FANDOM


Ya Kaşif (c.c

Ya Kaşif (c.c.) Anlamı Ebced Değeri ve Zikir Sayısı Kayıp Dualar-0

Anlamı Ebced Değeri ve Zikir Sayısı Ya Kaşif esması anlamı : Gizemleri keşfeden, hiç birşey kendisinden saklı olmayan, kulun kalbinden geçen en gizli dilekleri bile gören ve bilen. Belaları kaldıran ve güzellikleri açığa çıkartan. Ya Kaşif : يَا كَاشِفُ Ya Kaşif esması ebced değeri ve zikir sayısı : 401 İçinde el Kaşif İsm-i şerifi geçen Kur’an ayetti : 1-) Enam suresi 17. ayet وَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدُيرٌ Okunuşu : Ve in yemseskallâhu bi durrin fe lâ kâşife lehu illâ huve, ve in yemseske bi hayrın fe huve alâ kulli şey’in kadîr (kadîrun). Anlamı : Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, o taktirde onu, O’ndan başka giderecek yoktur. Sana bir hayır dokundurursa, artık O, herşeye kaadirdir. 2-) Necm suresi 58. ayet لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ اللَّهِ كَاشِفَةٌ Okunuşu : Leyse lehâ min dûnillâhi kâşifetun. Anlamı : Onu, Allah’tan başka keşfedecek yoktur. 3-) Yunus suresi 107. ayet وَإِن يَمْسَسْكَ اللّهُ بِضُرٍّ فَلاَ كَاشِفَ لَهُ إِلاَّ هُوَ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلاَ رَآدَّ لِفَضْلِهِ يُصَيبُ بِهِ مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ Okunuşu : Ve in yemseskallâhu bidurrin fe lâ kâşife lehu illâ huve, ve in yuridke bi hayrin fe lâ râdde li fadlihi, yusîbu bihî men yeşâu min ibâdihi, ve huvel gafûrur rahîm (rahîmu). Anlamı : Ve eğer Allah, sana bir zarar (bir darlık) dokundurursa, artık onu, O’ndan (Allah’tan) başka giderecek kimse yoktur. Ve eğer sana (senin için) bir hayır isterse, o taktirde O’nun fazlını geri çevirecek kimse yoktur. O’nu kullarından dilediği kimseye isabet ettirir. Ve O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nurunun sahibi). 4-) Zümer suresi 38. ayet وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ قُلْ أَفَرَأَيْتُم مَّا تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ قُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ Okunuşu : Ve le in seeltehum men halakas semâvâti vel arda le yekûlunnallâhu, kul e fe raeytum mâ ted’ûne min dûnillâhi in erâdeniyallâhu bi durrin hel hunne kâşifâtu durrihi ev erâdenî bi rahmetin hel hunne mumsikâtu rahmetihi, kul hasbiyallâhu, aleyhi yetevekkelul mutevekkılûn (mutevekkılûne). Anlamı : Ve eğer gerçekten onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorarsan, mutlaka: “Allah” derler. De ki: “Allah’tan başka taptıklarınızı gördünüz mü? Eğer Allah bana bir zarar dileseydi, O’nun zararını onlar giderebilir mi? Veya bana bir rahmet dileseydi, O’nun rahmetini tutabilirler mi (engelleyebilirler mi)?” De ki: “Allah bana yeter! Tevekkül edenler (yalnız) O’na tevekkül ederler (O’nu vekil ederler).”

Anlamı Ebced Değeri ve Zikir Sayısı Edit

Ya Kaşif esması anlamı : Edit

Gizemleri keşfeden, hiç birşey kendisinden saklı olmayan, kulun kalbinden geçen en gizli dilekleri bile gören ve bilen. Belaları kaldıran ve güzellikleri açığa çıkartan.

Ya Kaşif : يَا كَاشِفُ

Ya Kaşif esması ebced değeri ve zikir sayısı : Edit

401

İçinde el Kaşif İsm-i şerifi geçen Kur’an ayetti : Edit

1-) Enam suresi 17. ayet Edit

وَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدُيرٌ

Okunuşu :

Ve in yemseskallâhu bi durrin fe lâ kâşife lehu illâ huve, ve in yemseske bi hayrın fe huve alâ kulli şey’in kadîr (kadîrun).

Anlamı :

Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, o taktirde onu, O’ndan başka giderecek yoktur. Sana bir hayır dokundurursa, artık O, herşeye kaadirdir.


2-) Necm suresi 58. ayet Edit

لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ اللَّهِ كَاشِفَةٌ

Okunuşu :

Leyse lehâ min dûnillâhi kâşifetun.

Anlamı :

Onu, Allah’tan başka keşfedecek yani kaldıracak yoktur.

3-) Yunus suresi 107. ayet Edit

وَإِن يَمْسَسْكَ اللّهُ بِضُرٍّ فَلاَ كَاشِفَ لَهُ إِلاَّ هُوَ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلاَ رَآدَّ لِفَضْلِهِ يُصَيبُ بِهِ مَن يَشَاء مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

Okunuşu :

Ve in yemseskallâhu bidurrin fe lâ kâşife lehu illâ huve, ve in yuridke bi hayrin fe lâ râdde li fadlihi, yusîbu bihî men yeşâu min ibâdihi, ve huvel gafûrur rahîm (rahîmu).

Anlamı :

Ve eğer Allah, sana bir zarar (bir darlık) dokundurursa, artık onu, O’ndan (Allah’tan) başka giderecek kimse yoktur. Ve eğer sana (senin için) bir hayır isterse, o taktirde O’nun fazlını geri çevirecek kimse yoktur. O’nu kullarından dilediği kimseye isabet ettirir. Ve O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nurunun sahibi).


4-) Zümer suresi 38. ayet Edit

وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ قُلْ أَفَرَأَيْتُم مَّا تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ قُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ


Okunuşu : Edit

Ve le in seeltehum men halakas semâvâti vel arda le yekûlunnallâhu, kul e fe raeytum mâ ted’ûne min dûnillâhi in erâdeniyallâhu bi durrin hel hunne kâşifâtu durrihi ev erâdenî bi rahmetin hel hunne mumsikâtu rahmetihi, kul hasbiyallâhu, aleyhi yetevekkelul mutevekkılûn (mutevekkılûne). Anlamı :

Ve eğer gerçekten onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorarsan, mutlaka: “Allah” derler. De ki: “Allah’tan başka taptıklarınızı gördünüz mü? Eğer Allah bana bir zarar dileseydi, O’nun zararını onlar giderebilir mi? Veya bana bir rahmet dileseydi, O’nun rahmetini tutabilirler mi (engelleyebilirler mi)?” De ki: “Allah bana yeter! Tevekkül edenler (yalnız) O’na tevekkül ederler (O’nu vekil ederler).”

Necm 58.Ayeti Bolca Zikretmek


NECM Suresi Âyet - 58 Tefsiri Edit

لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ اللَّهِ كَاشِفَةٌ

Leyse lehâ min dûnillâhi kâşifetun.

Onu, Allah’tan başka keşfedecek yoktur.

1.  leyse yoktur

2. lehâ onun, onu

3.min dûni allâhi Allah'tan başka

4.kâşifetun kâşif, keşfeden, açan, açacak olan

AÇIKLAMA Edit

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kıyâmetin kopması Allah tarafından gerçekleştirilecektir. Onu gerçekleştirecek olan da geciktirmek isterse, geciktirecek olan da, öne almak isterse öne alacak olan da sadece Allah'tır. Zamanını O bilir.

Not: Kaf-22,Enam-75 ve Necm-58 ayetleri keşfin yani kalb gözünün açılması için okunan zikirlerdir.

Keşfi açılan kişiler karşılarındakinin duygu ve düşüncelerini okur,onların aklından geçenlere vakıf olurlar.

Her Arzun İçin İksir Gibi Ayet ve Dua ile Okunuşu Edit

Bir kimse peşinde koştuğu, bir türlü erişemediği şeyin elde edilmesini, korkulan şeyin gitmesini,gam,sıkıntı,bunalım ve kederlerin giderilmesini,zulümden,iftiradan kurtulmasını,düşmana karşı yardım bulmasını,borcunu ödemesini,hastanın şifa bulması ve benzeri hususların gerçekleşmesini şeriatın emrettiği ve uygun gördüğü ölçüde arzu ediyorsa, Necm suresi-58.ayeti 1153 defa Halis ve istediği şey doğrultusunda, gönlünü de allah c.c vererek,peygamber efendimizden şefaat dileyerek,meşayıh kiramdan ervahından medet umarak gündüzleri ve geceleri (en müsait saat teheccüd saatidir)okuyarak,hiç şeksiz ve şüphesiz muradına kavuşur.

Okuma Yöntemi: Edit

Mümkünse boy abdesti değilse, yeni bir abdest aldıktan nafile olarak iki (2) rekat namaz kıldıktan ve 70 defa istiğfar "Estağfirullah el Azim " 70 defa salavat "Sallallahü ala Seyyidina Muhammed”sonra,kırk bir defa (41) Fatiha suresi ve yirmi yedi defa (27) ihlas suresi-Buna ilaveten ya-sin suresini ve başka ayetler de okursa daha iyi olur-vaktin müsaitse Mülk suresi ve Vakıa süresini oku.

Sonra hasıl olan sevabı başta peygamber efendimiz s.a.v ,onun ehli beytine ve ashabına ve İslam alimlerine Şeyh Abdülkadir Geylani,İmam Hasan Şazeli,Hızır a.s,dört melekler,dört halifeler,Seyyid Muhammed Hakkı Hz. ümmedi muhammede ve sahibuz zamanın ruhlarına hediye edin.

Efendimiz hazreti Muhammed Mustafa sav 'e okuyabildiğin kadar başında ve sonunda salavat getir!

Salavatı Fatihin veya Salaten tüncina veya hangisi olursa oku. o salavatlar arasında yaparsan başlangıçta ve bitişte Allah’a c.c gönderilen dilekçenin mührü şerifi olur.

Sonra belirtilen ayeti okumaya (necm suresi-58.ayeti) 1153 defa okumaya başlar.

"Leyse leha min dunillahi kaşife"

Şu beyyiti 1 defa ilaveten okur.

Çöller ovalar daraldığı,büyük belalar biriktiği, sonuçta ümitsizliğe düşürüldüğü,

Zaman,sen hüsnü lütfunla,ince ve anlamlı keşfinle,açıp giderdin bunları,yaaa ilahi!...

(dikkat:beyyitin mealini okuyun ! zira latin harfle yazmak okumak kelimeyi eksik ve manayı bozar ondan sonra ayeti kerimeyi üç(3) defa okuyun "Leyse leha min dunillahi kaşife" beyti bir(1)kere okur. çöller ovalar daraldığı,büyük belalar biriktiği, sonuçta ümitsizliğe düşürüldüğü,zaman,sen hüsnü lütfunla,ince ve anlamlı keşfinle,açıp giderdin bunları,yaaa ilahi!..)


sonra (necm suresi-58.ayeti) elli (50) defa

"Leyse leha min dunillahi kaşife "

Beyyit 1 defa: Edit

çöller ovalar daraldığı,büyük belalar biriktiği, sonuçta ümitsizliğe düşürüldüğü,

zaman,sen hüsnü lütfunla,ince ve anlamlı keşfinle,açıp giderdin bunları,yaaa ilahi!...


sonra (necm suresi-58.ayeti) yüz (100) defa

"Leyse leha min dunillahi kaşife"

Beyyit 1( bir) defa: Edit

çöller ovalar daraldığı,büyük belalar biriktiği, sonuçta ümitsizliğe düşürüldüğü,

zaman,sen hüsnü lütfunla,ince ve anlamlı keşfinle,açıp giderdin bunları,yaaa ilahi!...


(Necm suresi-58.ayeti) 1000 defa okuyup tamamla her yüz de beyyit bir defa türkçe anlamı ile okunacak

İşte mevzu olan beyyitin Latin harfle yazılışı ve manası

Beyyit: Edit

Yâ men izâ zaga el feza* ve tera akemet cümelüd devahii* zegâtin nefsül himâme*

ve eeyiset indet tenahi* ferrac tehaa bi dagııy gatin* min hüsnü lutfike Yâ ilahiiy.

manası: Edit

çöller ovalar daraldığı,büyük belalar biriktiği, sonuçta ümitsizliğe düşürüldüğü,

zaman,sen hüsnü lütfunla, ince ve anlamlı keşfinle,açıp giderdin bunları,Yâ ilahi!..

Faydaları Edit

isteğin, arzun,idealin,aşkın,muhabbetin,iş ev araba, rızık genişliği,makam ve mevki sahibi olma isteğin,bir yere nakil veya naklini engellemen,Düşmana galip gelme,

Hak eden zalimin helâkı veya ıslahı,zinadan,içkiden,ve haramdan vazgeçirme.gibi..bir çok isteğin ne ise yerine gelene kadar,(en azından üç gece devam edilmelidir.)kısa zamanda bi iznillahi te'ala dileğin matlubun inşallah kabul olur. Her isteğine kavuşursun bi iznillahi te'ala.

Kaynak:Seyyid Muhammed Hakkı El Nazlı Hz.

Hazinetü'l Esrar tercümesi 275.sayfa

70 Bin ” Leyse lehâ min dûnillâhi kâşifetunEdit

Dert ve sıkıntılardan kurtulmak-Muradın kabulü

Necm süresi 58 nci ayeti kerim her türlü der,bela sıkıntıdan kurtulmak için.Hayırlı muradına ermek için iksir olan bir Âyet-i Kerimdir.

لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ اللَّهِ كَاشِفَةٌ

“Leyse lehâ min dûnillâhi kâşifetun.”

Meali:: Onu Allah’tan başka açacak kimse yoktur.

Bu Âyet-i Kerimi hatmi 70.bin veya (125.bin) olup,bu hatmi yapan Allah’ın bir çok lütfuna nail olur.Bir kaç gün içinde bu hatmi yapan kimse bundan sonra her gün en az (313) defa okumağa devame etmelidir.

Okumadan önce kendin,elbiselerin ve mekanın temiz olmalıdır.Allah rızası için 2 rekat namaz kılınır.Namazdan sonra 1 Fatiha,3 İhlas süresi,Felak-Nas süreleri okunur. 10 istiğfar 1 yasin-i Şerif okunur. Ve en az 10 salavat okunur.Âyet-i Kerimi hangi niyetle okuyacak isen önce Allah rızası kazanmak sonra niyetin edilir.Euzü Besmele çekerek başlanır.

Bu âyet-i Kerimin Faziletleri: Edit

  • Hastalar ve özellikle felçli hastalaın şifa bulması içi çok etkilidir.
  • En kısa zamanda dert ve sıkıntınız ne ise Allah’ın izni yardımıyla kurtulursunuz.Her hangi bir bela ve musibetin kalkması için etkilidir.
  • Borçlardan en kısa zamanda kurtulunur.
  • Hakkın alınması için çok etkilidir.
  • Zalimin zulmünden ve şerlerden kurtulmak için etkilidir.
  • Hapisten kurtulmak için okunur.
  • Bekarlıktan kurtulmak için okunur.
  • İşsizlik ve rızık sıkıntısından kurtulmak için okunur.
  • Helal olan her türlü murada ermek için etkilidir.

Kaynak:Gizli ilimler hazinesi

Kaşif ismi ne anlama gelmektedir, Kaşif ne anlama gelir? Edit

Keşfeden, bulan, meydana çıkaran. (ﻛﺎﺷﻒ) i. (Ar. keşf “örtüyü kaldırarak açığa çıkarmak”tan kāşif) Bilinmeyen bir şeyi, bir yeri, bir ülkeyi bulan, keşfeden kimse:

Adalar’da Türk dârülfünûnundan yetişmiş bir kâşif denizlerin öte tarafında bir âlem buldu (Yahyâ Kemal).

eski. Gizli bir şeyi bilinir duruma getiren, üzerindeki sır perdesini kaldıran kimse:

Ey kâşif-i esrâr-ı Hudâ Mevlânâ

Sultân-ı fenâ şâh-ı bekā Mevlânâ

(Şeyh Gālib).

Keşfedici. Keşfeden. Gizli bir şeyi meydana çıkarıp, izah eden. Açıklayan.

Mısır’da nahiye veya kaza idarecilerine verilen ad.

Kaşif isminin sözlük anlamı nedir? Edit

a. (kâ:şif) esk. Var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran kimse, bulucu. Söyleyiş: (kâ:şif) Cinsiyet: Erkek Bulan, keşfeden, bulucu.

Kaşif İsmi Caiz Mi? Edit

Kaşif ismini çocuğuma koymakta herhangi bir sıkıntı var mı, çocuğuma koymak uygun mu ve dinen caiz mi diye aklınıza gelen soruların cevabına aşağıdan ulaşabilirsiniz. Kaşif ismimiz anlam itibari ile herhangi bir sıkıntısı olmamakla birlikte anlam güzelliği olduğu için tavsiye edilen isimler arasında diyebiliriz. Kaşif ismini kullanmakta dinen de herhangi bir sıkıntı yoktur yani caizdir.

Kaşif İsminin Ebced Değeri Nedir? Edit

Kaşif : كاشف كاشف = Kaşif isminin ebced değeri : 401


اَلْكَاشِفُ - اَلْكاَفيِ - اَلْكَفِيلُ ﴾ KÂŞİF - KÂFÎ - KEFÎL Edit

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O’ndan başka bunu gi­derecek yoktur.”[1]

“Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O’ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur.”[2]

el-Halîmî der ki: “Kâşif ismi tamlama olarak kullanılmadıkça yalnız ola­rak onunla dua edilmez.

“Kâşife’d-dur” (zararı gideren, kaldıran) veya “Kâ­şife’l-kerb” (sıkıntı ve zorluğu gideren, kaldıran) şeklinde dua edilebilir.

An­lamı, sıkıntı ve zorluğu veya bir zararı giderip kalbe ferahlık veren, üzüntü ve kederi kaldırıp yerine sevinç ve mutluluk getirendir.”[3]

Kâfî ismi Kur’an’da ve hadislerde şöyle geçer: “Allah, kuluna kâfi değil mi?”[4] Enes b. Malik anlatıyor. Hz. Peygamber yatağına girdiği zaman şöyle dua ederdi: “Bizi yediren, içiren, ihtiyaçlarımızı karşılayan (Kâfî) ve barındıran Allah’a Hamd olsun. Barınağı olmayan ve ihtiyaçları karşılanmayan nice kimseler vardır.”[5]

Gerçekte bütün varlıkların ihtiyaçlarını karşılayan Allah’tır. Diğer husus­larda olduğu gibi bu hususta da O’nun bir ortağı, eşi ve benzeri yoktur. Bü­tün ihtiyaçlar yalnız O’nun tarafından karşılanmaktadır. Bu yüzden yalnız O’na ibadet etmek, O’na yönelmek ve O’ndan ümit etmek gerekir.[6]

Kefîl ismi Kur’an’da ve hadislerde şöyle geçmektedir: “Allah’ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın.”[7] Ebû Hüreyre anlatı­yor. Hz. Peygamber, malı daha sonra teslim almak üzere parasını peşin veren bir adam hakkında şöyle buyurmuştur: “Kefîl olarak Allah, ona ye­ter.”[8]

el-Halîmî der ki: “Kefîl, ihtiyaçları karşılamayı kabul eden demektir. Ancak bu kabul, insanların birbirlerine kefil olduklarını belirten kefalet akdi gibi yazılı bir akit ile gerçekleşmez. Allah, muhtaç varlıklar yaratıp onları ken­disine muhtaç olma zorunda bırakınca ve varlıklarının devam etmesini bu ihtiyaçların karşılanmasına bağlayınca, bu varlıkların ihtiyaçlarını karşılamayı üzerine almış böylece belirli bir süreye kadar varlıklarını devam ettirmelerini sağlamıştır. Böyle bir şeyi ancak Allah yapabilir. Rızık verdiğini iddia edenle­rin böyle bir şey yapmaları mümkün değildir. Zira Allah bütün insanların, hayvanların ve annesinin karnında bulunan ceninlerin bile rızklarını verendir. Sabahları yuvalarından aç çıkıp akşamları tok dönen kuşların, yerin altında yaşayan haşerelerin, çöllerdeki yırtıcı hayvanların rızklarını veren yine O’dur. Allah’tan başka buna kimin gücü yetebilir?[9]

Kefil, sorumluluk yüklenendir. Bu yönüyle kefalet, kelam ile ilgili bir sı­fattır. Allah kullarının ihtiyaçlarını karşılamayı (kefaletini) üzerine almış ve bu konuda onlara garanti vermiştir. Kefil, geçimini sağlayan ve infak eden anla­mına da gelebilir.

İnsanların dinî ve dünyevî ihtiyaçlarını karşılamayı üzerine alan Allah, gerçek kefildir. Bu yüzden, çalışan bir kimsenin amelini boşa çıkarmayacağını bize şöyle haber vermiştir: “Şüphesiz ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir amel işleyenin amelini çıkarmam.”[10] İnsanlar bu vaade dayanarak Al­lah’ın hazinelerine kavuşmak için çalışmış ve azabından O’na sığınmışlar­dır.

[11] [1] En’am, 17. [2] Yunus, 107. [3] Beyhakî, a.g.e., s. 62; Kurtubî, a.g.e., 1/ 228. [4] Zümer, 36. [5] Müslim, 2715. [6] Beyhakî, a.g.e., s. 15. [7] Nahl, 91. [8] Buhârî, 2291. [9] Beyhakî, a.g.e., s. 67. [10] Âl-i İmrân, 195. [11] Kurtubî, a.g.e., 1/ 509.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.