FANDOM


Vesilet'ün Necat Hikâye-i Kesikbaş Bahri Mevlid-i Şerif
Süleyman Çelebi
*Alttaki mevlid bahrisinin hikayesi için Hikâye-i Kesikbaş maddesine bakınız.
  • Ayrıca Beşikdüzü'lülerin Kadırga yaylasında bulunan Kesikbaş Tepesinde Metfundur. (Sinop'taki Seyit Bilal türbesi içinde aynı rivayet anlatılır.Rumeli'de Ömer Seyfettin Başını vermeyen şehit de bunu anlatır. Elazığ Harput'ta Arap Baba hala kesik başı camekanda görülür.
  • Hikâye-i Kesikbaş, Mevlid-i Şerifin miraç merhaba bahirlerindeki gibi bir bahirdir.
  • Yeniçeri isyanlarıyla Yeniçeri ocaklarının kaldırılması sonucu Bektaşi Tekkeleride seddedilmiş/kapatılmıştır. *Bektaşi Tekkeleri kapatılmasından sonrada 1970li yıllara kadar Çorum yöresi alevileri ve sünnileri arasında hem camilerde hem tekkelerde, hem de bektaşi tekkeleri kapalı olduğu için bektaşi tarikatı mensuplarının cem olabldiği cemevlerinde okunmuştur. Hatta alevi sünni kesim tarafından ortaklaşa yapılan mevlidlerde ana metin olarak okunmuştur. *Sonradan alevi sünni olayları bir kısım odaklar tatafından fitilenince hocalar da bu bahri alevi bahri diye okumaz oldu. Hatta hocalar ehli beyti dahi anmaz oldu. Sonuçta alevi-sünni düşmanlığı siyasal sebeplerlede artarak beslenmeye başladı.
  • Bu metin alevi ve sünni kesimlerin ortak metnidir. Tekrar camilerde mutlaka okutulması gerekir. Şimdilerde unutulan bu metni ilk kez Beşikdüzü Kaymakamı Eyüp Sabri Kartal , Beşikdüzü Müftülüğü personeline ilk basıldığı orijinal arap harflerinden latin harflerine digital olarak transkript ettirilerek online Edebiyat kaynaklarımız arasına kazandırılmıştır. Tatarca Hikaye-i kesikbaş


Ceseti-Çürümeyen-Arapbaba-Harput-Elazığ

Peçevi tarihinde Hikaye-i KesikbaşEdit

"...Hak budur ki, ol guzzâtın içinde
böyle gaziler olmasa. Zigetvar'a
bu kadar kurbi civarda, cevânib-i
erbaa kafir hisarı iken, meks ve
ârâm, bâhusus böyle cenge ikdâm
ne mümkün idi..." Peçevî, s.355

Ömer Seyfetin 'in Başını vermeyen şehit'de olayı anlatışıEdit

Grijgal'de, komşu palangalarda Kuru Kadı için "deli oldu" diyorlardı. Her an "bekâ" bâdesini içmiş ezeli bir sarhoş gibi nihayetsiz bir gaşy, pâyansız bir şevk, sükûn bulmaz bir heyecan içinde yaşıyordu. Fakat nasıl "deniz çanağa sığmaz"sa, onun büyük sırrı da ruhuna sığmadı. Taştı. Huruç günü gördüğü harikayı herkese anlatmaya başladı. Hatta daha ileri gitti, çok iyi okuduğu "Mevlid-i Şerîf" lisanıyla o gün gördüğünü yazdı. Yüzlerce beyitlik bir destan düzdü. Ama o zaman eski şevki kayboluverdi. Ruhuna koyu bir karanlık doldu. Kalbine acı bir ağırlık çöktü. Artık Deli Mehmed'in yeşil nurdan mezarı içinde sürdüğü ilahî zevki göremez oldu. Bu mahrumiyet onu delirtti. Yemekten, içmekten kesildi. Bir gün yine perişan, kırlarda dolaşırken Deli Hüsrev'e rastgeldi. Meğer o da geziniyormuş. Elindeki yayıyla yavaşça Kuru Kadı'nın arkasına dokundu. — Ahmak, dedi, neye gördüğünü halka söyledin? Adam gördüğünü kâle geçirirse kazandığı hâli kaybeder. Eğer susaydın, gördüğün keramete ölünceye kadar şahit olacaktın... Kuru Kadı yere diz çöktü, ağlamaya başladı: — Çok perişanım, diye inledi, lütfet. Gel, beni gaflet uykusundan uyandır. Benim o görmüş olduğum ahvâl ne hikmettir? İçinde aklımı kaçırdığım bu mehâbet, bu heybet nedir? Benimle senden başka onu gören oldu mu? — Bir gören daha var. O "can" herkese görünmez.

  • Hikaye-i Kesikbaş'da Mevlid-i Şerif'in miraç ve mevlid bahirleri gibi bahirlerden birisidir. Yeniçeri isyanlarıyla Yeniçeri ocaklarının kaldırılması sonucu Bektaşi Tekkeleride kapatılmıştır. Bektaşi Tekkeleri kapatılmasından sonrada 1970'li yıllara kadar Çorum yöresi Alevileri ve Sünnileri arasında yapılan Mevlidlerde bu bahir okunurdu. Sonradan hocalar bu bahri okumaz oldu. Ehli beyti dahi anmaz oldular. Ondan sonra alevi-sünni düşmanlığı siyasal sebeplerle de artarak beslenmeye başladı. (Bu açıklamanın hakları Kaymakam Eyüp Sabri Kartal'a aittir.)
  • Tatarca Hikaye-i kesikbaş

Kesikbaş (Tahmini olarak XIII. yüzyıl) Kesikbaş adlı bu şiir, elyazması mecmualarda, Destan-ı Kesikbaş, Kıssa-yı Kesikbaş, Kesikbaş Hi-kâyeti ve... Serburda gibi değişik isimlerle kayde-dilmiştir. Tatar halkı arasında ise, Kesikbaş Kitabı, Kesikbaş Kıssası adlarıyla geniş şöhret bulmuştur. Şiirin yazarı...

Vikikaynak'ta, Hikâye-i Kesikbaş ile ilgili metin bulabilirsiniz. Hikâye-i Kesikbaş, Süleyman Çelebi'nin Mevlid-i Şerif'ine de... inanılan Deli Mehmet'in başını vermemesi üzerine Kuru kadı tarafından yazılan Hikâye-i Kesikbaş bahri (bölümü). Beşikdüzü'lülerin Kadırga yaylasında bulunan...

Şablon:Edebiyat-taslak

{C}

Başlayalım söze Bismillah ile
Dürişelim Dünü Gün Allah ile
Bir hikayet dilime geldi ani
İdiserem Hak kılar ise yani
Hak bari kıla dilime söyleyem
Mustafa mucizatın şerh eyleyem
Oturdu Mustafa dört yariyle
Otuz üç bin sahabe cümle bile
Bakarlardı Rasulün ay yüzüne
Kulak urmuşlardı şeker sözüne
Gördüler kim bir adem kesik başı
Girdi içeru döker gözü yaşı
Aksakallı sanasın nurdur akar
Nure batar kim ki yüzüne bakar
Ne ayağı var idi hem ne eli
Bir kesik baştır heman söyler dili
Gövdesi yok bir acaib baş durur
Şehid olmuş gözleri hem yaş durur
Yüzünü vurdu yere kıldı zari
Zar zar ağlatır peygamberi
Ali durup anda destur diledi
Ol başı götürmeye kasteyledi
Tuttu Ali başı kaldıramadı
Miskal-ü zerre yerden ayıramadı
Gayretinden Alinin ussu gider
Ol baş ider ya Rasül Ali nider
Ali gibi bir dahi olur ise
Cümlesi dava ile gelir ise
Kimse herkes beni kaldırmaya
Zerre kadar yerimden ayırmaya
Durişurdum düni gün Allah ile
Allah adı hemen dahi benim ile
Elli bir kez dahi varmışem hacca
Çok tımar eylemişem yalın aca
Gah yürürdüm yeryüzünde at ile
Gah çıkardım göğe mucizat ile
Gah girerdim ademi suretime
Gah varırdım melekler katına
İsmi azam düasın bilir idim>
İsa ile ben namaz kılar idim
Kal'a-i zerrin idi şehrim benim
Şeyh Abdullah idi adım benim
Bir hub oğlum bir hatunum var idi
İkisi de benim ile yar idi
Oğlum ile gövdemi bir dev yedi
Ya Rasulallah medet eyle dedi
Avretimi aldı gitti kuyuya
Kaygu komaz gözlerimi uyuya
Dadımı ger alıvermezsen benim
Kıyametde davacınem ben senin
Bu sözü işitdi çün Ali duru
Zülfikar bağladı geldi ileru
Der Rasul'e destur virgil varayım
Zülfikar ile devi öldüreyim
Ya ben ölem ya devin başın kesem
Yer dibinde görürsem anı basam
Ben erenler mahfilinde durmişem
Eyriku erlik davasını kılmışem
Rasul ider Ya Ali varma ana
Olmasun kim bir ziyan gele sana
Ali ider çare yok variserem
Başıma yazılanı görserem
Dev elinden alayım ol avreti
Almaz isem kani İslam gayeti
Aliyi gönderdiler ol menzile
Otuz bin sahabe cümle bile
Bindi Düldüle takındı zülfikâr
Hem Hasan ile Hüseyin eyledi zar
Gitdi Ali dahi kesik baş ile
Döndü ashaplar kamu göz yaş ile
Şol Ali sürer idi Düldül atı
Ol kesik baş gider Düldülden katı
Dağ ve taş demez yuvarlanur geçer
Sanasın kim kanadı vardır uçar
Ok atımı Aliden önce gider
Yedi mushafı Kur'anı ezber ider
Kanda kim Ali namaz kılar idi
Ol kesik baş göz ile kılar idi
Ali öper kesik başın yüzün
Mendil ile hem siler yüzün gözün
Yedi gün dün demeyup sürdüler
Akıbet bir mürğ-i zara geldiler
Vardı ol yaride bir derin kuyu
Çıkar ol kuyudan cehennem suyu
Ol baş ider Ya Ali dev kuyusu
Bu kuyudur kal'asının kapısı



BakınızEdit

Merhaba Bahri
Mirac Bahri
Münacat Bahri
Tevhid Bahri
Veladet Bahri
Vesilet'ün Necat
Hikâye-i Kesikbaş Bahri
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.