FANDOM


Bakınız

D. Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe İngilizce Fransızca MKK/Düz Metin . MKK/Düz Metin linkli MKK. Mecelle/Hukukun Kavaid-i Külliyesi... Mecellenin külli kaideleri... Mecelle'den seçme hükümler... Majalla/ PART II... Mecelle/İlk 100 MADDE ... Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca ... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe.... Mecellenin ilk 100 maddesi/Türkçe kelime izahlı... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arabi Türki İzahlı ve Şerhli.... ESK/Mecelle/1-100.... ESK/Mecelle/1-100/Kelime İzahlı.... Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arabi Türki İzahlı ve Şerhli... MKK.. Mecellenin Külli Kaideleri.... Mecelle/Hukukun Kavaid-i Külliyesi MKK/1-25 MKK/26-50 MKK/51-75 MKK/75-100

Bakınız

D . MKK. MKK1 . MKK/1-25.MKK/1-30.MECELLE. MC/Mukaddime MAKALE-İ ÛLÂ; İLM-i FIKHIN TARİF VE TAKSİMİ HAKKINDADIR . Definition of Jurisprudence: MC/1 . MC/2 . MC/3 . MC/4 . MC/5 . MC/6 . MC/7 . MC/8 . MC/9 . MC/10 . MC/7 MC/8 MC/9 MC/10 MC/11 MC/12 MC/13 MC/14 MC/15 MC/16 MC/17 MC/18 MC/19 MC/20 MC/21 MC/22 MC/23 MC/24 MC/25
MAKALE-İ SANİYE; KAVÂİD-İ FIKHİYYE BEYÂNINDADIR MC/2 - Bir işden maksad ne ise hüküm ona göredir. Yani bir iş üzerine terettüb edecek hüküm ol işten maksat ne ise ona göre olur.MC. 170, 769, 1240.; TMK. 1, 2, 3, 84, 114, 125.; TBK. 18, 20, , 41, 43, 48, 82, 83.; ZGB. 2., 3.; BGB. 157, 242, 932.; TCK. 45 MC/3 - Ukûdda itibar makâsıt ve maâniyedir, elfâz ve mebâniye değildir.MC. MC/262, MC/389, MC/648.; TMK. ı, 2, 3.; TBK ı, 18,25, 26, 154, 165, 178, 505.; MH. 314, Madde 4 - Şek ile yakin zâil olmaz.MC. MC/5, MC/6, MC/7, MC/8, MC/9, MC/10, MC/11, MC/12. Madde 5 - Bir şeylin bulunduğu hal üzere kalması asıldır.MC. MC/6, MC/10, MC/1685, MC/1776, MC/1777.; TMK IS Madde 6 - Kâdim kıdemi üzere zikrolunur.MC. MC/166, MC/1224, MC/1197.; MH. 48; TBK. 125 - 140. Madde 7- Zarar kadim olmaz.MC. MC/6 , MC/166, MC/1166, MC/1224; MH. 48.; TBK. 125 - 140. Madde 8 - Berâ'et-i zimmet asıldır.MC. MC/9, MC/612. Madde 9Sıfât-ı ârizada asl olan ademdir.MC/8, MC/332 Madde 10Bir zamanda sabit olan şeylin hilâfina delil olmadıkça bekâsıyla hükmolunur. MC MC/5, MC/1621, MC/1592. Madde 11 - Bir emr-i hâdisin akreb-i evkâtına izâfeti asıldır. MC MC/10, MC/5, MC/8; HUMK 299. Madde 12 - Kelâmda asl olan manây-ı hakîkîdir.MC. MC/13, MC/60, MC/61.; TMK ı, 2; TBK18. Madde 13 - Tasrih mukâbelesinde delâlete i'tibar yokdur.MC. MC/12, MC/772.; TBK. ı. 2:, HUMK. 234, Madde 14 - Mevrid-i nassda ictihâda mesâğ yoktur.MC. MC/15, MC/16, MC/167.; TMK. ı, 2; TBK 18. Madde 15 - Alâ hilâfi'l-kıyâs sâbit olan şey sâire makîsün-aleyh olamaz.MC. MC/14, MC/16. MC/1659. Madde 16 - İctihâd ile ictihâd nakz olmaz.MC. MC/14, MC/15.; TMK. 1; TCK. 44 Madde 17 - Meşakkat tesyîri celbeder.MC. MC/18, MC/19, MC/20, MC/205, MC/223, MC/396, MC/799.; TMK. 2 Madde 18 - Bir iş zîk oldukda müttesi olur.MC. MC/17. Madde 19 - Zarar ve mukâbele bi'z-zarâr yokdur.MC. MC/20, MC/25, MC/26, MC/27, 28, MC/29.; TMK. 41, 61, vd; Madde 20 - Zarar izâle olunur.MC. MC/19, MC/21, MC/22, MC/25, MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/30, MC/32, MC/998, MC/1201.; TBK 41 vd. Madde 21 - Zarûretler memnû' olan şeyleri mübah kilâr. MC. MC/22, MC/96, MC/97, MC/1007.; TBK. 52; TCK 49-50, 516/4. Madde 22 - Zarûretler kendi mikdarlarınca takdir olunur.MC.MC/21, MC/23.; TBK. 52; TCK. 49-50, 516/4 Madde 23 - Bir özür için câiz olan şey ol özrün zevâliyle bâtıl olur.MC. MC/22, MC/517. Madde 24 - Mâni' zâil oldukda memnû' avdet eder.MC. MC/19, MC/335, MC/345, MC/347, MC/372, MC/869, MC/870, MC/1647, MC/1653, MC/1654. Madde 25 - Bir zarar kendi misliyle izâle olunamaz.MC. MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/31, MC/965, MC/1141, MC/1288, MC/1312.; TCK 49-50, 516/4; TBK 52

Bakınız

D MKK/25-50 Madde 25 - Bir zarar kendi misliyle izâle olunamaz. MC. MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/31, MC/965, MC/1141, MC/1288, MC/1312.; TCK 49-50, 516/4; TBK 52 Madde 26 - Zarar-ı âmmı def için zarar-ı has ihtiyâr olunur. MC. MC/20, MC/27, MC/28, MC/29, MC/1325. Madde 27 - Zarar-ı eşedd zarar-ı ehaf ile izâle olunur. MC. MC/25, MC/26, MC/20, MC/902, MC/906, MC/1044, MC/1224, MC/1440.; TMK. 656, 661 vd. Madde 28 - iki fesâd te'âruz etdikde ehaffí irtikâb ile a'zamının çaresine bakılır. MC. MC/20, MC/25, MC/26, MC/27, MC/29, MC/902.; TMK. 656, 661 vd. Madde 29 - Ehven-i şerreyn ihtiyâr olunur. MC. MC/21, MC/22, MC/26, MC/27, MC/28, MC/902.; TMK. 656, 661 vd. Madde 30 - Def'-i mefâsid celb-i menâfi'den evlâdır. Madde 31 -Zarar bi-kadari'l-imkân def olunur. MC. MC/28, MC/29, MC/30, MC/532, MC/533.; TMK. 656 ve 661. Bu maddede bahsedilen kıyas, İslâm Huküku'nun ana kaynaklarından birisidir. Bibliyografi Ali Haydar, Mecelle şerhi, 1/67, Ömer Nasuhi, Hukûk-l İslâmiye, 1/171, vd. Zeydan, age. sil. vd. Madde 32 - Hâcet umûmî olsun husûsî olsun zarûret menzilesine tenzîl olunur. Bey ' bili-vefânın tecvîzi bu kabîldendir ki Buhara ahâlîsinde borç tekessür etdikçe görülen ihtiyaç üzerine bu mu'âmele mer'iyyü'l-icrâ olmuştur. MC. MC/21, MC/118, MC/205, MC/213, MC/396, MC/420. Madde 33 - Iztırar gayrın hakkını ibtâl etmez. Binâen-alâ-zâlik bir adam aç kalıb da birinin ekmeğini yese ba'dehû kıymetini vermesi lazım gelir. MC. MC/400, MC/1007.; TCK: 49-50/4; TBK. 52 Madde 34 - Alması memnû' olan şeyin vermesi dahi memnû' olur. TCK 64 67 MC MC/35 tbk 50 Madde 35 - İşlenmesi memnû' olan şeyin istenmesi dahi memnû' olur. TCK 64-67.; TBK 50.; MC. MC/34, MC/1818. Madde 36 - Âdet muhakkemdir. Yani hükm-i şer'iyi isbât için örf ve âdet hakem kılınır. Gerek âmm olsun ve gerek hâs olsun. MC. MC/37, MC/38, MC/39, MC/40, MC/41, MC/42, MC/43, MC/44, 45, MC/230, MC/251, MC/291, MC/450, MC/460, MC/469, MC/574, MC/575, MC/576, MC/1340, MC/1790, MC/188, MC/354, MC/495, MC/555, MC/622, MC/829.; TMK. 1/1, 590/11, 592/281, 285, 420, 423. Madde 37 - Nâsın isti'mâli bir hüccetdir ki anınla amel vâcib olur. I'MK ı; MC. MC/36, MC/168, MC/389, MC/495. Madde 38 - Âdeten mümteni' olan şey hakîkaten mümteni' gibidir. MC. MC/36, MC/37, MC/39, MC/40, MC/1589, MC/1629. Madde 39 - Ezmanın tegayyürü ile ahkâm'ın tagayyürü inkâr olunamaz. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/40, MC/244, MC/326, MC/596, MC/1716. Madde 40 - Âdetin delâletiyle ma'ânîy-ı hakîkî terk olunur. MC. MC/12, MC/36, MC/37, MC/38, MC/39, MC/61, MC/82, MC/912, MC/1584.; TMK ı, 2.; TBK. 18 Madde 41- Âdet ancak muttarid yâhut galip oldukda mu'teber olur. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/39, MC/40, MC/42, MC/240.; TMK ı Madde 42 - İ'tibâr galib-i şâyi'adır, nâdire değildir. MC. MC/41, MC/987.; TMK ı; HUMK 238 Madde 43 - Örfe ma'rûf olan şey şart kılınmış gibidir. TMK 1; TTK ı; MC. MC/36, MC/37, MC/41, MC/42, MC/461, MC/563, MC/596, MC/871 Madde 44 - Beyne't-tüccâr ma'rûf olan şey beynlerinde meşrût gibidir. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/790, MC/1463.; TMK 1/1, 2; TBK 18 Madde 45 - Örf ile ta'yîn nass ile ta'yîn gibidir, MC. MC/43, MC/44, MC/527, MC/528, MC/816, MC/1498, MC/1499.; TMK ı Madde 46 - Mâni' ve muktazi teâruz etdikde mâni' takdîm olunur. Binâen-alâ-zâlik bir adam borçlusu yedinde merhûn olan malını âhara satamaz. MC. MC/337, MC/350, MC/397, MC/96-MC/1192, MC/590-MC/1725, MC/756-MC/1192-MC/747, MC/1192-MC/1197, MC/1598-MC/1601. Madde 47 - Vücudda bir şeye tâbi' olan hükümde dahi ana tâbi' olur. tılmış olur. MC. MC/48, MC/50, MC/236, MC/903.; TMK. 619-622 Madde 48 - Tâbi' olan şeye ayrıca hüküm verilmez. Meselâ bir hayvanın karnındaki yavrusu ayrıca satılamaz. MC. MC/47, MC/216, MC/224, MC/856.; TMK. 619-622 Madde 49 - Bir şeye mâlik olan kimse ol şeyin zarûriyyâtmdan olan şeye dahi mâlik olur. Meselâ, bir hâneyi satın alan kimse ana mûsil olan tarîka dahi mâlik olur. MC. MC/232, MC/1194 Madde 50 - Asıl sâkıt oldukda fer' dahi sâkıt olur. MC. MC/81, MC/661, MC/662, MC/1527, MC/1530

Bakınız

D MKK; MKK3 MKK/51-75

Bakınız

D. MKK/75-100. MKK/4

HKK, Hukukun Külli Kaideleri demektir.


ÂDET MUHKEMDİR Edit

Bu, iki küçük kelimeden teşekkül etmiş bir Mecelle kâidesidir. Fakat hukûkun umûmî bir prensibi olarak büyük bir ihtiyacı hâlâ karşılamaya devam etmektedir. Meselâ bir anlaşmanın taraflar arasında belirtilmemiş olan bir husûsundan ihtilâf çıkarsa, bunun halledilebilmesi için âdeten o mıntıkadaki uygulama esas alınır. Çünkü âdet olarak tatbik edilen hususun, mantıken taraflarca bilindiği kabul olunur.


SÛ-İ MİSAL, MİSAL OLMAZ Edit

Bu da üç kelimeden kurulu bir hukuk ve mantık kâidesidir ki, hâlâ geçerlidir. Bunun mânâsı, bir hareketi mâzur kılmak için o hareket gibi kötü olan veya suç teşkil eden başka hâdiseler emsâl gösterilemez demektir. Meselâ bir hırsıza sorulsa:

“–Niçin çaldın?”

O da

“–Falan adam çaldı, ben de çaldım.” dese, verdiği misâl, onu mâzur göstermez.


BERAET-İ ZİMMET ASILDIR Edit

Yani aksi ispat edilinceye kadar bir kimsenin suçsuz kabul edilmesi îcâb eder.


ŞEK İLE YAKÎN ZAİL OLMAZ Edit

“Kesin olarak bilinen bir şey, şüphe ile yok sayılamaz.”

Herhangi bir şeyin veya bir işin sübûtu yakînen bilindikten sonra aksine delil olmadıkça o şeyin sübûtu ile hükmolunur. Sonradan ortaya çıkan şüphenin bir tesiri olmaz. Nitekim âyet-i kerîmede «…Zan, gerçek nâmına bir şey ifâde etmez…» (Yûnus, 36) buyrulmuştur. Bu kâide, ibadet, muâmelât ve cezâ hukûku olmak üzere bütün hükümlerde geçerlidir.

Bir kimse abdest aldıktan sonra abdestini bozup bozmadığı konusunda şüpheye düşerse abdestli sayılır. Fakat abdest bozduktan sonra abdest alıp almadığı konusunda şüpheye düşerse abdest almamış kabûl edilir.

Bir kimse alacaklı olduğu kimseyi borcundan ibrâ etse (bana borcun yoktur dese) sonra da bundan şüphe edip borçlu olduğunu söylese, ibrâ geçerli olup borç düşmüş olur.


EHVEN-İ ŞERREYN İHTİYAR OLUNUR Edit

“Bir kimse iki şerden birisini işlemeye mecbur kalsa, hafif olanını işleyip diğerini terk eder.”

Buradaki şer, meşrû olmayan, yani şer‘-i şerîfe muvâfık olmayan şey demektir.

Osmanlı Devlet geleneği içerisinde çok tartışılan “kardeş katli” meselesi, bu ve benzeri kâidelerle îzâh edilmiştir.


ZARAR-I AMMI DEF İÇİN ZARAR-I HÂS İHTİYAR OLUNUR Edit

“Umûmî bir zararı ortadan kaldırmak için hususî zarar tercih edilir.”

Câhil tabîbin va­zi­fe yapmasına mânî olunur.

Fiyatlar aşırı şekilde yükseldiği zaman, kadı ehl-i vukûf ile istişâre ederek fiyatların belli seviyede tutulması için tedbir alabilir.


DEF-İ MEFASİD CELB-İ MENAFİDEN EVLADIR Edit

“Fesâd ile menfaat (fayda) karşı karşıya geldiğinde, yani fayda getirecek bir işi yapmak aynı zamanda bir fesâdı da işlemeyi gerektiriyorsa, bu fesâdı işlememek için menfaatin terk edilmesi daha iyidir.”

Çünkü mefsedetten (menhiyyât) kaçınmak hususunda dînin îtinâsı, emrolunan (me’mûrât) hususlardaki îtinâsından daha ziyâdedir. Ancak menfaat ciheti daha büyük olursa o zaman mefsedetin vuk¯uuna bakılmaz. Nitekim yalan söylemek büyük bir mefsedet olduğu hâlde, iki kişiyi barıştırmada daha büyük bir menfaat olduğu için, böyle bir yalana cevaz verilmiştir.

Bir kimsenin hânesi civarında bir demirci dükkânı açılsa ve bu dükkan sebebiyle hâneye büyük bir zarar terettüp edecek olsa, bu dükkân kapattırılabilir.


BİR İŞ DIYK OLDUKTA MÜTTESİ OLUR Edit

“Bir işte daralma görülünce ruhsat ve genişlik cihetine gidilir.”

Bu kâide de, bir önceki kâideyle benzer muhtevâya sahiptir.

Bir kimseye veya bir cemaate istisnâî bir darlık ârız olursa, bu darlıktan kurtuluncaya kadar onlara kolaylık tanınır. Meselâ borcunu ödeyemeyen kimseye, borcunu ödemesi için zaman tanınır. Bu darlık ortadan kalktığı zaman, hüküm aslına döner.


MEŞAKKAT TEYSİRİ CELBEDER Edit

“Bir işte zorluk ortaya çıkarsa kolaylaştırılma cihetine gidilir.”

Bu kâide, fıkhın en temel kâidelerinden biridir. Fukahâ-i kirâmın ahkâm-ı şer’iyyede gösterdikleri ruhsatların ve kolaylıkların bir çoğu bu kâideden çıkarılmıştır. Meselâ caddelerde biriken yağmur sularından kaçınmak mümkün olamayacağından, bunların elbiseye sıçraması ma’füv (affedilmiş) kabûl edilmiştir.

Erkeklerin muttalî olamayacakları hususlarda kadınların şehâ­det­le­ri­nin kabûlü, bu kâidenin fer’î hükümlerindendir.

Ancak meşakkatin kolaylığa sebep olabilmesi için, ibadetlerle birlikte normal zamanda bulunan meşakkatten farklı olması gerekir. Meselâ namaz için soğuk günlerde abdest almada ve uzun ve sıcak günlerde oruç tutmada çekilen meşakkatler, herhangi bir kolaylaştırmaya sebep teşkil edemez.

Yine hakkında kesin delil, yani nass bulunan, meselâ yapılmaması kesinlikle haram kılınan bir hususta meşakkat özrüyle o nassın hilâfı işlenemez.

MC 15 Alâ-hilaf'il-kıyas sabit olan şey saire makîsün-aleyh olmaz.

MC/15 Alâ-hilaf'il-kıyas sabit olan şey saire makîsünaleyh olmaz.⁣

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.