FANDOM


Bakınız

D Portal:Mecelle - Mecelle(Türkî) -Majalla (Eng) -Mecelle/English - Mejelle - המג'לה (İbranî) . MEDŽELLE (Bosnian) . Medjelle Meğelle Mecelle-'i Ahkâm-ı'Adlīye ,Majallah el-Ahkâm-ı-Adliya, مجلة الأحكام العدلية . Mecelle/Arabî - مجلةMecelle/Arabi- Mecelle/Fihrist - Mecelle/Fransızca Kodifikasyon hareketleri .MKK/Düz Metin linkli

Bakınız

D Şablon:Mecelle/Mukaddime . MKK. 1.Kitap:Büyu' . 2.Kitap: .3.Kitap:. 4.Kitap:.5.Kitap:. 6.Kitap:. 7.Kitap:.8.Kitap:. 9.Kitap:. 10.Kitap:Şirket 11.Kitap. 12.Kitap:. 13.Kitap:.14.Kitap:İbra 15.Kitap:Dava KBVT. 16.Kitap:Kaza Mecelle/Resimler

Bakınız

D . Son:Ahmet Cevdet Paşa...Son:MC/1 MC/2... MKK Mecellenin Külli Kaideleri.... KSVİ KİTÂBÜ'S-SULH VE'L-İBRÂ KİTÂBÜ'S-SULH VE'L-İBRÂ/Düz Metin..... Kitab-ı İkrar.... Kitab-ı Dava Kitab-ı Dava/Düz metin..... KBVT Kitab-ı Beyyinat ve Tehalif Şablon:KBVT... Kitab-ı Dava Şablon:Kitab-ı Dava.... Kitab-ı İkrar Şablon:Kitab-ı İkrar.... KBVT.... Kitab-ı Kaza Şablon:Kitab-ı Kaza Kitab-ı Kaza/Günümüz Türkçesiyle... Şablon:Kitâbü'l- vekalet Kitâbü'l-Vekâle..... KİTAB-I VEDİA züfer görüşlerine 5. kitapta yer verip tepki çekmesi üzerine mecelle'nin 6. kitabının hazırlandığı komisyondan birtakım entrikalarla uzaklaştırılır ve mecelle'nin en kötü kitabı da bu 6. kitaptır. bakarlar ki o'nsuz ellerine yüzlerine bulaştıracaklar, kendisini geri çağırırlar ve o kötü hazırlanan 6. kitap (kitab'ül vedia) toplatılır. Mecelle/Eleştiriler Mecelle/Mütealalar Mecelle/Mutealalar/Ebul Ula Mardin Mecelle cemiyeti Mecelle/Eşi sözlük seçmeleri MECELLE’NİN TA’DİL EDİLEN MADDELERİNİN İSLAM HUKUKU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ


Mecelle/Günümüz Türkçesiyle İzah güzel Yetkin de çıkmış
Mecelle/Vecizeler Mecelle/BİBLİYOGRAFYA Mecelle/Hazırlanışı Mecelle/Mutealalar/Ebul Ula Mardin
ESK/Mecelle ESK/Mecelle/1-100 ESK/Mecelle/1-100/Kelime İzahlı Mecelle’nin üslûbu bir kânun kitabi olarak sâheserdir. Fesâhet ve belâgatla yazilmistir. Bilhassa basindaki 99 fikih kâidesinin çogu, dilimize ezberlenmesi kolay cümleler hâlinde girmistir. Bunlarda Ahmed Cevdet Pasanin akici ve düzgün ifâdesi hissedilmektedir. Fakat o devrin Türkçesi hakkinda ve o konularda bilgisi olmayanlar Mecelle’yi kolayca anlayamazlar. Mecelle’nin basindaki küllî (genel) kâidelerin çoğu, Islâm fakihlerinden Ibn-i Nüceym’in Esbah ve’n-Nezâir adli eseriyle Mecâmi Serhi’nden alinmistir. --- Mecelle/Fransızca Mecelle/Arabî
Osmanlıca Mecelle Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca Osmanlıca PDF mecelle
مجلة احكام عدلى Arapçası

Mecelle Esbâb-ı Mûcibe Mazbatası
Mecelle/Sadaretin Arzı ve İrade-i Seniyye
Mecelle/Mukaddime Majalla/Introduction Majalla/Part I
Mecelle'den seçme hükümler güzel medeni kanun hükümleri
Mecelle/Fransızca Mecelle/Rumca Mecelle/Boşnakça Mecelle/Osmani Mecelle/Türki Mecelle/Farisi Mecelle/Arabî Mecelle/English
• İddianame için: mütevatirin aleyhine Beyyine kabul olunmaz. Madde 73.md Hatası zahir olan zanna itibar yoktur
ŞERHLER:Mecelle şerhi Mecelle/Şerhleri MM hocası Atıf Bey şerhi - Archive org Atif bey mecelle Şerhi
Mecelle/VP Mecelle/WP Mecelle/WP Arabi
Mecelle-i Ahkam-ı Adliye
Tafsili Mecelle İcmali Mecelle İzahlı Mecelle Mecelle Taramaları
Mecal Mecal-ı şahsi Mecellat Megillah [1] Ester Esther Aşir Aşur Aysu Esau Isaiah Book of Esther [2] Ester kitabı [3]) :Hz.Muhammed as hakkında haberler vardır. İbni Kesir Peygamber olduğunu söyler.

Bakınız

D . Mecelle/Şerhleri Ali Haydar Efendi , Dürerül-Hukkâm (Osmanlica) Haci Resid Pasa , Rûhul-Mecelle , Mes’ud Efendi (Kayseri Müftüsü ) Mir’atül-Mecelle (Arapça ) G. Snopian (Fransiz Yazar) , Code Civil Ottoman

Bakınız

D. Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe İngilizce Fransızca MKK/Düz Metin . MKK/Düz Metin linkli MKK. Mecelle/Hukukun Kavaid-i Külliyesi... Mecellenin külli kaideleri... Mecelle'den seçme hükümler... Majalla/ PART II... Mecelle/İlk 100 MADDE ... Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca ... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe.... Mecellenin ilk 100 maddesi/Türkçe kelime izahlı... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arabi Türki İzahlı ve Şerhli.... ESK/Mecelle/1-100.... ESK/Mecelle/1-100/Kelime İzahlı.... Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arabi Türki İzahlı ve Şerhli... MKK.. Mecellenin Külli Kaideleri.... Mecelle/Hukukun Kavaid-i Külliyesi MKK/1-25 MKK/26-50 MKK/51-75 MKK/75-100

Bakınız

D . MKK. MKK1 . MKK/1-25.MKK/1-30.MECELLE. MC/Mukaddime MAKALE-İ ÛLÂ; İLM-i FIKHIN TARİF VE TAKSİMİ HAKKINDADIR . Definition of Jurisprudence: MC/1 . MC/2 . MC/3 . MC/4 . MC/5 . MC/6 . MC/7 . MC/8 . MC/9 . MC/10 . MC/7 MC/8 MC/9 MC/10 MC/11 MC/12 MC/13 MC/14 MC/15 MC/16 MC/17 MC/18 MC/19 MC/20 MC/21 MC/22 MC/23 MC/24 MC/25
MAKALE-İ SANİYE; KAVÂİD-İ FIKHİYYE BEYÂNINDADIR MC/2 - Bir işden maksad ne ise hüküm ona göredir. Yani bir iş üzerine terettüb edecek hüküm ol işten maksat ne ise ona göre olur.MC. 170, 769, 1240.; TMK. 1, 2, 3, 84, 114, 125.; TBK. 18, 20, , 41, 43, 48, 82, 83.; ZGB. 2., 3.; BGB. 157, 242, 932.; TCK. 45 MC/3 - Ukûdda itibar makâsıt ve maâniyedir, elfâz ve mebâniye değildir.MC. MC/262, MC/389, MC/648.; TMK. ı, 2, 3.; TBK ı, 18,25, 26, 154, 165, 178, 505.; MH. 314, Madde 4 - Şek ile yakin zâil olmaz.MC. MC/5, MC/6, MC/7, MC/8, MC/9, MC/10, MC/11, MC/12. Madde 5 - Bir şeylin bulunduğu hal üzere kalması asıldır.MC. MC/6, MC/10, MC/1685, MC/1776, MC/1777.; TMK IS Madde 6 - Kâdim kıdemi üzere zikrolunur.MC. MC/166, MC/1224, MC/1197.; MH. 48; TBK. 125 - 140. Madde 7- Zarar kadim olmaz.MC. MC/6 , MC/166, MC/1166, MC/1224; MH. 48.; TBK. 125 - 140. Madde 8 - Berâ'et-i zimmet asıldır.MC. MC/9, MC/612. Madde 9Sıfât-ı ârizada asl olan ademdir.MC/8, MC/332 Madde 10Bir zamanda sabit olan şeylin hilâfina delil olmadıkça bekâsıyla hükmolunur. MC MC/5, MC/1621, MC/1592. Madde 11 - Bir emr-i hâdisin akreb-i evkâtına izâfeti asıldır. MC MC/10, MC/5, MC/8; HUMK 299. Madde 12 - Kelâmda asl olan manây-ı hakîkîdir.MC. MC/13, MC/60, MC/61.; TMK ı, 2; TBK18. Madde 13 - Tasrih mukâbelesinde delâlete i'tibar yokdur.MC. MC/12, MC/772.; TBK. ı. 2:, HUMK. 234, Madde 14 - Mevrid-i nassda ictihâda mesâğ yoktur.MC. MC/15, MC/16, MC/167.; TMK. ı, 2; TBK 18. Madde 15 - Alâ hilâfi'l-kıyâs sâbit olan şey sâire makîsün-aleyh olamaz.MC. MC/14, MC/16. MC/1659. Madde 16 - İctihâd ile ictihâd nakz olmaz.MC. MC/14, MC/15.; TMK. 1; TCK. 44 Madde 17 - Meşakkat tesyîri celbeder.MC. MC/18, MC/19, MC/20, MC/205, MC/223, MC/396, MC/799.; TMK. 2 Madde 18 - Bir iş zîk oldukda müttesi olur.MC. MC/17. Madde 19 - Zarar ve mukâbele bi'z-zarâr yokdur.MC. MC/20, MC/25, MC/26, MC/27, 28, MC/29.; TMK. 41, 61, vd; Madde 20 - Zarar izâle olunur.MC. MC/19, MC/21, MC/22, MC/25, MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/30, MC/32, MC/998, MC/1201.; TBK 41 vd. Madde 21 - Zarûretler memnû' olan şeyleri mübah kilâr. MC. MC/22, MC/96, MC/97, MC/1007.; TBK. 52; TCK 49-50, 516/4. Madde 22 - Zarûretler kendi mikdarlarınca takdir olunur.MC.MC/21, MC/23.; TBK. 52; TCK. 49-50, 516/4 Madde 23 - Bir özür için câiz olan şey ol özrün zevâliyle bâtıl olur.MC. MC/22, MC/517. Madde 24 - Mâni' zâil oldukda memnû' avdet eder.MC. MC/19, MC/335, MC/345, MC/347, MC/372, MC/869, MC/870, MC/1647, MC/1653, MC/1654. Madde 25 - Bir zarar kendi misliyle izâle olunamaz.MC. MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/31, MC/965, MC/1141, MC/1288, MC/1312.; TCK 49-50, 516/4; TBK 52

Bakınız

D MKK/25-50 Madde 25 - Bir zarar kendi misliyle izâle olunamaz. MC. MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/31, MC/965, MC/1141, MC/1288, MC/1312.; TCK 49-50, 516/4; TBK 52 Madde 26 - Zarar-ı âmmı def için zarar-ı has ihtiyâr olunur. MC. MC/20, MC/27, MC/28, MC/29, MC/1325. Madde 27 - Zarar-ı eşedd zarar-ı ehaf ile izâle olunur. MC. MC/25, MC/26, MC/20, MC/902, MC/906, MC/1044, MC/1224, MC/1440.; TMK. 656, 661 vd. Madde 28 - iki fesâd te'âruz etdikde ehaffí irtikâb ile a'zamının çaresine bakılır. MC. MC/20, MC/25, MC/26, MC/27, MC/29, MC/902.; TMK. 656, 661 vd. Madde 29 - Ehven-i şerreyn ihtiyâr olunur. MC. MC/21, MC/22, MC/26, MC/27, MC/28, MC/902.; TMK. 656, 661 vd. Madde 30 - Def'-i mefâsid celb-i menâfi'den evlâdır. Madde 31 -Zarar bi-kadari'l-imkân def olunur. MC. MC/28, MC/29, MC/30, MC/532, MC/533.; TMK. 656 ve 661. Bu maddede bahsedilen kıyas, İslâm Huküku'nun ana kaynaklarından birisidir. Bibliyografi Ali Haydar, Mecelle şerhi, 1/67, Ömer Nasuhi, Hukûk-l İslâmiye, 1/171, vd. Zeydan, age. sil. vd. Madde 32 - Hâcet umûmî olsun husûsî olsun zarûret menzilesine tenzîl olunur. Bey ' bili-vefânın tecvîzi bu kabîldendir ki Buhara ahâlîsinde borç tekessür etdikçe görülen ihtiyaç üzerine bu mu'âmele mer'iyyü'l-icrâ olmuştur. MC. MC/21, MC/118, MC/205, MC/213, MC/396, MC/420. Madde 33 - Iztırar gayrın hakkını ibtâl etmez. Binâen-alâ-zâlik bir adam aç kalıb da birinin ekmeğini yese ba'dehû kıymetini vermesi lazım gelir. MC. MC/400, MC/1007.; TCK: 49-50/4; TBK. 52 Madde 34 - Alması memnû' olan şeyin vermesi dahi memnû' olur. TCK 64 67 MC MC/35 tbk 50 Madde 35 - İşlenmesi memnû' olan şeyin istenmesi dahi memnû' olur. TCK 64-67.; TBK 50.; MC. MC/34, MC/1818. Madde 36 - Âdet muhakkemdir. Yani hükm-i şer'iyi isbât için örf ve âdet hakem kılınır. Gerek âmm olsun ve gerek hâs olsun. MC. MC/37, MC/38, MC/39, MC/40, MC/41, MC/42, MC/43, MC/44, 45, MC/230, MC/251, MC/291, MC/450, MC/460, MC/469, MC/574, MC/575, MC/576, MC/1340, MC/1790, MC/188, MC/354, MC/495, MC/555, MC/622, MC/829.; TMK. 1/1, 590/11, 592/281, 285, 420, 423. Madde 37 - Nâsın isti'mâli bir hüccetdir ki anınla amel vâcib olur. I'MK ı; MC. MC/36, MC/168, MC/389, MC/495. Madde 38 - Âdeten mümteni' olan şey hakîkaten mümteni' gibidir. MC. MC/36, MC/37, MC/39, MC/40, MC/1589, MC/1629. Madde 39 - Ezmanın tegayyürü ile ahkâm'ın tagayyürü inkâr olunamaz. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/40, MC/244, MC/326, MC/596, MC/1716. Madde 40 - Âdetin delâletiyle ma'ânîy-ı hakîkî terk olunur. MC. MC/12, MC/36, MC/37, MC/38, MC/39, MC/61, MC/82, MC/912, MC/1584.; TMK ı, 2.; TBK. 18 Madde 41- Âdet ancak muttarid yâhut galip oldukda mu'teber olur. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/39, MC/40, MC/42, MC/240.; TMK ı Madde 42 - İ'tibâr galib-i şâyi'adır, nâdire değildir. MC. MC/41, MC/987.; TMK ı; HUMK 238 Madde 43 - Örfe ma'rûf olan şey şart kılınmış gibidir. TMK 1; TTK ı; MC. MC/36, MC/37, MC/41, MC/42, MC/461, MC/563, MC/596, MC/871 Madde 44 - Beyne't-tüccâr ma'rûf olan şey beynlerinde meşrût gibidir. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/790, MC/1463.; TMK 1/1, 2; TBK 18 Madde 45 - Örf ile ta'yîn nass ile ta'yîn gibidir, MC. MC/43, MC/44, MC/527, MC/528, MC/816, MC/1498, MC/1499.; TMK ı Madde 46 - Mâni' ve muktazi teâruz etdikde mâni' takdîm olunur. Binâen-alâ-zâlik bir adam borçlusu yedinde merhûn olan malını âhara satamaz. MC. MC/337, MC/350, MC/397, MC/96-MC/1192, MC/590-MC/1725, MC/756-MC/1192-MC/747, MC/1192-MC/1197, MC/1598-MC/1601. Madde 47 - Vücudda bir şeye tâbi' olan hükümde dahi ana tâbi' olur. tılmış olur. MC. MC/48, MC/50, MC/236, MC/903.; TMK. 619-622 Madde 48 - Tâbi' olan şeye ayrıca hüküm verilmez. Meselâ bir hayvanın karnındaki yavrusu ayrıca satılamaz. MC. MC/47, MC/216, MC/224, MC/856.; TMK. 619-622 Madde 49 - Bir şeye mâlik olan kimse ol şeyin zarûriyyâtmdan olan şeye dahi mâlik olur. Meselâ, bir hâneyi satın alan kimse ana mûsil olan tarîka dahi mâlik olur. MC. MC/232, MC/1194 Madde 50 - Asıl sâkıt oldukda fer' dahi sâkıt olur. MC. MC/81, MC/661, MC/662, MC/1527, MC/1530

Bakınız

D MKK; MKK3 MKK/51-75

Bakınız

D. MKK/75-100. MKK/4

Adobe Post 20190711 080718

Majalla/English

Bakınız

D Şablon:Majalla bakınız .Portal:Mecelle. Majalla. Mecelle/English [4]
AL-MAJALLA AL AHKAM AL ADALIYYAH (The Ottoman Courts Manual (Hanafi)) The Journal of The Verdicts of The Justice Mecelle/Dictionary ENG word .Mecelle/İngilizce/Düz metin Majalla 1. Sale (BUYU' 101-403 ). 2.Majalla/Book II BOOK II:Hire 404-611 . BOOK III: GUARANTEE


INTRODUCTION Definition and Classification of Turkic Jurisprudence MAXIMS OF TURKIC JURISPRUDENCE BOOK I BOOK II BOOK III BOOK IV BOOK V BOOK VI BOOK VII BOOK VIII BOOK IX BOOK X BOOK XI BOOK XII BOOK XIII BOOK XIV BOOK XV BOOK XVI
Mecelle/Fransızca Mecelle/Arabî Mecelle/Osmani Anadoluda hukuk bilinci

Azerbaycan Cumhuriyetinin Mülk Mecellesi
C1ff688de36687d49d19f70c55f8c691
Motivasyon Etkinliği - Yazar Hayati İnanç ile "Mecelle ve Ahmet Cevdet Paşa"

Motivasyon Etkinliği - Yazar Hayati İnanç ile "Mecelle ve Ahmet Cevdet Paşa"

KİTÂBÜ'L-İKRÂR

KİTÂB-ı SÂLİS-İ AŞAR

İKRAR HAKKINDA OLUP DÖRT BÂBI MÜŞTEMİLDİR

BÂB-ı EVVEL

İKRÂRIN ŞERÂ'İTİ BEYANINDADIR

MADDE 1572 - İkrâr, bir kimse diğer kinmesnenin kendisinde olan hakkını haber vermekdir. Ol kimseye mukirr ve ol kimesneye mukarrun leh ve ol hakka mukarrun bih denilir.

MC. 55, 78, 837, 858, 859, 1074, 1248, 1517, 1573, 1580, 1585, 1628, 1684; HIJMK. 234, 236, 23$, 330, 408.

MADDE 1573 - Mukirrin âkıl ve bâliğ olması şartdır.

Binâen aleyh sağîr ve sağîre ve mecnûn ve mecnûne ve ma'tûh ve maltûhenin ikrârı sahîh değildir. Ve bunların aleyhine velî ve vasîlerinin ikrârı dahi sahîh olmaz. Fakat sağîr-i mümeyyiz-i me'zûn kendisinin me'zûniyeti sahîh olan husûslarda bâliğ hükmündedir. MC. 628, 859, 957, 967, 1518, 1540, 1572, 1634.

MADDE 1574 - Mukarrun lehin âkıl olması şart değildir. Binâen aleyh bir kimse bir sağîr-i gayr-ı mümeyyiz için mal ikrâr eylese sahîh olur ve ol malı vermesi lâzım gelir. MC. 60, 61, 1577, 1587.

MADDE 1575 - İkrârda mukirrin rızâsı şartdır. Binâen aleyh cebr ve ikrâh ile vâkii olan ikrâr sahîh olmaz. (1006.) maddeye bak.

MC. 17, 1006, 1578, 1589.

MADDE 1576 - Mukirrin mahcûr olmaması şartdır. Kitâb-ı Hacr'in ikinci ve üçüncü ve dördüncü fasıllarına bak.

MC. 966, 978, 979, 991, 994, 1002, 1573; TMK. 16.

MADDE 1577 - Zâhir-i hâlin, ikrârı tekzîb etmemesi şartdır. Binâen aleyh cüssesinin bülûğa tahammülü olmayan bir sağîr eğer bâliğ oldum deyû ikrâr eylese sahîh ve muiteber olmaz.

MC, 51, 988, 989, 1562, 1574.

MADDE 1578 - Mukarrun lehin cehâlet-i mutlaka ile mechûl olmaması şartdır. Ammâ cehâlet-i yesîre ikrârın sıhhatine mâni' olmaz.

Meselâ, bir kimse yedindeki mâl-ı mu'ayyene işâret ile bu mal bir adamındır deyû ikrâr eylese yâhûd bu mal filan belde ahâlîsinden birinindir deyû ikrâr edüp de ol belde ahâlîsi ma'dûd olmasa ol kimsenin ikrârı sahîh olmaz. Ammâ bu mal şu iki kişiden birinindir dese yahut filan mahalle ahâlîsinden birinindir deyip de ol mahalle ahâlîsi kavm-i mahsûr olsa ikrârı sahîh olur. Ve ber-vech-i bâlâ bir kimse bu mal şu iki kişiden birinindir dediği sûretde eğer ol iki kişi ittifâk ederlerse ol malı mukirrden alabilirler.

Ve ba'de'l-ahz ol mala bi'l-iştirâk mâlik olurlar ve eğer ihtilâf ederlerse her biri ol mal kendisinin olmadığına mukirrin yemîn etmesini talep edebilirler. Ve mukirr ikisinin yemîninden dahi nükûl ederse ol mal kezâlik ol iki kişi beyninde müşterek olur. Ve eğer yalmz birinin yemîninden nükûl ederse ol mal müstakillen yemîninden nükûl ettiği kişinin olur. İkisine dahi yemîn ederse mukirr onların da'vâsından berî olup mukarrun bih olan mal kendi yedinde kalır. MC. 1579, 1646, 1819.

BÂB-I SÂNÎ

İKRÂRIN VÜCÛH-U SIHHATİ BEYÂNINDADIR

MADDE 1579 — M'lûmu ikrâr sahîh olduğu gibi mechûlü ikrâr dahi sahîh olur. Fakat bey' ve icâre gibi ma'a'l-cehâle sahîh olmayan ukûdda mukarrun bihin mechûl olması ikrârın sıhhatine mâniidir.

Nitekim bir kimse bende filan kimsenin emâneti vardır, yahut ben filan adamın malını gasb ya sirkat eyledim dese ikrârı sahîh olup ol emânet-i mechûleyi yâhûd mâl-ı mağsûb ya mesrûku beyân ve ta'yîn etmek üzere kendisine cebr olunur. Ammâ ben filan kimseneye bir şey satdım yâhûd ondan bir şey istîcâr etdim dese ikrârı sahîh olmaz ve ol sattığın veya istîcâr etdiğin nedir deyû beyân etmek üzre cebr olunmaz.

MC 8, 40, 76, 240, 1588, 1591.

MADDE 1580 — İkrâr, mukarrun lehin kabûlüne tevakkuf etmez. Fakat onun reddi ile merdûd olup hükmü kalmaz. Ve mukarrun leh mukarrun bihin yalnız bir mikdârını reddeylese ancak ol mikdârda ikrârın hükmü kalmayıp reddetmediği mikdârda ikrârı sahîh olur.

MC 51, 1572

MADDE 1581 — Mukirr ile mukarrun leh mukarrun bihin sebebinde ihtilâf etseler bu ihtilâfları ikrârın sıhhatine mâni' olmaz.

Meselâ, bir kimse cihet-i karzdan dolayı bin kuruş da'vâ edip müdde'â aleyh ise semen-i mebi' olarak bin kuruş ikrâr eylese bu vechile ihtilâfları ikrârın sıhhatine mâni' olmaz

MADDE 1582 — Bir maldan sulha tâlib olmak ol malı ikrâr demek olur. Ammâ bir malın da'vâsından sulha tâlib olmak ol malı ikrâr demek olmaz.

Şöyle ki, bir kimse diğer kimesneye zimmetinde bin kuruş alacak hakkım olmakla ver dedikde ol kimesne meblağ-ı mezbûrdan yedi yüz kuruşa sulh olalım deyû sulha tâlib olsa matlûb olan bin kuruşu ikrâr etmiş olur. Ammâ şu bin kuruş da'vâsından sulh olalım deyû mücerred def'-i munâza'a için sulha tâlib olsa meblağ-ı mezbûru ikrâr etmiş olmaz.

MC 66, 1547.

MADDE 1583 - Bir kimsenin yedindeki malı diğer kimesnenin şirâya ya istîcâra veya isti'âreye tâlib olması yâhûd bu malı bana hibe et veya vedî'a olarak ver veyâhûd ol kimesne ona bu malı vedî'a olarak al deyip de onun dahi kabûl etmesi ol mal kendisinin olmadığını ikrardır.

MC. 1572.

MADDE 1584 - Şarta ta'lîk olunan ikrâr bâtıldır.

Fakat örf-i nâsda hulûl-i ecele sâlih olan bir zamana ta'lîk olunursa deyn-i mü'ecceli ikrâra haml olunur.

Meselâ, bir kimse diğer kimesneye ben filan mahalle varırsam yâhûd filan maslahatı deruhde edersem sana şu kadar kuruş deynimdir dese işbu ikrârı bâtıl olup meblağ-l mezbûrun te'diyesi lâzım gelmez. Ammâ filan ayın ibtidâsı yâhûd rûz-ı Kasım gelirse sana şu kadar kuruş deynimdir dese deyn-i mü'ecceli ikrâra haml olunur ve ol vaktin hulûlünde meblağ-ı mezbûrun te'diyesi lâzım gelir. (40.) maddeye bak.

MC. 1572.

MADDE 1585 - Dilsizin işâret-i ma'hûdesi ile ikrârı mu'teberdir. Ammâ nâtık olan kimesnenin işâreti ile olan ikrârı mu'teber değildir.

Meselâ, bir kimse nâtık olan kimesneye filanın sende şu kadar kuruş hakkı var mıdır dedikde ol kimesne başını eğmesi ile ol hakkı ikrâr etmiş olmaz. MC. 70, 1577.

MADDE 1586- Müşâfi ikrâr sahîhdir.

Şöyle ki, bir kimse yedinde olan bir mülk akârın nısıf ve sülüs gibi bir hisse-i şâyi'âsını diğer kimesneye ikrâr ve o dahi tasdîk etdikden sonra kable'l-ifrâz ve'tteslîm mukirr vefât eylese mukarrun bihin şuyû'u işbu ikrârın sıhhatine mâni' olmaz. MC. 1572, 1580.

BÂB-I SÂLİS

İKRÂRIN AHKÂMI BEYÂNINDA OLUP ÜÇ FASLI MÜŞTE'MİLDİR

Fasl-ı Evvel

Ahkâm-ı umûmiyye beyânındadır

MADDE 1587 — Yetmiş dokuzuncu madde mûcebince kişi ikrârıyla ilzâm olunur. Ancak hâkimin hükmü ile tekzîb olunursa ikrârı hükümsüz kalır.

Şöyle ki, bir kimsenin satm alıp da yedinde bulunan bir şeye âhar kimesne müstehik çıkarak onu iddi'â etmesi üzerine lede'l-muhâkeme ol kimesne bu şey filanın malı idi bana sattı demiş olduğu halde ol kimesne daüvâsını isbat ve hâkim dahi hukmetdikde müşteri bâyi'a rücû' ile semen-i mebYi ondan istirdâd eyler ve eğerçi hîn-i muhâkemede ol şey bâyifin malı idüğini ikrâr ile müstehikkin da'vâsını inkâr eylemiş ise de hâkimin hükmü ile tekzîb olunmuş idüğinden ikrârının hükmü kalmadığı cihetle mâni'-i riicû'u olamaz. MC. 79, 652, 1572, 1583, 1588, 1654; HUMK. 236.


MADDE 1588 - Hukûk-u ibâdda ikrârdan rücû' sahih olmaz.

Şöyle ki, bir kimse filan kimesneye şu kadar kuruş deynim vardır dedikden sonra ikrârımdan rücû' etdim demesine i'tibâr olunmayıp ikrârı ile ilzâm olunur. MC. 891, 1579.

MADDE 1589 — Bir kimse vukû' bulan ikrârında kâzib olduğunu iddi'â etse mukarrun leh onun kâzib değil idüğine tahlif olunur.

Meselâ, bir kimse filandan şu kadar kuruş istikrâz etdim deyû bir kıtta sened verdikden sonra vâkı'â o kadar kuruş istikrâz etdim deyû sened verdimse de henüz meblağ-l mezbûru ondan almadım dese onun bu ikrârından kâzib olmadığına mukarrun leh tahfif olunur. MC. 1536, 1748; 236.

MADDE 1590 - Bir kimse diğer kimesneye zimmetimde şu kadar kuruş alacağın vardır deyu ikrâr etdikde ol kimesne dahi ol alacak benim değildir, filan şahsındır deyû ikrar ve o şahıs dahi onu tasdîk eylese ol alacak ikinci mukarrun lehin olur. Lâkin hakk-ı kabzı evvelki mukarrun lehin olur.

Yani ikinci mukarrun leh onu medyûndan mutâlebe etse ona edâ etmek üzere medyûna cebr olunmaz. Şu kadar ki, medyûn kendi rızâsıyla ol deyni ikinci mukarrun lehe i'tâ ederse zimmeti berî olup evvelki mukarrun leh onu tekrar medyûndan mutâlebe edemez MİS-şs, 1503, 1593.

Fasl-ı Sânî

Nefr-i mülk ve nâm-ı müste'âr beyânındadır.

MADDE 1591 — Mukirr eğer ikrârında mukarrun bihi nefsine muzâf kılarsa onu mukarrun lehe hibe etmiş olup teslîm ve kabz bulunmadıkça tamam olmaz ve eğer nefsine muzâf kılmazsa mukarrun bih kable'l-ikrâr mukarrun lehin mülkü olduğunu ikrâr ile nefy-i mülk etmiş olur. Meselâ, bir kimse yedimde olan kâffe-i emvâl ve eşyâm filan kimesnenindir. Benim aslâ alâkam yokdur dese, ol vakit yedinde mevcûd olan cemî'-i emvâl ve eşyâsım ol kimesneye hibe etrniş olup teslîm ve kabz lâzım gelir. Ve eğer üzerime lâbis olduğum esvâbdan mâladâ bana nisbet olunan kâffe-i emvâl ve eşyâ filan kimesnenindir, benim aslâ alâkam yokdur dese, ol vakit lâbis olduğu esvâbdan mâ'adâ kendisine nisbet olunan yani onundur denilen kâffe-i emvâl ve eşyâyı ol kimesneye ikrâr ile nefy-i mülk etmiş olur. Fakat bu ikrârından sonra bazı eşyâya mâlik olsa işbu ikrârı ol eşyâya mâlik olmaz.

Kezâlik şu dükkâmm içinde olan cemî'-i emvâl ve eşyâm filan kebîr oğlumundun benim alâkam yokdur dese o vakit dükkân-1 mezkûr içinde mevcûd olan cemî'-i emvâl ve eşyâsını ol büyük oğluna hibe etmiş olup teslîmi lâzım gelir.

Ve eğer şu dükkâmrn içinde olan cemî'-i emvâl ve eşyâ filan kebîr oğlumundıırp benim alâkam yokdur dese ol vakit dükkân-1 mezkûr içinde mevcûd olan cemîLi emvâl ve eşyâyı ol büyük oğluna ikrâr ile nefy-i mülk etmiş olur. Fakat ondan sonra dükkâna bazı eşyâ koysa bu ikrârı ol eşyâya Şâmil olmaz.

ve kezâ bir kimse filan yerdeki dükkânım zevcenindir dese, hibe kabîlinden olup teslîm lâzım gelir. ve eğer bana nisbet olunan filan dükkân zevcemîndir dese kable'likrâr ol dükkân zevcesinin olup kendisinin mülkü olmadığını ikrâr etmiş olur. MC. 10, 837, 851, 1572, 1572, 1577, 1579, 1628.

MADDE 1592 - Bir kimse bâ-sened yedinde olan bir mülk dükkân hakkında bu dükkân filan kimesnenindir benim alâkam yokdur ve senedinde muharrer ismim müs deyip yâhud bâ-sened âhardan satın aldığı bir mülk dükkân için bu dükkânı filan kimesne için almışdım, semen olarak verdiğim akçe dahi onun malındandır ve senedinde ismim müste'âr olarak kayd olunmuşdur dese, ol dükkân nefsü'l-emirde ol kimesnenin mülkü olduğunu ikrâr etmiş olur. MC. 1628.

MADDE 1593 - Bir kimes bâ-sened filan kimesne zimmetinde olan şu kadar kuruş alacak her ne kadar senedde benim nâmıma muharrer ise de meblağ-ı mezkûr filan kimesnenindir senedde ismim müste'ârdır dese meblağ-ı mezkûr nefsü'l-emirde ol kimesnenin hakkı olduğunu ikrar etmiş olur. MC. 848, 1590.

MADDE 1594 — Bir kimse hâl-i sıhhatde iken ber-vech-i bâlâ ikrâr ile nefy-i mülk etmiş olsa yahut isminin müste'âr olduğunu ikrâr etse ikrârı muteber olup hâl-i hayâtında kendisi, vefâtından sonra veresesi bu ikrâr ile ilzâm olunur. Ammâ maraz-ı mevtinde iken ol vechile ikrâr etse hükmü fasl-ı âtîden müste'bân olur. MC. 1587, 1766.

Fasl-ı Sâlis

İkrâr-ı marîz beyânındadır

MADDE 1595 — Maraz-1 mevt ol hastalıkdır ki, ekseriyâ onda ölüm korkusu olduğu halde hasta zükûrdan ise hânesi hâricinde ve inâsdan ise hânesi dâhilinde olan mesâlihini görmekden âciz olup bu üzre bir sene mürûr etmeden vefât eyleye; gerek sâhib-i firâş olsun ve gerek olmasın. Ve eğer marizin marazı mümted olup da dâimâ bir hâl üzre bir sene geçerse bir marîzin marazı müste'd ve hâli mütegayyir olmadıkça sahîh hükmünde olup tasarrufâtl, sahihin tasarrutâtı gibidir.

Ammâ maraz-1 müste'd ve hâli mütegayyir olup da bir sene geçmeden vefât ederse vakt-i tegayyiirden i'tibâren vetâtına dek olan hâli maraz-ı mevt addolunur.

MC. 393, 444, 628, 708, 877, 1596, 1598, 1599: 499; TBK. 35.

MADDE 1596 — Hiç vârisi olmayan kişinin yâhûd zevcesinden başka vârisi olmaYan adamın veyâhûd zevcinden başka vârisi olmayan kadının maraz-ı mevtinde ikrârı bir nev' vasiyyet olarak mu'teber olur.

Binâen aleyh vârisi olnıayan kişi maraz-l mevtinde cemî'-i emvâlini bir kimesneye iki'âr ile nefy-i nıülk etse sahih olup vefâtından sonra terekesine emîn-i beytü'l-mâl tarafindan müdâhale olunamaz.

Kezâlik zevcesinden başka vârisi olmayan kimse maraz-l mevtinde cemî'-i evmâlini zevcesine yahud zevcinden başka vârisi olmayan kadın, evmâlini zevcine ikrâr ile nefy-i mülk etse sahih olup ba'de'l-vetât bunlardan birisinin terekesine emîn-i beytü'l-mâl tarafından müdâhale olunamaz. MC. 1592, 1593; TMK 499.

MADDE 1597 - Bir kimes mariz iken veresesinden birine mal ikrâr edip de ba'dehû ol marazdan ifâkat bulsa bu ikrârı muteber olur. TMK 499.

MADDE 1598 - Bir kimse maraz-ı mevtinde vârislerinden birine bir ayn yâhûd deyn ikrâr etdikden sonra fevt olsa diğer vârislerin icâzetine mevkûfdur. Onlar müciz olursa onun ikrân dahi muteber olur. Ve eğer onlar müciz olmazsa onun ikrârı dahi muteber olmaz Şu kadar var ki mukirrin hayâtında diğer vârisler onu tasdîk etmişlerse vefâtından sonra onlar bu tasdiklerinden rücû' edemeyip ol ikrâr mu'teber olur.

Ve bir de vârise emânet ikrârı her halde sahîhdir. Şöyle ki bir kimse kendisinden bir vârisinde olan emânetini kabz etmiş yâhûd vârisinin kendisinde olan emânet-i ma'lûmesini istihlâk eylemiş idüğini maraz-1 mevtinde ikrar eylese sahih olur.

Meselâ, filan oğlumda vedia olan malımı ahz ve kabz etmişimdir deyû ikrâr etse sahih ve mu'teber olur. Ve kezâ filan kimesnede olan alacağımı filan oğlum bi'l-vekâle ahz edip bana teslim etmişdir dese ikrârı mu'teber olur. Kezâlik filan oğlumun bende ved?a yâhut âfiyet olan beş bin kuruşluk elmas yüzünüğünü satıp semenini kendi umûruma sarf ve istihlâk etmişimdir dese ikrârı mu'teber olup ol yüzüğün kıymeti terekeden tazmin olunmak lâzım gelir.

MC 46, 73, 1570, 15711595; TMK 499; TBK 35.

MADDE 1599 - Bu mebhasda vârisden murâd marîzin vakt-i vefetında vâris bulunan kimsedir.

Şu kadar var ki vâris değil iken sonradan bir sebeb-i hâdîs ile mukirrin vakt-i vefâünda hâsıl olan verâset, ikrânn sıhhatine mâni' olmaz.

Nitekim bir kimes maraz-ı mevtinde bir ecnebî kadına mal ikrâr edip de ba'dehû onu tezevvüc etdikden sonra fevt olsa ikrârı nâfiz olur.

Ammâ verâseti böyle bir sebeb-i hâdis ile hâsıl olmayıp da sebeb-i kadîm ile Olursa ikrârı yine nâfiz olmaz.

Meselâ, oğlu olan bir kimse li-ebeveyn karındaşlarınan birine mal ikrâr edip de oğlunun vefâtından sonra kendisi vefât etse mukarrun leh onun karındaşı bulunduğü cihetle vâris olacağından ol ikrâr nâfiz olmaz. MC. 1596, 1598.

MADDE 1600 - Marizin maraz-ı mevtinde iken zamân-l sıhhatine isnâd ile ikrarı zaman-ı marazındaki ikrarı hükmündedir.

Binâen aleyh maraz-ı mevtinde iken vârisinde alacağı olan şu kadar kuruşu zaman.ı sıhhatinde istîfâ eylemiş idüğini ikrâr etse diğer vârisler müciz olmadıkça nâfiz olmaz. Kezâlik hâl-i sıhhatinde iken filan, malını veresesinden filana hibe ve teslîm eylemiş idüğini maraz-ı mevtinde ikrâr eylese hibesi beyyine ile sâbit yâhûd diğer vârisleri onu müciz olmadıkça ikrârı nâfiz olmaz. MC. 1603.

MADDE 1601 — Marîzin maraz-ı mevtinde ecnebiye yani kendisine vâris olmayan kimseye gerek ayn ve gerek deyn ikrârı cemîl emvâlini muhit olsa bile sahîh olmaz.

Şu kadar var ki mukarrun bih mukirre henüz bey' ya hibe olunmuş yâhûd âhardan irsen intikâl eylemiş olmak gibi bir sebeble vakt-i ikrârda onun mülkü olduğu çok kimselerin ma'lûmu olarak kendi ikrârında kâzib idüği zâhir olsa ol halde nazar olunur. Eğer bu ikrârı müzâkere-i vasiyyet esnâsında değilse hibe demek olarak teslîm lâzım gelir. Ve eğer müzâkere-i vasiyyet esnâsında ise vasiyyet ma'nâsını mahmûl olur ve gerek hibe olsun ve gerek vasiyyet olsun ancak sülüs-i malından muteber olur. MC. 837, 879, 1572; HUMK. 236-238, 330, 408.

MADDE 1602 — Duyûn-ı sıhhat duyûn-ı maraz üzerine mukaddemdir.

Yani terekesi gârim olan kimsenin hâl-i sıhhatinde zimmetine ta'alluk eden duyûnu maraz-ı mevtindeki ikrârıyla zimmetine ta'alluk eden duyûnu üzerine takdim kılınır. Şöyle ki, marîzin terekesinden evvelâ duyûn-ı sıhhat istîfâ kılınıp ba'dehû fazla kalırsa duyûn-ı maraz te'diye olunur.

Fakat marîzin maraz-ı mevtinde Esbâb-ı ma'rûfe ile yani ikrârdan başka nâsın müşâhet ve malûmu olan şirâ ve istikrâz ve itlâf-ı mal gibi sebeblerle zimmetine ta'alluk eden deynleri duyûn-ı sıhhat hükmündedir.

Mukarrun bih a'yândan bir şey olduğu sûretde dahi hükmü bu minvâl üzeredir. Yani bir kimse maraz-ı mevtinde ecnebiye her ne türlü şey ikrâr etse duyûn-ı sıhhati yâhûd ber-vech-i bâlâ Esbâb-ı ma'rûfe ile lâzım gelerek duyûn-ı sıhhat hükmünde olan duyûnu te'diye olunmadıkça mukarrun leh mukarrun bihe müstehik olamaz. MC. 1604; TMK 499.

MADDE 1603 - Bir kimse kendisinin bir ecnebî kimesnede olan alacağını istîfâ eylemiş olduğunu maraz-ı mevtinde ikrâr ettikde nazar olunur. Eğer bu alacağı kendisinin hâl-i marazında iken ol kimesnenin zimmetine tasalluk etmişse bu ikrârı sahih olur. Fakat guremâ-i sıhhat hakkında nâtiz olmaz.

Ve eğer bu alacağı kendisinin hâl-i sıhhatinde iken ol kimesnenin zimmetine ta'alluk etmiş ise her halde sahîh olur; gerek duyûn-l sıhhat olsun ve gerek olmasın. Meselâ, bir marîzin hâl-i marazında iken bir mal satdıkdan sonra senenini kabz eylemiş olduğunu ikrâr etse sahih olur ise de guremâ-i sıhhat varsa onlar bu ikrârı tütmamağa kâdir olurlar. Ve eğer hâl-i sıhhatinde iken bir mal satdıkdan sonra semeilini kabz eylemiş olduğunu maraz-ı mevtinde ikrâr etse her halde sahih olup guremâ-i sıhhat olsa dahi onlar bu ikrârı tutmayız diyemezler. MC. 1602.

MADDE 1604 - Kimesne maraz-ı mevtinde dâ'inlerden birinin deynini edâ ile sâir dâ'inlerinin hukûkunu ibtâl edemez.

Fakat mariz iken istikrâz eylediği parayı iştirâ eylediği malın semenini ede edebilir. MC- 11, 295, 296.

MADDE 1605 - Bu mebhasda keület bi'l-mâl deyn-i aslî hükmündedir.

Binâen aleyh bir kimesne maraz-ı mevtinde vârisinin borcuna yahud alacağına kefil olsa nâfiz olmaz Ve ecnebiye kefil oldukda sülüs-i malından mu'teber olur. Ammâ hâl-i sıhhatinde iken ecnebiye kefil olduğunu maraz-ı mevtinde ikrâr etdikde mecmû'ı malından mu'teber olur, şu kadar ki duyûn-ı sıhhat varsa takdîm olunur.

MC 629; ME.

BÂB-I RÂBi'

İKRAR Bİ'L-KİTÂBE BEYÂNINDADIR

MADDE 1606 - Kitâbetle yani yazı ile ikrâr lisan ile ikrâr gibidir. (69.) maddeye bak.

MC 69, HUMK 236.

MADDE 1607 — Bir kimsenin kendi ikrârını yazmak üzre âhara emr etmesi hükmen ikrârdır. Binâen aleyh filan kimseye şu kadar kuruş borcum olduğuna dair bir sened yaz diye kâtibe emr ederek yazdırıp da imzâ eylemiş yahut mühürlemiş olduğu sened kendi hatt-ı desti ile olan sened gibi ikrâr bi'l-kitâbe kabîlindendir.


MADDE 1608 Tüccarın mu'teddün bih olan defterindeki kuyûdu dahi ikrâr bi'lkitâbe kabilindendir.

Meselâ, bir tâcir bir kimesneye şu kadar kuruş borcu olduğunu kendi defterine kayd etmiş olsa ol kimseye ol kadar borç ikrâr etmiş olup lede'l-hâce ikrâr-l şifâhîsi gibi muteber ve mer'i olur.

MADDE 1609 Bir kimse kendisi yazıp yahut bir kâtibe yazdırıp da mümzâ yahut mahtûm olarak âhara vermiş olduğu deyn senedi eğer mersûm ise yani resim ve âdete muvâfik olarak yazılmış ise ikrâr bi'l-kitâbe olup takrîr-i şifâhîsi gibi mu'teber ve mer'î olur. Ber-mu'ted verile gelen vusûller yani makbûz ilmühaberleri dahi bu kabîldendir. MC 860, 1587, 1607.

MADDE 1610 - Bir kimse ber-vech-i bâlâ mersûm olarak yazıp yâhûd yazdırıp da mümzâ yâhûd mahtûm olarak vermiş olduğu deyn senedi kendisinin olduğun U 339 mu'terİf iken hâvî olduğu borcu inkâr etse inkârına i'tibâr olunmayıp ol borcu îfâ eylemesi lâzım gelir.

Ammâ sened kendisinin olduğunu inkâr etdiği takdîrde eğer hat veya hâtemi meşhÛr ve müte'ârif ise inkârına i'tibâr olunmayıp ol sened ile amel olunur. Ve eğer hat ve hâtemi meşhûr ve müte'ârif değilse istiktâb olunarak ehl-i hibreye gösterilir. Onlar, ikisi de bir şahsın yazısıdır deyû haber verirlerse deyn-i mezkûru vermek üzre ol kimesneye emr olunur.

Elhâsıl senede eğer şâibe-i tezvîr ve şübhe-i tasni'den berî olursa onunla amel olunur. Ammâ şübheden berî olmadığı takdîrde medyûn ol sened kendi senedi olduğunu inkâr eyelediği gibi asıl deyni dahi münkir ise deyni olmayıp sened dahi kendisinin olmadığına müddefinin talebi ile tahlîf olunur. MC. 1589, 1735.

MADDE 1611 — Ber-vech-i bâlâ bir kimse mersûm olarak deyn senedi verdikden sonra fevt olsa vârisleri o sened müteveffânın olduğunu mu'terif oldukları halde ol deyni tereke-i müteveffâdan îfâ eylemeleri lâzım gelir.

Ammâ ol sened müteveffânın olduğunu inkâr etdikleri takdirde eğer müteveffânın hat ve hatemi meşhûr ve mütelârif ise ol sened ile amel olunur. MC. 78, 1542.

MADDE 1612 — Vefat eden bir kimsenin terekesinden nukûd ile memlû bir kese filan kimesnenin malıdır benim yedinde emânetdir diye müteveffânın hattı ile muharrer bir yafta bulunsa ol kimesne ol keseyi tereke-i müteveffâdan ahz eder; diğer vechile isbâta muhtâc olmaz. MC. 36.

İrâde-i Seniyye Tarihi

9 Cemâziyelûlâ 1323

Adliye Nâzırı Ahmed Cevdet

Şûrâ-yı Devlet A'zâsından Seyfeddin

Emînü'l-fetvâ Es-Seyyid Halil

Mahkeme-i Temyîz Reîs-i Sânîsi Es-Seyyid Ahmed Hilmi

Meclis-i Tetkîkât-l Şeriye A'zâsından Ahmed Hâlid

Reisü'l-Müsevvidîn Ömer Hilmi

İ'lâmât Mümeyyizi Muavini Abdüssettâr





{{}}
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.