki Hindi, “Kenz’ul- Ummal”da. Şemsuddin Ebu’l- Hayr Dimaşki, “Esne’l- Metalib”de. Seyyid Şerif Hanefi el-Curcani, “Şerh-i Mevakıf”da. Yahya bin Şeref’un- Nebevi, “Tehzib’ul- Esma ve’l- Lügat”da. Hafız Ebu Bekr Hatib-i Bağdadi, “Tarih-i Bağdadi”de. Nizamuddin Nişaburi, “Tefsir-u Garaib’ul- Kur’ân”da. (Hakeza Taberi, İbn-i Ukde ve İbn-i Haddad Gadir hadisini nakletmişlerdir.)
  22. Sahih Buhari 4.53.325
  23. Madelung, 1997 s. 62.
  24. Bu duruma dair her iki tarafın düşüncelerini savunmakta kullandığı hadislere şu siteden ulaşılabilir: Sahih Buhari Book 80 (İngilizce)
  25. Sünen-i Tirmizî tercümesi, Çev.: Osman Zeki Mollamehmetoğlu, İstanbul baskısı (yıl?), Menkabe Babları, Ali Bin Ebu Talib Menakıbı, Cilt IV, Hadis No. 3929 "أنا دار الحكمة و علي بابها"

Şablon:Aşere-i Mübeşşere

Şablon:Halifeler

</span> </span>

af:Ali an:Alí ang:Alī ar:علي بن أبي طالب az:Əli bin Əbu Talib be-x-old:Алі bg:Али ибн Абу Талиб bn:আলী ইবন আবী তালিব bs:Alija ibn Ebu-Talib ca:Alí ibn Abi-Tàlib cs:Alí da:Ali de:ʿAlī ibn Abī Tālib diq:Hz. Eli dv:ޢަލީގެފާނު en:Ali eo:Ali ibn Abi Talib es:Ali Ibn Abi Talib et:‘Alī ibn Abī Ţālib fa:علی fi:Ali ibn Abi Talib fr:Ali ibn Abi Talib gl:Ali ibn Abi Talib he:עלי בן אבי טאלב hi:अली इब्न अबू तालिब hr:Ali hu:Ali kalifa id:Ali bin Abi Thalib is:Alí ibn Abu Talib it:Ali ibn Abi Talib ja:アリー・イブン・アビー=ターリブ ka:ალი იბნ აბუ ტალიბი ko:알리 이븐 아비 탈리브 la:Ali ml:അലി ബിൻ അബീത്വാലിബ്‌ ms:Ali bin Abi Talib mzn:علی nl:Ali ibn Abu Talib nn:Ali ibn Abi Talib no:Ali ibn Abi Talib pl:Ali ibn Abi Talib pnb:علی ps:علي بن ابي طالب pt:Ali ibn Abi Talib ro:Ali ru:Али ибн Абу Талиб sd:علي sh:Alija simple:Ali so:Cali bin Abii Daalib R.C sq:Ali Ibn Ebi Talib sr:Алија sv:Ali ibn Abi Talib sw:Ali ibn Abu Talib ta:அலீ te:అలీ ఇబ్న్ అబీ తాలిబ్ tg:Алӣ th:อะลีย์ บินอะบีฏอลิบ udm:Али ибн Аби Талиб uk:Алі ібн Абі Таліб ur:علی ابن ابی طالب uz:Ali vi:Ali bin Abu Talib wa:Ali (calife) zh:阿里·本·阿比·塔利卜

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.