FANDOM


Bakınız

D- Mecelle:KSVİ - Şablon:Mecelle


KİTÂBÜ'S-SULH VE'L-İBRÂ KİTÂB-I SÂNÎ AŞAR SULH VE İBRÂ HAKKINDA OLUP BİR MUKADDİME İLE DÖRT BÂBI MÜŞTEMİLDİR MUKADDİME BAZI ISTILÂHÂT-I FIKHİYYE BEYÂNINDADIR MADDE 1531Sulh bi't-terâzî nizâ'ı refi eden bir akiddir ki îcâb ve kabûl ile mün'akid olur. MC. 101, 102, 167, 172, 387, 621, 1003, 1006, 1568, 1623 (bu referanslar sulh ile ilgili bütün maddeler için geçerlidir.) HUMK. 63, 74, 151, 156, 185, 213, 237, 513-515; iiK. 38, 226/11; TKM. 306/1V, 379/1., 405/vııı; TBK. 191, 388/111; TTK. 165, 219, 310; AV. Kan. 165 Harçlar K. 22 Tapulama K. 74/11; iş. Mah. 7 vergi Usûl K. 324; MH. 1014, 1015. MADDE 1532 - Müsâlih, akd-i sulh eden kimesnedir. MADDE 1533 - Müsâlehun aleyh, bedel-i sulh demekdir. MC. 1549. MADDE 1534 - Müsâlehun anh, müdde'â bih olan şeydir. MC. 928, 1214, 1453, 1555, 1677; MH. 1017. MADDE 1535 - Sulh üç kısımdır. Kısm-ı evvel, an-ikrârin sulhdur ki, müdde'â aleyhin ikrârı üzerine vâki' olan sulhdür. Kısm-ı Sânî, an-inkârin sulhdur ki, müdde'â aleyhin inkârı üzerine vâki' olan sulhdür. Kısm-ı sâlis, an-sükûtin sulhdür ki, müdde'â aleyh ikrâr ve inkâr etmeyip sükûtu üzerine vâki' olan sulhdür. MC. 1548-1550, 1582; MH. 1018 vd. MADDE 1536 - İbrâ iki kısım olup, bir ibrâ-i iskât ve diğeri ibrâ-i istîfâdır. İbrâ-i iskât, bir kimse diğer kimesnede olan hakkının tamâmını ıskât yahut bir mikdârını hat ve tenzîl ile ol kimesneyi berî kılmakdır. İşte bu kitâb-ı sulhde mevzû'-ı bahis olan ibrâ budur. İbrâ-i istîfâ bir kimse diğer kimesneden hakkını kabz ve istîfâ eylemiş olduğunu i'tirâf etmekden ibâret olarak bir nev'i ikrârdır. MC. 1561, 1562, 1564, 1565, 1566, 1572, 1589; TBK. 1-40; iBK. 165; MH. 1038 vd. MADDE 1537 - İbrâ-i hâss bir hâne yahut bir çiftlik veyahut bir cihetden dolayı alacak da'vâsı gibi bir husûsa müte'allik da'vâdan bir kimesneyi ibrâ etmekdir. Meğer ki vekîl müsâlehun aleyhe zâmin ola. Ol halde vekîl kefâleti hasebî ile mu'âheze olunur. Ve bir de vekîl an-ikrârin bir maldan mal üzerine sulh olup da sulhu nefsine muzâf kılarsa ol vakit vekîl mu'âheze olunur. Yani bedel-i sulh ondan alınır, o dahi müvekkile rücü' eyler. Meselâ. vekil bil-vekâle şu kadar kuruş üzerine sulh oldukda ol meblağı müvekkilin vermesi lâzım gelir: vekil ondan mes'ûl olmaz Fakat sen şu kadar kuruş üzerine sulh ol ben kefilim demiş ise ol halde bu akçe vekilden alınır. o dahi müvekkiline rücü' eyler. Ve bir de an•ikrârin maldan mal üzeri. ne sulh vâki' olup da vekil sen filanın da•vâsından benimle sulh ol diyerek akdi sulh etmiş ise bey' hükmünde olduğu cihetle bu sûretde dahi bedel-i sulh vekîlden alınır, o dahi müvekkiline rücû' eder. MADDE 1538İbrâ-i âmm kâffe-i de'âvîden bir kimesneyi ibrâ etmekdir. MC 1537.1564-

BÂB-I EVVEL Edit

AKD-i SULH VE İBRÂ EDENLER HAKKINDADIR Edit

MADDE 1539Musâlihin âkil olması şandır. Bâliğ olması şart değildir. Binâen aleyh mecnûn ve matûh ile sabî-i gayr-i mümeyyizin sulhu aslâ sahîh olmaz Ve *bî-i me•zünun sulhunda zarar-' beyyin yoksa sahîh olur. Şöyle ki, bir kimse sabî-i me•zündan bir şey da•vâ edip de o dahi ikrâr etdiği sûretde an-ikrârin sulhu sahih olur. Ve sabî-i me'zûn alacağını imhâl ve te'cîl etmek üzre akd-i sulh edebilir. Ve alacağının bir mikdân üzerine sulh oldukda eğer beyyinesi varsa sulhu sahîh olmaz. Ve eğer beyyinesi olmayıp da hasmının yemîn edeceği dahi malûm olursa sulhu sahîh olur. Ve âhar Emesneden bir mal da'vâ edip de mikdâr-l kıymeti üzerine sulh olsa sahih olur. Faht ol mahn kıymetinden noksân-l fâhiş üzerine sulh olsa sahîh olur. Fakat ol maim kıymetinden noksân-l fâhiş üzerine sulh olsa sahîh olmaz. MC 957.967.972.973.979, 1573; MK. 1016.1026, 1029. MADDE 1540 — Bir sabinin da'vâsından velîsi sulh oldukda eğer sabiye zarar-) beyyin yoksa sahih olur. Ve eğer zarar-1 beyyin varsa sahîh olmaz. Binâen aleyh bir kimse bir sabiden şu kadar kuruş da'vâ edip de sabînin parasından vermek üzre pederi sulh oldukda eğer müdde'înin beyyinesi varsa sulh sahîh olur ve eğer müddeînin beyyinesi yoksa sulh sahih olmaz. Ve sabînin âhar kimesne zimmetinde alacağı olup da pederi onun bir mikdânm hat ve tenzil ile sulh oldukda eğer beyyinesi varsa sahih olmaz ve eğer beyyinesi olmayıp da hasmının yemÎn edeceği dahi malûm olursa ol halde sulh sahih olur ve sâhibinin alacağı kıymetinde bir mal üzerine velisi sulh olsa sahîh olur. Fakat gabn-J fâhiş bulunursa sulhu sahîh olmaz. MC 58, 1544: MH. 1026-1029. MADDE 1541 — Alel-ltlâk sabi ile mecnûn ve ma'tûhun ibrâsı sahîh olmaz. MC 77.957.967; MH- 1026 vd. MADDE 1542 - Husûmete vekâlet sulha vekâleti müstelzim olmaz. Binâen aleyh bir kimse âhar kimesneyi da'vâsına vekîl edip de o dahi bilâ•izin Ol da'vâdan sulh olsa sahîh olmaz MC 1459, 1544; Mil. 1030; TBK388 MADDE 1543 - Bir kimse kendi damından sulh olmak üzere diğerim de o dahi bi'l-vekâle sulh oldukda muslehun aleyh müvekkil üzerine lâzım gelir. vekil MC 634, 657.1461.1462; TBK 388/11; MH. 1030, 1031. MADDE 1544 - iki kişi beyninde olan âhar bir kimesne fuzûlî olarak yani bilâ-emr sulh oldukda eğer sulha olursa Yahut benim filan malım üzerine deyû bedel-i sulhu kendi malına muzâf kılarsa veyâhûd şu meblağ şu saat üzerine deyû meydanda olan nükûda ya urûza işâret ederse Yâhûd zâmin olmayıp ve kendi malına izâfeya işâret dahi etmeyip de şu kadar üzerine sulh oldum mikdâr meblağ, teslim ederse işbu dört sûretde dahi sulh sahih ve kimesne ve eğer dördüncü sûretde bedel.i sulhu teslim etmezse aleyhin jcâzetine mevkûf olup eğer mücîz olursa sahîh ve bedel.i sulh müdde'â aleyh üzerine lâzım olur. MC 57, 967, 1543; TBK 32-40.

BÂB-Í SÂNÎ Edit

MUSÂLAHUN ALEYH İLE MUSÂLAHUN ANHUN BAZI AHVÂL VE ŞURÛTU BEYÂNINDADIR Edit

MADDE 1545 - Musâlehun aleyh eğer anh ise mebî' hükmünde ve eğer deyn ise semen hükmünde olur. Binâen aleyh bey'de mebî' yahut semen olmaya sâlih olan şey MC. 1547; MH. 1016, 1017. MADDE 1546 - Musâlehun aleyh musâlihin mal ve mülkü olmak şartdır. Binâen aleyh musâlih başka kimesnenin malını bedel-i sulh olarak verse sulhu sahîh olmaz. MC. 961534; MH. 1016, 1017. MADDE 1547 - Gerek musâlehun aleyh ve gerek musâlehun anh kabz ve teslime muhtâc ise malûm olması lâzımdır. ve eğer kabz ve teslime muhtâc değilse malûm Meselâ, bir kimse diğer kimesnenin yedinde bulunan bir hâneden ve ol kimesne dahi onun yedinde bulunan bir bahçeden bir hak dalvâ edip de ikisi dahi ta"în-i müdde'â etmeksizin da'vâlanndan vaz geçmek üzere sulh olsalar sahih olur. Kezâlik bir kimse diğerin yedindeki hânede bir hak da'vâ edip de taVîn-i müdde'â etmeksizin müdde'â aleyh ona bir bedel-i malûm vermek ve o dahi terk•i dai'â etmek üzere sulh olsalar sahîh olur. Ammâ müddeî müdde'â aleyhe bedel vermek ve o dahi ona hakkını teslîm etmek üzere sulh olsalar sahîh olmaz MC. 243, 1619. BAB-I SÂLİS MUSÂLEHUN ANH HAKKINDA OLUP İKİ FASLI MÜSTEMİLDIR BÂB-ı sÂLis MUSÂLEHUN ANH HAKKINDA OLUP İKİ FASLI MÜSTE'MİLDİR Fasl-i Evvel Sulh ani'l-a'yân hakkındadır MADDE 1548 - Bir mâl-ı mu'ayyen da'vâsından an-ikrârin sulh eğer mal üzerine vâki' olursa bey' hükmündedir. Bunda hıyâr-l ayb ve hıyâr-ı ru'yet ve hıyâr-l şart cârî olduğu gibi gerek musâlehun anh ve gerek musâlehun aleyh akâr olduğu takdirde şura da'vâsı dahi câri olur. Ve musâlehun anhun küllisi yahut bazısı bi'l-istihkâk zabt olunsa müddei müdde'â aleyhe vermiş olduğu bedel-i sulhun ol mikdârını yani küllîsini yahut bazısını geri alır. Ve eğer bedel-i sulhun küllîsi yahut bazısı bi'l-istihkâk zabt olunsa müddet müddei aleyhden musâlehun anhun ol mikdârım yani küllîsini yahut bazısını ister. Meselâ, bir kimse diğerinden bir hâne da'vâ edip o dahi ol hâne onun olduğunu ikrâr ile beraber şu kadar kuruş bedel vermek üzere sulh olsalar müdde'î ol hâneyi müdde'â aleyhe satmış gibi olur. Ve bunda ber-vech-i bâlâ bey'in ahkâmı cârÎ olur. 198, 245.248.337.616, 638, 657, 1017.1552, 1560, 1774; MH. 1021-1022. HUMK. 513, 515: 38.226 MADDE 1549 - Mal da'vâsından an-ikrârin sulh eğer menfa'at üzerine cârî olursa icâre hükmündedir. Bunda dahi icâre ahkâmı cârÎ olur. Meselâ, bir kimse bir bahçe da'vâsından şu kadar müddet müdde'â aleyh hânesinde oturmak üzere sulh olsa bahçe mukâbilinde ol hâneyi o kadar müddet ile istîcâr etmiş olur. MC 443.451.455, 463; MH. 1021, 1022. MADDE 1550 — An-inkârin yahut an-sükûtin sulh olmak müdde'î hakkında mu'âvzza ve müdde'â aleyh hakkında yeminden halâs ile kat'-l münâza'adır. Binâen alâ-zâlik musâlehun aleyh olan akârda şura cereyân eder. Ama musâlehun anh akârda şufa cereyân etmez. Ve musâlehun anhun küllîsi yahut bazısı bi'listihkâk zabt olunsa müddei bedel-i sulhun ol mikdârım yani küllîsini yahut bazısını müdde'â aleyhe reddeder ve müstehik ile husûmete başlar. Ve bedel-i sulhun küllisi yahut bazısı bil-istjhkâk zabt olunsa müdde'î ol mikdârda da'vâsına rücû' eyler. "r- 97,243.950.1021.1560; MH. 1023. MADDE 1551 — Bir kimse bir mâl-l mu'ayyen meselâ bir bahçe da'vâ edip de bir mikdân üzerine sulh olarak bâkîsinin da'vâsından müdde'â aleyhi ibrâ etse hakkının bir mikdânnı almış ve bâkîsinin da'vâsından vaz geçmiş yani bâkîsindeki da'vâ hakkim iskât eylemiş olur. Mır- 1530. MK. 1018-1020. Fasl-ı Sânî Deyndenyani alacakdan ve hukûk-ı sâireden sulh olmak beyûnındadır. MADDE 1552 — Bir kimse âhar kimesne zimmetindeki alacağının bir mikdârı üzerine sulh olsa alacağının bazısını istîfâ ile bâkîsini iskât yani bâkîsinden ol kimesneyi ibrâ eylemiş olur. MC. 158, 1553, 1554; MH. 1032. MADDE 1553 — Bir kimse mu'accel olan her türlü alacağını te'cîl ve imhâl etmek üzere sulh olsa kendisinin hakk-l ta'cîlini iskât eylemiş olur. MC. 1552, 1562; MH. 1032. MADDE 1554 — Bir kimse meskûkât-1 hâlise olan alacağım meskûkât-ı mağşûşe olarak almak üzere sulh olsa alacağının sikke-i hâlise olmak hakkını iskât eylemiş olur. MC. 1553. MADDE 1555 — Hakk-l şirb ve şufa ve hakk-l mürûr gibi hukûk da'vâlarında yemînden kurtulmak için bedel verip de sulh olmak dahi sahîhdir. MC. 216, 1533, 1534, 1550; MH. 1015. BÂB-ı RÂBi' AHKÂM-ı SULH VE İBRÂ BEYÂNINDA OLUP İKİ FASLI MÜSTE'MİLDİR Fası-l Evvel Ahkâm-1 sulha dâir olan mesâ'il beyânındadır MADDE 1556 — Sulh tamâm oldukda yalnız tarafeynden biri ondan dönemez. Ve müdde'î sulhla bedel-i sulha mâlik olur. Ve artık da'vâda hakkı kalmaz. Ve müdde'â aleyh dahi bedel-i sulhu ondan istirdâd edemez. MC. 97, 114, 1531, 1550, 1558; MH. 1033. MADDE 1557 — Tarafeynden biri fevt olsa vârisleri dahi onun sulhunu feshedemez. MH. 1034. MADDE 1558 — Sulh eğer mu'âvaza hükmünde ise tarafeyn onu kendi rızâları ile ikâle edebilirler. Ve eğer mu'âvaza manasına olmayıp da bazı hukûkun iskâtını mutazammın ise aslâ nakz ve feshi sahih olmaz. (51.) maddeye bak. MC 51, 176. 1549, 1551, 1552, 1553, 1554; MH. 1035. MADDE 1559 — Yeminden halâs için bedel vermek üzre akd-i sulh olundukda müdde'i hakk-ı husûmetini ıskât eylemiş olur. Ve eğer müdde'â aleyh tahlif olunamaz. MC. 51, 1535, 1550; MH. 1036. MADDE 1560 — Bedel-i sulh henüz müdde'îye teslim olunmadan küllisi yahut bazısı telef olduğu sûretde eğer ta'yîn ile müte'ayyin olan şeylerden ise bi'l-istihkâk zabt olunmuş hükmünde olur. Yani an-ikrârin vâki' olan sulhda müddet musâlahun anhun küllîsini yahut bazısını müdde'â aleyhden ister ve an-inkârin yahut an-sükûtin vâki' olan sulhda mÜdde'î da'vâsına rücû' eyler. (1548.) ve (1550.) maddeler bak. Ve eğer bedel-i sulh deyn ise yani şu kadar kuruş gibi ta'yîn ile müte•ayyin olmayan şeylerden ise sulha halel gelmeyip telef olan mikdârın misli müdde'â aleyh tarafindan müdde'îye verilmek lâzım gelir. MC 243. 1548. 1550: MH. 1037. Fasl-ı Sânî Ahkâm-ı ibrâya dâir olan mesâ'il beyânındadır Madde 1561 — Bir kimse filan ile da'vâ ve nizâ'ım yokdur ve filanda hakkım yokdur ve filan ile olan da'vâmdan fâriğ oldum yâhûd vaz geçdim ve filanda hakkım kalmadı ve filandan tamâmen hakkımı aldım dese onu ibrâ etmiş olur. MC 1538.1541; TBK 1-40; MH. 1038-1045, 232-250. MADDE 1562 — Bir kimse diğerini bir hakkından ibrâ etdikde ol hakkı sâkıt olur. Amk onu da'vâ edemez 51. maddeye bak. MC 51. 1227; MK. 232 1039. MADDE 1563 — İbrânin mâ-ba'dine şümûlü olmaz. Yani bir kimse diğer kimesneyi ibrâ etdikde ibrâdan mukaddem olan hukûku sâkıt olur. Yoksa ibrâdan sonra hâdîs olan hakkını da'vâ edebilir. MC 51; MH. 232 vd., 1040. MADDE 1564 — Bir kimse diğerini bir husûsa müte'allik da'vâdan ibrâ etse ibrâ-i hâss olup ba'dehû ol husûsa müte'allik da'vâsı mesmû' olmaz. Ammâ başka husûsa müteallik hakkım da'vâ edebilir. Meselâ, bir kimse bir hâne da'vâsından hasmını ibrâ eylese artık ol hâneye müte'allik da•vâsı mesmû' olmaz Ammâ çifflik ve sâir nesneye müte'allik da'vâsı istimâ' olunur. MC 51.1537.1562; MH. 232 1040.1042. MADDE 1565 - Bir kimse filanı kâffe-i de'âvîden berî kıldım yahut onda aslâ hakkım yokdur dese ibrâ-i âmm olup artık ibrâdan mukaddem olan hiçbir hak da'vâ edemez Hattâ kefâletden dolayı bir hak da'vâ etse mesmû' olmaz. Şöyle ki ol ibrâdan mukaddem sen filan kimesneye kefil olmuş idin deyû da'vâ etse mesmû' olunmadığı gibi âhar bir şahısdan sen benim ibrâ etmiş olduğum kimseye kable'l-ibrâ kefil olmuş idin deyû da'vâ edemez. (662.) maddeye bak. MC. 1538.1564.1632.1649; MH. 232 vd., 1040. MADDE 1566 - Bir kimse mal satıp ve semenini kabz edip de mebîe müte'allik kâffe-i de'âvîden müşteriyi ibrâ etdiğj gibi müşteri dahi onu semen-i mezkûra müte'allik kâffe-i de'âvîden ibrâ etmiş ve bu vecih ile beyinlerinde sened te'âtî edilmiş iken mebî' bi'l-istihkâk zabt olunsa ibrânın te'sîri olmayıp müşteri vermiş olduğu semeni bâyi'den istirdâd eyler. (52.) maddeye bak. MC. 52, 1550. MADDE 1567 - ibrâ olunan kimesneler mu'ayyen ve malûm olmak lâzımdır. Binâen aleyh bir kimse cümle medyûnıarımı ibrâ etdim yâhûd hiç kimsede hakyok dese ibrâsı sahîh olmaz. Ammâ filan mahalle ahâlîsini ibrâ etdim deyip ol mahalle ahâlîsi dahi mu'ayyen ve ma'dûd kesândan ibâret iseler ibrâ sahîh olur. MADDE 1568 - ibrâ kabûle tevakkufetmez. Fakat red ile merdûd olur. şöyle ki, bir kimesne diğer kimesneyi ibrâ etdikde ol kimesnenin kabûlü şart değildir. Fakat o meclisde ibrâyı kabûl etmem deyû reddeylese ol ibrâ merdûd olur. Yani hükmü kalmaz. Lâkin ibrâyı kabûl etdikden sonra reddetse ibrâ merdûd olmaz Ve bir de muhâlun leh muhâlun aleyhi yahut alacaklı kefili ibrâ edip de muhâlun aleyh yahut kefil onu reddetse ibrâ merdûd olmaz. MC. 51, 660, 699, 847; MH. 232 vd., 1043. MADDE 1569 - Vefât eden kimesneyi deyninden ibrâ etmek sahih olur. MC. 51, 158, 1110. 1642; MH. 1044, 1045. MADDE 1570 - Bir kimse maraz-ı mevtinde veresesinden birini deyninden ibrâ etse sahîh ve nâfiz olmaz, ammâ vârisi olmayan kimesneyi deyninden ibrâ etse sülüs-i mâlından mu'teber olur. MC. 1603; MH. 1044-1045. MADDE 1571 — Terekesi müstağrak-ı duyûn olan kimesne maraz-ı mevünde kendi medyûnlarından birini deyninden ibrâ etse sahîh ve nâfiz olmaz. MC. 1045.

Bakınız

D Portal:Mecelle - Mecelle(Türkî) -Majalla (Eng) -Mecelle/English - Mejelle - המג'לה (İbranî) . MEDŽELLE (Bosnian) . Medjelle Meğelle Mecelle-'i Ahkâm-ı'Adlīye ,Majallah el-Ahkâm-ı-Adliya, مجلة الأحكام العدلية . Mecelle/Arabî - مجلةMecelle/Arabi- Mecelle/Fihrist - Mecelle/Fransızca Kodifikasyon hareketleri .MKK/Düz Metin linkli

Bakınız

D Şablon:Mecelle/Mukaddime . MKK. 1.Kitap:Büyu' . 2.Kitap: .3.Kitap:. 4.Kitap:.5.Kitap:. 6.Kitap:. 7.Kitap:.8.Kitap:. 9.Kitap:. 10.Kitap:Şirket 11.Kitap. 12.Kitap:. 13.Kitap:.14.Kitap:İbra 15.Kitap:Dava KBVT. 16.Kitap:Kaza Mecelle/Resimler

Bakınız

D . Son:Ahmet Cevdet Paşa...Son:MC/1 MC/2... MKK Mecellenin Külli Kaideleri.... KSVİ KİTÂBÜ'S-SULH VE'L-İBRÂ KİTÂBÜ'S-SULH VE'L-İBRÂ/Düz Metin..... Kitab-ı İkrar.... Kitab-ı Dava Kitab-ı Dava/Düz metin..... KBVT Kitab-ı Beyyinat ve Tehalif Şablon:KBVT... Kitab-ı Dava Şablon:Kitab-ı Dava.... Kitab-ı İkrar Şablon:Kitab-ı İkrar.... KBVT.... Kitab-ı Kaza Şablon:Kitab-ı Kaza Kitab-ı Kaza/Günümüz Türkçesiyle... Şablon:Kitâbü'l- vekalet Kitâbü'l-Vekâle..... KİTAB-I VEDİA züfer görüşlerine 5. kitapta yer verip tepki çekmesi üzerine mecelle'nin 6. kitabının hazırlandığı komisyondan birtakım entrikalarla uzaklaştırılır ve mecelle'nin en kötü kitabı da bu 6. kitaptır. bakarlar ki o'nsuz ellerine yüzlerine bulaştıracaklar, kendisini geri çağırırlar ve o kötü hazırlanan 6. kitap (kitab'ül vedia) toplatılır. Mecelle/Eleştiriler Mecelle/Mütealalar Mecelle/Mutealalar/Ebul Ula Mardin Mecelle cemiyeti Mecelle/Eşi sözlük seçmeleri MECELLE’NİN TA’DİL EDİLEN MADDELERİNİN İSLAM HUKUKU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ


Mecelle/Günümüz Türkçesiyle İzah güzel Yetkin de çıkmış
Mecelle/Vecizeler Mecelle/BİBLİYOGRAFYA Mecelle/Hazırlanışı Mecelle/Mutealalar/Ebul Ula Mardin
ESK/Mecelle ESK/Mecelle/1-100 ESK/Mecelle/1-100/Kelime İzahlı Mecelle’nin üslûbu bir kânun kitabi olarak sâheserdir. Fesâhet ve belâgatla yazilmistir. Bilhassa basindaki 99 fikih kâidesinin çogu, dilimize ezberlenmesi kolay cümleler hâlinde girmistir. Bunlarda Ahmed Cevdet Pasanin akici ve düzgün ifâdesi hissedilmektedir. Fakat o devrin Türkçesi hakkinda ve o konularda bilgisi olmayanlar Mecelle’yi kolayca anlayamazlar. Mecelle’nin basindaki küllî (genel) kâidelerin çoğu, Islâm fakihlerinden Ibn-i Nüceym’in Esbah ve’n-Nezâir adli eseriyle Mecâmi Serhi’nden alinmistir. --- Mecelle/Fransızca Mecelle/Arabî
Osmanlıca Mecelle Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca Osmanlıca PDF mecelle
مجلة احكام عدلى Arapçası

Mecelle Esbâb-ı Mûcibe Mazbatası
Mecelle/Sadaretin Arzı ve İrade-i Seniyye
Mecelle/Mukaddime Majalla/Introduction Majalla/Part I
Mecelle'den seçme hükümler güzel medeni kanun hükümleri
Mecelle/Fransızca Mecelle/Rumca Mecelle/Boşnakça Mecelle/Osmani Mecelle/Türki Mecelle/Farisi Mecelle/Arabî Mecelle/English
• İddianame için: mütevatirin aleyhine Beyyine kabul olunmaz. Madde 73.md Hatası zahir olan zanna itibar yoktur
ŞERHLER:Mecelle şerhi Mecelle/Şerhleri MM hocası Atıf Bey şerhi - Archive org Atif bey mecelle Şerhi
Mecelle/VP Mecelle/WP Mecelle/WP Arabi
Mecelle-i Ahkam-ı Adliye
Tafsili Mecelle İcmali Mecelle İzahlı Mecelle Mecelle Taramaları
Mecal Mecal-ı şahsi Mecellat Megillah [1] Ester Esther Aşir Aşur Aysu Esau Isaiah Book of Esther [2] Ester kitabı [3]) :Hz.Muhammed as hakkında haberler vardır. İbni Kesir Peygamber olduğunu söyler.

Bakınız

D . Mecelle/Şerhleri Ali Haydar Efendi , Dürerül-Hukkâm (Osmanlica) Haci Resid Pasa , Rûhul-Mecelle , Mes’ud Efendi (Kayseri Müftüsü ) Mir’atül-Mecelle (Arapça ) G. Snopian (Fransiz Yazar) , Code Civil Ottoman

Bakınız

D. Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe İngilizce Fransızca MKK/Düz Metin . MKK/Düz Metin linkli MKK/1-25 MKK/26-50 MKK/51-75 MKK/75-100 MKK. Mecelle/Hukukun Kavaid-i Külliyesi... Mecellenin külli kaideleri... Mecelle'den seçme hükümler... Majalla/ PART II... Mecelle/İlk 100 MADDE ... Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca ... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe.... Mecellenin ilk 100 maddesi/Türkçe kelime izahlı... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arabi Türki İzahlı ve Şerhli.... ESK/Mecelle/1-100.... ESK/Mecelle/1-100/Kelime İzahlı.... Mecellenin ilk 100 maddesi/Osmanlıca... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arapça Osmanlıca Türkçe... Mecellenin ilk 100 maddesi/Arabi Türki İzahlı ve Şerhli... MKK.. Mecellenin Külli Kaideleri.... Mecelle/Hukukun Kavaid-i Külliyesi

Bakınız

D . 50. Md şablonu güzel. MKK. MKK1 . MKK/1-25.MKK/1-30.MECELLE. MC/Mukaddime MAKALE-İ ÛLÂ; İLM-i FIKHIN TARİF VE TAKSİMİ HAKKINDADIR . Definition of Jurisprudence: MC/1 . MC/2 . MC/3 . MC/4 . MC/5 . MC/6 . MC/7 . MC/8 . MC/9 . MC/10 . MC/7 MC/8 MC/9 MC/10 MC/11 MC/12 MC/13 MC/14 MC/15 MC/16 MC/17 MC/18 MC/19 MC/20 MC/21 MC/22 MC/23 MC/24 MC/25
MAKALE-İ SANİYE; KAVÂİD-İ FIKHİYYE BEYÂNINDADIR MC/2 - Bir işden maksad ne ise hüküm ona göredir. Yani bir iş üzerine terettüb edecek hüküm ol işten maksat ne ise ona göre olur.MC. 170, 769, 1240.; TMK. 1, 2, 3, 84, 114, 125.; TBK. 18, 20, , 41, 43, 48, 82, 83.; ZGB. 2., 3.; BGB. 157, 242, 932.; TCK. 45 MC/3 - Ukûdda itibar makâsıt ve maâniyedir, elfâz ve mebâniye değildir.MC. MC/262, MC/389, MC/648.; TMK. ı, 2, 3.; TBK ı, 18,25, 26, 154, 165, 178, 505.; MH. 314, Madde 4 - Şek ile yakin zâil olmaz.MC. MC/5, MC/6, MC/7, MC/8, MC/9, MC/10, MC/11, MC/12. Madde 5 - Bir şeylin bulunduğu hal üzere kalması asıldır.MC. MC/6, MC/10, MC/1685, MC/1776, MC/1777.; TMK IS Madde 6 - Kâdim kıdemi üzere zikrolunur.MC. MC/166, MC/1224, MC/1197.; MH. 48; TBK. 125 - 140. Madde 7- Zarar kadim olmaz.MC. MC/6 , MC/166, MC/1166, MC/1224; MH. 48.; TBK. 125 - 140. Madde 8 - Berâ'et-i zimmet asıldır.MC. MC/9, MC/612. Madde 9Sıfât-ı ârizada asl olan ademdir.MC/8, MC/332 Madde 10Bir zamanda sabit olan şeylin hilâfina delil olmadıkça bekâsıyla hükmolunur. MC MC/5, MC/1621, MC/1592. Madde 11 - Bir emr-i hâdisin akreb-i evkâtına izâfeti asıldır. MC MC/10, MC/5, MC/8; HUMK 299. Madde 12 - Kelâmda asl olan manây-ı hakîkîdir.MC. MC/13, MC/60, MC/61.; TMK ı, 2; TBK18. Madde 13 - Tasrih mukâbelesinde delâlete i'tibar yokdur.MC. MC/12, MC/772.; TBK. ı. 2:, HUMK. 234, Madde 14 - Mevrid-i nassda ictihâda mesâğ yoktur.MC. MC/15, MC/16, MC/167.; TMK. ı, 2; TBK 18. Madde 15 - Alâ hilâfi'l-kıyâs sâbit olan şey sâire makîsün-aleyh olamaz.MC. MC/14, MC/16. MC/1659. Madde 16 - İctihâd ile ictihâd nakz olmaz.MC. MC/14, MC/15.; TMK. 1; TCK. 44 Madde 17 - Meşakkat tesyîri celbeder.MC. MC/18, MC/19, MC/20, MC/205, MC/223, MC/396, MC/799.; TMK. 2 Madde 18 - Bir iş zîk oldukda müttesi olur.MC. MC/17. Madde 19 - Zarar ve mukâbele bi'z-zarâr yokdur.MC. MC/20, MC/25, MC/26, MC/27, 28, MC/29.; TMK. 41, 61, vd; Madde 20 - Zarar izâle olunur.MC. MC/19, MC/21, MC/22, MC/25, MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/30, MC/32, MC/998, MC/1201.; TBK 41 vd. Madde 21 - Zarûretler memnû' olan şeyleri mübah kilâr. MC. MC/22, MC/96, MC/97, MC/1007.; TBK. 52; TCK 49-50, 516/4. Madde 22 - Zarûretler kendi mikdarlarınca takdir olunur.MC.MC/21, MC/23.; TBK. 52; TCK. 49-50, 516/4 Madde 23 - Bir özür için câiz olan şey ol özrün zevâliyle bâtıl olur.MC. MC/22, MC/517. Madde 24 - Mâni' zâil oldukda memnû' avdet eder.MC. MC/19, MC/335, MC/345, MC/347, MC/372, MC/869, MC/870, MC/1647, MC/1653, MC/1654. Madde 25 - Bir zarar kendi misliyle izâle olunamaz.MC. MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/31, MC/965, MC/1141, MC/1288, MC/1312.; TCK 49-50, 516/4; TBK 52

Bakınız

D MKK/25-50 Madde 25 - Bir zarar kendi misliyle izâle olunamaz. MC. MC/26, MC/27, MC/28, MC/29, MC/31, MC/965, MC/1141, MC/1288, MC/1312.; TCK 49-50, 516/4; TBK 52 Madde 26 - Zarar-ı âmmı def için zarar-ı has ihtiyâr olunur. MC. MC/20, MC/27, MC/28, MC/29, MC/1325. Madde 27 - Zarar-ı eşedd zarar-ı ehaf ile izâle olunur. MC. MC/25, MC/26, MC/20, MC/902, MC/906, MC/1044, MC/1224, MC/1440.; TMK. 656, 661 vd. Madde 28 - iki fesâd te'âruz etdikde ehaffí irtikâb ile a'zamının çaresine bakılır. MC. MC/20, MC/25, MC/26, MC/27, MC/29, MC/902.; TMK. 656, 661 vd. Madde 29 - Ehven-i şerreyn ihtiyâr olunur. MC. MC/21, MC/22, MC/26, MC/27, MC/28, MC/902.; TMK. 656, 661 vd. Madde 30 - Def'-i mefâsid celb-i menâfi'den evlâdır. Madde 31 -Zarar bi-kadari'l-imkân def olunur. MC. MC/28, MC/29, MC/30, MC/532, MC/533.; TMK. 656 ve 661. Bu maddede bahsedilen kıyas, İslâm Huküku'nun ana kaynaklarından birisidir. Bibliyografi Ali Haydar, Mecelle şerhi, 1/67, Ömer Nasuhi, Hukûk-l İslâmiye, 1/171, vd. Zeydan, age. sil. vd. Madde 32 - Hâcet umûmî olsun husûsî olsun zarûret menzilesine tenzîl olunur. Bey ' bili-vefânın tecvîzi bu kabîldendir ki Buhara ahâlîsinde borç tekessür etdikçe görülen ihtiyaç üzerine bu mu'âmele mer'iyyü'l-icrâ olmuştur. MC. MC/21, MC/118, MC/205, MC/213, MC/396, MC/420. Madde 33 - Iztırar gayrın hakkını ibtâl etmez. Binâen-alâ-zâlik bir adam aç kalıb da birinin ekmeğini yese ba'dehû kıymetini vermesi lazım gelir. MC. MC/400, MC/1007.; TCK: 49-50/4; TBK. 52 Madde 34 - Alması memnû' olan şeyin vermesi dahi memnû' olur. TCK 64 67 MC MC/35 tbk 50 Madde 35 - İşlenmesi memnû' olan şeyin istenmesi dahi memnû' olur. TCK 64-67.; TBK 50.; MC. MC/34, MC/1818. Madde 36 - Âdet muhakkemdir. Yani hükm-i şer'iyi isbât için örf ve âdet hakem kılınır. Gerek âmm olsun ve gerek hâs olsun. MC. MC/37, MC/38, MC/39, MC/40, MC/41, MC/42, MC/43, MC/44, 45, MC/230, MC/251, MC/291, MC/450, MC/460, MC/469, MC/574, MC/575, MC/576, MC/1340, MC/1790, MC/188, MC/354, MC/495, MC/555, MC/622, MC/829.; TMK. 1/1, 590/11, 592/281, 285, 420, 423. Madde 37 - Nâsın isti'mâli bir hüccetdir ki anınla amel vâcib olur. I'MK ı; MC. MC/36, MC/168, MC/389, MC/495. Madde 38 - Âdeten mümteni' olan şey hakîkaten mümteni' gibidir. MC. MC/36, MC/37, MC/39, MC/40, MC/1589, MC/1629. Madde 39 - Ezmanın tegayyürü ile ahkâm'ın tagayyürü inkâr olunamaz. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/40, MC/244, MC/326, MC/596, MC/1716. Madde 40 - Âdetin delâletiyle ma'ânîy-ı hakîkî terk olunur. MC. MC/12, MC/36, MC/37, MC/38, MC/39, MC/61, MC/82, MC/912, MC/1584.; TMK ı, 2.; TBK. 18 Madde 41- Âdet ancak muttarid yâhut galip oldukda mu'teber olur. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/39, MC/40, MC/42, MC/240.; TMK ı Madde 42 - İ'tibâr galib-i şâyi'adır, nâdire değildir. MC. MC/41, MC/987.; TMK ı; HUMK 238 Madde 43 - Örfe ma'rûf olan şey şart kılınmış gibidir. TMK 1; TTK ı; MC. MC/36, MC/37, MC/41, MC/42, MC/461, MC/563, MC/596, MC/871 Madde 44 - Beyne't-tüccâr ma'rûf olan şey beynlerinde meşrût gibidir. MC. MC/36, MC/37, MC/38, MC/790, MC/1463.; TMK 1/1, 2; TBK 18 Madde 45 - Örf ile ta'yîn nass ile ta'yîn gibidir, MC. MC/43, MC/44, MC/527, MC/528, MC/816, MC/1498, MC/1499.; TMK ı Madde 46 - Mâni' ve muktazi teâruz etdikde mâni' takdîm olunur. Binâen-alâ-zâlik bir adam borçlusu yedinde merhûn olan malını âhara satamaz. MC. MC/337, MC/350, MC/397, MC/96-MC/1192, MC/590-MC/1725, MC/756-MC/1192-MC/747, MC/1192-MC/1197, MC/1598-MC/1601. Madde 47 - Vücudda bir şeye tâbi' olan hükümde dahi ana tâbi' olur. tılmış olur. MC. MC/48, MC/50, MC/236, MC/903.; TMK. 619-622 Madde 48 - Tâbi' olan şeye ayrıca hüküm verilmez. Meselâ bir hayvanın karnındaki yavrusu ayrıca satılamaz. MC. MC/47, MC/216, MC/224, MC/856.; TMK. 619-622 Madde 49 - Bir şeye mâlik olan kimse ol şeyin zarûriyyâtmdan olan şeye dahi mâlik olur. Meselâ, bir hâneyi satın alan kimse ana mûsil olan tarîka dahi mâlik olur. MC. MC/232, MC/1194 Madde 50 - Asıl sâkıt oldukda fer' dahi sâkıt olur. MC. MC/81, MC/661, MC/662, MC/1527, MC/1530

Bakınız

D MKK; MKK3 MKK/51-75

Bakınız

D. MKK/75-100. MKK/4

Adobe Post 20190711 080718

Majalla/English

Bakınız

D Şablon:Majalla bakınız .Portal:Mecelle. Majalla. Mecelle/English [4]
AL-MAJALLA AL AHKAM AL ADALIYYAH (The Ottoman Courts Manual (Hanafi)) The Journal of The Verdicts of The Justice Mecelle/Dictionary ENG word .Mecelle/İngilizce/Düz metin Majalla 1. Sale (BUYU' 101-403 ). 2.Majalla/Book II BOOK II:Hire 404-611 . BOOK III: GUARANTEE


INTRODUCTION Definition and Classification of Turkic Jurisprudence MAXIMS OF TURKIC JURISPRUDENCE BOOK I BOOK II BOOK III BOOK IV BOOK V BOOK VI BOOK VII BOOK VIII BOOK IX BOOK X BOOK XI BOOK XII BOOK XIII BOOK XIV BOOK XV BOOK XVI
Mecelle/Fransızca Mecelle/Arabî Mecelle/Osmani Anadoluda hukuk bilinci

Azerbaycan Cumhuriyetinin Mülk Mecellesi
C1ff688de36687d49d19f70c55f8c691
Motivasyon Etkinliği - Yazar Hayati İnanç ile "Mecelle ve Ahmet Cevdet Paşa"

Motivasyon Etkinliği - Yazar Hayati İnanç ile "Mecelle ve Ahmet Cevdet Paşa"

KİTÂBÜ'S-SULH VE'L-İBRÂ

KİTÂB-I SÂNÎ AŞAR

SULH VE İBRÂ HAKKINDA OLUP BİR MUKADDİME İLE DÖRT BÂBI MÜŞTEMİLDİR


MUKADDİME Edit

BAZI ISTILÂHÂT-I FIKHİYYE BEYÂNINDADIR

MADDE 1531Sulh bi't-terâzî nizâ'ı refi eden bir akiddir ki îcâb ve kabûl ile mün'akid olur.

MC. 101, 102, 167, 172, 387, 621, 1003, 1006, 1568, 1623 (bu referanslar sulh ile ilgili bütün maddeler için geçerlidir.) HUMK. 63, 74, 151, 156, 185, 213, 237, 513-515; iiK. 38, 226/11; TKM. 306/1V, 379/1., 405/vııı; TBK. 191, 388/111; TTK. 165, 219, 310; AV. Kan. 165 Harçlar K. 22 Tapulama K. 74/11; iş. Mah. 7 vergi Usûl K. 324; MH. 1014, 1015.

MADDE 1532 - Müsâlih, akd-i sulh eden kimesnedir.

MADDE 1533 - Müsâlehun aleyh, bedel-i sulh demekdir. MC. 1549.

MADDE 1534 - Müsâlehun anh, müdde'â bih olan şeydir. MC. 928, 1214, 1453, 1555, 1677; MH. 1017.

MADDE 1535 - Sulh üç kısımdır.

Kısm-ı evvel, an-ikrârin sulhdur ki, müdde'â aleyhin ikrârı üzerine vâki' olan sulhdür.

Kısm-ı Sânî, an-inkârin sulhdur ki, müdde'â aleyhin inkârı üzerine vâki' olan sulhdür.

Kısm-ı sâlis, an-sükûtin sulhdür ki, müdde'â aleyh ikrâr ve inkâr etmeyip sükûtu üzerine vâki' olan sulhdür.

MC. 1548-1550, 1582; MH. 1018 vd.

MADDE 1536 - İbrâ iki kısım olup, bir ibrâ-i iskât ve diğeri ibrâ-i istîfâdır. İbrâ-i iskât, bir kimse diğer kimesnede olan hakkının tamâmını ıskât yahut bir mikdârını hat ve tenzîl ile ol kimesneyi berî kılmakdır. İşte bu kitâb-ı sulhde mevzû'-ı bahis olan ibrâ budur.

İbrâ-i istîfâ bir kimse diğer kimesneden hakkını kabz ve istîfâ eylemiş olduğunu i'tirâf etmekden ibâret olarak bir nev'i ikrârdır.

MC. 1561, 1562, 1564, 1565, 1566, 1572, 1589; TBK. 1-40; iBK. 165; MH. 1038 vd.

MADDE 1537 - İbrâ-i hâss bir hâne yahut bir çiftlik veyahut bir cihetden dolayı alacak da'vâsı gibi bir husûsa müte'allik da'vâdan bir kimesneyi ibrâ etmekdir. Meğer ki vekîl müsâlehun aleyhe zâmin ola. Ol halde vekîl kefâleti hasebî ile mu'âheze olunur.

Ve bir de vekîl an-ikrârin bir maldan mal üzerine sulh olup da sulhu nefsine muzâf kılarsa ol vakit vekîl mu'âheze olunur. Yani bedel-i sulh ondan alınır, o dahi müvekkile rücü' eyler.

Meselâ. vekü bil-vekâle şu kadar kuruş üzerine sulh oldukda ol meblağı müvekkilin vermesi lâzım gelir: vekil ondan mes'ûl olmaz

Fakat sen şu kadar kuruş üzerine sulh ol ben kefilim demiş ise ol halde bu akçe vekilden ahmr. o dahi müvekkiline rücü' eyler. Ve bir de an•ikrârin maldan mal üzeri. ne sulh vâki' olup da vekil sen filanm da•vâsmdan benimle sulh ol diyerek akdi sulh etmiş ise bey' hükmünde olduğu cihetle bu sûretde dahi bedel-i sulh vekîlden alınır, o dahi müvekkiline rücû' eder.

MADDE 1538 — İbrâ-i âmm kâffe-i de'âvîden bir kimesneyi ibrâ etmekdir.

MC 1537.1564-

BÂB-I EVVEL

AKD-i SULH VE İBRÂ EDENLER HAKKINDADIR

MADDE 1539 — Musâlihin âkil olması şandır. Bâliğ olması şart değildir.

Binâen aleyh mecnûn ve matûh ile sabî-i gayr-i mümeyyizin sulhu aslâ sahîh olmaz Ve *bî-i me•zünun sulhunda zarar-' beyyin yoksa sahîh olur. Şöyle ki, bir kimse sabî-i me•zündan bir şey da•vâ edip de o dahi ikrâr etdiği sûretde an-ikrârin sulhu sahih olur. Ve sabî-i me'zûn alacağını imhâl ve te'cîl etmek üzre akd-i sulh edebilir. Ve alacağının bir mikdân üzerine sulh oldukda eğer beyyinesi varsa sulhu sahîh olmaz. Ve eğer beyyinesi olmayıp da hasmının yemîn edeceği dahi malûm olursa sulhu sahîh olur. Ve âhar Emesneden bir mal da'vâ edip de mikdâr-l kıymeti üzerine sulh olsa sahih olur. Faht ol mahn kıymetinden noksân-l fâhiş üzerine sulh olsa sahîh olur. Fakat ol maim kıymetinden noksân-l fâhiş üzerine sulh olsa sahîh olmaz. MC 957.967.972.973.979, 1573; MK. 1016.1026, 1029.

MADDE 1540 — Bir sabinin da'vâsından velîsi sulh oldukda eğer sabiye zarar-) beyyin yoksa sahih olur. Ve eğer zarar-1 beyyin varsa sahîh olmaz.

Binâen aleyh bir kimse bir sabiden şu kadar kuruş da'vâ edip de sabînin parasından vermek üzre pederi sulh oldukda eğer müdde'înin beyyinesi varsa sulh sahîh olur ve eğer müddeînin beyyinesi yoksa sulh sahih olmaz. Ve sabînin âhar kimesne zimmetinde alacağı olup da pederi onun bir mikdânm hat ve tenzil ile sulh oldukda eğer beyyinesi varsa sahih olmaz ve eğer beyyinesi olmayıp da hasmının yemÎn edeceği dahi malûm olursa ol halde sulh sahih olur ve sâhibinin alacağı kıymetinde bir mal üzerine velisi sulh olsa sahîh olur. Fakat gabn-J fâhiş bulunursa sulhu sahîh olmaz.

MC 58, 1544: MH. 1026-1029. MADDE 1541 — Alel-ltlâk sabi ile mecnûn ve ma'tûhun ibrâsı sahîh olmaz. MC 77.957.967; MH- 1026 vd.

MADDE 1542 - Husûmete vekâlet sulha vekâleti müstelzim olmaz.

Binâen aleyh bir kimse âhar kimesneyi da'vâsına vekîl edip de o dahi bilâ•izin Ol da'vâdan sulh olsa sahîh olmaz

MC 1459, 1544; Mil. 1030; TBK388

MADDE 1543 - Bir kimse kendi damından sulh olmak üzere diğerim de o dahi bi'l-vekâle sulh oldukda muslehun aleyh müvekkil üzerine lâzım gelir. vekil

MC 634, 657.1461.1462; TBK 388/11; MH. 1030, 1031.

MADDE 1544 - iki kişi beyninde olan âhar bir kimesne fuzûlî olarak yani bilâ-emr sulh oldukda eğer sulha olursa Yahut benim filan malım üzerine deyû bedel-i sulhu kendi malına muzâf kılarsa veyâhûd şu meblağ şu saat üzerine deyû meydanda olan nükûda ya urûza işâret ederse Yâhûd zâmin olmayıp ve kendi malına izâfeya işâret dahi etmeyip de şu kadar üzerine sulh oldum mikdâr meblağ, teslim ederse işbu dört sûretde dahi sulh sahih ve kimesne ve eğer dördüncü sûretde bedel.i sulhu teslim etmezse aleyhin jcâzetine mevkûf olup eğer mücîz olursa sahîh ve bedel.i sulh müdde'â aleyh üzerine lâzım olur. MC 57, 967, 1543; TBK 32-40.

BÂB-Í SÂNÎ

MUSÂLAHUN ALEYH İLE MUSÂLAHUN ANHUN BAZI AHVÂL VE ŞURÛTU BEYÂNINDADIR

MADDE 1545 - Musâlehun aleyh eğer anh ise mebî' hükmünde ve eğer deyn ise semen hükmünde olur. Binâen aleyh bey'de mebî' yahut semen olmaya sâlih olan şey MC. 1547; MH. 1016, 1017.

MADDE 1546 - Musâlehun aleyh musâlihin mal ve mülkü olmak şartdır.

Binâen aleyh musâlih başka kimesnenin malını bedel-i sulh olarak verse sulhu sahîh olmaz.

MC. 961534; MH. 1016, 1017.

MADDE 1547 - Gerek musâlehun aleyh ve gerek musâlehun anh kabz ve teslime muhtâc ise malûm olması lâzımdır. ve eğer kabz ve teslime muhtâc değilse malûm

Meselâ, bir kimse diğer kimesnenin yedinde bulunan bir hâneden ve ol kimesne dahi onun yedinde bulunan bir bahçeden bir hak dalvâ edip de ikisi dahi ta"în-i müdde'â etmeksizin da'vâlanndan vaz geçmek üzere sulh olsalar sahih olur.

Kezâlik bir kimse diğerin yedindeki hânede bir hak da'vâ edip de taVîn-i müdde'â etmeksizin müdde'â aleyh ona bir bedel-i malûm vermek ve o dahi terk•i dai'â etmek üzere sulh olsalar sahîh olur. Ammâ müddeî müdde'â aleyhe bedel vermek ve o dahi ona hakkını teslîm etmek üzere sulh olsalar sahîh olmaz MC. 243, 1619.

BAB-I SÂLİS


MUSÂLEHUN ANH HAKKINDA OLUP İKİ FASLI MÜSTEMİLDIR BÂB-ı sÂLis MUSÂLEHUN ANH HAKKINDA OLUP İKİ FASLI MÜSTE'MİLDİR Fasl-i Evvel Sulh ani'l-a'yân hakkındadır MADDE 1548 - Bir mâl-ı mu'ayyen da'vâsından an-ikrârin sulh eğer mal üzerine vâki' olursa bey' hükmündedir. Bunda hıyâr-l ayb ve hıyâr-ı ru'yet ve hıyâr-l şart cârî olduğu gibi gerek musâlehun anh ve gerek musâlehun aleyh akâr olduğu takdirde şura da'vâsı dahi câri olur. Ve musâlehun anhun küllisi yahut bazısı bi'l-istihkâk zabt olunsa müddei müdde'â aleyhe vermiş olduğu bedel-i sulhun ol mikdârını yani küllîsini yahut bazısını geri alır. Ve eğer bedel-i sulhun küllîsi yahut bazısı bi'l-istihkâk zabt olunsa müddet müddei aleyhden musâlehun anhun ol mikdârım yani küllîsini yahut bazısını ister. Meselâ, bir kimse diğerinden bir hâne da'vâ edip o dahi ol hâne onun olduğunu ikrâr ile beraber şu kadar kuruş bedel vermek üzere sulh olsalar müdde'î ol hâneyi müdde'â aleyhe satmış gibi olur. Ve bunda ber-vech-i bâlâ bey'in ahkâmı cârÎ olur.

198, 245.248.337.616, 638, 657, 1017.1552, 1560, 1774; MH. 1021-1022. HUMK. 513,

515: 38.226 MADDE 1549 - Mal da'vâsından an-ikrârin sulh eğer menfa'at üzerine cârî olursa icâre hükmündedir. Bunda dahi icâre ahkâmı cârÎ olur. Meselâ, bir kimse bir bahçe da'vâsından şu kadar müddet müdde'â aleyh hânesinde oturmak üzere sulh olsa bahçe mukâbilinde ol hâneyi o kadar müddet ile istîcâr etmiş olur. MC 443.451.455, 463; MH. 1021, 1022. MADDE 1550 — An-inkârin yahut an-sükûtin sulh olmak müdde'î hakkında mu'âvzza ve müdde'â aleyh hakkında yeminden halâs ile kat'-l münâza'adır. Binâen alâ-zâlik musâlehun aleyh olan akârda şura cereyân eder. Ama musâlehun anh akârda şufa cereyân etmez. Ve musâlehun anhun küllîsi yahut bazısı bi'listihkâk zabt olunsa müddei bedel-i sulhun ol mikdârım yani küllîsini yahut bazısını müdde'â aleyhe reddeder ve müstehik ile husûmete başlar. Ve bedel-i sulhun küllisi yahut bazısı bil-istjhkâk zabt olunsa müdde'î ol mikdârda da'vâsına rücû' eyler. "r- 97,243.950.1021.1560; MH. 1023. MADDE 1551 — Bir kimse bir mâl-l mu'ayyen meselâ bir bahçe da'vâ edip de bir mikdân üzerine sulh olarak bâkîsinin da'vâsından müdde'â aleyhi ibrâ etse hakkının bir mikdânnı almış ve bâkîsinin da'vâsından vaz geçmiş yani bâkîsindeki da'vâ hakkim iskât eylemiş olur. Mır- 1530. MK. 1018-1020. Fasl-ı Sânî Deyndenyani alacakdan ve hukûk-ı sâireden sulh olmak beyûnındadır MADDE 1552 — Bir kimse âhar kimesne zimmetindeki alacağının bir mikdârı üzerine sulh olsa alacağının bazısını istîfâ ile bâkîsini iskât yani bâkîsinden ol kimesneyi ibrâ eylemiş olur. MC. 158, 1553, 1554; MH. 1032. MADDE 1553 — Bir kimse mu'accel olan her türlü alacağını te'cîl ve imhâl etmek üzere sulh olsa kendisinin hakk-l ta'cîlini iskât eylemiş olur. MC. 1552, 1562; MH. 1032. MADDE 1554 — Bir kimse meskûkât-1 hâlise olan alacağım meskûkât-ı mağşûşe

olarak almak üzere sulh olsa alacağının sikke-i hâlise olmak hakkını iskât eylemiş olur. MC. 1553. MADDE 1555 — Hakk-l şirb ve şufa ve hakk-l mürûr gibi hukûk da'vâlarında yemînden kurtulmak için bedel verip de sulh olmak dahi sahîhdir. MC. 216, 1533, 1534, 1550; MH. 1015. BÂB-ı RÂBi' AHKÂM-ı SULH VE İBRÂ BEYÂNINDA OLUP İKİ FASLI MÜSTE'MİLDİR Fası-l Evvel Ahkâm-1 sulha dâir olan mesâ'il beyânındadır MADDE 1556 — Sulh tamâm oldukda yalnız tarafeynden biri ondan dönemez. Ve müdde'î sulhla bedel-i sulha mâlik olur. Ve artık da'vâda hakkı kalmaz. Ve müdde'â aleyh dahi bedel-i sulhu ondan istirdâd edemez. MC. 97, 114, 1531, 1550, 1558; MH. 1033. MADDE 1557 — Tarafeynden biri fevt olsa vârisleri dahi onun sulhunu feshedemez. MH. 1034. MADDE 1558 — Sulh eğer mu'âvaza hükmünde ise tarafeyn onu kendi rızâları ile ikâle edebilirler. Ve eğer mu'âvaza manasına olmayıp da bazı hukûkun iskâtını mutazammın ise aslâ nakz ve feshi sahih olmaz. (51.) maddeye bak. MC 51, 176. 1549, 1551, 1552, 1553, 1554; MH. 1035. MADDE 1559 — Yeminden halâs için bedel vermek üzre akd-i sulh olundukda müdde'i hakk-ı husûmetini ıskât eylemiş olur. Ve eğer müdde'â aleyh tahlif olunamaz. MC. 51, 1535, 1550; MH. 1036. MADDE 1560 — Bedel-i sulh henüz müdde'îye teslim olunmadan küllisi yahut bazısı telef olduğu sûretde eğer ta'yîn ile müte'ayyin olan şeylerden ise bi'l-istihkâk zabt olunmuş hükmünde olur.




Yani an-ikrârin vâki' olan sulhda müddet musâlahun anhun küllîsini yahut bazısını müdde'â aleyhden ister ve an-inkârin yahut an-sükûtin vâki' olan sulhda mÜdde'î da'vâsına rücû' eyler. (1548.) ve (1550.) maddeler bak. Ve eğer bedel-i sulh deyn ise yani şu kadar kuruş gibi ta'yîn ile müte•ayyin olmayan şeylerden ise sulha halel gelmeyip telef olan mikdârın misli müdde'â aleyh tarafindan müdde'îye verilmek lâzım gelir.

MC 243. 1548. 1550: MH. 1037.

Fasl-ı Sânî

Ahkâm-ı ibrâya dâir olan mesâ'il beyânındadır

Madde 1561 — Bir kimse filan ile da'vâ ve nizâ'ım yokdur ve filanda hakkım yokdur ve filan ile olan da'vâmdan fâriğ oldum yâhûd vaz geçdim ve filanda hakkım kalmadı ve filandan tamâmen hakkımı aldım dese onu ibrâ etmiş olur.

MC 1538.1541; TBK 1-40; MH. 1038-1045, 232-250.

MADDE 1562 — Bir kimse diğerini bir hakkından ibrâ etdikde ol hakkı sâkıt olur. Amk onu da'vâ edemez 51. maddeye bak.

MC 51. 1227; MK. 232 1039.

MADDE 1563 — İbrânin mâ-ba'dine şümûlü olmaz. Yani bir kimse diğer kimesneyi ibrâ etdikde ibrâdan mukaddem olan hukûku sâkıt olur. Yoksa ibrâdan sonra hâdîs olan hakkını da'vâ edebilir.

MC 51; MH. 232 vd., 1040.

MADDE 1564 — Bir kimse diğerini bir husûsa müte'allik da'vâdan ibrâ etse ibrâ-i hâss olup ba'dehû ol husûsa müte'allik da'vâsı mesmû' olmaz. Ammâ başka husûsa müteallik hakkım da'vâ edebilir. Meselâ, bir kimse bir hâne da'vâsından hasmını ibrâ eylese artık ol hâneye müte'allik da•vâsı mesmû' olmaz Ammâ çifflik ve sâir nesneye müte'allik da'vâsı istimâ' olunur.

MC 51.1537.1562; MH. 232 1040.1042.

MADDE 1565 - Bir kimse filanı kâffe-i de'âvîden berî kıldım yahut onda aslâ hakkım yokdur dese ibrâ-i âmm olup artık ibrâdan mukaddem olan hiçbir hak da'vâ edemez Hattâ kefâletden dolayı bir hak da'vâ etse mesmû' olmaz. Şöyle ki ol ibrâdan mukaddem sen filan kimesneye kefil olmuş idin deyû da'vâ etse mesmû' olunmadığı gibi âhar bir şahısdan sen benim ibrâ etmiş olduğum kimseye kable'l-ibrâ kefil olmuş idin deyû da'vâ edemez. (662.) maddeye bak.

MC. 1538.1564.1632.1649; MH. 232 vd., 1040.

MADDE 1566 - Bir kimse mal satıp ve semenini kabz edip de mebîe müte'allik kâffe-i de'âvîden müşteriyi ibrâ etdiğj gibi müşteri dahi onu semen-i mezkûra müte'allik kâffe-i de'âvîden ibrâ etmiş ve bu vecih ile beyinlerinde sened te'âtî edilmiş iken mebî' bi'l-istihkâk zabt olunsa ibrânın te'sîri olmayıp müşteri vermiş olduğu semeni bâyi'den istirdâd eyler. (52.) maddeye bak. MC. 52, 1550.

MADDE 1567 - ibrâ olunan kimesneler mu'ayyen ve malûm olmak lâzımdır. Binâen aleyh bir kimse cümle medyûnıarımı ibrâ etdim yâhûd hiç kimsede hakyok dese ibrâsı sahîh olmaz. Ammâ filan mahalle ahâlîsini ibrâ etdim deyip ol mahalle ahâlîsi dahi mu'ayyen ve ma'dûd kesândan ibâret iseler ibrâ sahîh olur.

MADDE 1568 - ibrâ kabûle tevakkufetmez. Fakat red ile merdûd olur.

şöyle ki, bir kimesne diğer kimesneyi ibrâ etdikde ol kimesnenin kabûlü şart değildir. Fakat o meclisde ibrâyı kabûl etmem deyû reddeylese ol ibrâ merdûd olur. Yani hükmü kalmaz.

Lâkin ibrâyı kabûl etdikden sonra reddetse ibrâ merdûd olmaz Ve bir de muhâlun leh muhâlun aleyhi yahut alacaklı kefili ibrâ edip de muhâlun aleyh yahut kefil onu reddetse ibrâ merdûd olmaz.

MC. 51, 660, 699, 847; MH. 232 vd., 1043.

MADDE 1569 - Vefât eden kimesneyi deyninden ibrâ etmek sahih olur.

MC. 51, 158, 1110. 1642; MH. 1044, 1045.

MADDE 1570 - Bir kimse maraz-ı mevtinde veresesinden birini deyninden ibrâ etse sahîh ve nâfiz olmaz, ammâ vârisi olmayan kimesneyi deyninden ibrâ etse sülüs-i mâlından mu'teber olur.

MC. 1603; MH. 1044-1045.

MADDE 1571 — Terekesi müstağrak-ı duyûn olan kimesne maraz-ı mevünde kendi medyûnlarından birini deyninden ibrâ etse sahîh ve nâfiz olmaz.

MC. 1045.

İrâde-i Seniyye Tarihi, 6 Şevval 1291

Ahmed Cevdet, Seyfeddin, Es-Seyyid Halil, Ahmed Hilmi, Ahmed Hulûsî





Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.