FANDOM


KUFE
Kufe - mehmet akif ersoy - safahat - yusuf ziya özkan

Kufe - mehmet akif ersoy - safahat - yusuf ziya özkan

Bakınız

Şablon:Küfe - d {{Küfe}}

Tevhid Yâhud Feryâd Safahat Bayrak
Mehmet Akif Ersoy
Durmayalım
Küfe كوفه Kufe الكوفة El-Kufe El-Kûfe Kufa
Küfe - Mehmet Akif Ersoy - Safahat
Küfe/Güncel Türkçesi Küfe/1 Küfe/2 Küfe/3 Küfe/4 Küfe/4 tablo Küfe/Azerice Küfe/İngilizce - Küfe/Osmanlıca

Kufa is a city in Iraq. Kufa may also refer to:
People * Leon Kufa, Zimbabwean development consultant
Education *Kufa University, Iraqi governmental university
Religion * Great Mosque of Kufa, one of the earliest mosques in Islam, located in Kufa, Iraq
Sport * Kufa FC, an Iraqi football team based in Kufa, Iraq
Other uses == * 2004 Kufa shelling
See also * Kufah (disambiguation) Şablon:Disambig
Kufe okulu

818B937E-BFF3-4971-8551-D4D2CECE07C9

Küfelik olmak. Yani evine gidemeyecek kadar sarhoş olmak. Hammal tarafından evine bıreakılmamak

ABC2F71F-2EAE-45BD-971C-D1BA11BF970F

Küfelik adam

075260EC-FAAD-46B3-BA95-038730511ACF

Küfelik olmuş adam, yani asırı sarhoş evine hammal küfede götürüyor

781205F5-2B08-49B9-90A4-348CE8E98419
192C4A72-3FE2-4EF7-AFDD-5B5DD6F5FA54
2BF93135-17A7-4F9F-A332-2676F593DF02

Türkçe - İngilizce çevirisiEdit

1. basket. 2. pannier. 3. dosser. 4. buttocks. 5. arse. 6. large basket. 7. slang buttocks, bottom, fanny, ass. 8. crate. 9. large basket, pannier; buttocks, arse, ass. 10. tall basket made of wicker, pannier.

Türkçe - Türkçe çevirisiEdit

1. f. Taze dallardan veya kamıştan örülmüş, derin ve çeşitli boyda kaba sepet. 2. heğe. 3. çit. 4. şelek. 5. örülerek yapılmış büyük sepet. 6. Yük taşımaya uygun genellikle söğüt dallarından yapılan dayanıklı sepet. 7. Tahtadan yal kabı. 8. Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. 9. Kaba et, kıç. 10. Bir küfenin alabildiği miktar.

Türkçe - Yunanca çevirisiEdit

1. κοφίνι (kofini), κόφα (kofa).

İngilizce - Yunanca çevirisiEdit

1. σακαράκα (sakaraka). 2. (n) κώλος (kolos). 3. κώλος (kolos), πισινό (pisino). 4. (n) κοφίνι (kofini), πανέρι (paneri), κανίστρο (kanistro), καλάθι (kalathi). 5. καλάθι (kalathi). 6. γλουτοί (goytoi). 7. (n) καπούλια (kapoylia), οπίσθια (opisthia). 8. κλουβί (kloybi). 9. (v) πακετάρω (paketaro). 10. (n) κοφίνι (kofini), σακαράκα (sakaraka), κάλαθος (kalathos), σκελετός για πακετάρισμα (skeletos ga paketarisma), κιβώτιο για πακετάρισμα (kibotio ga paketarisma).

Türkçe - Rusça çevirisiEdit

1. кринолин.

İngilizce - Rusça çevirisi

1. осел. 2. корзина. 3. ягодицы. 4. клеть. 5. Доссер.

Türkçe - Fransızca çevirisiEdit

1. couffin [le].

İngilizce - Fransızca çevirisiEdit

1. cul. 2. fesses. 3. caisse. 4. cul; connard, connasse, voyou; salaud; personne qui se tire d'affaires dans toutes circonstances. 5. panier, corbeille; hotte; couffin. 6. fesses, le derrière, postérieur (Anatomie). 7. caisse; cageot; vieille voiture, ferraille, débris. 8. mettre en caisse. 9. panier; sacoche; panier de bât.

Türkçe - Polonyaca çevirisiEdit

1. kosz noszony na plecach.

İngilizce - Arapça çevirisiEdit

1. ردف, كفل, مؤخرة. 2. سلة, إصابة في كرة السلة. 3. كفل, عجز كفل, ردفان. 4. قفص ( الشحن ), صندوق. 5. قفص ( الشحن ), وضع في قفص. 6. سل, سلة كبيرة, خرج.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.