FANDOM


Sözlükte "maksadı gösteren işaret, eş, nefis" gibi anlamlara gelen karîne, Arap dilinde, lafızla gerçek anlamının kastedilmesine engel olup, ondan neyin kastedildiğini gösteren durum, alâmet; bir fıkıh kavramı olarak, gizli bir durumla birlikte olup kendisine delâlet eden her türlü açık belirti, alâmet demektir.

Arap dilinde karîne, lafzı anlamlandırmada zihni, hakiki anlamından vazgeçirip mecazi anlama yönlendiren durumdur. Karîne lafızdaki bir unsur oluğunda, lafzî karîne; lafzın dışında olduğunda aklî, manevî, hâlî karîne söz konusudur.

Klasik fıkıh kaynaklarında ise, yargılama hukukunun yardımcı ispat vasıtalarından biri olup, iki farklı olay arasında aklî çıkarsama yoluyla bağlantı kurularak elde edilen ve bilinmeyen bir durumun ispatına yarayan delil demektir.

Kur'an'da, Hz. Yusuf'un elbisesinin arkasından yırtılmasının suçsuz olduğuna delil gösterilmesi (Yûsuf 12/25-28); hadiste çocuğun nesebinin aksi ispat edilmedikçe anne ve evli bulunduğu erkekten sabit olduğunun bildirilmesi (Buhârî, Husumât, 6), buluntu malı tarif eden kişiye verilmesi (Müslim, Lukata, 6) karine ile hüküm verilebileceğine işaret etmektedir. Karînenin ispata elverişli olması için, hükme delaletinin açık, kesin veya kesine yakın olması gerekir. Açık durum ile gizli olan arasındaki bağın kuvvetine göre karîne ikiye ayrılır; kuvvetli karîneler, zayıf karîneler.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.