FANDOM


Hicr Suresi/61-79-Hicr Suresi/Elmalı/61-79 Hicr Suresi/80-99 Nahl Suresi/1-9-Nahl Suresi/Elmalı/1-9
Önemli!!! düzenlenen sayfalar ayn harfli fasılalara kadar yapılması gerekmektedir. Elmalı Tefsiri (Orjinal)
Ayet No
Ayet Metni
Elmalı Meali (Orijinali)
İngilizce Meali (M. Pickthall )
Hakikaten eshabı hıcir dahi Peygamberleri tekzib ettiler
Şüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar.
And the dwellers in Al-Hijr indeed denied (Our) messengers.
Ve biz onlara âyetlerimizi vermiştik de ondan i'raz ediyorlardı
Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı
And We gave them Our revelations, but they were averse to them.
Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı
Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.
And they used to hew out dwellings from the hills, (wherein they dwelt) secure.
Bunları da sabahleyin sayha tutuverdi
Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.
But the (Awful) Cry overtook them at the morning hour,
De o kesb ede geldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı
Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.
And that which they were wont to count as gain availed them not.
[[ وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ ۗ وَإِنَّ السَّاعَةَ لَآتِيَةٌ ۖ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَمِيلَ ]]
Öyle ya biz SamavâtArzı ve mabeynlerini ancak hakkile halkettik ve elbette saat muhakkak gelecek, şimdi sen safhı cemil ile muamele et
Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.
We created not the heavens and the earth and all that is between them save with truth, and lo! the Hour is surely coming. So forgive, O Muhammad, with a gracious forgiveness.
Çünkü rabbın o öyle hallâk öyle alîm
Şüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir.
Lo! Thy Lord! He is the All Wise Creator.
Celâlim hakkı için sana «sebul mesani»yi ve Kur'anı azımi verdik
Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (-Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik.
We have given thee seven of the oft repeated (verses) and the great Qur’an.
Sakın o kâfirlerden bir takımlarını zevkıyap ettiğimiz şeylere göz atma ve onlara karşı mahzun olma da mü'minlere kanadını indir
Sakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir.
Strain not thine eyes toward that which We cause some wedded pairs among them to enjoy, and be not grieved on their account, and lower thy wing (in tenderness) for the believers.
Ve de ki haberiniz olsun; ben o nezîri mübînin ben
De ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım."
And say: Lo! I, even I, am a plain warner,
Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere
(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).
Such as We send down for those who make division,
O, Kur'anı kısım kısım tefrık edenlere
Onlar, Kur'ân'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler.
Those who break the Qur’an into parts.
Ki rabbın hakkı için, biz onların hepsine mutlak ve muhakkak soracağız
Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.
Them, by thy Lord, We shall question, every one,
Ki rabbın hakkı için, biz onların hepsine mutlak ve muhakkak soracağız
Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.
Of what they used to do.
Şimdi sen her ne ile emrolunuyorsan kafalarına çatlat ve müşriklere aldırma
Şimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir.
So proclaim that which thou art commanded, and withdraw from the idolaters.
Her halde biz sana o müstehzîlerin haklarından geliriz
Muhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
Lo! We defend thee from the scoffers,
Allah ile beraber diğer ilâh tutan o heriflerin yarın bilirler
Onlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir.
Who set some other god along with Allah. But they will come to know.
Celâlim hakkı için biliyoruz ki onların tevevvühatına senin cidden göğsün daralıyor
Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.
Well know We that thy bosom is at times oppressed by what they say,
O halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol.
But hymn the praise of thy Lord, and be of those who make prostration (unto Him).
Ve Rabbına kulluk yap tâ sana o yâkîn gelene kadar
Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
And serve thy Lord till the inevitable cometh unto thee.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


"https://yenisehir.fandom.com/tr/wiki/Hicr_Suresi/80-99?oldid=136136" adresinden alındı.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.